Dostluk Kazandı!

Ben ve Murat
Başlıktan da anlayacağınız üzere ben kaybettim
Evet, bir süredir devam eden Öğrenci Temsilciliği seçimlerinin 2. ayağı bugün yapıldı ve kardeşiniz seçimi kaybetti.
Seçimin sonunda toplamda 140 oy kullanılmıştı. Oy sayısı olarak seçim yine geçersizdi. Çünkü 340 kişilik bölüm olarak %50 çuğunluk sağlanamamıştı. Biz de Murat’la sandık açılmadan anlaştık. Kimin oyu daha az çıkarsa sayımdan sonra bir dilekçe ile adaylıktan çekilecekti ve 3. bir tura gerek kalmayacaktı.
Sandık açılıp oylar sayıldı. 61 oy bana ve 79 oy da Murat’a çıktı. Bunun üzerine ben de anlaştığımız gibi bir dilekçe yazıp adaylıktan çekildim ve üçüncü turun yapılmasına gerek kalmadan Murat bu yıl ki öğrenci temsilcimiz oldu. Hayırlı uğurlu olsun
Evet, geçen haftaki yazıma yorum olarak Kişisel Yazın‘dan Mustafa kardeşim “Eski kardeş Mesut daha iyi olacak senin adına” demiş. Öyle de oldu.
Eski kardeşiniz Mesut inanın hiç üzülmedi bu duruma
Destek verenlere ve oy kullanan herkese teşekkür ederim.
NOT: Bugün 1. sınıflardan bir çocuğun aptalca düşüncesi, her ne kadar saygı duymam gerekse de, inanın canımı sıktı. Bizi temsil edecek insanları bilerek ve isteyerek seçmiyorsak kaderimizi de kabulleniyoruz demektir. İtiraz hakkımızı kendi elimizle çöpe atıyoruz demektir.
Seçim Sonuçları
Tam da tahmin ettiğim gibi %60′lık çoğunluk sağlanamadığı için seçimler Pazartesi günü yapılacak olan 2. Tur’a kaldı.
Tahminim pazartesi günü bu iş bitmiş olur. Cidden uzadımı insanın canı sıkılıyor. Bu konu da beni zaten fazlasıyla yorduğu için sadece merak edenlere yazıyorum bu yazıyı. Pazartesi günü 2. tur seçimleri olacak.
Seçime Doğru – 3
Bu da bu yazı dizisinin son yazısı olacak. Zira seçimler yarın.
Bugün çok stratejik bir hata yaptım ve malesef yine 1. sınıfları denk getirip de konuşamadım.
Bugün canım o kadar sıkıldı ki gelişmelere. Ciddi anlamda soğudum lan bu işten. Aday olduğuna pişman ediyorlar insanı. Dün blog (hatta bu hafta) okunma rekorları kırıyor. Ama keşke böyle saçma sapan bir şey için değil de yazdığım daha önemli yazılar için okunsaydı.
Bu blogu 3 seneye yakındır yazıyorum ve daha bugüne kadar bir şey silmedim. Hata elbette yaptım ama hataları silmedim. Yazının altına veya hatanın yanına parantez içinde hatamı yazdım.
Bugün Doğa ve Çevre Kulübü‘nden aldığım mail aslında biraz üzdü beni, keşke acele etmeseymişim. Dün yazmıştım ya benim projemi yapmayı düşünüyorlarmış diye. Sevgili okurum meğer bu proje Yapı Kulübü‘nün bir projesiymiş. Valla bak. Etrafta benim gibi düşünen insanların olduğunu görmek mutlu etti. Atatürkçü Düşünce Kulübü‘ne attığım Küresel Isınmaya Karşı Fidan Dik projesi için teşekkür mailinin bir benzerini de Yapı Kulübü’ne atacam lan. Belki benim havuz projesini daha da geliştirebiliriz bu sayede.
Dediğim gibi bugünün son gün olması iyi oldu yoksa daha fazla tahammül edemeyecektim bu işe. Herkesin sana nefret dolu gözlerle bakması çok garip bir duygu lan. Ne bileyim selam verince yarım ağızla cevap vermeleri falan çok garip. Yoksa ben mi garibim?
Bugün 1. sınıflardan bir kızla konuştum. Adını bilmiyorum. Birinci sınıfların benden haberdar olmadıklarını öğrendim. Çok kötü oldu bu.
Sevgili okurum, yarın bu saatlerde ya yeni Öğrenci Temsilcisi olarak ya da eski kardeşin Mesut olarak hayatıma devam ediyor olacağım.
