Category Archives: Melodik Mevzular

Müziği ve müzikle ilgili herşeyi içeren yazılar bu kategoridedir.

Kim Kimdir: Toros Can

Bir süre önce (başta Eskişehir yerel basını olmak üzere) basına yansıyan bir haberin kahramanıdır Doç. Dr. Toros Can.

Toros Can

Anadolu Üniversitesi, verdiği bir öğretim elemanı alım ilanında muhtemelen bir işgüzarlığa kurban gitmiş, ilanda normalde sadece kadro ve alınacak kişi sayısı verilecekken, alınacak kişinin de adı yazılmıştı. Elbette ki okulumuzun son dönem ki tüm icraatlerini, akılsız harcamalarını ve yolsuzluk iddialarını da düşününce bu haber bazı kesimlerce abartılmış, kocaman yapılmıştır.

Evet, durum yanlıştı, Yani bu ilanların ve kadroların tamamen tarafsız ve herkesin özgürce başvurabileceği şekilde verilmesi esastır. Ancak söz konusu kadrolar için atanacak isimler çoğu zamanbellidir ve yıllarca bunun için çalışmış ve haketmiş hocalardır. Her neyse, yazının konusu bu değil. Dolayısı ile uzatmayacağım.

Toros Can Etudes

Doç. Toros Can, araştırıp gördüğüm kadarıyla ülkemizin yetiştirdiği en büyük piyano sanatçılarından birisi ve Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı‘nda görevli. Kendisi ayrıca Uludağ Üniversitesi‘nde de dersler vermekteymiş. Kendisinin dinletilerini adeta bir ders niteliğinde olarak tanımlamış takipçileri. Yayımlanan ve hatta amazon.com‘da bile satışa bile sunulan CD’leri var.

Mekanik piyano (altında alan bir mekanik sistem var)

Bunlardan özellikle Macar besteci György Sándor Ligeti‘nin ETÜTLER adını verdiğini eserlerini yorumladığı CD’si bizzat Ligeti tarafından bile takdir almış. Ligeti ki çalamıyorlar diye bazı parçalarının çalınmasını bazı piyanistlere yasaklamış kadar özgüvenli ve diva bir piyano sanatçıdır. Eserleri artık kültleşmiş Kubrick filmlerinde soundtrack olarak kullanılmıştır. (Bunları ben de bilmiyordum, bu yazı için araştırma yaparken öğredim.) Bu etütleri Ligeti “mekanik piyano” için yazmış, çalınamayacak aranjmanlar oluşturmak istemiştir. Şu aşağıdaki 1.5 dakikalık meşhur Etüt 14a (Coloana Infinita) videosunu izleyin önce. Burada parça mekanik piyano ile çalınıyor.

Toros Can

Toros Hoca, bu ve buna benzeyen diğer etütleri yaklaşık bir yılda çıkarmış. Bu süreçte yüz felci bile geçirmiş! Şuraya tıkladıktan sonra parça adına tıklayıp Toros Can nasıl çalmış dinleyebilirsiniz. Sadece 14a etüdünü İdil Biret bile günde 12 saat çalışıp 1.5 ay da çıkarmış. İşte böylesine yetenekli ve farklı bir piyanist Toros Can. Eskişehir de yaşıyor ve okulumuzun bir hocası. İlk fırsatta kendisini izlemek herhalde çok büyük bir şans olsa gerek.

Toros Can, aynı zamanda fotoğrafa da meraklı. Kendisine ait bir deviantart hesabı var. Buraya tıklayıp bazı fotoğraflarını görebilirsiniz. Toros Can’ın kişisel web sitesi:

www.toroscan.com

Bir Pink Floyd Çizgisi

Geçen gün Erol‘un Facebook‘taki yeni profil fotoğrafı çok dikkatimi çekti sevgili okur. Life Lines başlıklı bu görselde Pink Floyd elemanlarının özelliklerinin verildiği bir çizelge vardı. Google‘dan kısa bir araştırma ile bu çizimlerin The Pink Floyd Super All Action Official Music Programme for Boys and Girls isimli bir çizgiye ait olduğunu keşfettim. Bir kısmı renkli bir kısmı siyah beyaz olan bu çizgi romanın orjinali çok sınırlı sayıda olduğundan epey de değerliymiş onu öğrendim. Hemen tüm görselleri indirip Alf Kırtasiye‘den bastırdım sevgili okur. Orjinali olmasa da 16 sayfalık bu çizgi romanı da koleksiyonuma kattım. Şimdi biliyorum, senin de ağzın sulandı. Al o zaman aşağıdan tıkla indir, sen de kat koleksiyonuna.

Bu 16 sayfalık çizgi romanda farklı 3 öykünün çizimleri, orta sayfada bir büyük boy çizim, en arka sayfa yine renkli bir çizim, 3 tane şarkının sözleri ve bir tane fan testi yer alıyor. Şu adreste çok detaylı bilgi yer alıyor.

Bu değerli eserli pdf formatında da olsa sevgili okurumla buluşturduğum için “kendimi bir başka mutlu addediyorum”.

THE PINK FLOYD TOUR

Yeni Keşfim: I – Between Two Worlds

I - Between Two Worlds

Bundan 7 sene önce Immortal dağıldığı zaman Abbath piyasayı bırakamamış, makyajını silip yepyeni bir oluşumla, bir “süpergrup“la dinleyenlerin karşısına çıkmış. Ben bu grubu, bizzat grubun vokalistliğini yapmış olan Abbath sayesinde öğrendim. Bir süredir Abbath’ı facebook’tan takip ediyorum söylemesi ayıptır. Norveçli bir oluşum olan I, kendilerine esin kaynağı olarak Bathory grubunu aldıklarını ifade etmiş.

