Metal Invasion II

19/10/2009 at 22:53 (Konser & Festival Mevzuları) (, , , , , , , , , , , , , )

Metal Invasion II

Metal Invasion II

Bir insan tek günlük bir festivale neler bekleyerek gider? Elbetteki bu sorunun cevabı sahne alacak gruplarda gizlidir. Elbette ki o gece tanıdığınız bir grup vardır ve onu izlemeye ve yanında da diğerlerinin deyim yerindeyse tadına bakmaya gidersiniz. İşte bu gece benim için tadına bakmak şöyle dursun, tıka basa doyduğum bir gece olarak geçti. Hayal Kahvesi‘de buna şahit oldu.

Witness

Witness

Konserler tam da olması gerektiği gibi 6′da başladı. Önceki pek çok deneyimiz sonucu biz en erken 7′de başlar diye beklerken tam da saatinde başlaması güzel oldu. Ancak mekanın boşluğu gözden kaçmadı. İlk olarak Bursa’dan pek çoğumuzun tanıdığı trash metal grubu Witness çıktı. Grup, kendilerini evsahibi olarak hissettikleri için açılışı yaptıklarını söylediler. Witness’ın performansı çok iyiydi. Kendi şarkılarını çaldılar. Gecenin ilk grubu olmalarının tek kötü yönü, insanların azlığından dolayı ister istemez önlerin boş kalmasıydı. Bu arada yine kendi fikrim olarak söylüyorum, Witness’in davulcusu Ömer çok iyiydi. Özetle, Witness sahnedeyken ilginin biraz az olması sebebiyle bence hakettiği değeri göremedi. Helal olsun hepsine.

Serkan Abi

Serkan Abi

Witness Ömer

Witness Ömer

Akhuilon

A'khuilon

Gecenin ikinci grubu Eskişehirli melodik death metal grubu A’khuilon‘du. Grubun yanılmıyorsam ilk performansıydı. (Yanılıyormuşum, yorumlara bakınız.) Grup harika coverlar çaldı. Ama gecenin beni kahreden olayını da yaptılar. Dark Tranquillity‘nin Focus Shift‘ini çaldılar. Peki ben o esnada neredeydim? Arkada tuvalette Witness davulcusu Ömer ile konuşuyordum. Şarkının sonuna yetiştim. Çok bağırdım bir daha çalın diye ama çalmadılar. Canları sağolsun, daha çok izleriz diyorum.

Prime Object

Prime Object

Vee işte en başta dediğim şekilde, konsere gelme sebebim olan gruba sıra geldi. Aslında bu grubu tanıyalı belki bir hafta olmuyordur. Tamamen şans eseri dinlediğim 4 parçasının mükemmelliği ve sonrasında Eskişehir’e gelecek olmalarını duymam bu konsere gelme sebebimi sağlamlaştırdı:) Evet, üçüncü olarak sahneye İzmirli melodik death metal grubu Prime Object çıktı.

Prime Object Sedat

Prime Object Sedat

Grubun özellikle bayan vokal ve syntheiser altyapıları ile güçlendirip çeşitlendirdikleri müzikleri benim tam da hastası olduğum tarzın kendisidir. Melodileri bana Dark Tranquillity’i anımsatsa da grup üyelerinin In Flames‘i sevdiklerini öğrendiğim de ise epey bir mutlu olduğumu söyleyebilirim. Grup eğer hafızam ve müzik bilgim beni yanıltmıyorsa kendi parçalarınından oluşan bir set çaldılar. Bazı yerlerde mekandaki ses sisteminden dolayı bayan vokali duymakta zorlansak da, tamamı harika bir performanstı. Beklediğimden çok çok yukarıda çıkmıştı. Bu grupla ilgili bir diğer ilginç nokta davulcuları ve vokalistlerinin yeni olması. Davulcuları

Prime Object

Prime Object

Sedat, çok genç olmasına karşın 10 numara çaldı. Bu arada unutmadan söyleyeyim, gecede çalan davulcuların çoğu kendi yaşıtlarımdı. Yani 25 yaş altı :) Süper, bizim jenerasyon geliyor gümbür gümbür :) Prime Object o ana kadar ki en coşturan grup oldu. Evet, bunu rahatlıkla söyleyebilirim. (Lan hatta aklıma ilk etapta aklıma gelmese de çok kral birşey daha yaptılar, okumaya devam edin.)

