Etiket Arşivi: yaz okulu

Nihayet Calculus II’yi Geçtim!

Aslında mezun da oldum. Ama şu an şu durumda Calculus II‘yi geçmek benim için çok daha onurlu ve gurur duyulacak bir durum oldu. Ben bir tabuyu yıktım. Evet, Calculus II’den geçilebiliyormuş.

Adam's Calculus

Hazırlıktayken bir gün Mertler’e gitmiştik. O zaman birinci sınıfta olan Mert’in ev arkadaşı ve kuzeni Alper‘in Calculus kitabını görerek hayatıma Calculus olgusunu sokmuş oldum. Nereden bilebilirdim ki bu ders benim tüm üniversite hayatım boyunca başımın belası olacaktı…

Birinci sınıfın ilk döneminde Calculus I dersini ilk defa aldım. Dersin ilk haftasında hayatım boyunca öğrendiğim matematiği özet geçtik. Dersin İngilizce olması, sanal sınıf denilen bence o saçma sistem falan derken dersten inanılmaz soğudum ve korktum. Dersin sıkıcılığı yetmezmiş gibi bir de cumartesi günleriydi. Dolayısı ile iyice işkenceydi bizim için. O dönemin sonunda tüm arkadaşlarım gibi ben de bu dersten kaldım.

Birinci sınıfın ikinci dönemi dersi bu sefer başka bir hoca, Ömer Hoca verdi. Bu sefer de dersleri akşam 5-7 arası koymuşlardı. Akşamın bir köründe dersten çıkıyorduk. Bu dönemde de hiç beklemediğim bir şekilde bir vizeden sıfır almıştım. Bu dönemin sonunda ben bu Calculus I dersinden yine kaldım.

O sene yaz okulu ilk yaz okulum olacaktı. Sadece Calculus I aldım. her gün okula geldik gittik o yaz. Dersi Ömer Hoca açmıştı o zaman, ama ilk vizeden sonra hoca değişince ben yine afalladım ve o yaz da kaldım. O yaza dair unutamadığım bir şey, hocanın final günü koridorun bir ucuna geçip oturması ve sınavdan çıkanlara bakmasıydı. Rezil olmuştum yine.

İkinci sınıf başlamıştı tabi dolayısıyla. İkinci sınıfın ilk dönemi yine şans eseri hiçbir dersimle çakışmadığı için Calculus I’yi yine aldım. Ama bu dönem ne oldu ne bitti hiç hatırlamıyorum, kaldım yine.

O günden sonra bir daha dönem içerisinde Calculus almamaya yemin ettim. Bu esnada Lineer Cebir ve Sayısal Yöntemler dersini geçmiştim. İkinci sınıfın yaz okulunda bu sefer yine Calculus I dersi aldım. Bu yaz okulunda Calculus I’yi Sedat Hoca verdi. Hayatımda ilk defa Calculus dersi beni bu kadar sıkmadı, boğmadı ve ben Sedat Hoca’nın tüm sınıfa hediye ettiği o üç puanın sayesinde dersi nihayet DD ile geçtim. O zaman ki mutluluğumu şu yazımda yazmıştım. Dersi nihayet 5. alışımda geçebilmiştim.

O yazdan sonra akıllanıp artık sadece yaz okullarında Calculus almaya karar verdim. Üçüncü sınıfın yaz okulunda Calculus II’yi ilk defa aldım. İlk vizeye kadar dersi bambaşka bir hoca veriyordu, Nuray Hoca. İlk vizeden nasıl oldu naptım ne ettim bilmiyorum sıfır aldığımı görünce benim moralim, adaptasyonum faan kayboldu gitti. Vizeden sonra dersi yine  benim efsane hocam Sedat Hoca vermeye başladı. Her ne kadar kurtarmaya çalışsam da olmadı. Kaldım dersten sevgili okur. Şu yazımda da o zaman kaldığımda hissettiklerimi yazmışım.