Süpergrup “supergroup” denen olay, elemanlarının hali hazırda başka ünlü gruplardan olduğu gruplar için kullanılan bir tabirmiş. Buradan hareketle “I” için de aynı şeyi söylüyoruz. Zira grubun tek bir albümü var ve kadrosu da gerçekten tarzında en bilinen isimlerden oluşuyor:

  • Abbath (Immortal) – vokal, gitar
  • T.C. King (Gorgoroth) – bass
  • Ice Dale (Enslaved) – Gitar, prodüktör
  • Armagedda (eski Immortal) – davul
  • Demonaz (Immortal) – sözler

Grubun kaydettiği tek albümün adı “Between Two Worlds“. Albüm tür olarak black metal vokalli trash ve heavy metal karışımı bir albüm olarak karşımıza çıkıyor. Parçaları ilk defa dinlediğinizde bunu açıkça anlayabiliyorsunuz. Immortal’ı anımsatan, aslında son dönem Immortal’ın ipuçlarını veren gitar riffleri çoğunlukla geliyor kulağınıza. Ama bunlar black metal riffleri değil tabiki. Sololar ise klasik heavy metal sololarına benziyor. Sadece vokalde yine o klasik Abbath vokalini görüyoruz. Bazı şarkılarda bu vokal eğilip bükülüyor hatta, komik oluyor.

I

Albümde 8 + 3 olmak üzere 11 tane parça var.  Açılış parçası The Storm I Ride, epey eğlenceli, epey lezzetli bir parça bana göre. Bu parça ve diğer parçaların şarkı sözleri bana çok fazla biçimde Immortal’ı anımsattı ilk dinlediğimde. Az önce bu yazıyı hazırlarken yararlandığım kaynaklardan albümün söz yazarının Demonaz olduğunu görünce şaşırmadım bu tespitime. Şarkılarda yine bolca mountain, sky, warriors, kingdom sözcükleri geçiyor anlayanlara. Bu da grubun Immortal etkisinden kurtulamadığını gösterdi bana. Birkaç şarkıda ani melodi değişimleri oluyor, onlar apayrı bir hava katmış albüme. Kaliteli olmuş müzik. Albümdeki parçalardan en tuttuklarım The Storm I Ride, Between Two Worlds, Battalions, Far Beyond The Quiet oldu. Albümün kapağı çok başarılı olmuş. Grubun tek harflik adını dolduran bir kapak tasarımı olmuş.

Grup sadece bir defa sahneye çıkmış, kurulduğu yıl olan 2006 yılında Norveç’te olmuş bu olay. Grubun arkasında Nuclear Blast durmuş elbette Immortal’dan dolayı. Dinlenmesi gereken bir grup bana göre.  En azından bir kulak aşinalığınız olsun derim.

Grubun resmi sitesi: http://www.i-metal.net/

Başucu Albümlerim – Part 2

Demonaz - March of The Norse

Demonaz – March Of The Norse (2011): Serkan Abi‘nin deyişiyle “epik” bir albüm bu. Immortal‘ın söz yazarı Demonaz’ın albümü, salt black metal olmamakla birlikte teması ve müzikal kalitesi ile henüz bir yıllık bir albümken bile efsane olmuştur gözümde. Bu güzide çalışma sınırlı sayıda Picture Disk formatında basıldı. Eğer şanslıysam bu picture disklerden birisi de yakın zamanda benim olacak sevgili okur. Biz de Dağlar Dağlar diyince akla Barış Manço gelir, Norveç’te de Demonaz.

At The Gates - Slaughter Of The Soul

At The Gates – Slaughter Of The Soul (1994) (Remastrered 2002): At The Gates’in dağılmadan önce çıkardığı son albümdür. İsveç Death Metali‘nin en önemli dört albümünden bir diğeridir. Tipik bir melodik death metal albümüdür. Yine kendi tabirimle akışkan bir albümdür. Özellikle Cold parçası olmak üzere her parçanın ayrı bir havası vardır. Bu albümün 2002 yılında çıkarılan bir Remastered versiyonu vardır ki orjinal albüm parçaları haricinde içerdiği bonus tracklerle de albüme yeni bir tat katmıştır. Melodik Death Metal dinliyorum diyen metalseverlerin muhakkak dinlemesi gereken bir albümdür SOTS.

Atheist - Elements

Atheist – Elements (1993): Bu listeye koyup koymamakta çok kararsız kaldığım bir albümdür bu. Dinlediğim ilk anı hatırlıyorum. Volkan‘ın 2+1 evindeydik. Volkan uyuyordu. Ben albümü indirip ilk şarkı Green ile başlamıştım dinlemeye. O an bana nasıl inanılmaz gelmişti o parça! Yıllardır halen aynı tadı verir bana. Teknik Death Metal‘in çok önemli bir albümü olduğunu sonraları araştırıp öğrendiğim bu albüm’den tam 18 sonra grup yeniden toplanıp bir albüm kaydetti, Jüpiter. Atheist grubunun üyelerinin görüntülerine baksanız aklınıza hayatta gelmez bu adamların bu müziği icra edebilecekleri:)

Yazının bundan sonraki kısmında metalin dışında yer alan ama benim için yine önemli olan albümlerden bahsedeceğim.

