Category Archives: My Resort Hakkında

Blogumun gelişimi ve tasarımı ile ilgili yazılar bu kategoridedir.

İzlandalı Takipçim

 

İzlanda bayrağı

Uzun süredir farkına vardığım bir durum var sevgili okur. Belki tesadüf, belki başka bir şey bilmiyorum; bununla da övünmek istemiyorum ama beni İzlanda‘dan düzenli olarak takip eden bir kişi ya da kişiler var. Dediğim gibi kim olduklarını bilmiyorum. WordPress‘in yeni istatistik arayüzü sayesinde farkına varabildim bu durumun.

Blogda geriye doğru bazı anahtar kelimeler ile araştırdım ama yok. İzlanda ile bağlantılı olabilecek bir şey bulamadım. Şu an için tek ihtimal bunun bir rastlantı olması galiba.

İzlanda’nın adı geçmişken bu ülke hakkında ufak tefek bilgiler vereyim. İzlanda’nın Dünya üzerindeki konumu tam olarak burası, yani Avrupa’nın kuzeybatısıdır.  Grönland ile Norveç arasındadır. 1944 yılında ülke bağımsızlığını ilan etmiş ve cumhuriyet kurulmuş.

İzlanda Adası’nı vakti zamanında (1627) Türk deniz korsanları da işgal etmişler, ancak bu işgal çok kısa sürmüş.

2010 yılında adada bulunan çok sayıdaki aktif volkandan birisi olan Eyjafjallajökull patlamıştı ve Avrupa hava trafiğini felç etmişti. İzlanda’da dünyada termal enerjiden en çok faydalanılan ülkedir.

İzlanda’yı 2010 yılında Oslo’da yapılan Eurovision Şarkı Yarışması‘nda Hera Björk temsil etmişti. Ancak ne yazık ki “Je Ne Sais Quoi” isimli süper şarkısının kıymeti bilinmemiş, birincilik Almanya’dan katılan Lena isimli minnoş kıza verilmişti. Halbuki Je Ne Sais Quoi, şu an Eurovision’nun gelmiş geçmiş en başarılı 30 şarkısı arasında gösteriliyor. Yarı finalde seyirci oylarıyla ikinci olan bu şarkı malesef finalde 19. olmuştu.

İzlandalı gizemli takipçim için bu yazıyı hazırladım. Bilerek ya da bilmeyerek takip etmen dileğiyle güzel kardeşim :)

 

Blog Görselleri Görünmüyor Diyenler

Bu başlığı blogda kullandığım görselleri görememekten şikayet eden okuyucularım için yazıyorum.

Bildiğiniz gibi bu blogu kendime ait bir hosting’de barındırmıyorum. Dolayısı ile fotoğraf, resim ve buna benzer içerikleri çeşitli sitelerde barındırıp bloga link ile ekliyorum. Yazılarda kullandığım görseller de buna en güzel örnekler. Blogun temasından yazılarına, kullandığım görselleri tam beş farklı görsel barındırma sitesinde ve kaynağında tutuyorum. Peki neler bu kaynaklar?

İlk olarak Anadolu Üniversitesi‘nin verdiği kişisel alanda blogun temasında yer alan sağda ve solda gördüğünüz butonlar yer alıyor. Anadolu Üniversitesi’nin ana server’ı çökmedikçe blogda bu resimler görülebiliyor. Ayrıca okulun içerisindeki internet ağından neredeyse tüm görsel saklama sitelerine giriş yapılamadığı için blogun okuldan da düzgün olarak görülebilmesi için böyle yapmaktan başka çarem yoktu. Yani sözün özü buraya yüklediğim görselleri herkes her şekilde görebilir. Çünkü kaynak .edu, yani üniversitenin alanı.

İkinci alanım da wordpress’in vermiş olduğu upload alanı. Bu alana hiç güvenmiyorum. Neden derseniz çünkü bir kere geçmişte blogum kapatılmıştı. Şimdi yine bir şey olur, kapatılır diye buraya birşey yüklemiyorum. Burada sadece blogun arka planı ve üstteki banner yer alıyor. O da açılışta hızlı yüklensin diye. Yine bu görselleri de mutlaka görebilirsiniz. Zaten eğer görseller çıkmıyorsa sayfa da çıkmıyor demektir.

