Ahmet’ten Tiyatro Oyunu

- Sol En Baştaki Ahmet
Az önce gördüm. Mutlu oldum. Sivrihisar’dan arkadaşım Ahmet, Sakarya’nın Hendek ilçesinde okumakta. Kendisi şurada verilen bir habere göre güzel bir oyunda oynamış. Oyun da çok beğenilmiş, pek bir övülmüş.
Ahmet’in daha önce de bu tip organizasyonlarda yer almışlığı, tiyatroculuğu vardır. Oyunu izleyemedim ama eminim ki güzeldir. Şimdi böyle haberi falan okuyunca insanın içi bir hoş oluyor. Aklına eski günleri geliyor.
Neyse tebrik ederim Ahmet’i.
Gölgelerin Gücü Adına!
Şaşırıyorum ey hayat ve sen şaşırtmaya devam ediyorsun beni.
Mutlu ediyorsun beni. Hiç ummadığım şekillerde. Duymayı aklımın ucundan bile geçirmediğim şeyleri duyuruyorsun.
Onlarca kere baktırıp göstermiyorsun da; avuçlarımın içine düşürüveriyorsun. Sonra da salaklaştırıyorsun beni.
Ne acayipsin lan sen? Valla bak, bana senaryolar yazdırıyorsun, başrollerde oynatıyorsun, hatta yönetmen bile yapıyorsun beni. Sen de bir kenarda durup izliyorsun. Sponsor gibisin.
Mutluyum ama. Günüme gölge düşürdün sevindirdin beni. O zaman ben şimdi rapor yazayım, ödev yapayım değil mi?
NOT: Su ve Toprak Kirliliği ile Bilgisayar Programlama derslerinin ikinci vizelerinden çanı ben çaldım
Mutluyum. Ama diğerlerinden çuval giydiğimi düşününce bu hevesim biraz da olsa kursağımda kaldı. Turgut naber lan
Yılbaşından sonra kendime nihayet bir LCD alıyorum bu arada. Onu da alınca yazarım elbette.
İyiki Doğdun Seval :)

Diğer parçalara duyrulur:)
Okuldaki yegane sıra arkadaşım, derdimi çeken, gereksiz hareketlerime katlanan, dünyada görüp görebileceğim en temiz kalpli insanlardan birisi, canım dostum Sevalim bugün doğum günün senin. İyiki doğdun, iyiki karşıma çıktın sen. Görüşebildiğimiz zamanlar her sene biraz daha azalsa da, birbirimize karşı sevgimiz, yakınlığımız ve güvenimiz giderek artıyor değil mi:)
Aklımda şöyle gerilere gidiyorum da paylaştığımız şeylerin çokluğu beni şaşırtıyor, düşündürüyor ve mutlu ediyor. Bugün senin doğum günündü ve ben yapmam gereken belki de hiçbir şeyi doğru dürüst yapmadım. Belki umursamadın sen ama bunun beni nasıl üzdüğünü anlatamam. Umarım seni şu an benden, bizden daha çok mutlu ediyorlardır
Doğum günün kutlu olsun. Uzun yıllar mutlu bir hayat sürmen dileğiyle. Hep birlikte tabiki
Teker Teker Gelin!
Sevgili okurum, on günlük bir tatilin ardından inan insanın bırak ders çalışmayı, eline kalem alası gelmiyor. On günlük tatilim boyunca ciddi anlamda uyudum! Evet, hiçbir şey yapmadım üstelik
Eee bunun acısı da ilk günden çıktı sağolsun
Bugün Temel İşlemler dersinden hcoa haftaya üç soruyu ödev verdi. Ayrıca aynı dersten yarın bir saat telafi koydu ve bir de quiz var
Perşembe günü de deney raporu teslim etmemiz gerekiyor. Daha elimizi sürmedik ona da.
Bugün meğer ben staj sunumu yapıyormuşum
Haberim yok! Allahtan haftaya ertelediler. Bir de onun için sunum hazırlayacağım. Ne kadar güzel değil mi!
Merak ediyorum nereye kadar dayanabilirim diye. Bu arada yarın Rektör Seçimlerini protesto etmek için bir eylem olacakmış. Sevgili okurum, bir tanıdıktan bu konuyla ilgili bir mail aldım. Bu olaya da artık başka bir açıdan bakabiliyorum.

Gelemeyecekler artık...
Ve haftaya kötü bir haberle başladım bugün. Dark Tranquillity gelmiyormuş. Konserler iptal edilmiş. Resmi sitelerinde yazdıklarına göre adamların bu işte hiçbir kabahat yokmuş. Havaalanından dönmüşler o kadar
Organizatörlerin ağzına yüzüne tüm bir Drak Tranquillity severlerin gerekli muameleyi yapmasını ne kadar da çok isterim lan şu an! Ve ben bu iptal haberini konser için gerekli parayı toparladıktan sonra bileti almaya gittiğimde öğrendim. Çok kötü oldum.
Neyse okurum, şimdi yalancıktan da olsa ders çalışmam lazım. Canım hiç istemiyor lan. Bugün seni gördüm ayrıca. Belki de günün en güzel anıydı o an.
1. Vize Haftasının Ardından

