
Jules Verne Serisi
Bugün liseden arkadaşım Mehmet Ayrancı‘ya gittim biraz vakit bulup sevgili okur.
Tübitak Popüler Bilim Kitapları arasından çıkan ve Jules Verne‘nin ölümünden sonra yayınlanan dört kitabın elimdeki son eksik parçası olan “Güzel Sarı Tuna“yı Mehmet’ten anlaşmalı olarak temin ettim. Dolayısı ile bu dört kitaplık seti tamamlamış oldum.
Jules Verne öldükten sonra yayınlayamadığı dört romanı, yayıncısının isteği ile oğlu tarafından yeniden değişiklikler yapılarak yazıldı. Ancak elbette bu aşırı Jules Verne fanatikleri tarafından hemen anlaşıldı. Zira romanlardaki olay akışları, romanların savunduğu düşüncüler, satıraralarından akan o mizah Jules Verne’den çok uzaktı.
Bu sebepten sonra yaklaşık bir elli yıl sonra Jules Verne Society, bu romanların orjinal hallerini yayıncının elinden temin eder. Daha sonra bunları Jules Verne’nin bıraktığı şekilde yayınlarlar. Dolayısı ile bu dört romanın farklı versiyonları vardır. Bir versiyonunu Jules Verne’nin oğlu yazmıştır. Diğeri ise Jules Verne’nin kendi yazıp bitirdiği ve yer yer eksiklikler, düzeltmeler olan, olmayan romandır. Elbette biz Jules Verne tutkunları için bu ikinci versiyonlar çok daha kıymetlidir.
Tübitak Popüler Bilim Kitapları Serisi’nden şu aşağıdaki dört romanı çıkmıştır: Yirminci Yüzyılda Paris, Macellanya, Meteor Avı, Güzel Sarı Tuna. Bunlardan ilk ikisini Ankara’da bir sahafta bulup almıştım. Meteor Avı’nı geçenlerde Bilim Etiği dersi için bir kitaba bakarken bulup almıştım. Son kitap Güzel Sarı Tuna’yı da bugün Mehmet’ten anlaşmalı olarak temin edip seriyi tamamlamanın haklı gururunu yaşıyorum şu anda.

Dün yine aynı rüyayı gördüm. Aynı adam öldü yine rüyamda. Sabah kalkıp hazırlandım ve deneme sınavına gittim. Sürekli değil ama arada sırada aklıma takıldı o surat. Hüzünlü müydü yoksa mutlu mu? Ölmek mutluluk mu veriyordu insana yoksa? Soramadım. Bilemedim de.

Uzaktan görünenleri yavaş yavaş seçebiliyordum. Gördüklerim netleştikçe kalbimdeki o sıkışma hissi de giderek şiddetleniyordu. Artık kalp çarpıntım göğüs kafesimi zorlamaya başlayınca perdeyi hışımla kapattım. Bir iki adım geriye yürüyüp koltuğa bıraktım kendimi.