Bir sonraki yaz, yani geçen yaz, yine yaz okulunda yine Calculus II alıyordum. Bu yaz okulunda dersi Nuray Hoca veriyordu. Yaz okuluna çok umutlu başlamıştım. Ara sınavdan düşük alınca epey bir depresyona girdim. Çünkü okul uzayacaktı böyle giderse. O dönem yaşadıklarımı şu yazımda ve şu yazımda anlatmışım. Sonuç malesef hüsran olmuştu ve ben yine Calculus II’den kalmıştım. Bu lanet ders hayatımı mahvediyordu, üstelik okulumu da uzatıyordu.

Bu sene ilk dönem mezun olabilmek için geriye tek dersim kaldığından sadece Calculus II dersi aldım. Ayrıca özel öğrenci olarak yüksek lisansa da yavaştan başlayabilmek adına iki ders de yüksek lisanstan almıştım. Neyse dönem başladı. Dersleri çok büyük titizlikle dikkat ediyor ve çalışıyordum. Dersi de en çok çekindiğim hoca veriyordu. Ne olduysa olmuştu ve yine ben bu dersin ilk vizesinden 13 almıştım. Bu kötü haberden kısa bir süre sonra da almayı beklediğim onur belgesini Calculus II yüzünden alamadığımı öğrenince ben yine bir depresyona girdim.

Ama bu iş artık çığrından çıkmıştı ve kontrol altına almam gerekiyordu. İkinci vizelere giremeyince rapor alıp telafi sınavına girdim. Telafi sınavı normal sınavdan farklı olarak yazılı oluyordu. Bu sınava çalıştım epey. Ama bu sefer çok kontrollü çalıştım. Sağolsun dersin asistanı Mehmet Hoca da beni epey cesaretlendirdi. Çok büyük bir heyecanla telafi sınavına girdim. Bu sınavdan 41 almıştım ve özgüvenim tavan yapmıştı. Artık yavaş yavaş bu dersi geçebileceğime inanıyordum ama hala geçen yazdan dolayı tedirgindim. Bu arada dönem içerisinde olduğumuz kısa sınavlar da fena değildi. İlk iki kısa sınavdan da 42 almıştım. Son kısa sınava ikinci vizeden aldığım notun gazıyla girdim ve tam 85 aldım! Bugüne kadar Calculus’a dair hiçbir şeyden bırak 85′i, 45′ten yukarı not alamamıştım. Bu şekilde hesaplayınca tam 20 puanım oluyordu. Hocanın geçme notu olan DD’yi de ortalama 30 civarına vereceğini hesaplıyordum. Zira sınıfın da ortalaması çok kötü idi. Bu durumda geçebilmek için  %45 etkili final sınavından 25 alsam ucu ucuna yetiyordu. Korkarak ve büyük bir tedirginlikle ders çalışmaya başlamıştım. Daraldığım zamanlarda dört yıl boyunca geçtiğim zor dersleri, Diferansiyel Denklemler dersini tek seferde geçtiğimi falan düşünüyordum. Gitar çalıyor, Sabhankra dinliyordum. Sınav gecesi uyuyamadım.

Sınav sabahı titreyerek yerime oturdum. Mert‘le gözgöze geldik. Deniz‘le helalleştik ve sınav başladı. Kağıda baktım ve önce biraz afalladım. Sonra yavaş yavaş açıldım lan. 20 soru vardı. İçimden “6 tanesini çöz, mezunsun olum” diyordum. Yaklaşık bir saat bu gazla yola devam ettim. 11 soru çözmüştüm ama korkuyordum lan yanlış manlış olmasın diye. İşte o noktada da imdadıma sınava asistan olarak giren iki hocam koştu. Çok gerginleşip artık ağlamaklı olduğumu görmelerinden midir nedir, Esra Hoca önce geldi sakin ol dedi. Sonra sınav bitti artık diyerek çıkmaya yeltenince Zerrin Hoca gözleri ile oturmamı ve devam etmemi işaret etti. İyi ki de etmiş! Oturunca çözemediğim bir soruyu başka bir yöntemle çözmeyi denedim ve oldu! Ve başka bir soru daha çözdüm formülü hatırlayıp. Dolayısı ile Zerrin Hoca’nın o hareketi bana iki soru daha kazandırdı. Artık sınavın sonuna doğru kağıdımda 13 soru işaretli olarak teslim ettim. Herkesle helalleşip çıktım.