UNdertakers

UNdertakers

Gecenin dördüncü grubu İstanbulluUndertakers oldu. Grubun vokalistini arkada maske takarken gördüm. Heyacan olsun biraz, diyerek beni güldürmeyi başarınca boynum iyiden iyiye ağrımaya başlamasına rağmen yine sahnenin önüne geçtim. Undertakers yıktı! Deyim yerindeyse hatta evet yerinde, Undertakers sahneyi yıktı! Vokalleri Arsen aşağı indi, ‘kafa salladı‘ seyircilerle :) Undertakers, süprizi sonda yaptı ve ne çaldı? Redneck

Undertakers uçuyor

Undertakers uçuyor

çaldı! Evet yaptılar bunu. (Hayır yapmamışlar, Redneck’i Prime Object çalmış, yorumlara bakınız. Bende oluyor böyle geçici hafıza kayıpları olsun lan :) ) Gerçi kimse Wall-Of-Death yap(a)madı ama olsun lan süperdi yinede. Undertakers’le ilgili bir not daha, davulcuları o kadar rahat, o kadar kasmadan çalıyordu ki cidden sinir oldum. Ulan insan hiç mi zorlanmaz be :)

Seyirci!

Seyirci!

Undertakers Arsen

Undertakers Arsen

Kene

Kene

Gecenin son grubu yine Eskişehirli Kene grubuydu. Grup bence gecenin en eğlendiren grubu oldu. Bassçılarının çalarken ki hareketleri, hatta bir şarkıda beni yaran vokali, vokalistlerinin çok iyi performansı ve şu an hatırlayamadığım çok harika bir şarkıları sebebiyle Kene iyiydi. Boynum ve belim ağrıdığından dolayı gruba gerilerden eşlik etsem de gruba önlerden çok fazla sayıda insan katıldı.

Kene

Kene

Kene

Kene

Ve gece saat 23:30′da bitti. Bu da güzel oldu, izlemeye gelenler her grubu dinlemiş oldu.

Organizasyonun en byük eksiği tanıtımın az yapılmış olmasıydı. Çünkü ben eminim ki zamanı ve fiyatı ile çok cazip bir etkinlikti ve herkes gelebilirdi. Gecenin en büyük ayıbı ise Hayal Kahvesi’nce yapıldı. Kene grubu sahnedeyken ve insanlar sahnenin önünde pogo yaparken mekanın sahipleri oradaki insanları hiçe sayarak sahne önüne masalar yerleştirdiler ve masaların üzerine rezerve yazıları koydular. Bunu grup sahnedeyken yapmaları ayıptan başka bir şey değildir. Acaba aynı şeyi bir Gökhan Özen konserinde de yaparlar mı diye aklımdan geçirmedim değil. Kene grubu sahneden indiğinde bizde toparlanmaya başladık. Bu esnada mekan görevlilerinin arkadaşlar boşaltın hadi club başlayacak uyarısı ile alelacele çıkmak zorunda kaldık. Hayal Kahvesi’ne önceden acırdım da yok abi haklıymış insanlar.

Gecenin benim açımdan güzel yanları; pek çok insan ve grupla tanıştım. Hiç hesapta yokken uzun süredir görmeyi istediğim İlkim Oulanem ile tanıştım. Witness ve Prime Object grubu üyeleri ile samimi sohbetler yaptık. Bu insanlarla aynı şeylerden dert yakındığımızı görmek beni mutlu etti :) Ha, şunu unutmadan söyleyeyim, çıkan tüm grupların üyeleriyle gayet samimi muhabbetler edebildik Volkan’la. Volkan bir de Pantera t-shirt’ü yakaladı:) Bende her gruptan gecenin hatırasına pena aldım. Koleksiyonum baya genişledi.

Gecenin üzücü bir olayı Witness’dan Serkan Abi’nin fotoğraf makinesinin çalınmasıydı. Çok üzüldüm.

Eskişehir’de giderek artan bu tip etkinlikler metal müzik severler için tanışma ve buluşma imkanları sunuyor. Eskişehir, giderek öne çıkıyor. Yazıyı Prime Object gitaristinin beni epey bir gaza getiren şu sözü ile bitireyim:

Eskişehir, Türkiye’nin Gotenburg’u!” (anlayana :) )

Grupların Myspace adresleri:

Witnesshttp://www.myspace.com/witnessthrashmetal

A’khuilonhttp://www.myspace.com/akhuilonband

Prime Objecthttp://www.myspace.com/primeobject

Undertakershttp://www.myspace.com/undertakers_tr

Kenehttp://www.myspace.com/keneband

Kalıcı Bağlantı 7 Yorum

Yine, Yeni, Yeniden Bursa’dayım!