Yazılarda kullandığım görselleri ilk başlarda servimg.com adresine yüklerdim. Burası kullanışı basit, az kullanıcısı olduğu için de hızlı bir sunucuydu. Ancak daha sonra okuyucular yazılarda resimler çıkmıyor diye mesajlar atmaya başlayınca ben de imageshack.us‘a geçtim. Bu ikisinin haricinde bir de imagebam.com var. Burayı da çok sayıda fotoğraf yüklerken kullanıyordum. Mesela konser fotoğrafları gibi. Ancak sonradan imageshack.us ile bunu da yapabildiğimi görünce tamamen terkettim burayı.

Şimdi gelelim fotoğrafların neden görünmediğine. Aslında fotoğraflar gayet güzel görünüyorlar. Eğer sevgili okuyucu, sen göremiyorsan bu yazıdaki görselleri, muhtemelen bilgisayarında DNS ayarı yoktur. Zira nedendir bilmiyorum, bu görsel yükleme sitelerinin hepsi engelli olduğundan eğer DNS ayarı kullanmıyorsan bunlara yüklenen fotoğraf ve resimleri göremiyorsun. Yani mesela bak bu paragrafın altında üç tane logo var. Eğer hiçbirini göremiyorsan DNS ayarın yok demektir. Sadece bu sitelere değil, yasaklı diğer sitelere de ulaşamıyorsun demektir.

Servimg.com
Imagebam.com
Imageshack.us

Peki ne olacak? Bunun çözümü yok mu? Var elbette. Bunun çözümü DNS ayarlarını değiştirip tüm bu sıkıntı ve engellerden kurtulmak. Bunu yapmayı muhtemelen biliyorsun. Bilmiyorsan çok basit. Şu aşağıdaki görsele tıklayıp büyüterek adım adım hareket ederek dns ayarını değiştirebilirsin.

DNS ayarı nasıl yapılır (tıkla büyüsün)

Şu an için benim kullandığım dns adresleri;

8.8.8.8
8.8.4.4

Mesela bak, bu görseli herkes sorunsuz görebilsin diye Anadolu Üniversitesi’nin sunucusuna yüklüyorum şimdi. Umarım bundan böyle sorunun ortadan kalkar.

Bloga Eklenecek Başlıklar

Çok kısa süre içerisinde şu aşağıdaki başlıkları bloga ekleyeceğim. Bunu taslak listesine eklemeyip buraya ekleme sebebim sana bir anlamda söz verdiğim için sevgili okur, yazmaktan kaçamayacağım.

1. Yüksek lisanstan ne öğrendim?
2. Ekran kartı seçtim, aldım
3. Volkan neden ameliyat oldu?

Israrla takip eden dostlara sevgi ve saygılarımı iletiyorum. Bu hafta vize haftası olduğundan aksaklıkları mazur görmenizi temenni ediyorum.

İnternetim Kesik

Aslında bu tip postları yazmalı mıyım bilmiyorum sevgili okur. Ancak biliyorsun bu blog aynı zamanda hayatımında bir raporu niteliği taşımaya başladı. O sebepten dolayı yazayım.

İnternet artık bizler için nasıl da kutsal bir nimet; nasıl da insani bir ihtiyaç değil mi? Özellikle sıcak yaz zamanlarında tatile gidemeyen onlarca masum genç için biricik sığınma noktası. Ama internet bizde yok!

Bizim apartmana ısı yalıtımı yapıyorlar. Binanın etrafını köpüklerle kaplayıp üzerlerini sıvayla örtüyorlar. Daha sonra da sizin istediğiniz bir renkte boyuyorlar. Tüm bu kaplama boyama işlemleri esnasında benim internetimi sağladığım kabloyu da sağolsun iptal edince sevgili işçi arkadaşlar, internetim kesildi. Yaklaşık 4 gündür de kesik. Şimdi benim yine matkabımı alıp birkaç yeri delmem gerek ki bu kabloyu yeniden kullanıma uygun hale getirebileyim.

Yakın zamanda internet tarifemi de değiştirmeyi planlıyorum.