Üstte duran iki kitap benim geçen yaz ve bu dönem tuttuğum ders notlarımdan, çözdüğüm açıklamalı sorulardan, uygulama sorularından, çözümlü quiz sorularından ve notlardan çıkardığım kısa notlardan oluşmaktadır. Alttaki kitap ise dersin kendi kitabıdır.

Tam bir hafta süründüm sevgili okur. Aklımda o sınav ızdırabıyla takılmaya çalıştım. Sonra cuma günü öğlen okulda durakta beklerken Yalçın‘ın telefonundan Mert aradı ve müjdeyi verdi: Sınavda 13 sorumdan 3 tanesi yanlış olmuş, bende 50 almışım ve harf notum da CC düşmüş. Yani bir Calculus vizesinden aldığım en yüksek notu alarak Calculus II’yi geçmişim. Hem de CC ile! Bu haberi de bana üniversitedeki ilk arkadaşım, Calculus illetiyle ilk defa beni tanıştıran insan, Mert vermiş oldu. Mert’in kendisi de benimle birlikte geçmiş ve bu defteri kapatmış oldu.

Şimdi durup düşünüyorum ve bu dersleri geçme sürecinde bana en büyük yardımı dokunan arkadaşım Levent‘e; Sedat Hoca’ya (verdiği güvenden ötürü), Nuray Hoca’ya (geçen seneki yardımlarından dolayı) ve Mehmet Hoca’ya (cesaretlendirdiği için) teşekkür ederim. Ben Calculus II’yi geçtim sevgili okur.

Nasıl Onur Belgesi Alamadım?

Alf Kırtasiye'de A4 renkli baskı 50 kuruş!

Bilmiyorum nasıl alamadığımı sevgili okur. Tek bildiğim şu koskoca 9 dönemlik üniversite hayatımda alıp alabileceğim tek onur belgesini de elimden kaçırmış olmam. Üstelik bunu Alper‘in az önce arayıp verdiği müjdeli (!) haberden öğrendim. Canım sıkıldı, moralim bozuldu.

Geçen sene ikinci dönem it gibi ders çalışıp hiçbir dersten kalmayarak sözüm ona yaz okuluna da Calculus II dersini bırakıp yaz sonunda mezun olacaktım. Avcumu yaladım tabiki. Her neyse, benim ikinci dönem ortalama 3,09 gelmiş. Yani bu da sadece dönem not ortalamasına göre hesaplanarak verilen Onur Belgesi’ni almaya hak kazandığım anlamına geliyordu.

Dediğim gibi normalde bu belgenin size hiçbir katkısı yoktur. Yani bunu alıp ne CV’nize koyabilirsiniz ne de size bir avantaj sağlar. Ama benim için bu sadece tek bir dönem alabilmem dolayısı ile çok önemliydi lan ve dönemin sonunda alabilmiştim.

Daha sonra yaz okulunda Calculus II’den kalınca meğer bu lanet, dönem ortalamasını da düşürüyormuş. Aslında ben genel ortalama aynı kalınca ve Calculus II’yi daha önceki dönemlerde de alıp kaldığımdan yine bana Onur Belgesi verirler diye düşünmüştüm. Ama vermemişler.

Üzüldüm. Zaten pamuk ipliğine bağlı olan hevesim iyice kaçtı. Artık bir şekilde bu bölümden mezun olup sosyal bilimlere yönelmeyi planlıyorum. Bezdim lan. Valla bak. Bu matematiğin hayatımın içine etmesinden bezdim artık sevgili okur.