Tanıdık geldi mi:)
Bu yazıyı yazmak için erken aslında. Zira vize haftası halen daha bitmedi. Yarın Almanca I sınavı var. Ama Sertan Hoca’nın bir krallık yapacağını umduğum için o sınavın fazla zorlayacağını sanmıyorum.
Sürekli okurun bileceği üzere kardeşiniz her vize ve sınav haftalarından sonra o haftanın ve sınavlarının yorumunu yapar. Bu yazıda da bunu bulacaksınız.
Pazartesi ilk sınavım olan Akışkanlar Mekaniği sınavı vardı. Deyim yerindeyse hatta evet yerinde, çuvalaldım. Baya baya hemde. Çalışmadım yeteri kadar. Ayrıca sınava girince herşey allak bullak oldu beynimde. 20′yi geçeceğimi zannetmiyorum. Bu sınavdan sonra aynı gün Su ve Toprak Kirliliği sınavım vardı. Akışkanlar’da s.çtığım için hırslanıp bu sınava o arada baya çalıştım. Evet, sınav güzel geçti. Serdar Hoca epey kıl tüy sormuş ama olsun. Fena değildi. 60′ın altında alırsam ayıp olur.
Salı günü sınav yoktu ama çarşamba günü en baba sınavım vardı: Temel İşlemler ve Süreçler. Bu sınava çok çalıştım. Baya çalıştım. Yani çalıştım evet. Sonra girdim sınava. Başta çok kötü oldum lan. Korkudan yeminle. Sonradan kendimi sakinleştirip çözmeye başladım. Her soruya cevap verdim. Cidden bende merakla bekliyorum. Çok iyi gelmeyecek ama heralde ortalama bişey gelir.
Perşembe Hidroloji sınavım vardı. Bu derse de çalıştım ama heralde yeteri kadar çalışmadım ki sınav çok da iyi geçmedi. ama bir soruyu çok acayip bir şekilde çözdüm. Bakalım hoca puan verecek mi lan. Merakla bekliyorum
Bugün diğer bir kazık sınav vardı. Bizim MATLAB dediğimiz Bilgisayar Programlama dersi sınavı. Erdem Hoca‘nın sınavları meşhur olduğundan sınavdan önce “İyi çalışın, kalakalırsınız” demişti. Lan o kadar çok çalıştım ki buna. Hatta bilgisayara MATLAB kurdum evde. Ordan uygulama yaptım. Sınava girdim. Sonuç? KALAKALDIM…
Bakalım sevgili okur, yarın ne olacak Almanca ‘da.
Bu hafta malum sınav falan, yoğunluktan yazamadım. Güzel şeyler oldu bu hafta. Bölümümde Öğrenci Temsilciliği’ne aday oldum. Bakalım lan, kazanabilecek miyim. Bununla ilgili detaylı bir yazımı şuradan okuyunuz.
Yarın Merviş’in doğum günü. Önümüzdeki hafta seçim propagandası yapmamız lazım. Bugün bir selam beni ne kadar mutlu etti öyle
Bir de bugün hayal mi gördüm, yoksa eski bir tanıdık bizim kampüse hazırlık mı okumaya geliyor?
Yanıtlar bir sonraki sayıda. Öperim hepinizi
Okuldan Korkmak
Bugün hissettim bunu uzun süre sonra. Öyle görünüyor ki bu sene bizim bölümün en zor senesi olacak. Tamamı zor, çok acayip matematik ve fizik gerektiren derslerim var. Bugün Mühendislikte Bilgisayar Programlama diye bir derse girdik. Programlama falan diyince biraz heyecanlandım. Ama ders, MATLAB programını kullanmak üzerineymiş. Ona bozuldum biraz. Geçen seneki Lineer Cebir dersini kıl payı geçtiğimi düşünüyorum da, orada kurtulduğum matrisleri burada nasıl çözeceğim bakalım.
Ulan bu Temel İşlemler ve Süreçler dersi amma sıkıcı bir ders yav. Ders ağır ve zor, orası kesin de, bu sıkıcılık neden ki? Neyse bakalım o ne olacak.
Bugün akşam ders bitiminde yine bir umutlandım ama umudum kısa sürdü. Ve artık bende umursamamaya karar verdim lan. Valla bak, yetti artık yav. Erol’u bekliyorum artık
Alper’le döndük okuldan. Yol boyunca düşündüm lan, içimdeki bu sıkıntının sebebi nedir diye. Tamam bir üstteki paragrafta yazdığım ve büyük olasılıkla tek kelimesini anlamadığın o paragraf da moralim bozdu ama esas sebebini buldum lan. Uzun süre sonra ilk defa okul benim gözümü korkuttu. Ciddi ciddi korktum lan nasıl yapacam da bu seneyi bitireceğim diye. Tüm o zor dersler, bir o kadar zor ödevleri, kısa sınavları falan. Of of, çok çalışmam lazım lan.
Diyanet’ten 10 Numara Mesaj!

Diyanet'in Hazırlattığı Afiş
Dün bizim evin yakınına yapılan yeni caminin önünden geçerken farkettim. Bu sene Diyanet İşleri Başkanlığı, Ramazan dolayısı ile bazı afişler hazırlatmış. Paylaşım, sevgi ve dostluk temasının işlendiği, gerçekten insanın içini ısıtan bu afişleri caminin kapısına asmış imam. Ama afişlerden bir tanesini öyle bir beğendim ki gerçekten Diyanet’i can-ı gönülden tebrik ederim. Verdiği mesajı da sonuna kadar desteklediğimi açıkça belirtiyorum.
Afişte gördüğünüz üzere Iron Maiden tişörtü uzun saçlı bir genç başında takkesi beyaz sakalları ile yaşlı bir ihtiyara sarılmış. İhtiyar gencin gözünde “Huysuz, inatçı hacıı” olmaktan çıkmış, genç ise ihtiyara göre “pis satanist böcü” değil. Süper! Mutlu etti beni bu afiş. Ramazan bitmeden çalar, asarım duvarıma
Not: Diyanet’in genelde metale yabancı insanların bile iyi kötü adını duyduğu Metalica grubunu neden tercih etmeyip de Iron Maiden’ı tercih ettiğini de ayrıca düşündüm. Lan yoksa, neyse.