Linkin Park - Meteora

Linkin Park – Meteora (2003): Dinlediğim ilk Linkin Park albümüdür. Sivrihisar‘da MTV‘yi bırak Kral TV bile olmadığı için müziğe anında erişimimiz kolay değildi. Bu albümü bir çarşamba günü Sivrihisar Halk Pazarı‘nda korsan cd satan bir adamdan almıştım. Albümün ilk şarkısı Don’t Stay‘i o kadar çok sevmiştim ki winamp‘ta repeat track‘de çalıyordum. Bence Linkin Park’ın en başarılı albümüdür. Sertliği ayarındadır, rapliği ayarındadır, tam Linkin Park’tır. Bir önceki albüm Hybrid Theory‘i tekrar etmektedir gerçi ama olsun. Albümün orjinal CD’sini de yıllar sonra Eskişehir’e taşındığımızda şans eseri bulmuş ve neredeyse iki haftalık paramı verip almıştım. Meteora, benim her zaman sevip dinleyeceğim bir albüm olmuştur.

Athena - Herşey Yolunda

Athena – Herşey Yolunda (2001): Athena’yı tanıdığım ve büyük kitlelerce de tanınmasını sağlayan albümdür. Üflemelilerin aşıp coştuğu, gerçek Athena havasını ilk kez dinleyiciye sunan albümdür bence. Çocukluğumdan beri dinlerim, tüm Türkiye dinler. Her şarkısı bilinir, her şarkısı dinlenir bir albümdür. Kaset formatından hemen her Türk gencinin elinden geçmiştir. Yeşil renktedir kaseti de.

Kurban - İnsanlar

Kurban – İnsanlar (2005): Lise 2′deyken çıkmıştı bu albüm ve önceki albümlerinin aksine Kurban’ı ben doğru dürüst olarak bu albümle keşfetmişimdir. Dolayısı ile benim Kurban anlayışımla ilk albümlerinden beri onları dinleyenler arasında fikir ayrılığı vardır (Bkz İlker Erdoğan vs ben). Albüm tamamı hit olacak şekilde hazırlanmıştır bana göre. Bir baş ucu albümüdür benim için zira içerisinde davul merakımın başladığı yıllarda çalmaya çalıştığım parçalar barındırır. Bence gerçek bir Rock albümüdür.

Pink Floyd - Dark Side Of The Moon

Pink Floyd – Dark Side Of The Moon (1973): Benim için çok geç bir keşiftir. Yıllardır Volkan dinlerdi, ben de ha iyi parçalarmış der geçerdim. Ancak ciddi anlamda ilgi duymam belki birkaç senedir söz konusu bu albüme ve Pink Floyd’a. Bu durumun benim için bir avantajı şu oldu: Albümün tadına bilinçli olarak varabildim, keşfettim çünkü. Ve tabi hemen bu gazla albümün long play’ini buldum aldım. Pink Floyd’un baş yapıtıdır. (Ancak kimileri de gerçek başyapıt olarak The Wall albümünü gösterir, evet The Wall çok iyi bir albümdür. Ancak bence her parçası hit değildir.)

Kill Bill II - Original Sound Track

Kill Bill II – Original Sound Track (2004): Filme özgü bir parça yoktur içerisinde. Tarantino‘nun efsane fimlerden, bestecilerden toplarladığı parçaları içermektedir. Ancak öyle bir toplamadır ki bu filmin etkisiyle dinlediğinizde film yeniden oynamaya başlar kafanızda. L Arena, Goodnight Moon, Can’t Hardly Stand It gibi harika parçalar içerir. Bu albüm long play olarak arşivimde gelecek kuşaklara aktarılmayı beklemektedir.

Başucu Albümlerim – Part 1

Öncelikle “başucu albümü” kavramını açıklamama izin ver sevgili okur. İTÜ Sözlükte tam da benim yazacağım açıklamayı verdikleri için aynen alıyorum: “Dinlemekten bıkılmayan, birey için asla eskimeyen, kabak tadı vermeyen ve çok özel olan albümlerdir.” Dolayısı ile burada bireyselliğin ön plana çıktığı görülmektedir. Yani tüm otoritelerce kabul edilmesine gerek yoktur, toplu bir beğeni kazanmasına gerek yoktur. Bir albümün başucu albümünüz olabilmesi için o albümde, o şarkılarda size dair ne bulduğunuz önemlidir. Dolayısı ile hiç kimseye neden bir Tarkan albümünü ya da Immortal albümünü başucu albümü yaptın diye eleştiremeyiz.

Benim başucu albümlerim listem de biraz karmaşık bu yüzden. Farklı tarzlardan albümler yer alıyor. Üstelik bu albümlerin birkaç tanesi başarılı bir albüm bile sayılmaz. Ancak kimisi ilk dinlediğim metal albümü olması dolayısı ile kimisi çok sevidiğim bir filmi hatırlaması dolayısı ile ve çeşitli diğer sebeplerden benim için kıymetlidir.

Sabhankra - Powercraft

1. Sabhankra – Powercraft (2006): Hayatımın albümüdür. Sabhankra’yı tanımama vesile olan şaheserdir. İçerdiği ruh ile bende pek çok şeyin başlangıcıdır. City Of Tulips isimli mükemmel parçayı içermektedir. İstisnasız her parçası güzeldir, kusursuzdur. Geçmiş ve gelecek Sabhankra’ya dair ipuçları içermektedir. Türk metal tarihinde tarzında yapılmış en başarılı albümdür kanımca, Atlantis Müzik‘ten çıkmıştır. Galaksideki en büyük Sabhankra fanı olarak bu albümü bu listeye almaktan gurur ve onur duyuyorum. Aslında Sabhankra’nın tüm diskografisini de alabilirdim. Ancak bir nebze daha seçici olmak gerekli böyle bir başlık için.