Ve evet, işte bloga yazamamamın sebebi de bu sevgili okur. Ama sen sanıyor musun ki ben bu sürede boş duruyorum? Hayır. İşte ardarda eklenecek başlıklar:

  • Yaz okulum başladı
  • “Centrum” nedir?
  • Yaşlılara yer vermek ve prostat
  • Annem gitti
  • Alper bir ajanı deşifre etti
  • Volkan Vardar Pikolo’da!
  • Güncel olaylara takipsiz kalamayan blog!
  • Greenpeace’çi kız
  • “Atiye – Bu mudur?”
  • Bir metal hizmeti: Infected – Chaosium

5 Gündür Ne Yapıyorum?

Geçtiğimiz hafta cuma gününden beri Alper ve Emre‘de kalıyorum. Vizeler biter bitmez eşyalarımı toplayıp geçtim. Bu 5 gün herhalde hayatımdaki en yoğun zaman dilimlerinden birisiydi. Dolayısı ile yazacak o kadar çok şey birikti ki anlatamam. O sebepten dolaayı bu gecemi tüm bu yazıları yazmaya adıyorum sevgili okur. Yani bu yazıdan sonra şu yazıları okuyacaksın:

  • Dragon Yarışları 2. Antrenman ve Eleme Yarışı
  • Monitörüme böcek girmiş
  • II. Vizeler: 5N1K
  • Tez İçin Arazi Çalışması
  • Rainbow Cafe‘den mektup
  • Bahar Şenlikleri 2011
  • Eskirock Metal Fest Vol. II
  • Garmadh – Katastrope (Remastered Edition)
  • Godspel – Black Mirror

Bu arada saçlarım epey uzadı gibi sevgili okur. Hayatımda ilk defa bu kadar uzattım saçlarımı. Ancak halen çok şekilsiz duruyor saçlarım. Saç uzatanların da yakından bildiği o döneme girdim. O yüzden bere taşıyorum yanımda sırf sabahları falan saçlarım kırılsın, yağlansın da biraz daha düzgün dursun diye.

Endüstriyel metal” kavramını düşünüyorum kafamda ancak pek de bir şey çağrıştırmıyor kafamda sevgili okur. Yani endüstriyel metal grupları arasında bir bağdaştırma, benzerlik arayışına giriyorum ama nafile.

Dream Theater‘ın eski davulcusu Mike Portnoy salaklık edip gruptan ayrılınca grup da yeni bir davul arayışına girmiş. Üstelik bulmuşlar da. Üstelik bunu da 3 bölümlük bir dizi halinde internete koymuşlar. Üstelik ben de bu yirmişer dakikalık 3 videoyu high definition olarak indiriyorum!

Yazacak çok şey birikti.

Blogdaki Aksamaların Nedeni

Arkadaşlar bir süredir farkettiyseniz yazılarım seyrekleşti. Ancak bunu sebebi tamamen okuldur. İnanın ödev yapmaktan, proje hazırlamaktan vakit bulduğum ilk anda yazıyorum bloga. Lütfen takipte ısrarcı olun, okuyun, sevin beni :)

Bu arada nerden geldi aklıma bilmiyorum. Harry Potter‘ın son filmini izledim. Süper olmuş. Çok beğendim, ikinci kısmı merakla bekliyorum. Film de özellikle Ginny‘nin ne kadar taş bir hatuna dönüştüğünü görmek beni fazlasıyla memnun etti. Niye etti onu bilmiyorum ama. Bir de yine aklıma geldi, geçen Emre‘nin yüksek tavsiyeleri ile “From Hell“i izledik. Bu zamana kadar izlemediğim için kendime salak dedim. Film mükemmelmiş meğer sevgili okur.

10 Nisan’da Anadolu Üniversitesi’ndeki konserimize az bir süre kaldı. Volkan‘ın olağanüstü gayretleri ile mükemmel bir konser izleyeceğiz. Bir aksilik olmazsa aynı şekilde bahar şenliklerinde bir rock müzik günümüz olacak. Üstelik bir de süper grup çıkacak. Vee tüm bunların dışında mükemmel bir haber daha var. Bir sıkıntı çıkmazsa mayısta Eskirock Metal Fest Vol. II geliyor ki ne geliyor!

Yarın bölümün bahçesinde kendi aramızda bir etkinlik düzenledik bu arada. Bakalım yarın epey eğleneceğiz gibi duruyor. Veleybol falan da oynarız hatta (voleybol değil evet).

O şekilde yani.

Herkes İçin Blog!