Herşey için sağol
Seçime Doğru – 2

Rektör Fevzi Sürmeli ve Biz
Bugün geç kalmak pahasına da olsa sabah erkenden iki tane afiş bastırdım. Öyle çok uğraşmadığım basit afişler oldu bunlar. Amacım insanlara önceden yaptıklarımız hakkında da fikir verebilmekti.
Fakültemiz Dekan Yardımcısı Süleyman Hoca‘mız gayet beğendi ve onayladı afişlerimizi. Daha sonra bunları bölüm sekreterliğinden izin alıp panoya ve sınıfın birinin kapısına astık.
Ancak bir süre sonra sınıfın kapısındaki afişin söküldüğünü gördük. Artık kim neden söktü bilemiyoruz. Birinci sınıflara halen ulaşabilmiş değiliz. Birlikte çalıştığımız arkadaşlar bir türlü dağıtamamışlar bildirilerimi.
Bugün akşam 18:00′de Doğa ve Çevre Kulübünün toplantısı vardı. Toplantıyı “meyve suyu içmenin zorunlu olduğu” Tepebaşı Belediyesi Gençlik Merkezi‘nde yaptılar. Hayatımda gördüğüm en fütursuz garson eşliğinde toplantıya başladık.
Toplantının ilerleyen kısmında kulübün dahiyane bir buluş yaparak benim Havuz Projesini yapacağını öğrendim ve toplantıyı terkettim. Süper
Artık herkes niyetini belli etmiş oldu. Bu arada dün demiştim ya logolarını koydum diye itiraz etmişler beni şikayet edeceklermiş diye, meğer bu arkadaşların bazıları sınıf sınıf gezip “Kulüp olarak diğer arkadaşı” desteklediklerini söylüyorlarmış. Kimin yaptığı daha masum lan abaca
Neyse benim projeyi büyük bir dürüstlükle yapmak istemeleri önce canımı sıktı. Ama sonra düşündüm ve mutlu oldum.
Evet, istediğim oldu. İnsanları etkileyebiliyorum
Çok keyifli olacak lan.
Seçime Doğru – 1
Mini bir seriye başlayayım dedim.
Bugün Perşembe ya da Cuma yapılacak seçimlerden önce propaganda yapabilmek için kalan çok az zamanın ilk günüydü.
Öğleden sonra bastırdığım tanıtım kartlarını dağıttım. Çok beğenen de oldu, gülen de oldu, şaşıran da oldu. Hatta Atihan, “Senin işin gücün yok mu” diye sordu. Ne bileyim tepkiler çok acayipti yani.
Bugün aday fotoğraflarımız asıldı. Ulan o kadar korkunç çıkmışım ki! Abicim verdiğim vesikalık o kadar kötü değildi be. Hortlak gibi çıkmışım. Gerçi Murat’da çok komik çıkmış. Sonra ikinci sınıflardan bazı arkadaşlar bizim fotoğraflara gülüyorlardı. Yanlarına gittim, dondu çocuklar
Birinci sııftakiler haklı olarak neden Mesut’un kendisi gelip bildirilerini dağıtmıyorlar gibisinden bir şikayette bulunmuşlar. Yarın hepsinin bir arada olduğu Kimya dersini bekliyorum
Valla dürüst konuşmak gerekirse kesin olarak bakamıyorum sonuca. Herşey olabilir. Ama şurası kesin ki eğlenceli olarak.
Seçimlerin cumaya alınması gibi birşey olabilir. Ama bu durumda 1. sınıflar oy veremezler, adamların dersleri yok o gün. Dur bakalım.
Bugünün tek moral bozucu olayı Doğa ve Çevre Kulübü‘nün logosunu bildirilerime koyduğum için itiraz ettiğini öğrenmek oldu. Beni şikayet edebilirlermiş ve hatta haklı bile çıkabilirlermiş. Şu anda bunda ne kötülük olduğunu anlayabilmiş değilim. Üyesi olduğum bir grubun logosunu koyabilmeliyim. Bu onların da işlerine gelmez mi? Dur bakalım yarın niyetleri belli olacak.
Heyecanlıyım. Evet.
NOT: Lan bu arada evlenmedim tabiki manyaklaşmayın.
Proofhead In Da Staj Final
Bu yazım da stajımla ilgili yazacağım son yazı olacak.