Sabhankra - Swords Of The Night

2. Sabhankra – Swords Of The Night (2011): İçerdiği dört parçanın tamamı olağanüstü güzellikte olup, Sabhankra tarafından yayınlanan son EP’dir. EP’nin ilk parçası en uzun süreli Sabhankra parçasıdır. Albümün son şarkısı da aynı şekilde uzun süreli olup iki parçanın bileşiminden oluşmaktadır. Bunlardan Moonlight, Sabhankra konserlerinin kapanış parçasıdır. Eskişehir’de organize ettiğimiz konserde de bu şekilde olmuştu. Konserde tüm salon gruba eşlik etmişti. Albüm sertlik ve melodiklik bakımından tipik bir Sabhankra albümüdür. Self-release‘dir, internet ortamında dağıtımı serbesttir.

In Flames - Whoracle

3. In Flames – Whoracle (1997): Melodik death metal‘in ders kitabı albümlerinden birisidir. İsveç Death Metali‘nin en zirve dört albümünden birisidir. Parçalarda yok yoktur. Jotun, Gyroscope, Episode 666, Dialogue With the Stars ilk etapta aklıma gelen parçalardır. Albüm, In Flames’in tarzındaki keskin değişimden önceki son albümdür. O yüzden çok değerlidir. Şu an ki gitarist Bjorn kardeşimizin son kez davulları çaldığı albümdür. Bu albümden sonra davulcu değişmiş, tarz değişmiştir. Melodik death metal dinliyorum diyen müzikseverlerin dinlemenin de ötesinde arşivinde bulundurması gereken bir albümdür.

In Flames - The Jester Race

4. In Flames – The Jester Race (1996): Her sene bir albüm çıkaran ilk dönem In Flames ekolünün baş yapıtlarından birisidir. İsveç Death Metali’nin en önemli dört albümünden birisidir bu albüm de. Bir yıl sonra çıkacak Whoracle’den bir derece alt kalitededir. Boş parça yoktur albümde. Moonshield, The Jester’s Race, Artifacts Of The Black Rain, Lord Hypnos, Dead Eternity, December Flower hiç aklımdan çıkmayan parçalarıdır. Dediğim gibi albümde boş, hit olmamış parça yoktur. Çok değerli bir albümdür. İlk dönem In Flames logosunun son kez kullandığı ve Jester‘ın bize gülümsediği bir kapağı da vardır.

In Flames - Come Clarity

5. In Flames – Come Clarity (2006): Yeni dönem In Flames’in bana göre oturduğu albümdür. Albümdeki 13 parçanın tamamı aynı sertlik ve güzelliktedir. Dolayısı ile albümü çalmaya başladığınızda akıp gidiyor. Albümde bana göre en başarılı parçalar Crawl Through Knives, Come Clarity ve Take This Life. Ancak dediğim gibi diğer parçalar da çok başarılı. Vokal olarak nispeten daha kirli bir vokal, davul olarak da en zor albüm bu albümdür bence. Albüme iki tane de klip çektiler. Albümün Amerika’da yayınlanan versiyonunda son parça 5 dakika 25 saniye. Diğer international versiyonlarda 3 dakika civarında. Ayrıca albümle bereber bir de bonus dvd var ki içerisinde albümün tamamının stüdyoda grup tarafından çalınışının görüntüleri var.

Pentagram - Unspokoen

6. Pentagram – Unspoken (2000): Herhalde sadece benim için değil, Alper için de bir başucu albümüdür bu. Bu albümdeki This Too Will Pass şarkısı çaldığım ilk metal parçasıdır. Alper’le birlikte çalmıştık. Lions In A Cage olsun, Pain olsun, F.T.W.D.A olsun, albüm baştan sona aynı ruhun etkisindedir. Doldurma bir albüm değil, devam eden bir albümdür. Türk metaline katkılar yapmış, elle tutulan işler ortaya koymuş bir grup olarak Pentagram’ın da en iyi albümüdür bence. Pentagram hayranı olmamakla birlikte bu albümünün hayranıyım sevgili okur.

Suicide - One Of Your Neighbours

7. Suicide – One Of Your Neighbours (2004): En başarılı Türk Death Metal albümüdür. Death metalin ülkemizdeki en başarılı temsilcisi Suicide’ın tek albümüdür. Her parçası hittir, takdire şâyan’dır. (Melodik death metal albümü değildir bu albüm. Bu grup da bir melodik death metal grubu değildir. Death metal ile melodik death metal aynı şey değildir.) Albümdeki en başarılı parça Crimson River‘dır. Çıkarıldığı dönemi düşünerek rahatlıkla söylenebilir ki yol gösteren bir albümdür. İçerisinde yılların emeği ve birikimi vardır.

