Etiket Arşivi: Temel İşlemler

Geleneksel II. Vize Haftası: Son Defa

Eğer okulu uzatmazsam sevgili okur, bu II. vizeler girdiğim son ikinci vizeler olacak. Bu vizelerde pazartesi bir, diğer günler ikişer tane vizem vardı. Cuma günü de bir sınavım vardı ancak Alper Hoca‘mız sağolsun bu sınavı yapmayacağını söyledi ve bize çok zor bir ödev verdi. Biz de bu sayede cumayı boşaltıp tamamen tez çalışmasının arazi kısmı için kullanabildik. Ancak bu da ayrı bir başlık olacak.

Pazartesi günü girdiğim Atıksu Projesi sınavı fena değildi sevgili okur. Elli melli alırım herhalde. Salı günü mübarek sınav olan Temel İşlemler sınavı vardı. Bu sınav saat 9′da idi. Kötü bir sınavdı ancak ilk vizeye göre iyi bir sınavdı. Ülker Hoca sağolsun, Allah razı olsun, tuttuğu altın hatta platin olsun (daha değerli), bu sınavda hem kolay sormuş hem de formül kağıdı vermişti. Dört sayfalık formül kağıdından işe yarayacak formülleri ancak ve ancak çalışmış olanlar çekip çıkarabildi. Temel İşlemlerin bu sınavından düşük alırsam kesin dersten kalacağım için intihar edeceğim. Sınavın son 20 dakikası bunu tasarladım kafamda sevgili okur. Aynı gün akşam 6′da ise bu sene ilk defa aldığım Differential Equations dersinin sınavı vardı. Mucizevi bir şekilde ilk vizesinden 45 aldığım bu sınavın ikinci vizesine Burcu bacım sağolsun çalıştırdı. Bundan da 25 almışım, açıklanmış. Temel İşlemler sınavı geçip gidince kendimi psikolojik olarak acayip bir rahatlığa bıraktım ki bu da benim fekaletim olacaktı. Çarşamba günü Çevre Politikaları sınavım çok iyi geçti. 93-97 arası bir not bekliyorum :) Ancak aynı günün öğleni yapılan Tehlikeli Atık Kontrolü sınavında bu havam epey söndü, betonda beklemiş Mikasa markalı futbol topu gibi büzüştüm bi garip oldum. Cenab-ı Allah’a ve General Chemistry I bilgilerime sığınıp çözmeyi denedim soruları. Ama olmamış. Her soruya cevap yazmıştım ama yanlış yazmışım. Sınavdan 100 üzerinden 5 aldım, rezil oldum.

Perşembe günü sınavların son günü idi. Saat 11′de Suların Yeniden Kullanımı dersi sınavına girdik. Güzeldi, çok da kötü geçmedi. Ama öğleden sonra girdiğim Çevre Yönetimi sınavında çok kötüydü. Yani gerçekten kötüydü. Kapanışın böyle olmaması gerekirdi. Çok üzüldüm.

Böylece ikinci vizeler geçti sevgili okur. İkinci vizelerin bitmesiyle benim de koşuşturmalarım başladı. O kadar yoğundum, o kadar yoğundum ki blog bile yazamadım. Ama merak etme. Hepsini yazacağım :)

Bu Hafta Çok Az Derse Girdim Ben

Bu kadar yıldır çevre mühendisliği okuyorum, hiç bu kadar az derse girdiğim bir hafta olmamıştı. Yalnız bak altını çiziyorum çok rahat bir haftaydı demiyorum. Sadece az derse girdim diyorum. Yoksa Çevre Yönetimi dersi raporu ve yaşadığım teknik aksaklıklar yetti de arttı bile.

Pazartesi: TEZ, Atıksu Projesi dersleri vardı. Şu yazımda belirttiğim etkinlikten dolayı bugün hiç derse girmedim. (Bu arada Atıksu Projesi’nden quiz ne zaman olacak bilen var mı?)

Salı: Temel İşlemler ve Çevre Yönetimi vardı. Yukarıda belirttiğim etkinlikten dolayı hiç derse girmedim.

Çarşamba: Sabahtan Çevre Politikaları vardı. Aynı etkinlikten dolayı girmedim. Öğleden sonra ise Tehlikeli Atık dersi vardı. O derse girdim ancak sınav başvurusu yüzünden son saat kaçtım dersten. (2 saatine girdim yani.)

Perşembe: Sabahtan Temel İşlemler vardı. Ancak hoca olmadığı için ders olmadı. Öğleden sonra da Çevre Yönetimi vardı. Üç saatlik dersi hocamız sağolsun iki saatte anlattı yolladı.