28/07/2009 at 20:01 (Gezdim Gördüm Yazdım) (, , , , )

Evet, yine şok bir kararla son dakikada Bursa’ya gittim. Ancak bu sefer yalnız değildim, ailecek gittik bizim arabayla. Planımız, tercih zamanı yaklaşan kardeşimi bir süredir bulunduğu Bursa’dan dayımın yanından alıp eve getirmekti. Hem bu sayede annemler kuzenin yeni doğmuş kızını ve dayımgili de göreceklerdi. Süper olacaktı yani. Oldu da :) Cumartesi akşama doğru Bursa sınırlarına girdik. Bu arada şunu da ek bilgi vereyim, meğer cumartesi günü 2009′un en sıcak günüymüş :) Bursa’da dayımlar her zamanki geleneklerini bozmadan bizi yine planladığımızdan bir gün sonra dönmeye ikna ettiler. Dayımın bu yeteneği beni oldum olası büyülemiştir zaten :) Cumartesiden pazartesiye süper bir ziyaret oldu. Kuzenimle önceki Bursa ziyaretimde gittiğimiz, ancak tadına bir türlü doyamadığım Saklıkent‘te tekrar gittik. Her neyse sevgili okur, işte bu iki günlük ziyaret sebebi ile blogtan epeydir uzak kaldım. Bir de bir önceki yazımda 3. sıradaki yorumu yapan herif cidden beni acı acı düşündürdü. Yani benim anlatmak istediğim şeyin o kadar dışında bir tepki vermiş ki şaşırdım kaldım lan. Neyse, öyle işte.

Farkettim ki bu Bursa’yı seviyorum arkadaş. Eskişehir’den sonra en çok Bursa’yı seviyorum hatta :) Kuzenimin küçük kızı Sude’yi buradan öpüyorum çok içimden geldi.

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Şok Bursa Ziyareti!

12/07/2009 at 13:02 (Gezdim Gördüm Yazdım) (, , , , , , , )

Hayatımda verdiğim en acil kararlardan birisi oldu bu. Cuma gecesi saat 22:05′te bilgisayar başında otururken Bursa’dan kuzenim aradı. Telefonu kapattığımda Bursa‘ya gitmeye ikna olmuştum. Hemen hazırlanıp evden çıktım ve 23:00′teki Kamil Koç Bursa arabasına 22:59:50′de biletimi aldım, 15 liraya. Tam 10 saniye kala :) Otobüs yaklaşık 2 saat 25 dakikaya Bursa’ya gitti. Kuzenim Ferhat ve eşi sağolsunlar gece saat 2′ye yaklaşırken beni almaya geldiler.

Gecenin bu köründe gitmiş olmam zaten yeteri kadar ilginçti. Yolda bir de Vodafone‘da çalışan bir baz istasyonu teknisyeni ile tanıştım, Enes. Bu yüzden yol o kadar da uzun gelmedi. Enes’in iddiasına göre baz istasyonları insana bizim bildiğimiz kadar zarar vermiyormuş. Zira zaten yüksekte oldukları için insanları görmüyormuş. Dolayısıyla parklarda vs olmasının bire sakıncası yokmuş. Ancak şöyle bir şeyde ekledi, ne kadar doğrudur bilemem tabi, bu baz istasyonlarının kullandığı çanağın önünde çiğ eti 15 dakika tutmak eti pişiriyormuş. Aklım karıştı tabiki. Ama gece gece kafa yormadım.

Sabah ilk iş olarak kuzenimin, yeni doğan kızının vermiş olduğu babalık gazıyla açtığı fabrikaya gittik. Kuzen küçük bir tekstil atölyesi ile işe başladı. Şimdi biraz da riske girip en yakın arkadaşıyla ortaklaşa bu fabrikayı açmışlar. Valla gittim gördüm mekan güzel. İnşallah hayırlı olur.