Yaz Okulu Başladı

Google'da " yaz okulu" aramasında ilk çıkan görsel (ayağında çizme ile bu kadar zıplayabilen kıza bir alkış)

Google'da " yaz okulu" aramasında ilk çıkan görsel (ayağında çizme ile bu kadar zıplayabilen kıza bir alkış)

Her yaz olduğu gibi bu yaz da bu kardeşiniz yaz okulunda. Her yaz olduğu gibi bu yaz da bu kardeşiniz Calculus alıyor. Geçen yaz kıl payı kaldığım Calculus II‘yi bu yaz yine alıyorum sevgili okur. Bu yaz muhakkak geçmem lazım, mezuniyetim bu derse bağlı. Dersi geçen yaz ilk vizeye kadar veren hoca veriyor yine. İnşallah bu sene biraz vicdanlı olur da geçerim sevgili okur. Geçen yaz her derse gittim. ama ilk vizeden sıfır almıştım. Finalde de ucu ucuna kalmıştım.

Bu yaz işimi şansa bırakamam sevgili okur. Elimden geleni yapacağım.

Bu yaz yaz okuluna 180 lira verdim. Bir buçuk ay boyunca günde 4 lira da yol parası vereceğim. Bunun benim ekonomime getireceği yükü bir düşünsene sevgili okur. O sebepten dolayı n’olur lan bu sene acısınlar bize. Eğer Calculus II’den kalırsam okul bir dönem uzayacak. Bu da kendimi hazırladığım bir durum değil. Öyle bir durumda muhtemelen intihar ederim. Yaparım bunu.

Öyle işte. Şu an bu yazıyı da birazdan başlayacak ilk dersten hemen önce kantinden yazıyorum. Her önemli, her kötü ve her mutlu anımda yanımda olan sevgili blogum ve sevgili okurum, bu yaz için bana şans dileyin.

Proofhead In Da Staj – 3

Üçüncü hafta da başladı sevgili okur. Bu hafta yine ilk birimimize döndük. Bu gün yanımıza bir dostumuz daha katıldı: Bora! İyi oldu Bora’nın gelmesi.

Bugün akşama kadar ÇED Raporu inceledik. Sonra Bora ile muhabbet ettik.  Bora’nın da eski metalcilerden olduğunu öğrendim mesela :)

Ayrıca şu yazımda yazdığım keşfimi de Bora sayesinde yaptım.

Dört gün sonra sevgili okur, yaz okulu başlıyor. Bugün ders seçtim. Calculus II aldım bir tek. Zaten tek kalan dersim de Calculus II. Bu dersi verip mühendis olacağım. Bu yaz Sedat Hocam yok ne yaparım bilmiyorum. Hepimiz yaradana emanet, kurbanlık misali gidip geleceğiz bakalım. Yaz okulu 170 küsür lira tutuyor. Bakalım bu kardeşin nasıl bir bütçe ayarlaması yapacak da bu yaz hedeflerini gerçek kılacak…

 

Dualarımız Kabul Oldu: Termodinamikten Geçtim

Birazcık ihmal ettim bu ara blogu kusura bakmayın. Şu an kendi hazırladığım çörçilimi yudumlarken yazıyorum bu mutlu haberi.

Bir süre önce “inşallah”larınıza sunduğum Termodinamik‘ten geçme hayalim gerçek oldu. DD ile geçmek yeterli olacakken DC ile geçtim hemde! Yalnız burada ufak bir detayı da gözardı etmişim. Ben finalden 40 almam gerekli diye hesaplıyordum. Meğer 30 alsam da geçiyormuşum. Final sınavından 34 alarak DC ile geçmeyi başarmış kardeşiniz anlayacağınız. Çok mutlu oldum ne yalan söyleyeyim. Yalnız Temel İşlemler 2‘den kalmışım ona çok üzüldüm. Kısmet n’apalım demekten başka bir şey gelmiyor elimden.