Cuma: Sabahtan Autocad vardı ama hoca yoktu. Ancak hocanın asistanı vardı. Ama hocanın asistanı Merve, inanılmaz sempatik ve sevecen biri olduğu için çok rahat ve eğlenceli bir ders oldu. Üç saat durduk ama üç saat gibi gelmedi. Öğleden sonra haftanın en yoğun dersi olan Diferansiyel Denklemler vardı. Vardı ama hoca yoktu :) Diğer sınıfın hocası Vakıf Hoca geldi derse. İki saat dinledim, sonra da ayrıldım kaçtım.

Böylelikle bu hafta sadece 6 saat derse girmiş oldum. Yani adam olsaydım 10 saat derse girecektim ama kaçtım işte. Peki bu yanıma kâr mı kalacak? Hehe :)

Bu Aralar Olan Bitenler

Geçtiğimiz hafta cuma günü ÇMO Ankara Şubesi’nden temsilciler geldiler sağolsunlar.  Geçen sene Ankara’da tanıştığım Begüm de gelmiş. Onunla biraz konuştuk. Katılım biraz düşük de olsa bir bilgilendirme toplantısı yaptılar. 24 Nisan’daki Öğrenci Kurultayı hakkında da bilgi verdiler. Ancak bu tarih ALES sınavına denk geldiği için katılamıyorum sevgili okur. Kötü oldu o açıdan. Bu toplantının hoşuma giden bir özelliği toplantıdan sonra katılımcılardan toplanan mail adreslerine birer özet yollanması oldu. O özetten bir kısmı da paylaşayım. Gelemeyenler de faydalansın:

…Toplantıya, TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Ankara Şube Yönetim Kurulu’ndan Mehmet GÖLGE, Heval SARITAŞ ve Gülçin KESERCİOĞLU katılım sağlamıştır. Ayrıca toplantıya, toplantının düzenlenmesine katkı sunan Anadolu Üniversitesi Çevre Mühendisliği öğretim üyesi Ozan Devrim YAY ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği öğrencileri Begüm YAŞARKURT ile Orxan DURSUNOV katılmışlardır.

Ozan Devrim YAY‘ın sunuşu ile açılan toplantıda Mehmet GÖLGE TMMOB ve ÇMO hakkında bilgilendirici bir sunum yapmıştır. ODTÜ’den katılan öğrenci üyemiz Begüm YAŞARKURT 23-24 Nisan ayında gerçekleştirilecek olan Çevre Mühendisleri Odası öğrenci kurultayı ve ODTÜ’deki öğrenci faaliyetleri hakkında öğrencileri bilgilendirmiştir. Heval SARITAŞ’ın sunumu ile Ankara Şube tarafından düzenlenen etkinlikler ve eğitim faaliyetleri öğrencilere tanıtılmıştır. Son olarak Gülçin KESERCİOĞLU tarafından toplantı sonrasında kurulması planlanan öğrenci komisyonları hakkında bilgiler öğrencilere aktarılmıştır…

Şuradaki yazımda bahsettiğim kitabı aldık bu hafta. Gayet okunası bir kitapmış. Ufak ufak başladım bakalım. Bu, Çevre Politikaları dersini gerçekten sevmeye başladık sevgili okur. Yani sadece ben değil, Alper, Emre ve Ersil de aynı şeyi söylüyor. Bu arada haftaya ilk vizeler başlıyor. Sınav programım çok kötü. Bakalım kaç dersi kurtarabileceğim.

Temel İşlemler‘den kısa sınav olduk bugün. 100 alabilecekken X=(Y*Sr)/(ke*f) formülünü doğru yazıp işlemi yanlış yapınca artık en iyi ihtimalle 70 alabileceğim. Şimdi bana kızıp dalga mı geçiyorsun mesut, 70 alabileceğine mi üzülüyorsun diyebilirsin. Geçen sene üzülmezdim ama bu sene artık hiçbir şeyi şansa bırakma lüksüm kalmadı sevgili okur. Sen de anlayışlı ol.

Bu sene Yıllık Komitesi‘ndeyim. İlgili MMF öğrencileri merak etmeyin, herşey kontrolümüz altında. En ucuz ve en kaliteli hizmeti ayarlamak için kastırıyoruz. Yıllık alacaklar başlasınlar yazılarını toplamaya. Zamanı gelince bu yıllık mevzusu ile ilgili de bir yazı yazacağım klavuz niteliğinde.