Süper oldu valla :)

Süper oldu valla :)

Şimdi geliyoruz ziyaretim benimle ilgili kısmına. Uzun süredir kafamda bir kamuflaj alıp bunu hem kapri hem de pantolon olarak kullanma fikri vardı. İşte bu isteğime Bursa’da nail oldum :) Eskişehir’de Esnaf Sarayı‘ndan 25 liraya aldığım pantolonu kuzenimle çalışan bir tekstil ustasının yardımıyla çok amaçlı bir hale dönüştürdüm. Hatta bu yazıyı yazarken de o kapri hala üzerimde. Gerçi şimdi çıkarıp fotoğrafını çekeceğim buraya koymak için.

Kamuflaj işini halletikten sonra abimin birlikte iş yaptığı bir bayana gittik. Bu bayan nakış işi ile uğraşıyor ve askeriyeye rütbe dikiyor. Deposuna girdiğimde çıldırmak üzereydim! Yer gök kamuflaj kumaşları kaynıyordu :D Özel ilgimden bahsedince sağolsun aşağı yukarı her renkten bir parça verdi. Ayrıca bir toptan da bir pantolon çıkacak kadar kesti verdi. İhya oldum Allah canımı alsın ki! Bizim dükkana dönene kadar dua ettim lan hayrına valla bak.

Öğlenden sonra Kestel ilçesinin ücra bir köyüne gittik. Köyde kimse yoktu lan! Orada bir adamla bazı resmi işleri (imza, kontrat vs) halletti kuzenim. Daha sonra o dağ yolundan sallana sallana, mahvolarak, suyumuz sıkılarak geri döndük Bursa’ya. Akşamı da bu yorgunluk sardı valla. Gece erkenden uyudum. Sabahına da saat 08:00′de bindim geldim güzel Eskişehir’ime :) Oh be! Akşama da Chaos Fest 4‘te gideceğim Savaş’la :) Aha bu da biletim:

Chaos Fest IV - Death Metal

Chaos Fest IV - Death Metal

Kalıcı Bağlantı 2 Yorum

DVD Rafı Aldım

21/06/2009 at 14:54 (Bit Pazarı) (, , , , , , , , , , )

Blogumda Bursa gezimin etkileri hala sürüyor!

Rafın Dörtte Biri

Rafın Dörtte Biri

Yakın çevrem benim DVD ve CD arşivcisi olduğumu bilirler. Hatta pek çok kimse beni bu yönümle tanımıştır. Böyle olunca artık evimdeki CD ve DVD’ler aşıp coşmaya, hatta taşmaya başlamıştı. Bursa’dayken Öner abimle birlikte IKEA‘ya gittik. IKEA, ev dizaynı ve dekorasyonu üzerine bir mağaza. Aklınıza KOÇTAŞ gelmiştir muhtemelen. KOÇTAŞ’tan farklı olarak mobilya ağırlıklı bir mağaza burası. Samimi söylüyorum, IKEA’nın Bursa şubesi, şimdiye dek gördüğüm en büyük mağazalardan birisi. Kuzenimle burada gezmeye, mobilyaları, ofis çözümlerini incelemeye başladık. Özellikle IKEA konseptiyle oluşturulmuş 22 m², 35 m² ve 55 m²’lik ev dizaynlarına epey ilgi gösterdik. Bunlardan 35 m²’lik benim acayip hoşuma gitti. Düşünsenize 35 m²’lik bir kutuda 4 oda var. Ve herşey o kadar mükemmel tasarlanmış ki hiç bir eksik yok, artılar var. Tam bana göre diye geçirdim içimden.

Her neyse, geleyim bu yazıyı yazma sebebime. Lan uzun süredir aklımda benim tüm DVD’leri, CD’leri alacak işlevsel bir raf alma fikri vardı. IKEA’da tam da aradığımı buldum. 20 cm genişlik ve derinliğinde, 2 metre yüksekliğinde bir CD&DVD rafı. Her bir bölmesinin yüksekliği ayarlanabiliyor üstelik. Ancak fiyatı 60 liraydı. Pahalı geldi. Biraz daha dolaştım. Aynı modelin değişik renklisi (siyah üzerine beyaz dantel desenli :) ) 30 liraydı. Kuzene dedim, Abi 10 lira ver alayım bunu ben. Sağolsun verdi ve aldım bende. Malum bu tip yerlerde aldığınız mobilyalar portatif oluyor. Bir kutuda kolumun altında eve getirdim. Bursa’dan Eskişehir’e getirirken birazcık sıkıntı oldu gerçi. Otogara giderken taksinin camlarını açıp ön camdan ve arka camdan kollarımızı dışarı uzatıp tutmak suretiyle taşıdık dayımla. Eve geldiğimde oturup kurdum, güzel de oldu.