Sevgili okurum yarın, 28 iş günü süren ilk yaz stajım bitmiş olacak. Yarın herhangi bir denetim olmayacağından kapatıyorum artık. Staja başlarken içimde ciddi bir endişe vardı. Zira duyumlarım pek de hoş değildi. Açıkçası bir şey yapamadan staj bitecek diye korkuyordum. Ama öyle olmadı
Öncelikle bu senenin en şanslı stajeri ben oldum. Zira ilk iki hafta hariç, hergün bir denetime; bazı günler iki, hatta Halil Bey ile çıktığımızda üç dört farklı işletmeye denetime gittik. Tam üç tane bileşik denetim gördüm. (Bileşik denetimler, normal denetimlerden daha kapsamlıdır ve tüm yönetmelikler uygulanır.) Stajım boyunca Sivrihisar’la Çifteler hariç, Eskişehir’in tüm ilçelerini gördüm. Anlayacağın okurum, kardeşin çok gezdi, çok el sıktı.
28 iş günü boyunca 20 farklı işletmeye denetime gittik. Çok farklı endüstrilerde çok farklı uygulamalar tanıdım. Denetimlerimiz de rezil olanlarda vardı vezir olanlarda. Bir de şaşırtanlar oldu. Senelerce Organize Sanayi’nin göbeğinde imalat yapıp, yıllardır Çevre Müdürlüğü’ne uğramayan bir işletme bulduk! Var daha ama anlatmayacağım.

Hıza bak!
Stajım esnasında zamanımın büyük kısmını stajerler için bir yer olmadığı için Evrak Kayıt odasında geçirdim. Burası süper bir yerdi. Sessizdi ve istediğim gibi çalışabiliyordum. Bir de burada internet çok hızlıydı. Önce bilgisayarı yenilettik. Sonra ben torrent kurdum buraya. Yemin ediyorum 400′le indirdim lan dünya kadar şey! Aha bak ispatı! Ki bu anlık bir hız değil.
Stajımın en eğlenceli anları İlker, Halit Abi ve Veysel Abi ile geçen zamanlarımdı. Stajımın en öğretici zamanları Halil Bey, Fatih Bey ve İsmail Müdürüm’le geçirdiğim kısımlardı. Gerçi şimdi Allah var ters düştüğüm kimse olmadı. Herkesle çok iyiydi aram ve sağolsun herkes de bana yardımcı oldu.
Kadir Abi sağolsun bir dvdwriter hediye etti koleksiyonuma. (Bozuk)
Sonuç olarak, güzeldi evet.
Proofhead In Da Staj
Bu yazıda da gittiğim denetimlerden bahsedeceğim. Acayip şeyler oldu.
:: Bir maden işleme tesisine gittik. Acayip bir yerdi. Karma karışıktı. Atıklar ortalıktaydı falan. Yahu bir de bu haberli denetimdi. Asitler falan yerlere sızmıştı. Ölüm saçıyordu! Yok lan bu son kısmı abarttım.
:: Ülkemizdeki neredeyse tüm madenler yabancılara satılmış yahut yabancı ortaklığındaymış. Bizim işletmeciler artık işleyecek maden bulamadıkları için yavaş yavaş kapatıyorlarmış tesislerini. Bizim Tarım Bakanlığı da yerli üreticiden almak yerine Çin‘den tarım ilacı, gübre falan ithal ediyormuş. Vee bu kimyasalların hepsi kalitesiz ve arsenikli mallarmış.
:: Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi‘nde bir fabrikada Arçelik‘in yan sanayisi olarak çalışıp senelerce devlete en ufak bir bildirim yapmadan çalışabilmek mümkünmüş lan. Bizzat örneğini gördüm.
:: Ulan daha hiç şöyle çatır çatır bir ceza yazmak nasip olmadı be. Hep uyardık yav.
Stajın bu geçtiğimiz haftası iyiydi baya. Hareketliydi. Yani sürekli denetime gittim falan. Çok öğreniyorum ya. Valla bak. Bu arada İlker’in bu hafta bitiyor lan stajı. Yalnız, yapayalnız kalacam lan. Üzgünüm o yüzden…
Proofhead In Da Staj
Bugün stajın en süper günüydü! Zira hem sabahtan hem de öğleden sonra denetime gittik.
Sabahtan gittiğimizde, Bilecik il sınırında açılacak bir madene ÇED görüşü için gittik. Acayip bir yerdi. Tapu kadastro haritasında orman olarak gözüküyordu. Ama bildiğin bozkır! Sonradan anladık ki bizim aşırı zeki köylüler, ormanı kesip biçip tarla yapmışlar.

Al bak, İç Anadolu'nun göbeğinde nar görmedim demezsin
Öğleden sonra gittiğimiz denetim de ise istikametimiz Sarıcakaya oldu. Şikayetle ilgilendik. Ama beni asıl etkileyen Sarıcakaya’nın kendisi oldu. Lan adamlar zeytin yetiştiriyor! Şeftali, ahududu, kaktüs meyvesi, yemiş ve daha nicesi. Yav bildiğin akdeniz be. Ama yolu çok berbattı. Bir saat git, bir saat gel öldük tükendik yeminle.