Bitirme tezimizde aşağı yukarı tüm ön çalışma ve arazi etütleri bitti. Şimdi çalışmada kullanacağımız takviye boyanın gelmesini ve sulama kanallarına su verilmesini bekliyoruz. Olacak bakalım iyi şeyler çıkacak. Bu arada birkaç ay önce Çin’den aldığım IDE to SATA Converter geldi. Yarın Serdar Hoca‘dan teslim alacağım.

Bu pazar günü ÜDS sınavına giriyorum sevgili okur. Kardeşine şans dile. Çünkü vizelerden hemen önceki pazar günü böyle bir sınav olması beni psikolojik olarak da çok etkiledi ne yalan söyleyeyim. ÜDS demişken, ALES’e de başvurdum İbrahim Tatlıses’in vurulduğu gün. Hayatımdaki en hızlı sınav başvurusu oldu. Para yatırmak da dahil herşey 5 dakika sürmedi.

Anlam veremediğim bir şeyler dönüyor bizim evde sevgili okur. Lena Katina posterlerimi bulamıyorum. Nereye koydum lan? Bir de National Geographic’in üç boyutlu bir belgeseli vardı BluRay. Onu kaybettim. Bakalım nereden çıkacaklar. Neyse işte olan biten böyle.

Temel İşlemler’le Hava Kirliliği Kontrol’den Geçen Adam!

Geçen sene şu yazıyı gözlerim dolu dolu yazdığımı anımsıyorum sevgili okur. Kolay değil iki dersten kalmışım, günüm kötü geçmiş falan vay be ne günmüş öyle :)

Bu sene ise kardeşin geçen sene kaldığı o Temel İşlemler ile Akışkanlar Mekaniği dersinden geçmenin; hatta aldığı tüm derslerden geçmenin mutluluğunu yaşıyor sevgili okur!

Finallerin ilki 12 Ocak çarşamba günü olan Katı Atık sınavıydı. Bu sınav çok parlak geçmemişti. Çünkü sorulardan birisini tamamen bodozlama çözmüştüm. Sonuçta 43 almışım. Bu senenin en uğraştıran derslerinden birisiydi Katı Atık dersi. Biz de bunun bilincinde olarak bu ders için hazırladığımız projeye çok emek verdik. Sonuçta sunumlarımızdan ve proje notumuzdan iyi harfler alınca bu dersim BC düştü ve beni sevince boğdu. Ölüyordum az kalsın.

Katı atık sınavının ertesi günü bölümün en mübarek derslerinden ve geçen seneden belalım Temel İşlemler 1 sınavı vardı. Sınavdan adeta ağlamaklı çıktım sevgili okur. Bu seneki bu soru kitapçığı sistemini hiç beğenmedim kendi adıma. Neyse, sağolsun biraz Zehra Hoca ile konuşunca içim ferahladı. Sonra oturup adam akıllı bir hesap yapınca ödev notu sayesinde geçebileceğimi farkettim. Final sınavından 33 alıp, ödevden de 90 alınca tertemiz geçtim. Üstelik CC ile! En son öğrendiğim not da bu oldu zaten.

Final ayının ilk haftasının son sınavı cuma günü yapılan Küçük Ölçekli Atıksu Arıtım Sistemleri dersinin ki oldu. Bu finalim iyi geçti diyordum ki önce 45 aldığımı öğrendim. Sonra sınav kağıdımıza baktığımızda yazımızın çirkinliğinden ve karmaşıklığından hocamızın okuyamadığı bazı yerler olduğunu anladık. Alper sağolsun hocamıza anlatınca 55′e yükseldi notumuz. Bu seçmeli dersi de ayıptır söylemesi AB ile geçmiş oldum.

İkinci haftaya Akışkanlar Mekaniği ile başlamıştık. Geçen seneden bu derse çok öfkeliydim. O yüzden sabah sınava giderken katanamı, vakizaşimi, kalkanımı, zırhımı kuşandım; yedek kalemimi, 0.5 magnum ucumu aldım; hesap makinemin de pillerini kontrol edip yanıma aldım. Özgül Hoca, bir ramazan oruç tutmakla kazanacağı sevaptan daha fazlasını finali nispeten kolay sorarak kazanmış oldu sevgili okur. Bu dersi de geçen sene FF ile kaldığımı düşünürsek BB gibi mükemmel bir harfle başımdan savdım.

