Artık Demokrasiye İnanmıyorum – Yeni Rektörümüz Atandı

24/11/2009 at 19:21 (Bakış Açılarım) (, , , , , , , , )

Artık demokrasiye inanmıyorum. En azından bu memlekette inanmıyorum. İsimleri ve siyasi görüşleri bir kenara bırakalım şimdi. Bilmeyenler için bu sene Anadolu Üniversitesi‘nde rektörlük seçimleri yapıldı. Bu seçimlerde üniversitemiz akademisyenleri yani bizim hocalarımız oy kullandılar. Bu seçimlerin sonucunda da yeniden aday olan eski rektörümüz en yüksek oyu (334 oy) aldı. İkinci adayımız 295 ve üçüncü aday da 95 oy aldı. Üniversitemiz alınan bu oy miktarını göz önünde tutarak bu skandalın mimarı Y.Ö.K. e bir liste sundu.

Eski Rektörümüz Prof. Dr. Fevzi SÜRMELİ

Eski Rektörümüz Prof. Dr. Fevzi SÜRMELİ

Şimdi normal ülkelerde yani hukukun ve demokrasinin, adaletin işlediği ülkelerde şöyle oluyormuş: Y.Ö.K üniversiteden gelen oy miktarlarına bakarak üniversitede hangi adayın istendiğine bakıyormuş. Bu durumda eski rektörümüzün aldığı oy sayısından %50′ye yakın olduğu görülüyor. Daha sonra Y.Ö.K., adayların akademik kariyerine bakıyormuş. Eski rektörümüzün akademik kariyerine baktığımızda Fransa’dan Şövalyelik Ünvanı aldığını bile görürüz :) Bu incelemenin sonunda Y.Ö.K., Cumhurbaşkanımıza sunmak üzere bir liste hazırlar. Bu listede ilk sırayı elbetteki en çok istenen ve en başarılı aday alır. Ama işte bu noktada ülkemizde şöyle oluyor. En düşük oyu alan aday ilk sıraya yazılıyor. Evet.

Şimdi de isim vererek devam ediyorum. Eski rektörümüz Fevzi Sürmeli Hoca’mızın başarıları yukarıda da dediğim üzere belirlidir ve üniversite seçimlerinde en çok oyu almıştır. İkinci sırada oy alan Hasan Mandal Hoca‘mız da şu an Avrupa Seramik Derneği Başkanı‘dır ve dünyanın en başarılı bilim adamları arasındadır. Akademik kariyerini merak edenler de yazının sonunda ilgili linki bulabilir. Üçüncü sırada çıkan Davut Aydın Hoca’mızın adını açıkçası bugün bu saçma atama yapılana kadar duymadık. Zaten aldığı oy mikarından da fazla iddialı biraday olmadığını görmekteyiz.

Yeni Rektör Prof. Dr. Davut AYDIN

Yeni Rektör Prof. Dr. Davut AYDIN

Peki tüm oklar Fevzi Hocamızı gösterirken neden Cumhurbaşkanı en az oyu alan adayı seçiyor? Bunun anlamı üniversite seçimlerinde oy veren hocalarımıza “Siz ne biliyosunuz lan kendi üniversitenizi? Kimin daha iyi rektör olacağını ben bilirim.” demek değil midir? Öyledir evet. Madem seçim yapmanın hiçbir anlamı yok, yeni rektör Y.Ö.K.’ün insafına ve lütfuna göre seçiliyor, aday bile olmasın kimse. O sene Y.Ö.K. gelsin, rektörü seçsin gitsin.

Demokrasiye inanmıyorum artık. Önceki yazılarımda hep diyordum bu sene okulun da Eskişehir’in de tadı kalmadı artık diye. Bu seçimler de tuz biber oldu buna. Cumhurbaşkanı, Osmangazi Üniversitesi ve pek çok üniversite için de aynısını yapmıştı. Buradan da üniversitelerimizin yavaş yavaş tek çatı altında toplanıldığını görmekteyiz. Çatının adını vermiyorum.

Bu yönetimle ve anlayışla evet, gelecek çok hızlı gelecek ve büyük ihtimalle bize bir şey getirmeyecek. Yazık, çok yazık. Dediğim gibi bu olaya ben isimler açısından bakmıyorum. Belki yeni rektörümüz çok daha kral olur. Ama demokratik yollarla mı gelmiş olacak yönetime? Sanmıyorum.