Bu arada IKEA’nın gittiğimiz mağazasında bizi şoke eden bir kampanya vardı be. İki adet sosisli + sınırsız içecek yalnızca 1.5 lira! Şaka mı lan dedim, yok değilmiş. Kuzenle 6 tane sosisli aldık 4.5 liraya. İçecek sınırsız ya, 3′er bardak ta kola içtik. Gerçi ben son aldığım sprite’ı içemedim ama olsun. Yolu düşen herkese tavsiye ederim.

Merak edenler için aldığım mal bu: http://www.scribd.com/doc/10302023/IKEA-Benno-2009

Kalıcı Bağlantı 2 Yorum

Bursa Çıkarması

20/06/2009 at 21:03 (Gezdim Gördüm Yazdım) (, , , , , , , , , )

Bu yaz ki 7 günlük tatilimin 4 gününü Bursa’da oturan dayımlarla geçirmek istediğimden dolayı geçtiğimiz salı günü Bursa’ya gittim. Takip eden okur zaten hatırlayacaktır.

Bu sefer ki Bursa gezim diğerlerine oranla daha bir dolu geçti be:) Aileye yeni bir birey daha katıldı :) Kuzenimin bir kızı oldu, adı Sude Gül. 4 günlük ziyaretimin büyük kısmı Sude Gül’ü sevmek ve izlemekle geçti. Daha 5 günlük bir bebeği öpmek pek doğru olmayacağından uzaktan uzağa dakikalarca izlemek yeterli geliyor. Kuzenin dükkanına bir de ses sistemi yaptım. Lan altından kalkamam falan dedim ama yaptım be. İyi de oldu hani. Artık geleneğe dönüştüğünden “Hadi Mesut hazır geldin, bir de format atıver benim makineye” dedi. Ben de uzun süredir denemek istediğim özel bir Windows XP sürümünü kurdum. Birkaç hata dışında iyi yapmış elemanlar.

2003te 596 yaşındaymış.

2003'te 596 yaşındaymış.

3. günün akşamı kuzen ve arkadaşları ile Tarihi Çınaraltı diye bilinen bir yere gittik. Burada ki 600 yaşındaki çınar ağacının altında çay içtik. Ağaç devasa! Uzun süre acaba bu ağacın kökü cehenneme uzanmış mıdır diye geyik yaptık. Benim kuzen, acaba bunun bir dalından kaç tane kürdan çıkar diye derin(!) hesaplara girince kalktık :) Bu arada burada çayı demlikle getiriyorlar, o süper bak. Bir demlik 7 TL. Yüksekçe bir yer olduğu için püfür püfür valla. İnsan keyif alıyor.

Dalların kalınlığı ortalama bir ağaca eşit

Dalların kalınlığı ortalama bir ağaca eşit

Cidden kalın bir ağaç

Cidden kalın bir ağaç

Baya kalın...

Baya kalın...

Detaylı bilgi yazıyor ama okunmuyor

Detaylı bilgi yazıyor ama okunmuyor

Ben - Kuzenim - İsmail Abi

Ben - Kuzenim - İsmail Abi

Daha sonra Uludağ’a biraz daha tırmanıp araçla “Saklıkent Kafe” diye acayip

Armutlar ve üzerine oturdukları

Armutlar ve üzerine oturdukları :)

yüksekte ama acayip te havalı bir mekana gittik. Çimlerin üzerinde armutlarda oturuyorsunuz. Bursa aşağıda uzanıyor. Hava estiği için garsonlar çaydan önce battaniye veriyor :) Burada da birer çay içtik. Yalnız ben çayı döktüğümden pek birşey anlamadım, o kötü oldu.

Yüksek çözünürlük Bursa manzarası

Yüksek çözünürlük Bursa manzarası

Yüksek çözünürlük Proofhead manzarası

Yüksek çözünürlük Proofhead manzarası

Günbatımı

Günbatımı

Dağ havası inanılmazdı. O gece bebek falan da ağlamış ama öyle bir uyumuşuz ki kuzenle ikimizde duymamışız. Bursa’ya bir sonraki gidişimde de kesin gideceğim her iki mekana da. Sizinde yolunuz düşerse uğrayın.