Bir sonraki sınavım da bir diğer proje dersi olan Su Arıtım Projesi sınavıydı. Final haftası boyunca, bu dersin raporunu hazırladığım son gece sövdüğüm kadar hiçbir gece sövmedim. Grup çalışması olayı bu sene yedi bitirdi beni. Neyse yine de hakkımı helal ediyorum herkese, siz de bana edin lan! Raporu hazırlayıp sınava girdim. Sınavda Yusuf Hoca yine çoğumuzu tek eliyle tuş etti :) Şaka bir yana afalladım soruları ilk gördüğümde. Sonra işte biraz biraz yazdım falan. Özellikle bir soruyu tamamen geçmişe dayalı olarak “zor durumlardaki berberlik yeteneğimle” yaptım. Meğer bu soruyu doğru yapmışım! Bu güzide dersten de ayıptır gene söylemesi BA aldım lan. Yaptım bunu :D

İkinci haftanın son sınavı işte bu dönemin bizi en çok korkutan, geceleri rüyamızda bir dersten bir sene uzadığını gösteren; Noel De Nevers ismine topluca lanetler ettiren dersi Air Pollution Control dersinin sınavıydı. Dönem başında adeta kendimi parçalamama, duvardan duvara vurup sakatlanma riskini göze almama rağmen sınıfın ortak kararla Poster hazırlamak yerine quizlere girmeyi seçmesi sonucu %20′lik bir kısmı kafadan sakata gelmişti dersin. Zira ders çok zordu bana göre. Kitap da çok kötüydü. Halbuki geçen seneki Air Pollution kitabı çok iyiydi. Neyse işte sevgili okur, anladığın üzere sınıfça çok korkuyorduk bu dersten. Finale de bu stres ve korku ile girince elimiz ayağımıza dolaştı. Allahtan yönetmelikle ilgili bir soru vardı da oradan yapıp biraz da olsa cesaretlendim. Ama sonuç olarak finalim çok kötü geçmişti. Ancak notlar açıklanıp hocalar tarafından kalibrasyonunun epey hatta “epey” yapıldığı her halinden belli olan quiz ortalamalarını görünce sevinçten gözlerim yaşardı sevgili okur. Yanımda mendil olmadığı için o yaşları geçen sene 19.90 TL’ye aldığım gömleğimin koluna sildim. Aynısından bir tane daha bulayım o gömleğin yine alacağım. Neyse, dualarla, mevlütlerle girdiğimiz finalden 44 almışım ve dersi de DC ile geçmişim.

Finallerin son haftasının ilk sınavı Çevre Modelleme sınavıydı. Bir önceki hafta cuma gününe bu dersin bir ödevi vardı. Onu yaptık Eren‘le. Ama sevgili okur hakikaten çok içime sindi lan verirken. Cidden baya güzel yaptık ödevi. Eren, Oğuz ve Alper’e selamlar yeniden :) Neyse sınav günü kantinde oturup Turgut, Alper, Emre, Cem ve Ersil‘le çılgınlar gibi çalıştık. Kâh güldük, kâh ağladık. Finale girdik. Dersten geçmemi garantileyecek kadar soru yaptığıma emin olduktan sonra içime yayılan o güven duygusuyla biraz daha saçmalayıp kağıda çıktım sınavdan sevgili okur. Bu dersi de CB ile ile geçtiğimi öğrendiğimde Karışık Sarı Meyveli meyva suyu içiyordum. Tadı çok iyi, kesin deneyin!

Finallerin son sınavı Mine Hoca‘mızın Wastewater Engineering dersi sınavıydı. Korkarak girdik bu sınava da. Zira bilmemiz gereken çok şey vardı. Ama biz bilmiyorduk. En azından yeteri kadar bilemiyorduk. Sınavda da öyle oldu. Boşluk doldurmalarımız dolamadı, tanımlamalarımız tanımlanamadı. Allahtan sayısal soruları yapabilmişim. Onların da bir tanesini tamamen düz mantıkla ve dört işlem yaparak çözmüştüm. Sınavdan çıkınca kesin yanlıştır diye düşünüyordum. Bu dersimi de CC ile geçmişim.

Herkes için finallerin bittiği çarşamba günü geriye Alper, ben, Oğuz ve Murat kalmıştık Eskişehir’de. Çünkü biz tezimizi Serdar Hoca‘dan almıştık ve tez ara sunumu yapacaktık. Alper’le salı gecesi çılgınlar gibi hazırlandık. Çünkü jürimiz de Erdem Hoca‘mız ve Mine Hoca’mız vardı. Bu hocalarımızın artık 4 yıl sonunda öğrenmiştik nelere dikkat ettiklerini falan. Ona göre hazırlandık. Ertesi gün gittik sabah çok erken. Daha önceden bana uğurlu gelen bir yüz gördüm giderken okula. Okulda saat 09.15′te başlayıp yaptık sunumumuzu. Sağolsun hocalarımız da eksiğimizi gediğimizi söylediler. Fikirler verdiler. Ve sonuç olarak sunumuzu beğendiklerini söylediler. Bitirme tezinin ilk kısmı olan ÇEV 449 dersinden de AA‘yı almış olduk Alper’le böylece. Sunumdan sonra Serdar Hoca’nın hesabıyla Çin’den bana bi IDE to SATA Converter aldık 6 liraya. Bakalım artık ne zamana gelir.