  1. Prof. Dr. Fevzi Sürmeli akademik kariyer
  2. Prof. Dr. Hasan Mandal akademik kariyer
  3. Prof. Dr. Davut Aydın akademik kariyer

Bu konu ile yazılmış haber başlıkları:

  1. Köşk ataması Anadolu’yu karıştırdı
  2. Üniversitemize ve demokrasiye haksızlıktır
  3. Prof. İnsel: Atama aşağılayıcı, boykot edilmeli

EKLEME: Bu yazıyı yazıp yayınladıktan sonra şu kaynaktan aldığım diğer bir habere göre de okulumuzun 250 Milyon Lirası’na (eski parayla 250 trilyon) el koymuşlar. Bu para hazineye aktarılacakmış. Amaç açıkça belli oluyor tabiki.

Kalıcı Bağlantı 1 Yorum

Google Bile Söylüyor Be!

12/08/2009 at 21:55 (Eğlenceli Şeyler) (, , , , , , , )

Kara, kasvetli bir gün

Kara, kasvetli bir gün

Bugün ÖSS yerleştirme sonuçları açıklandı. Pek çok öğrenci için kara bir gündü bugün. Şimdi burda sistemi eleştirme olaylarına falan girmeyeceğim. Bunu zaten her sene bir yazı yazarak yapıyorum. (Bakınız bu sene ve geçen sene) Benim anlatacağım çok komik bir tesadüf olacak. Bu da bizzat başıma geldi bu sabah. Kardeşim de ÖSS’ye girdi bu sene. Ancak meslek lisesi olduğu için sınavsız geçiş hakkı vardı. O yüzden bu sabah sonuçlara bakmak için açtığımızda bilgisayarı, sadece nereye yerleştirildiğine bakma için açtık. Lan o esnada bir de ne göreyim? Muhtemelen o sabah ÖSS sonuçlarına bakmak için web tarayıcısını açan ve ana sayfası Google olan herkesin gördüğünü :) Google‘ın logosu karanlık, kasvetli bir hâl almış :) Lan dedim içimden yoksa Google‘da şaka mayetinde öğrencinin kara günü hesabı mı yapmış. Sonradan bunun perseid meteor yağmuru ile alakalı olduğunu gördüm, olduğum yerde yarıldım gülmekten. (Bu olayı merak edenler şurayı okuyabilirler.)

Bu arada kardeşim Anadolu Üniversitesi Porsuk Meslek Yüksekokulu Otomotiv Bölümü‘nü kazandı. Hayırlı olur inşallah.

Kalıcı Bağlantı 3 Yorum

Eskirock Çalışmaları

29/07/2009 at 21:20 (Deneyimler & Projeler) (, , , , , , , , )

Savaş Volkan Seval

Savaş Volkan Seval

Bir süre önce yeniden aktif hale getirdiğimiz Eskişehir Rock Topluluğu olarak, kanımca en iyi faliyetimizi gerçekleştirdik! Bilgi masası kurduk. Bundan önce yapılan Çorba Gecesi, Bira Gecesi vs’leri saymıyorum. Bu sene İzmir Foça’da düzenlenecek “Rock Tatili Zeytinli Rock Fest 2009” organizasyonu için bizim kampüste kantinde bir bilgilendirme standı açtık. Topluluğumuz adına yalnızca birkaç kişinin olması üzdü açıkçası. O yüzden öncelikle Savaş, Volkan ve kendimi hariç tutarak; benim bildiğim kadarıyla yanımızda duran tek üyemiz Morbidangel‘a çok teşekkürler. Eğer benim olmadığım anlarda yanımıza gelen, oturan üyelerimiz de varsa çok teşekkür ederim kendi adıma.

Festivalin tarihinin finallerden hemen önce olması ve açıkçası gidiş + dönüş 60 TL2yi insanların çok fazla bulması dolayısıyla, ki biraz haklılık payları var, masamıza ilgi çok azdı. Ama olsun, biz üzerimize düşeni yaptığımız için mutluyuz. En azından ben kendi adıma mutluyum. Bu iş için bir de afiş bastırmıştık, o güzel oldu mesela.