Immortal - Sons Of Northern Darkness

8. Immortal – Sons Of Northern Darkness (2002): Immortal fanı değilim. Ancak bu albümüne bayılırım. 8 parçada Norveç Black Metali antolojisidir bana göre. Peşinen söyleyim, “black metalci” değilim. Benim için Immortal, Dimmu Borgir gibi tanınan gruplar vardır. Birkaç tane de irili ufaklı grup. Her neyse, Immortal’ın bu albümü de otoritelerce başarılı bulunuyormuş. Antartica, Tyrants, One By One şimdi aklıma gelen parçalar. Bu albümün yayınlanmasından bir yıl sonra Immortal dağıldığını açıkladı. (Sonra yeniden toplandılar tabi.)

Immemorial - Split Demo

9. Immemorial – Split Demo (1997): Wintersun vokalisti Jari Mäenpää’nın 1997 yılında yaptığı 5 parçalık bir şaheserdir sevgili okur. Davulları yazma davuldur. Ancak gitarları ve vokaller, efsanedir. Çok büyük kitlelerce sevilen bir demodur. Ses kalitesi demo olmasından kelli düşüktür. Başucu albümüdür, neden? Çünkü bu demodaki melodik altyapı ve gitarlardaki üstünlük pek çok albümde dahi yoktur. Saygı duyulması gerek bence.

Dark Tranquillity - Fiction

10. Dark Tranquillity – Fiction (2007): Konu DT’den açılınca herkes The Gallery der. Ancak bence Fiction’dır albüm. Üçüncü parça Terminus’tan itibaren akıp giden bir albümdür. Grubun In Flames‘in aksine yıllardır bozmamaya dikkat ettiği çizgisini koruduğu ve her albümde biraz daha yerleştiği o Melodik Death Metal koltuğunu bence sağlamlaştırdığı, Gotenburg‘un muhtarı olduğu albümdür. Albüm tek kelime ile akışkandır. Nasıl yani? Şöyle, play tuşuna basıp hiçbir parçayı atlamadan, değiştirmeye gerek duymadan albümü bitirirsiniz. Çok sevidğim bir albümdir, başucu albümlerimden birisidir.

NOT: Bu yazının bir PART 2 kısmı olacaktır. O kısmı da merakla bekleyin. O kısımda da yine harika albümlerde bahsedeceğim. Üstelik bunların hepsi metal albümleri de değil. İkinci kısımda görüşürüz.

Krvestrebzine’den Bir Çağrı

Yakın dostumuz Buğra herhangi bir beklenti içerisinde olmadan bir liste oluşturmuş. Bu listede günümüzde aktif olan neredeyse tüm Türk Metal grupları, dergileri ve organizasyonları yer alıyor. Elbette Buğra’nın unuttuğu isimler vardır. Örneğin Organizasyonlar kısmında Eskişehir Rock Topluluğu Eskirock‘ı unutmuş. Ama olsun, canı sağolsun. Benden de rica edince ben de verdiği mesajla birlikte aynen yayınlıyorum sevgili okur. Buğ

Yerli piyasımızın güzide gruplarının adreslerini, kısa bilgilerini buraya yazmamın sebebini az çok biliyorsunuzdur: DESTEKLEMEK. Bu sözcüğü yıllardır duyarız ama bir türlü kıskançlık ve entrikaların sonu gelmez. Çoğu grubun konserine gittim, izledim ve çoğun da kardeşim gibi gördüğüm insanların grubu. Bu pohpohlamak değil karşılıksız destek olmadır. Bu ülkede çoğu konser zor şartlar altında yapılmaktadır. Pek çok insan da klavye metalcisi olmuş, oturduğu yerden çamur atıp köstek olmaktadır. Buna dur demeli, gruplarımızı desteklemeliyiz! İnanın bana çoğu Türk grubu bir çok yabancı gruptan iyidir. Buna bir son vermeli Türk Metal piyasasını hak ettiği yere taşımalıyız! Grupların merchandisleri bulunmaktadır (tişört, albüm, demo vs). Bunları almalı ve desteklemeliyiz. Eğer Türk gruplarından bi b.k olmaz diyorsanız gölge etmeyin başka birşey istemem. Yok destekliyorum diyorsanız hadi el ele daha iyi işler çıkartmaya devam edelim!

1. Bu yazıya arkadaşlarınızı etiketleyin, ama dağıtırken, paylaşırken, izin alın…
2. Grubunun ismi yoksa iletişime geç, kaliteli işleri destekliyorum…

 Konser yapmayı düşündüğünüzde bu gruplara öncelik verin; 