Şimdi sevgili okur, bu blogda böyle bir yazıyı ilk defa okuyor; ulan bu mesut’ta buraya notlarını yazıyor, artislik yapıyor diyebilirsin. Deme sakın! Zira bu artık bu blogun bir geleneği haline gelmiştir. Geçmişe doğru tararsan yalan söylemediğimi görürsün. Aynen!

Hava Kirliliği Kontrolü Hezimeti

 

Google vize haftası araması

Olmadı sevgili okur. Bir sınav haftasını daha %50′nin üzerine çıkamadan bitirdim. Temel İşlemler sınavım bile iyi geçti ama son sınav, son gün akşamın bir köründe gördiğim son sınavım berbat geçti. Hava Kirliliği Kontrolü isimli bu sınav bana hava ile ilgili derslerde başarısız olduğum gerçeğini bir kere daha ispatladı. Ya çalışmayı bilmiyorum, ya da gerçekten matematik özürüm gibi bir de atmosfer ve hava özürüm var.

 

Neyse şimdi kısa kısa girdiğim sınavlar hakkında bilgi vereyim. Pazartesi günü sabah 9′da Akışkanlar Mekaniği sınavı ile başladı bu uzun hafta. Sınavdan 50 alabileceğimi ümit ediyorum. Lütfen alayım. Aynı gün öğlen 2′de de Erdem Hoca‘mızın Environmental Modelling isimli dersinin sınavı vardı. Erdem Hoca’nın deyimiyle “kalakaldım“. Kötü geçti. Ertesi gün Wastewater Engineering isimli dersin sınavı vardı. Onun direk sonucunu söyleyeyim, Mine Hoca hemen okumuş, 58 aldım. Çarşamba ki benim en korktuğum günlerden biriydi, Katı Atık Yönetimi dersinin sınavı vardı. Dersin hocası tam 4 sayfalık bir sınav soru kağıdı ile çıktı karşımıza. İlk derste öğrettiği BANANAdan, LULU‘dan başlayıp son ders çıkarken söylediği cümleye kadar herşeyi sordu. Yaptım ya hadi bakalım. Kötü gelmese bari. Yalnız o Avrupa Birliği sorusu vardı, çok gıcık bir soruydu hala hatırladıkça sinirlerim bozuluyor.

Perşembe günü Saint Unit Operations and Processes sınavı vardı. Temel İşlemler sınavına ciddi anlamda organize olarak çalıştım ve çok şükür sınavım iyi geçti. Sınav kağıdını verip çıkarken hayatımda ilk defa bir Temel İşlemler sınavında tüm soruları çözmüş olarak çıkmanın haklı gururunu yaşıyordum. O gün eve gelirken yolda dilencilere sadaka falan verdim o kadar bak! Taklaya gelmem inşallah.

Ve bu gün sevgili okur. Sevgili Ozan Hocamızla Eftade Hocamızın ortaklaşa yürüttüğü Air Pollution Control dersinin sınavı vardı. Sınavdan bir aksilik olmazsa yani yapabildiğim iki sözel sorudan 25-28 arası puan bekliyorum, başka da bir beklentim yok. İlk soruyu da çözecektim. 1000 MW güç vermiş, ordan kömür miktarını, kül miktarını hesaplayacaktım ama birimler tutmadı. Benim de direncim kırıldı artık verdim kağıdı ve ilk sınav haftası böylece bitmiş oldu.

Üzüldüm. Son sınavın böyle geçmesi beni üzdü. Ama elden ne gelir? Hiç birşey. Daha da çok çalışmam lazım ya hadi bakalım. İşte böyle geçti bir vize haftası sevgili okur işte böyle.

Okul Durumum

Sıkıntılı denilebilir. Pazartesi günü ilk vizeler başlıyor sevgili okur. Pazartesiden çarşambaya 3 ödev teslim ettik. Temel İşlemler‘den de bir kısasınava girdik.

Temel İşlemler kısa sınavı güzeldi gerçekten. O gün teslim ettiğim Temel İşlemler ödevini zaten güzel bir şekilde yaptığım için quizi de tıkır tıkır çözdüm. Bakalım iyi gelir herhalde. Kısa sınavdan sonra öğlen arası yine oturduk Turgut‘la Wastewater Enginnering isimli dersin ödevine nihai şeklini verdik. Bu da güzel bir ödev oldu kanımca.

Salı gecesi Environmental Modelling dersinin ödevi için bir araya geldik. Zaten bir önceki cumartesi günü buluşup ödev grubumun diğer elemanları Özlem, Ethem ve Emre ile ödevdeki sayısal soruları çözdük. Sonra Ethem’le ben de Matlab ile çözülecek sorulardan ilkini çözdük. Salı gecesi son geceydi ve tüm ödevi bitirmemiz gerekiyordu. Akşam saat 8′den gece saat 2′ye kadar ve hatta benden sonra Alper gece saat 5 e kadar ödevle uğraştık. Sabah da adam başı birer derse girmeyip ödevi teslim saatinden 10 dakika önce verebildik. Bu kadar atlaşmaya, zıplaşmaya değdi mi sevgili okur? Yok. Meğer çözdüğümüz soruların tamamına yakında ciddi hatalar yapmışız. Bunu da Erdem Hoca‘nın astığı cevaplardan okuduk. Üzüldük. Ama olsun n’apalım dedik. Hepimizin hem fikir olduğu bir konu da vardı ki o da Erdem Hoca’nın bu ödev gruplarını rastgele olarak belirlemesinin iyi olmadığıydı. Ben şanslıydım, grubumdaki her üye eşit derecede emek verdi, elinden geleni yaptı. Başka arkadaşlarımın grup arkadaşlarının sadece ödev tesliminde …. falan duydum. Keşke bize izin verilse, kendi gruplarımızı kendimiz oluştursak. Ne kadar harika olurdu.

Bu kadar ödevden, olaydan sonra bir olay da Su Projesi dersi  grubunda çıktı. Bakalım hocamız nasıl çözecek bu sorunu.

Bu arada sevgili okur, Kocaeli’ye yaptığımız teknik gezi talebimizi sağolsun kabul etmişler :) Bakalım vizelerden sonra Kocaeli’ye gideceğiz.

Bu arada pazartesi günü iki sınavım var. Ancak yine de Onur kardeşimizin düzenlediği Ancient Town Fest‘e uğrayacağım. Harika olacağından şüphem yok :D

Bu vizelerin hayırlu, uğurlu, bereketli geçmesi dileğiyle diyelim o zaman.

Temel İşlemlerden Sezonu Açtık

İlk quizi bugündü. Sağolsun hoca kolay sormuş. Ancak ben salaklıkla CSTR için yazacağım kütle denkliğini gidip Plug Flow’a yazdım. Bakalım inşallah hoca bir krallık yapar. Bu quizle Temel İşlemler dersi artık kastırmaya başlamış oldu. Ülker Hoca öyle mi söyledi yoksa ben mi öyle anladım, bugün derste mikroorganizma yerine “mikrocan” dedi. Hocamız özellikle İngilizce terimlerin Türkçe karşılıklarını kullanmak konusunda ısrarcı olduğundan bunu ilk başta garipsemedim. Ama düşününce gerçekten de mikroorganizma demek yerine mikrocan demek harika bir fikir!

Bugün okulda bayıldım lan derse girmekten. Çok yoruldum yani. Bu arada sevgili okur, Katı Atık Kontrolü dersinde hoca sağolsun grubumuzu sevindirdi. Bu dersi sevmeye başladım aslında. Yani şirket mantığı ile ders işlemek harika bir strateji. Artık hocayı şirketin patronu, asistanımızı genel müdürü ve bizleri de çalışanlar olarak görüyorum ve bu derse acayip motive ediyor beni. Gerçi ne yalan söyleyeyim önceki gün yaptığımız uygulama epey tırsmama yol açtı. Üstüne bir de bugün hocanın sınavların kaliteli olacağı yönünde yaptığı konuşma korkuttu. Hadi bakalım.

Bugün akşam eve gelirken Merve‘yle bi Esmar‘a uğradık. Merve’nin iddiasına göre kasiyer bana asılmış. Bence öyle olmadı. Bana asılan birini gözden kaçırmam mümküm olabilir mi :) Neyse böyle komik olaylar oluyor arada.

Termik Santrale Gidiyoruz

Enerji Üretiminden Kaynaklanan Çevre Sorunları dersine bayılıyorum. Gerçekten. Daha geçenlerde 2 tane hidroelektrik santraline gitmiştik. Yarın da hocamız yine sözünü tutup bizi Seyitömer Termik Santrali‘ne götürüyor.