Bu işin bize kazandırdığı deneyim şu oldu: Artık stand açmak için ne yapmamız gerektiğini, okulda nereye başvurmak gerektiğini biliyoruz. Önce fakülte sekreterine gittik. Onlar bizi Rektörlük’te üniversitenin genel sekreterine yönlendirdiler. Biz işi bilmediğimiz için sıkıntı yaşadık ama bilmeyenler için; asacağınız poster afiş vb’ye sekreterin mühür basıp paraf atması gerekiyor. Ondan sonra okulun size göstereceği yerde, ki bu konuda da sıkıntı yaratmıyor Anadolu Üniversitesi, standınızı açabilirsiniz. Bu arada Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler biriminin bünyesinde meğer okulumuzda çalışan en hoş, en güzel bayanlar bulunuyormuş, onu keşfetttik. Zavallı Savaş konuşamadı o kadar! Volkan hala anlatıyor önüne gelene…

Bir aksilik olmazsa hafta sonu da Adalar’da bir masa açabiliriz. Gerekli izinleri alabilirsek tabiki de. Hadi bakalım eskirock ekibi; yolun açık olsun!

Afişimiz :)

Afişimiz :)

Kalıcı Bağlantı 1 Yorum

Proofhead Yeniden Basında!

13/05/2009 at 20:48 (Deneyimler & Projeler) (, , , , , , )

Biliyorsunuz, dün gece Anadolu Üniversitesi‘nin sitesinden bile önce 2009 Bahar Yürüyüşü haberini ben yazmış, fotoğrafları ilk ben yayınlamıştım. Bugün yerel basında Kırmızı 4‘ümüzden epey bir bahsedilmiş. Ee bu da beni ziyadesiyle mutlu etti. Eskişehir Anadolu Gazetesi ve Sakarya Gazetesi sağolsun bizim fotoğraflarımıza yer vermiş. Şimdi beklentimiz okulun kendi gazetesi Anadolu Haber‘de de çıkmak. Aşağıda gazetelerin haber küpürleri var. Tıklayın ve göz atın isterseniz.

Sakarya Gazetesi: İnternet sitelerinden okumak için tıklayın.

Büyütmek İçin Tıklayın.

Büyütmek İçin Tıklayın.

Anadolu Gazetesi: İnternet sitelerinden okumak için tıklayın.

Büyütmek İçin Tıklayın.

Büyütmek İçin Tıklayın.

Haberlerin hepsi yanlış ifadeler içeriyor. Birisi “Otobüs güzergahlarının değiştirilmesini istiyorlar” yazmış. Diğeri “Mimarlık Fakültesi” yazmış. Ama olsun. Niyet yeter. Ya işte böyle, Proofhead kardeşin böyle böyle gündeme ortak oluyor işte.

İLAVE: Şu sitelerde de bizden ve otobüsümüzden bahsediyor. Okuyun :)

İLAVE 2: Şu gazetede de bizden bahsetmiş:

Burç Gazetesi

Burç Gazetesi

Burç Gazetesi

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Eskişehirli Olup Anadolu Üniversitesi’ni Kazananlar

30/04/2009 at 21:58 (Deneyimler & Projeler) (, , , , , , , , , , , )

Az önce kurdum grubu Facebook‘ta. Lan aslında taa hazırlıktan beri hayalimizdi Taner, Ufuk ve benim. Dün Taner’le yemekhanede karşılaşıp, uzun süre sonra muhabbet etme fırsatı yakaladık. Birlikte yemek yedik falan. Sonra bilgisayar laboratuvarına gidip biraz FTP olayı üzerinde çalıştık. O esna da yine sözü geçince dedim artık kurayım şu grubu ya. Bilenler bilir okulumu çok sevdiğimi. Bunu çekinmeden de söylerim. Şimdi kurduğum bu grup ırkçı bir grup değildir :) Yani, Eskişehirli olmayan arkadaşları da beklerim destekçi olarak. (Volkan, Savaşalp :) ) Lan siyasete miyasete bulaşmadan eğlenceli bir oluşum yapalım. Ya zaten öyle onlarca üyesi olacağını falan da sanmıyorum. Zaten aşağı yukarı herkes bir birini tanıyacağı için güzel muhabbet olacağını sanıyorum. Haa, Orbay bunu okuyorsan hemen üye ol abi. Bu arada sevgili okurum, daha önce de takip ettiysen bu isim yabancı gelmeyecek sana: Orbay var bizim sınıfta. Kendine bir süre önce Spring araba almıştı. Araba iyi, temiz, tüplü falan. Okula bununla gidip geliyor Orbay. Ama ne şanssa bir türlü işime yaradığında bana denk gelmiyordu herif. Neyse, geçen çarşamba günü ilk defa, hem de çok sıkışık olduğum bir anda sağolsun aldı beni kampüsten aldı; tam da istediğim yere bıraktı. Çok kral çocuk. Yazayım dedim bende. Yolda Dire Straits dinledik. Haa, Seval’de vardı lan.