Daha sonra son gece de ayıptır söylemesi dayımların yeni evin terasında bir mangal yaktık. O da süper eğlenceli oldu. Bu sabah ta erkenden çıktım geldim Eskişehir’e.

NOT: Şimdi Alper’den mesaj geldi Bursa’da neden beni aramadın, ayıp ettin diye. Brocuğum Allah belamı versin ki vakit olmadı kardeşim. Burada yazdığım gün hariç Panayır’da kaldım hep. Bebeğin yeni doğmasından ve kuzenimin de işte olmasından dolayı evde bulunmam gerekti hep.

Kalıcı Bağlantı 2 Yorum

Finallerin Sonu ve Bu Yaz İçin Planlarım

16/06/2009 at 10:14 (Kategorisiz, Öylesine) (, , , , , , , , , , , )

Malum finaller biteli epey oldu. Geçen dönemlere göre bu finallerin pek parlak geçtiğini söyleyemem :( Lineer Cebir finalinden 19 alarak bir anlamda kalmayı garantiledim. Ekoloji ve Çevre Mikrobiyoloji finallerim aynı (60) geldi. Bu derslerim de BA düştü. Statik Mukavemet dersine gelince, haa bak süper oldu bu ders. Malum ilk vizesi sıfır geldi. 2. vizeden 60 aldım. Vee finalden de 70′i koyunca ödevlerle falan ortalama 51 geldi :) Bu da muhtemelen CC olur. N’olur olsun lan :) Çevre Kimyası Laboratuvarı finalinden 95 alarak hayatımda ikinci defa çancı oldum. Çok kişi bana sövse de bu dersim AA geldi. Şimdi durum böyle.

Bu yaz benim için dopdolu geçecek. Birazdan Bursa’ya gideceğim. Cuma günü Bursa’dan gelirim inşallah. Eğer bir sakatlık olmazsa da sonraki pazartesi Ankara’ya gidiyorum 1 haftalığına süper bir olay için. Eğer gidersem zaten yazarım buraya merak etme sevgili okur. Ankara’dan 29 Haziran’da dönüyorum veee YAZ OKULU! Bir buçuk ay kadar yaz okuluna gideceğim. Bir aksilik olmazsa başımın belası Calculus I ve Fizik II alıp vereyim artık diyorum. Yaz okulunun bittiği hafta benim için tatil başlamıyor :( Staj başlıyor! Evet, taa ki okulun açılacağı haftaya kadar aralıksız staja gidiyorum. Anlayacağınız bu yaz tatil matil yok bana. Kısmet lan n’apalım. İnşallah herşey yolunda gider de değer bu kadar koşuşturmacaya. Amin.

Neyse şimdi ben hazırlanayım, birazdan Bursa’ya doğru yola çıkacağım.

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Çok Pahalı Be!

07/03/2009 at 19:48 (Bit Pazarı) (, , , , , )

Aras Kargo

Bugün Aras Kargo ile iki paket yolladım. Birisi 10 kg ağırlığında bir koli. İstanbul’a yolladım. Lan 18,5 lira tuttu be. Diğeri de benim Bursa’daki kuzen için bastırdığım 350 adet kartvizitti. Bunu da Bursa’ya 9 liraya yolladım. Lan hadi koli neyse de, sizce ufak bir poşet için9 lira çok fazla değil mi? Ne biliyim. Ben böyle düşündüm yani. Neyse, kargoya 30 lira vermek epey koydu bana, hayırlısı.

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Bursa’dan Geldim

20/02/2009 at 12:30 (Gezdim Gördüm Yazdım) (, , , , , , , , )

Az önce odaya girdim ve hemen yazıma başlıyorum. Güzel bir tatil oldu. Tabii, birkaç can sıkıcı olay da olmadı değil hani. Başlıklar halinde anlatmak daha keyifli olur herhalde;
:: Otobüste Önümde Sevişen Çift: Lan giderken oldu bu! Mezitler diye bir yer var. Baya baya öpüşmeye başladılar. Muhtemelen herif öpüşmektende fazlasını yapıyordu da ben görmedim. O değil, kızla göz göze geldik!