  • Deathblow   (Trabzon – Grindcore)
    www.facebook.com/pages/Deathblow/147356355297005
  • Decayed Darkness (izmir – Black Metal)
    www.facebook.com/pages/Decayed-Darkness/132017250192957
  • Heretic Soul (Ist – Death Metal)
    www.facebook.com/hereticsoul1
  • Garmadh (Eskişehir- Folk Black Metal)
    www.facebook.com/GarmadhOffical
  • Yabgu (Izmir – Folk Black Metal)
    www.facebook.com/yabguband
  • Consume (Izmir -  Brutal Death Metal)
    www.facebook.com/pages/Consume/292647954131470
  • Makattopsy (Ist –  Slamming Brutal Death Grind)
    www.facebook.com/Makattopsy
  • Rigor Mortis (İzmir – Slam Brutal Death Metal)
    www.facebook.com/RM.Turkish.Gods
  • My Funeral is your Victory (Ankara- Deathcore)
    www.facebook.com/m.f.i.y.v
  • Thrashfire (Ankara – Thrash Metal)
    www.facebook.com/thrashbeerandviolence
  • Chopstick Suicide (Ist – Mathcore)
    www.facebook.com/chopsticksuicide
  • Kranthor (Ist – Death Metal)
    www.facebook.com/kranthor
  • Vortex Of Clutter (Ist – Death Thrash Metal)
    www.facebook.com/vortexofclutter
  • Fire And Forget (Izmir – Death Thrash Metal)
    www.facebook.com/F.A.F.Grup
  • Baht (Ist – Prog. Death Metal)
    www.facebook.com/bahttr.band
  • Ziggurat (izmir – Black Metal)
    www.facebook.com/pages/Ziggurat/101661461661
  • Soul in Torment (Ankara – Death Thrash Metal)
    www.facebook.com/pages/Soul-in-Torment/171069322934141
  • A.S.D.N.Y.S. (Ist – Black Metal)
    www.facebook.com/pages/ASDNYS/172913519444283
  • Anoreksi (Ist – Melodic Death Metal)
    www.facebook.com/Anoreksi
  • Unleash (izmir – Death Thrash Metal)
    www.facebook.com/unleashband?
  • Akhuilon (Esk - Melodic Death Metal)
    www.facebook.com/pages/Akhuilon/142812565731095
  • Dungeon of Wizard (Sakarya – Black Metal)
    www.facebook.com/DungeonOfWizard
  • Truck (Ankara – Southern Metal)
    www.facebook.com/truckersfromhell
  • Sirannon (izmir – Black Metal)
    www.facebook.com/pages/Sirannon/53164970684
  • Sabhankra (Ist – Death Thrash Metal)
    www.facebook.com/SabhankraOfficial
  • More Than Human (İst - Metalcore Deathcore)
    www.facebook.com/morethanhumantr
  • Implanted (Adana – Metalcore)
    www.facebook.com/implantedtr
  • Extreme Assault (Ist – Death Thrash Metal)
    www.facebook.com/ExtremeAssault
  • Gutfed (Ist – Slamming Brutal Death)
    www.facebook.com/Gutfed
  • Katran Kabir (Tekirdag – Prog. Death Metal)
    www.facebook.com/katrankabir

Konserlerde bu gruplar varsa kaçırmamaya çalışın;

  • DarkPhase (Ankara – Thrash Metal)
    www.facebook.com/DARKPHASE06
  • Cenotaph (Ankara – Brutal Death Metal)
    www.facebook.com/pages/CENOTAPH/36031860263
  • Uçk GRind (Ist – Grindcore)
    www.facebook.com/pages/UCK-GRIND/12842079537
  • Black Tooth  (Ankara – Southern Metal)
    www.facebook.com/blacktooth
  • Moribund Oblivion (Ist – Black Metal)
    www.facebook.com/MoribundOblivion
  • KaraKedi (Ankara -Heavy/Thrash Metal)
    www.facebook.com/karakediankara
  • Asafated (Ist – Death Metal)
    www.facebook.com/groups/31583723191/
  • Decimation (Ankara – Tech. Brutal Death Metal)
    www.facebook.com/DecimationTR
  • Hecatomb  (Izmir – Brutal Death Metal)
    www.facebook.com/pages/HECATOMB-Tur/51398161849
  • Self Torture (Ankara – Hardcore)
    www.facebook.com/pages/Self-Torture/113317435351965?sk
  • Tahrip (Ankara – Hardcore)
    www.facebook.com/Tahriptr
  • Forgotten (Ankara – Epic Folk Metal)
    www.myspace.com/forgottenankara
  • Carnophage (Ankara – Tech. Brutal Death Metal)
    www.facebook.com/pages/CARNOPHAGE/9765924066
  • Decaying Purity (Ist – Brutal Death Metal)
    www.facebook.com/decayingpuritytr
  • Black Omen (Esk – Melodic Black Metal)
    www.facebook.com/pages/Black-Omen/211434653327
  • Raven Woods (Ankara – Back Metal)
    www.facebook.com/pages/RAVEN-WOODS/201200223242031
  • Episode 13 (Esk – Melodic Black Metal)
    www.facebook.com/episode13official
  • Groza (Ist – Dark Metal)
    www.facebook.com/GrozaOfficial

 Kaliteli Underground Oluşumları Destekleyin;

  • The Sarcophagus (Ankara – Black Metal)
    www.facebook.com/pages/The-Sarcophagus/185927934760308
  • Sheltersiege (Ankara – Black Metal)
    www.facebook.com/pages/Sheltersiege/107582555969609
  • True Azazel (Ist – Black Metal)
    www.facebook.com/pages/True-Azazel/69512558139
  • Cosmic Funeral (Ankara – Black Metal)
    www.facebook.com/CosmicFuneral
  • Sorg Uten Tårer (Ankara – Folk Bıack Metal)
    www.facebook.com/sorrowwithouttears
  • Valefor (İzmir- DSBM)
    www.facebook.com/pages/VALEFOR/111424171863
  • Aaaarrghh (Ankara – Black Metal)
    www.facebook.com/aaaarrghh.black
  • Acrosome  (Ankara – DSBM)
    www.facebook.com/pages/Acrosome/107537219278355
  • Zenith Maudlin (Ankara – Black Metal)
    www.facebook.com/ZenithMaudlinOfficial
  • Ölüm (Ankara – DSBMl)
    www.facebook.com/death.dsbm
  • Ezayah (Bursa – Atmospheric Black Metal)
    www.facebook.com/Ezayah
  • Cragataska (Ankara - Experimental Black Metal)
    www.facebook.com/CragataskaOfficial
  • Sjeldne Fjell (Malatya – Porn GoreGrind)
    www.facebook.com/sjeldnefjelltr

Yeraltı Dergileri ve Organizasyon ;

  • Rock Station Radyovizyon FM (Ankara)
    www.facebook.com/pages/Rock-Station-Org/140162819342019
  • Miras Magazine (Ist – Heavy Metal Kültür Dergisi)
    www.facebook.com/groups/286483528074371/
  • Coffiender Fanzine (Bursa – Thrash Metal)
    www.facebook.com/pages/Coffinfeeder-Fanzine/236675369713005
  • Chaos Magazine (Esk – Black Death Metal)
    www.facebook.com/pages/CHAOS-Magazine/284959378212400
  • Full Metal Nights (Izmir)
    www.facebook.com/fullmetalnights
  • Extreminal Radio 

    http://radio.extreminal.com

  • Extreminal Webzine 
    www.facebook.com/extreminal 
  • Dark Day
    (Izmir) www.facebook.com/groups/6717392601/
  • Darphane Organizasyon (Ankara)
    www.facebook.com/DarphaneOrganizasyon
  • Hammervision Organizasyon (Ankara)
    www.facebook.com/hammervision
  • Old School Prod. (Ist)
    www.facebook.com/pages/OldSchool-Productions/300144286686848
  • Full Black (Ankara)
    www.facebook.com/pages/Fullblack/265186710191962
  • Zıd Müzik (Ankara) Tel: 0 312 425 68 04
  • Yolcu Live (Ankara)
    www.facebook.com/yolculive
  • Studyo Deep (Ankara)
    www.facebook.com/pages/Stüdyo-DEEP/313629922010864
  • If Performance Hall (Ankara)
    www.facebook.com/ifperformance
  • Deli Kasap Magazine
    www.facebook.com/delikasap
  • Eskişehir Rock Topluluğu Eskirock (Eskişehir)
    www.facebook.com/groups/eskisehirrocktoplulugu

NOT: Burada yer alan liste Buğra Krvestrebzine tarafından oluşturulmuş olup, herhangi bir şekilde iletişime geçmek isteyen olursa buraya tıklayabilir.

Kill Bill II Soundtrack Plağı

Kill Bill II Soundtack Vinyl

Geçen gün hepsiburada.com‘dan alamayınca çok içime oturmuştu. Ama şans yüzüme güldü ve yakın bir fiyatta başka bir yerden buldum bu plağı. Hemen sipariş ettim ve bugün geldi.

Herhalde aldığım plaklar arasında beni en çok mutlu edenlerden birisi bu olmuştur. Zira benim için Kill Bill I ve II‘nin soundtrackleri çok çok değerlidir. Özellikle Kill Bill II’nin soundtracki her biri birbirinden süper parçalar içerdiği ve Ennio Morricone‘nun efsanevi L’ Arena parçasını içerdiği için çok daha değerlidir.

Aldığım plak sıfırdı yani iğne değmemişti. Dolayısı ile sesteki kayıp sıfırdı. Hemen taktım plakçalara eve geldiğimden beri dinliyorum. Özellikle L’ Arena’yı belki 5 kere dinlemişimdir. Dediğim gibi o kadar mutluyum ki böyle bir plağı nacizane arşivime katabildiğim için anlatamam!

İleride biraz param olursa Kill Bill I’in de soundtrack plağını arayıp bulacağım ve alacağım sevgili okur. Ve sen o zaman da bunu görebileceksin. Neyse şimdi bu yazının şerefine belki sonsuz kere bir L’ Arena diyoruz ve bu yazıyı bitiriyoruz:

Pink Floyd – The Wall Plağı

Çirkin bir adam Pink Floyd plağı tutuyor

Fazla birşey yazmaya ya da söylemeye gerek yok. Pink Floyd‘un 1979 yılında çıkardığı o efsane albümü The Wall‘un 1979′da Almanya’da basılan çok temiz, tertemiz bir kopyasına şu an itibariyle sahibim. Çift plaklı bu nadide albümde sadece ilk plağın A yüzünde ilk şarkı üzerinde bir çizik var. Bir de dış kutusunun biraz rengi solmuş malum 30 seneden sonra :)

Albüm belki de dünyanın en bilinen albümlerinden biridir. Albümde üç şarkı çok ön plana çıkmaktadır. Bunlar Another Brick In The Wall (Part II), Hey You ve Comfortably Numb’dır. Özellikle Another Brick In The Wall’ı Serdar Ortaç konserlerinden hatırlayabilirsiniz. Albümle ilgili olarak biraz da detaylı bilgi kopyaladım:

Albümde Pink isimli sanal bir karakterin yaşadıklarının ve çevresinin etkisiyle kendini toplumdan soyutlaması işlenir. Büyük ölçüde konseptin yaratıcısı ve şarkı sözlerinin yazarı Roger Waters‘ın kişisel deneyimlerine ve Pink Floyd’un kurucusu sayabileceğimiz Syd Barrett‘in yaşamı üzerindeki gözlemlerine dayanmaktadır. Albüme adını veren “The Wall” yani duvar, kişinin kendini soyutlamasını anlatan bir metafor olarak kullanılmıştır. Duvar (Wall) simgesi, 1977′de Animals albümünden sonra yapılan In The Flesh turnesinin Montreal ayağında, Roger Waters’ın sürekli bağıran bir seyirciye tükürmesi sonucunda seyirciyle arasına bir duvar çekme fikriyle ortaya çıkmıştır. Turne sonrasında Roger Waters bir sene boyunca The Wall, sonraki Pink Floyd albümü The Final Cut ve Roger Waters’ın solo albümü The Pros And Cons of Hitchhiking’i oluşturacak olan şarkıların büyük kısmını yazar. Yazım süreci sonunda seyirciyle sahne arasına duvar çekme düşüncesi ana karakterin kendini toplumdan soyutlaması fikri ile bir temele bağlanmıştır.