Neyse, bir başlıkta iki hatta üç konuyu iç ettim, anlattım yine :) Grubun linkini aşağıda bulabilirsiniz. Bu arada, yakında yeni eklemeler geliyor bloga. Güzel olacak inşallah. Amin.

ESKİŞEHİRLİ OLUP ANADOLU ÜNİVERSİTESİ’Nİ KAZANANLAR

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Büyükerşen Ahlaksız, Peki ATV ?

24/03/2009 at 21:47 (Bakış Açılarım) (, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , )

Büyükerşen vs ATV

Büyükerşen vs ATV

Şahsen bir Yılmaz Büyükerşen hayranı olduğumu söyleyerek başlıyorum yazıma. Onun partisi, savunduğu siyasi görüş falan umrumda değil. Ben, gözümün gördüğü, Eskişehir’de yaşadığımız değişimin mimarı olduğu için; okuduğum Anadolu Üniversitesi’ni gerçek bir üniversite yaptığı için kendisine hayranım. Baştan söyleyeyim, ben bu yazıyı yazmakla herhangi bir gelir elde etmeyeceğim. Bu yazımla herhangi bir siyasi kurum ya da kuruluşa destek vermek de istemiyorum. Aynı şekilde bu yazımda hiçbir kuruluşu karalamak da istemiyorum. Ben sadece gördüğümü yazıyorum. Yorum yaparken lütfen bunu göz önünde bulundurun; küfür etmeyin, üzmeyin beni.

Bu yazımda, sadece ATV kanalının dün akşamki (23 Mart 2009) Ana Haber Bülteni’nde Yılmaz Büyükerşen’e yaptığı haksızlıktan bahsedeceğim. Bunu da tamamen tarafsız ve kendi gördüğüm, şahit olduğum gerçeklerle destekleyeceğim. Dün ana haber bülteninin haber kesitlerinde “Yılmaz Büyükerşen Neyi İtiraf Etti? Yaptığı Resmen Suç Olan Yılmaz Büyükerşen Kendini Nasıl Savundu? Az Sonra” diye bir kısım görünce, ekrana kilitlendim. Neyse, söz konusu haber çıktı. Doğru mu yanlış mı bilemem, Yılmaz Hoca belediyenin bazı işlerini belirli bir reklam şirketine yaptırıyormuş ve bu reklam şirketinde onun da hisseleri varmış falan filan. Olayın haber boyutuna pek girmek istemiyorum. İnternetten bulabilir, okuyabilirsiniz. Ancak ATV haber nedense Yılmaz Hoca’yı anlatırken o kadar düşmanca ifadelerle konuşuyor, Yılmaz Hoca’ya öyle ithamlarda bulunuyordu ki gerçekten inanamadım. Yılmaz Hoca suçludur ya da değildir, bunu bilemem. Buna karar veremem, olay mahkemede çözülür. Adalet karar verir, ama ATV’ nin yaptığında ben kendi kanaatimce taraflı bir habercilik gördüm. Haberde kullanılan ve aklımda kalan birkaç alıntı; “Eskişehir’de Büyükerşen İmparatorluğu”, “İletişim yeteneğini kullanarak Eskişehir’in Avrupa reklamını yapan”, “Açıkça yalan söylüyor”, “Kötü laflarını ATV haber olarak iade ediyoruz”, “Şıracının şahidi bozacı”, “Yaptığı ahlaksızlıktır” ve aklıma gelmeyen onlarca anlatım. Yani spikerin haberi anlattığından bariz Yılmaz Hoca’ya karşı bir öfke ile hareket edildiği çıkarılıyordur. İzleyenleriniz varsa anımsayacak, “Evet ya hakikaten” diyeceklerdir.