:: Kuzenimin Satışı ve Bursa Keşifleri: Sözde bana sinirlenen kuzenim tarafından Bursa’nın göbeğinde terkedildim! Bende Alper’i aradım; akşama kadar takıldık, eğlendik. Baya da süper oldu. Sonra gece dayımlara geçmem gerekti. Bu sayede bu metro olayını falan epey bir çözdüm :) Kolaymış yani. Haa bak lan unutuyordum, Alper’e bir teşekkür borcum var. Uzun bir süre sonra midye yedim sayesinde :)

:: Hasta Oldum!:
Olacağı buydu, hasta da oldum! Bir gün yattım. Önce kuzenin dikim atölyesinde kumaş tozundan hapşırmaya başladım. Ertesi gün acayip bir kırgınlık ve baş ağrısı ile uyandım. Şansa bak.

Kalıcı Bağlantı 2 Yorum

Proofhead Bursa Yolunda

20/02/2009 at 12:28 (Gezdim Gördüm Yazdım) (, , , )

Lan daha dün Sivrihisar’dan geldim. Bu sefer de rotayı Bursa’ya çevirdik :) Hadi bakalım. Muhtemelen yarına kadar ölmeyeceğimden yarın öğlene kadar Bursa arabasına binmiş olmayı ümit ediyorum. Hadi bakalım. Eğer denk gelirse daha önce de binmiş olduğum Kamil Koç’un RaHat arabalarına bineceğim. Bu sefer 20 yıllık geleneği bozup önce amcamlara gideceğim. Eğer planlarımız tutarsa kuzenim garajdan alacak beni; bakalım neler olacak. Lan o değilde bir yerden çok komik bir de tehdit geldi. Dur bakalım sonu ne olacak, merakla ve korkarak (!) bekliyorum :) Bursa’daki diğer kuzenim, abim Ferhat ta yeni bir iş yeri açtı. Ona sözüm vardı logo için. Şimdi bir yandan da onunla uğraşıyorum. Bu arada ders seçimleri yaklaşıyor; inan daha ne yapacağım, ne seçeceğim bilmiyorum. Hadi bakalım hayırlısı diyelim. Neyse, Bursa’da olduğum süre içerisinde internet bağlantısı bulamayacağım gibi geliyor. O yüzden ben ortalama bir hafta kadar uzaklaşmış olacağım. O zamana kadar kendinize iyi bakın ;)

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Mutlu Haberler

18/02/2009 at 21:24 (O An Yaşananlar) (, , , , , , )

Flash Belleğimi Buldum
“Küfür Ettim Çünkü” kısmından kaybettim diye ilan ettiğim flash belleğimi buldum lan :) Meğer eşofmanımın cebindeymiş. Tabi üzerimden çıkarıp direkt dolaba attığımdan bulamamışım. Annem buldu ve bana acayip bir süpriz yaptı. Lan altı üstü 1 GB lık Kingston marka bir bellek ama ne biliyim işte aramızda hoş bir bağ var :)

Hayatımda İlk Defa Çancı Oldum
Sevgili okur; bu sayfalardan defalarca şu kardeşinin başarısızlık hikayelerini okudun (Calculus mesela). Ama bu sefer bu kardeşin ne yaptı? Üç yıllık yüksek öğrenim hayatında ilk defa çancı oldu. Hemde 96 ile! Lan TBT de dediğimiz “Temel Bilgi Teknolojileri” dersinin (ders İngilizce ama tam adını hatırlamıyorum şimdi) ilk vizesinden aldım bu notu. Şimdi kızma, 100 bekliyordum ama kısmet değilmiş. Olsun lan, her ne kadr şimdi sınıf bana sövüyorsa da, ben mutluyum. Bu duyguyu ilk kez yaşadım hayatımda :)

Bursa’ya Gittim
30 YT’ye patladı yol ama değdi :) Bu Kamil Koç’un “RaHat” arabalarıyla gidip geldik. Alper ile birlikte gittik. Arabalar cidden çok rahat. Kuzenimin yanına gittim. Ayıptır söylemesi kendisi bir tekstil atölyesi açtı. Onu bir ziyaret ettim hem de kafamı dağıttım iki günlüğüne. Alper ile yolculuk ta epey zevkli oldu. Çok güldük; sandviç yedik falan, iyiydi yani. Aha bak bu linkten Rahat Hat arabaları hakkında detayları okuyabilirsiniz.

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Next page »