Yıllar Önce Alevlenen Aşkın Meyveleri

Bir süredir blogun üzerinde duran ancak itiraf etmek gerekirse çok bir anlam ifade etmeyen o mağara fotoğrafını değiştirmek istiyordum. Hatta bunu düzenli aralıklarla yapmak istiyordum. Bunun için de çevremdeki pek çok çizer arkadaşımdan, fotoğrafçı arkadaşımdan yardım almayı planlıyordum.

İşte bugün başladım bu işe. Ve ilk olarak da on numara insan Caner SOMAKLI‘nın “Yıllar Önce Alevlenen Aşkın Meyveleri” isimli çizimini kullandım. Sağolsun kısa sürede yapıp yolladı. Tam da istediğim gibi oldu valla :) Şimdi karikatürdeki karakter çokluğundan hareketle ben de yeni sloganımı “Herkes İçin Blog” olarak değiştirdim. Öyle ya, benim blogu da her çeşitten insan okuyor sonuçta. Hem öyle belirli konular üzerine yazılar da yazmıyorum. Allah ne verdiyse mutlu mesut yazıyorum işte.

Bir süre Caner’in çalışması süsleyecek blogun üst kısmını. Daha sonra da bizim Volkan‘dan bir siparişim olacak. Sonra Ceren geliyor aklıma. O şekilde geçecek günlerimiz sevgili okur.

Final Haftası Arada Kalmaları

Sevgili okur, blog bu ara biraz aksıyor ancak, bu demek değildir ki proofhead artık blog yazmıyor. Yok öyle bir şey! Yazılacak pek çok başlık var sevgili okur. Ancak final haftası geldiğinden kelli arada kalıyorum, yazamıyorum. Ancak ben yine de bir liste çıkarayım da yakın zamanda seni nelerin beklediğini gör:

1. Doğa Çevre Kulubü Bursa Teknik Gezisi
2. Bu ara vizyondakiler
3. Winterfest 2011

Ve daha taslak aşamasındaki pek çok yazıya yakın zamanda ulaşabilecek, bu kardeşinin neler yaşadığına şahit olacak; lan çok şükür halim keyfim yerinde diyebileceksin! Beklemede kal.

Sevgilerle.

Proofhead My Resort Gazete Habertürk’te!

Gazete HabertürkMail kutumu açtığımda Germa grubunun solisti Saner‘in mesajını gördüm. Sağolsun bir süre önce Germa grubu ile ilgili yazdığım yazımı okumuş ve beğenmişler. Yazımın bu günkü Gazete Habertürk‘te Editoryal kısmında çıktığını söylemiş. Saner’in mesajından sonra hemen altta bir mesaj daha gördüm ki, inanın bu beni daha çok mutlu etti. Sabahattin Bey‘e buradan teşekkürlerimi ve saygılarımı gönderiyorum. Tüm iyi dilekleri için de teşekkür ediyorum.

Evet sevgili okur, kardeşinin yazısı Habertürk’te de çıktı. Yazıyı kırpmışlar falan ama olsun, altına blogun adresini koymuşlar.

Aynı köşede daha önce de Sabhankra‘ya ait bir yazı yayınlamıştı. İyi oldu böyle benim yazımı da yayınlamaları. Sevmeye başladım bu köşeyi :)

Yazı aşağıda sevgili okur. Günün en güzel haberi akşam geldi bugün de işte. Buradan ilgisi olan ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

Grupla ilgili yazdığım orjinal yazı: http://proofhead.wordpress.com/2010/11/13/muzigi-paylasmak-germa-hayal-degil/

Gazete küpürü:

Gazete Habertürk

 

 

proofhead.net Sorunu

Birkaç gündür belki farketmişsinizdir bloga “proofhead.net” adresinden giriş yapılamıyor. Arada böyle oluyor neden oluyor anlamıyorum. Bu basit bir yönlendirme sorunu. Alan adını aldığım şirketle mailleşiyoruz sorunun çözümü için. Ve bana salak salak yöntemler öneriyorlar. Yok işte internet önbelleğini temizleyecekmişim, proxy kullanacakmışım falan.

Ben bu sorunu düzeltene kadar sevgili okur, bu blogu şu adresten takip edebilirsin:

proofhead.wordpress.com

Yani kısa süre içerisinde hatayı düzeltirsem de yine proofhead.net adresini kullanmaya devam edebileceksin. Haberin olsun yani okurum.

Muhtemelen bu nameserver denen hadiseyle yine karşı karşıyayım ya hadi bakalım. Biraz alan adının panelini kurcalayayım.