Şimdi gelelim Yılmaz Hoca’ya “AHLAKSIZ” diyen ATV haberin benim gözüme batan çıkıntılarına. Bir kere haberin seçime bir hafta kala çıkması bana biraz garip geldi. Madem tarafsız habercilik, araştırmacı habercilik diyorsunuz neden bunu daha önce farkedemediniz? Ha, elimizde belge yoktu diyorsunuz. Seçime bir hafta kala o kadar belgeler nereden temin edildi peki? Şey, biz kendimiz bulduk. Bu ülkede herkes, şirketlerin hesaplarını, belediye hesaplarını elini kolunu sallayıp bulabiliyor mu? Acaba bunda başka birilerinin parmağı olamaz mı? Haberde şahit gösterdiğiniz o kişi kimdi? “Açıkça suç” diyordu o şahıs bu olanlar için. Neden o kişinin görüntüsünün altına “AKP Eskişehir Tepebaşı Belediye Başkan Adayı” diye yazılmadı? Hadi madem yazmadınız, bu kişi neden bir şeyleri ispat etmeye çalışıyor? Avukat mı hukukçu mu? Hayır, İnşaat Mühendisi. Ve asıl soru neden sadece AKP adayı? Neden MHP adayı değil, DP adayı değil, CHP adayı değil de AKP adayı şahit gösteriliyor? Acaba bunun tam da bir hafta önce aynı kanalda yayınlanan Adaylar Anlatıyor adlı programınıza “AKP Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı“nın katılımı ile bir ilgisi olabilir mi? Bu arada, o haberin çıktığı gün “bedava” olarak Sabah gazetesi dağıtıldığını ve bunu bizzat bedava olarak alan bir arkadaşım olduğunu söyleyeyim mi? Yok söylemeyeceğim:) Ve süpriz: Gazetenin o günkü sayısında bu haber yer alıyordu.

Bence ortada bariz bir taraflılık var. Yılmaz Hoca’nın kendini savunurken söylediği gibi taraflı bir medya var. Ve ben elini vicdanına koyma taraftarıyım. Yılmaz Hoca kendi zimmetine para geçirdi veya geçirmedi bilemem. Ama yapmayın yahu, bu adam Eskişehir için kendi cebinden kaç para harcamıştır acaba? Bu yeni başlanan Gar projesinin planını yıllar önce kendi cebinden para verip çizdirmedi mi bu adam? Neden kimse o zaman çıkıp itiraz etmedi?

Sözün kısası ortada bir yanlışlık, bir taraflılık var. Bence kurumlar, insanlar, başkalarına çamur atarken, haklı ya da haksız olarak, kendilerine bir dönüp bakmalılar bu çamur onlara ne kadar bulaşmış diye. Valla ne olursa olsun, ben Yılmaz Hoca’yı hala seviyorum. Dediğim gibi hangi partiymiş, hangi görüşmüş umrumda da değil. Ben vatandaş olarak hizmet istiyorum. Bunu da yapacağına inanıyorum.

NOT: Bu yazıyı kaynak göstermek kaydıyla kullanabilirsiniz; ancak yazının tamamını kullanmak zorundasınız. Satır aralarını kullanmayınız. Bu yazı bir bütün olarak birşeyler ifade etmektedir :) Lan bu arada cidden bak, ben Yılmaz Büyükerşen’in adamı falan değilim :)

Facebook’ta Paylaş

Kalıcı Bağlantı 3 Yorum

Proofhead Basında!

20/02/2009 at 12:12 (Deneyimler & Projeler) (, , , , , , , , , , , )

Takip eden okurum bilir benim hava kirliliği projesini. Projede, sunum yaptığımız okula Anadolu Üniversitesi televizyonu TVA gelip çekim yapmıştı. İşte o çekimler yayınladı. Günlük haber kuşağında yayınlanan haberler de benim, Alper’in ve Selma’nın gittiği okul olan Ülkü ilköğretimn okulunda benimle yaptıkları röportajdan bahsediyorlar. Projeyi anlatıyorlar ve röportajımın küçük bir kısmını da veriyorlar. Lan insanın kendini TV’de izlemesi ilginç bir duygu. Tamam öyle çok t.şş.klı bir kanal değil ama olsun lan :) Ve bununla da bitmedi sevgili okulum. Bu haberin ardından önce okumuzun e-gazetesine sonra da okulun haftalık gazetesine çıktık. Süper lan :) E – gazatesinde benden “Çiftçi” diye bahsediyor ve altını çiziyorum orada.

E – Gazete linki: http://e-gazete.anadolu.edu.tr/ayrinti.php?no=7353 Orada resimde ayaktaki benim işte :)

Okulun Gazetesi (Anadolu Haber) Tam gazete: PDF Formatında

Okulun Gazetesi (Anadolu Haber) Bizim olduğumuz sayfa: JPEG Formatında

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın