Bugün hissettim bunu uzun süre sonra. Öyle görünüyor ki bu sene bizim bölümün en zor senesi olacak. Tamamı zor, çok acayip matematik ve fizik gerektiren derslerim var. Bugün Mühendislikte Bilgisayar Programlama diye bir derse girdik. Programlama falan diyince biraz heyecanlandım. Ama ders, MATLAB programını kullanmak üzerineymiş. Ona bozuldum biraz. Geçen seneki Lineer Cebir dersini kıl payı geçtiğimi düşünüyorum da, orada kurtulduğum matrisleri burada nasıl çözeceğim bakalım.
Ulan bu Temel İşlemler ve Süreçler dersi amma sıkıcı bir ders yav. Ders ağır ve zor, orası kesin de, bu sıkıcılık neden ki? Neyse bakalım o ne olacak.
Bugün akşam ders bitiminde yine bir umutlandım ama umudum kısa sürdü. Ve artık bende umursamamaya karar verdim lan. Valla bak, yetti artık yav. Erol’u bekliyorum artık
Alper’le döndük okuldan. Yol boyunca düşündüm lan, içimdeki bu sıkıntının sebebi nedir diye. Tamam bir üstteki paragrafta yazdığım ve büyük olasılıkla tek kelimesini anlamadığın o paragraf da moralim bozdu ama esas sebebini buldum lan. Uzun süre sonra ilk defa okul benim gözümü korkuttu. Ciddi ciddi korktum lan nasıl yapacam da bu seneyi bitireceğim diye. Tüm o zor dersler, bir o kadar zor ödevleri, kısa sınavları falan. Of of, çok çalışmam lazım lan.





Bu yazıyı yazmak aslında çok zor olacak. Çünkü bu konudaki zıt görüşlerin arasında büyük uçurumlar var. Yani olmasını isteyen çok istiyor; istemeyen de hiç istemiyor. Bu konuda da uzun süredir insanlarla ters düşüyorum. Yani çoğu insan böyle bir konuyu konuşmak bile istemiyor. Bu haneye yapılacak bir yanlışı kendine yapılmış sayıyor. Şimdi bu durumda bu yazıyı yazmak beni iki gruptan da afaroz edebilir.













