Yazıp yazmamakta tereddüt ettiğim bir başlık bu. Sonuçta insanlar beni bu yazıdan ötürü yanlış anlayabilirler biliyorum. Ama herkesin affına sığınarak ve tamamen temiz kalplilikle yazıyorum bunu.
Özellikle son birkaç yıldır moda olan mini etek altına ya da uzun gömlek altına tayt giyme olayı artık yavaş yavaş yerini sadece tayt giyme olayına bırakıyor. Pek çok tekil şahıslar için alkış tutulacak bir durum. Ancak onlar bu yazının kapsamına girmeyecek. Ben bu olaya estetik olarak bakmaya çalışacağım.
Bayanlar, müthiş derecede estetik varlıklardır. Onlar kusursuz olmalıdır. Bir erkekte görebileceğiniz hiçbir kusur onlarda olmamalıdır. Onlar mükemmeldir çünkü. Bir bayanın dişleri sapsarı olamaz, nefesi kokamaz, ne bileyim saçları yağlı değildir, ter kokmazlar. Hatta benim uzun yıllar sonra kabullenebildiğim pek çok gerçeğe sahiptirler. Onlarda WC’ye giderler mesela. Onların da ihtiyaçları vardır bizim gibi. Neyse, burada altını çizdiğim nokta bayan olgusunun mükemmellik ve estetik üzerine kurulu olmasıdır. En salaş tipteki bayanın bile mutlak bir estetiğe sahip olduğunu çok defa gördüm. Şimdi bayanlardaki estetikten, güzellikten bahsederken pek çok arkadaşımla konuşmak mümkün olmuyor. Onlar işi hemen başka noktalara çektikleri için bu olay kafamı epeydir kurcalıyor.

Al, tayt.
Bir süre önce nereydi hatırlamıyorum, bir yerde mini etek altına tayt giyen kızları eleştiren bir yazı okumuştum. Kaynağı hatırlayamadım, hatırlayınca link de vereceğim. Neyse, şimdi yabancı bir kadının yabancı bir insan (bakın erkek demiyorum) üzerinde oluşturabileceği o güzel etki pek çok farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Örneğin en aşina olduğumuz olay bu etek olayıdır. Olması gerektiği gibi olursa (ki bunun sınırları da yine o kişinin isteğine kalmış, buna da hiç bir suretle bir sınır getirilmemeli) etek, bir bayanın güzelliğini, yaradanın ona verdiği bu estetik harikasını ortaya koyan güzel bir örnektir. Yıllarca insanlar bu ülkede özgürce bu kıyafeti taşımışlardır. Kıyafet devriminde de modernliğin öncüsü kıyafetlerden oldu. Ancak memleketimizde özellikle belli bir dönemde sonra bu kıyafet, işte tüm o rahatsız edici yakıştırmalara maruz kaldı. Halbuki ne güzeldir değil mi, çorabını giyersin, eteğini giyersin harika olursun.
Ancak bu son birkaç yıldır bu tayt saçmalığı geldi. Anlam veremediğim bir olay bu. Bir bayan neden tayt tercih eder? Hadi diyelim çorap çok ince oluyor da insanların vücudunu görmesini istemiyor. O zaman neden süper mini bir etek giyiyor hatta hiç giymiyor? Bu noktada hiçbir şekilde sorgulama hakkım olmadığını biliyorum. Ama dediğim gibi bu yazı bir yol gösterme, fikir verme yazısı değil, sadece kafamı kurcalayan şeyleri dile getirdiğim bir denemedir. Kanımca tayt, bir bayanda estetiği öldüren şeydir. Çorap giyemediği için daha cesur davranan bayanlar taytın aslında çoraba göre daha da belli eden, saçma bir olay olduğunu bilemiyor mu? Küçük kızlar gece uyurken giyerdi lan taytı. İlkokulda önlüğün altından giyerlerdi bir de. Tayt, giyen kişiye göre bazen o kadar iğrenç durabiliyor ki, giyen ablanın arkasından bıngıldayarak giden bir vücut, yukarıda bahsettiğim o estetiği alıp silip götürüyor. Hele bir de şahsi olarak gıcık olduğum o UGG marka Kızılay dağıtımı botlardan da giyiyorsa bu bayan, bakmıyorum bile. O kadar!
Yazının şu noktaya kadar ki kısmı okudum da epey seçe seçe yazdığım bir yazı olmuş bu:) Neyse soru bu işte: Bir bayan neden tayt tercih eder? Bacaklarını olduğundan daha kalın daha erkeksi gösterdiği için mi? Bılgıldayarak gezmek için mi? Üşümemek için mi? Arkadan yapıştığı için çamaşırı belli ettiği için mi? (Ki bunun pek çok örneğini milliyet.com.tr’de anasayfadan veriyorlar:) ) Bilmiyorum. Hiç bir zaman da öğrenemeyeceğim. Ancak şu kesinki bu durum benim gözümde bir estetik düşmanlığı olarak kalmaya devam edecek. Yaşasın etek
Şimdi bu yazdıklarım size göre de doğru mu? Belki öyle belki değil. Peki bu yazdıklarım gibi mi düşünüyorum? Kesinlikle evet. Ama siz benim gibi düşünmek zorunda değilsiniz elbette. Tüm bayan okuyucularımın affına sığınıyorum.

