Pink Floyd - The Wall

Bu plağı çok uzun süre aradım. Bunu almak için epey dil dökmem gerekti. Sonuçta gelen plağı görünce de gözlerime inanamadım sevgili okur. Beklediğimden çok çok daha iyi bir plak geldi. Kargo parası biraz çok oldu ama değdi inan. Umarım bir gün herkesin Pink Floyd – The Wall plağı olur. Aşağıdaki ufak fotoğraflara tıklayınca bir nebze olsun büyüyorlar.

Yazıyı albümden bir parça ile bitiyorum. Hem de müthiş bir video ile:

Modern Talking Plağım

Modern Talking – Ready For Romance

Bir süredir devam eden 90lar pop müziğini takip ve inceleme çalışmalarımın etkisinde kalıyorum sevgili okur. Yani 80lerin sonu ile 90ların başında dünya müzik listelerini epey meşgul eden ve Modern Talking, ABBA gibi grupların C C Catch gibi ablalarının en güzel güzel örneklerini sunduğu bu tür pop müziğin saygıyı hakettiğini düşünüyorum.

Her neyse, işte tüm bu grupların etkisinde kalmışken tamamen şans eseri olarak çok çok ucuz bir fiyata Modern Talking’in Ready For Romance-The Third Album isimli kült albümünün Almanya baskı plağını buldum. Youtube‘a Modern Talking yazınca 3. sırada çıkan o meşhur Brother Loui isimli parçaları da bu albümde yer alıyor.

Plağımın kondüsyonu iyi sayılır. Hele ki ödediğim fiyatı düşününce harika bile denebilir. A yüzünün ilk parçası Brother Loui olarak basılmış. Şarkıyı zaten defalarca youtube’dan, sağdan soldan dinlemiştim de plaktan dinleyince daha bir keyifli oluyor :)

Her neyse, artık arşivimde böyle de bir plak var: Modern Talking – Ready For Romance.

Audio Kombat

Audio Kombat

Audio Kombat

Okuldaki 3. yılımda aldığım dersler çok zor olduğundan kesin birinden kalırım ben bunların diye düşünüp 4 kredilik seçmeli Almanca I dersi almıştım. Hakikaten de dediğim gibi olmuş, o dönem bir dersten kalmıştım ama bu 4 kredilik Almanca dersi sayesinde ortalamam 2′nin altına düşmemişti.

Bu Almanca dersinden çok bir şey öğrenemedim. Zaten haftada 3 saat dersle hiçbir dili bir insana öğretmezsiniz. Bunu bizzat hocalarımız da söylüyordu. Kısa kesiyorum, Almanca dersini o sene Sertan Gür isimli bir hocadan almıştım. Kendisi yaşça genç bir hoca olduğundan kısa sürede çok iletişim kurabilmiştik. Ben çok seviyordum Sertan Hoca‘yı. Bir ara sınava deri mont ve postallarıyla gelince hocanın eski punkçılardan olduğunu, anarşist punk sevdiğini hatta bir zamanlar Bangkok BB ile çaldığını falan öğrenmiştim. Sertan Hoca aynı zamanda liseden yakın arkadaşım Serhat‘ın da öz be öz kuzeniydi.

Aradan biraz zaman geçti, kendisiyle konserlerde falan karşılaştık. Geçen gün de Erol‘la oturup sohbet ederken Erol bana Sertan hocanın kardeşi Süheyl’le yaptığı bir projeden bahsetti. Çok iyiymiş, Hayal Kahvesi‘nde sahneye çıkmışlar, iki kardeş müthiş setler çalmışlar, Erol’un ifadesine göre sahnede oradan oraya koşuşturmuşlar.

Aynı gece aynı mekanda Sertan Hoca’yı da görünce merakım iyice arttı ve Erol’un bahsettiği konserden sonra, kardeşlerden Süheyl‘in hazırladığı videoyu buldum. Süper! Yani elektronik müziği çok sevmem ama herhalde videodan mıdır yoksa müzisyenleri tanıdığımdan mıdır, pek bir ısındım parçaya da oluşuma yani Audio Kombat’a da. Buyrun siz de izleyin, yorumlarınızı yapın. Bunu sizinle paylaşmasam yatacak yerim yoktu inanın sevgili okur!

Videoyu izlerken çok eğleneceksiniz. Adamların da sahnede ne kadar eğlendiğini göreceksiniz, kendisi bu kadar eğleniyorsa ben eminim ki mekandakiler de süper vakit geçiriyordur. Dolayısı ile bir sonraki ilk konserlerine gideceğim. Bu adamları tanıyıp diğer parçalarını da dinlemek isteyenler için aşağıda uzun bir profil listesi oluşturdum. Kaçırmanız imkansız!

http://www.myspace.com/audiokombat
http://tr-tr.facebook.com/pages/Audio-Kombat/161037030584508?sk=info
http://soundcloud.com/audiokombat
http://vimeo.com/audiokombat
http://vimeo.com/suheylgur
http://www.suheylgur.com/