Enerji üretmenin en pis ama malesef en yaygın yöntemlerinden birisi termik santraller. Yarın gideceğimiz santralde eğer yanlış hatırlamıyorsam Türkiye’deki diğer santallerden farklı bir sistem uygulanıyormuş. İnternetten biraz araştırdım. Bakalım yarın canlısnı görebilirsek aradaki farklar ne olacak.

Yolculuğumuz biraz uzun sürecek. O yüzden yol için şimdiden bir şeyler planlamaya başladım.

Bıu arada aklıma gelmişken elektronik atıklarla ilgili bir kısa film çalışmasına başladık. Erol ve Volkan‘la birlikte çalışıyorum. Yarın bir aksilik olmazsa ikisi çekmeye başlayacaklar. Lan aslında yarın ben burada yokum ya pek çok şey bensiz başlayacak. Mesela başımıza bela olan ama bir yandan da keyifle devam ettiğimiz Temel İşlemler laboratuvarı deneyimizde çok önemli bir virajı dönüyoruz yarın. Grup arkadaşımız Aslan Abi‘mize bizim yokluğumuzda başarılar diliyorum.

Az önce topluca eğlendiğimiz bir yerden geldim. Pislik olsun, isim vermiyorum. Güzeldi eğlendim. Ancak aklım bugün olan ve neredeyse bedava fiyatına gerçekleşen Chaos Fest 8‘de kaldı. Kısmet.

Son olarak da şampiyon Bursaspor‘u tebrik ediyor; Alper kardeşime mutluluklar diliyorum :)

Bir Vize Haftası Böyle Geçti

Vizelerden hemen önce Sercan inanılmaz bir krallık yapıp Merve‘yle beni kahvaltıya çıkardı sabahın köründe. İyi oldu ama sağolsun. Epey yedim. Sonra eve dönüp suı temini çalışmaya başladım. Aslında bu hafta yaşadıklarımı uzun uzadıya anlatabilirim ama okurken sıkılırsınız.

Pazartesi Su Temini sınavı vardı. Ve hoca inanılmaz bir şekilde tesr köşeye yatırdı sağolsun. Muhtemelen 20 alacağım bu sınavdan. Tüm sınıf çöktük. Bu sınavdam sonra akşam 4′te Termodinamik sınavı vardı. Su Temini’ne göre kısmen iyiydi bu. Yani umudum 50′nin üzerinde alabilmek. Böylece ilk gün 2 de 1 olarak bitti.

Salı günü Enerji Üretiminden Kaynaklanan Çevre Sorunları ismindeki süper seçmeli dersimizin sınavı vardı. Bu sınavın özeti şuydu: Seçmeli dersten kalabilirim! Zira hoca heralde sınıfta yaptığımız hiçbir sunumu beğenmemiş olacak ki sadece kendi anlattığı 4 tane sunudan sormuş. O da epey teknik detaylar. Haliyle çuvalladı bu masum kardeşiniz. Ne oldu? 3 te 1.

Çarşamba bir diğer kabusa uyandım. Sabah 9′da İstatistik sınavında hocanın yapmak istediği şeye anlam veremedim. Sorulan dört sorudan ikisinin puan değeri 70 idi. Diğer iki sorudan 10 puanlık olanı yaptım ama nafile. Öğleden sonraki bir diğer seçmeli ders olan Çevre Mühendisliği’nde Bilişim Teknolojileri dersinin sınavı vardı. Olmadı, yine olmadı. Ezberleyemediğim için yine kaybettim. Bu dersi kimseye tavsiye etmiyorum, ezberiniz iyi değilse almayın. Vize haftasıın 3. günü de yıkımla geçti. 5 te 1 oldu. Ve artık o andan itibaren de hayatımın en kötü vize haftası oldu bu.

Perşembe günü en mübarek gündü. Hem cumadan bir gün önce olması hem de Temel İşlemler günü olması sebebiyle. Yalan yok, 2 3 soruya baktım ve öyle girdim. Sınavda da kağıdıma bir süre baktım ve çıktım. Fazla uzatmadan. 6 da 1. Ama diyorum suç bende. Evet. Ne olursa olsun, moralini bozmamalısın.