Bir günde iki denetim olması dolayısı ile süper oldu bugün. Yalnız çok ciddi bir sorunum var. Elimdeki tüm materyal artmasına rağmen staj defterini nasıl yazacağımı hala bilmiyorum. Galiba hamallık edip önce bilgisayarda yazacağım. Sonra son halini verip aynısı bir de elimle yazacağım. Ulan bu elle yazma işini nereden çıkardılar ya! Hadi yazalım, ama bu tez formatı işi hiç olmuyor abicim.
Neyse okurum. Kendine dikkat et.
Proofhead In Da Staj

Kurşun Külçeleri
Günlük yazmayı bıraktığım için bu yazıda bir haftalık bir özet bulacaksınız. Bu hafta çok sıkıldım, bildiğiniz gibi değil. Ramazanın ilk haftası olduğundan dairede herkes mayışmış bir vaziyetteydi. Pazartesi günü bir denetim oldu beni götürmediler. Son gün yani cuma günü gittiğim denetim süperdi. Hurda akülerden kurşun imalatı yapan bir geri dönüşüm tesisine gittim. Okurum şunu anladım ki geri dönüşüm işini gerçekten seviyorum. Korkarım ki ileride bununla alakalı birşey yapacağım. Yüzlerce kiloluk kurşun külçelerini görseniz, süperdi
Tesiste çıkan fırın artıklarından (cüruf) kendime bir hatıra aldım. Üzerine kurşun parçaları var. Tehlikeli atık olabilir neyse. Radyoaktif değil sonuçta.
Bu hafta Halit abi izne ayrıldı ve Veysel isminde süper bir abiyle tanıştık. Evrak kayıtta durduğumuz zamanlar eğlenceli oluyor. Kendisi tiyatrocu, eski evlendirme memuru. Acayip
Bu hafta arıtma tesisi ekipmanlarına dair altın değerinde bir kataloğu inceledim. 10 numara oldu! Su ağırlıklı olarak çalıştım yani. İlgili yönetmelikleri okudum. Yazılmış para cezalarına baktım. Lan bu çevre cezaları çok acayip ya. 7 milyar, 90 milyar, 300 milyar falan. İleride fabrikalarda çalışacak mühendis arkadaşlar sakın ihmal etmesin çevreyi aman diyorum. Bizim mesleğin kaderi, gelişimi ile ilgili zevkli bir sohbet yaptık Hikmet abi ile.
Bu arada İlker ile epey kanka olduk. Kardeşi de geldi ziyaretimize sağolsun.
Şeker Fabrikası arıtma tesisi yapıyormuş. Kafam almadı bir türlü, küçük bir alana kuruyorlar. Paket artıma lafı geçti gerçi. Öyle olur heralde.
Gördüğün üzere yavaştan alışıyorum staja sevgili okurum. Öyle egzantirik olaylar olmuyor değil ama anlatmıyorum. Öyle yani.
Proofhead In Da Staj – 6
Bugün daha ikinci haftanın başı olduğu için ister istemez canım çok sıkıldı. Bu ara müdürlükte millet izne çıkıyor; izinden dönüyor. Yeni yüzler görüyorum hergün. İlker’le daha bir kaynaştık, samimi olduk. Bugün denetime gitmedik. Bende tüm gün oturdum “Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği” ile “Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği” üzerinde çalıştım, inceledim bu yönetmelikleri. Daha sonra epey bir tesisin dosyasını inceledim. Tehlikeli atık, atık yağ gibi pek çok konuda firmaların verdiği değerleri falan inceledim. Sonra bir ara acayip gaza geldim, gittim artıma tesisinde bulunması gereken elemanlarla ilgili bir katalogu inceledim. Sonra da bu katalogun sahibi firmaya bir mail attım. Kısacası bugün yapabileceğimin en iyisini yaptım.
Keşke bir de denetime gidebilseydik. Bugün orada kullandığım bilgisayara bir bakım yapayım, hızlandırayım dedim. Flash belleğimi takarken elektrik çarpınca vazgeçtim. Sadece internetten indirdiğim bazı programlarla birşeyler yapıp az da olsa performans artışı sağladım.
Bugünün en acayip yanı hayatımın en uzun dejavusunu yaşadım. Tam 5 dakika! Kafayı yiyordum, oruç başıma vurdu lan heralde.
Vee günü Veysel Abi’den süper bir sözle bitiriyorum; “Çalışan insan hata yapar aslanım, çalışmayan yapmaz.”





