Bir Dokunuşundu
Alper’in ısrarı üzerine.
Bir dokunuşundu beni sana bağlayan;
Gözlerindeki derinlerden hiç çıkmak istemezdim,
Orada mutluluk vardı.
Birbirimize dokunuşlarımız da anlamlı olurdu,
Senden boşalan sandalyeye ben oturur,
Düşmemek için tuttuğun yeri tutar,
Kullanıp yere attığın biletleri toplardım.
Dokunuşlarımız birbirinden habersiz,
Ama hep birbirinin ardına.
Sen gelirdin karşıdan ve trafik durmuş olurdu;
Ben ölümden dönerdim acı bir fren sesiyle,
Beynimden geçip gitmiş olurdun sen oysa.
Benden kaçırdığın gözlerinle gördüklerine bakardım,
Farklıydı ne de olsa,
Uzun bir pişmanlık yaşamak, tarif gerekirse,
Yazacağın harfi; basacağın tuşu getirememek,
Yeniden bir dokunuşun ardına gizlemek tüm gerçeği.
Kendi gerçeğimi bilmeden yaşıyorum,
Rüzgar esiyor,
Sen sallanıyorsun gözlerimin de ötesinde,
Ve ben mutlu oluyorum anlamsızca;
Yüzümde gülücüklerle uyuyorum,
Soranlara seni nasıl anlatırım?
Rüzgarı bekleyerek,
Soğuğu içime çekerek,
Masumluğunun yarınım olmasını dileyerek,
Soranlara seni nasıl anlatırım?
Hergün yeniden iç çekerek,
Kapılmışçasına sürüklenerek,
Gülümseyerek, gülerek…