Cuma yani bugün, büyük bir umutla hocanın Hava Kirliliği dersini anlattığı slaytlara ve dersin hiç kullanmadığımız ama sınav zamanı ön plana çıkan kitabına çalıştım. Elimden geldiğince kısımların arkalarındaki sorulara baktım ve çözmeye çalıştım. Ancak bu sınavda da hocamızın tekniği çözemediğimden heralde elim ayağıma dolaştı. Hocanın sorar dediğimiz, sorması gereken hiç bir şeyi sormadığını görünce yamuldum. Ciddi anlamda yamuldum. Velhasıl kağıt üzerinde bir müddet saçmalayıp sınıfça iflas etmiş olarak kalktık üzerlerinden. 7 de 1.

3. sınıfa gelmiş bir öğrenci, bir mühendislik öğrencisi, II. vize haftasında 7 sınava giriyor. Altı tanesi kötü geçiyor. Buradan hareketle kapasitesiz olduğum sonucu çıkarıyorum. İlerleyen zamanımı da bu kapasitemi arttırmak için uğraşarak geçireceğim.

Teşekkür ederim.

Bu Aralar Şunları Aldım

:: Perşembe günü Temel İşlemler quizinden sıfır aldım. Gerçi sonuçlar henüz açıklanmadı ama ben şimdiden sipariş ettim.

:: Deri mont aldım: Deri diyorum siz inanmayın ama. Zira etiket fiyatı 140 liraydı, adam dükkanı kapatağı için 70 liraya verdi. O durumda bile adamın kâr ettiğini düşünürsek montun içerik olarak kalitesini anlayabiliriz. Gerçi ben çok temiz giyerim onu. 2-3 sene gider inşallah. Gerçi göbeğimde her geçen gün biraz daha irileşiyor, yakında sığmayabilirim.

Logitech NX80

:: Logitech mouse aldım: Aldım, evet. A4 Tech marka mouse’um bozulunca bende değişiklik olsun dedim ve Logitech NX 80 marka kablosuz mouse’ı aldım. Laptop mouse’u imiş. Lakin öyle çok ufak olanlardan değil. Teknosa‘dan 39 liraya aldım. Üzülmüyorum, eğer almasaydım pc yi bu gece mouse’suz kullanmak çok zor olurdu. Yalnız eski mouse’umun ağırlığına alıştım, bu çok hafif geliyor bakalım alışırım heralde buna da. Bu arada alakayı anlamadım, mouse kutusundan acayip ciks bir kılıf çıktı. Bir de Duracell marka iki tane kalem pil :) Mouse’un roll’u sağa sola da hareket edebiliyor. Ancak bunu yapabilmem için internetten sürücüsünü indirmem gerekiyor.

Kaybolmuş Masumiyet

:: 3 liraya 3 kaset aldım: Bu hesaba göre tanesinin 1 lira ettiğini hesaplayabilmişsinizdir umarım. Her ne kadar 1 liraya kaset satılmasını doğru bulmasam da güzel albümleri bu fiyata bulunca bir süreliğine safımı değiştirebiliyorum. “Şimdi kaset mi kaldı birader?” diye sormayın. Bugün nasıl plak arıyorsam ileride de kaset arayacağımı biliyorum :) Ayrıca seviyorum kasetleri. Koleksiyonum azar azar da olsa genişliyor böylelikle. Aldığım albümler şunlar:

  • Şebnem Ferah – Kadın: Güzel albümdür. 96 yılında çıkardı Şebo bunu. İlk albümü. Albümde çalan müzisyenleri de söyleyeyim; gitarlarda Demir Demirkan, bassta Tarkan Gözübüyük ve davul’da İskender Paydaş. Hiç bir şeyi bilmeyen bile Şebnem Ferah’ın Yağmurlar‘ını biliyordur. İşte o parça da bu albümde.
  • Athena – Herşey Yolunda: Bunu da kardeşim Murat için aldım. Bu albümde Öpücük, Beyoğlu gibi az sayıda sevdiğim Athena parçaları var. Olsun.
  • Asafated – Kaybolmuş Masumiyet: Yıl 1995. Ben henüz ilkokul 2. sınıftayım. Hesap edin daha ilköğretim bile birleştirilmemiş, okulda hala siyah önlük giyenler var. Bu adamlar bu albümü çıkarmışlar. Yıl 2009. Asafated dağılalı yıllar olmuş, vokalisti Tanju Can, UÇK Grind isimli grubuyla Eskişehir’e konsere gelmiş, bende “Human Race Must Be Destroyed” diye bağırıyorum. Yıl 2010. 95′te çıkan bu albümü 1 liraya buluyorum. Albümün içini açıyorum ve şöyle yazıyor: “Bu albüm kimyasal ve çeşitli savaşlar sonucu ölmüş bütün insanlara adanmıştır.”