Yazın her sene olduğu gibi Yaz Okulu‘na gidiyor ve hayatımı kabusa çeviren Calculus İkilemesinin ikincisi olan Calculus II’yi alıyorum. Haa, yalnız da olmayacağım hani. Alper hariç neredeyse tüm arkadaşlar da orada olacak. Öbür taraftan da Sercan, Koray ve Yakup üçlüsü de yaz okulunda olacağından bu yazın dönemden pek farkı olmayacak. (Yakup şu metalica’yı hallet.)

Önceki ankette Mesut Termodinamik’tan geçsin dileğine inşallah diyen herkese teşekkür eder; bu başarıda katkısı olanları öperim. Saygılarla :)

Yaz Okulu Bitti

Dün girdiğim Fizik II ve bugün girdiğim Calculus I finallerinden sonra yaz okulu nihayet bitti. Ve kötü haber; bu iki lanet sınavın hiç birisi güzel geçmedi. Yani Fizik II’den birazcık umudum var ama Calculus I yıkımdı resmen.

Ne olacak bilmiyorum, artık sıkıldım ve bunaldım bu dersten. Açıkçası kendime de yediremiyorum ama uff ya. Cidden çok canım sıkkın. Bakalım birkaç güne gelir sonuçlar.

Yazık oldu lan, dünyanın da masrafını yaptım yaz okuluna ama… Seneye isterse n olsun yok abicim. Yaz okulu falan yok. Allah gidenlere kolaylık versin ama ben artık yokum.

Yeniden Konur Sokak 3. Gün

Bu sabah 8′de kalktık. Volkan ile ortaklaşa yaz okulu kaydımı yaptım. Volkancığım sağolasın kardeşim :) Bu sene indirim yapmışlar 4′er lira :) Toplamda 220 lira tuttu Calculus I ve Fizik II.

Saat 9′da Mimarlar Odası’nda 9′da buluşacaktık ama gittiğimizde kimseyi bulamadık. Dolayısı ile bu gecikmenin sonucunda saat 10:30′da başladık çalışmaya. Dün yarım bıraktığım bir apartmanda anketlerimi tamamladım. Yalnız burada birşey çok canımı sıktı. Tek kaygısının para olduğunu açıkça dile getiren bir kuaför salonu sahibi anketteki öneriler kısmına şunu ekledi: “Sokaktaki ağaçlar kesilsin, dükkanın önünü kapatıyor” Şok oldum be!

Daha sonra Arif Uğur Dersanesi sahibi Arif Bey’le Konur Sokak ve belediyecilik üzerine müthiş bir sohbet yaptık. Hemen sonrasında Arif Bey’in tavsiyesi üzerine aynı binanın son katında oturan ve 80 yıldır bu sokağın sakini olan Emekli Müsteşar Coşkun Ethem Bey ile bugüne kadar yaptığımız en uzun Konur Sokak muhabbetini gerçekleştirdik. Kendisi hukuku adeta yaşayan bir insan! Şu an Konur Sokak’ta bulunan işletmelerin tamamının yaya yoluna tecavüz ettiğini ve belediyenin buna göz yumduğunu belirtti. Bu ifade  zaten daha önce de duyduklarımıza çok benzerdi. Şunu anladım ki, evet belediyede de sorun var.

Bu uzun muhabbet bize yemeği kaçırttı. Sonradan gelen yemeği hızlıca yedik. Ben o arada çok bunaldığım için biraz dışarı çıktım. İlk defa yalnız başıma civarda dolaştım. Önceki gün Halk Bankası’na yatırdığım paradan 11 TL hesap işletim ücreti almalarına çok bozuldum. Özellikle bankadaki bayanın “Başka bankalar daha çok alıyor ama” demesi beni sadece gülümsetti. O mutlulukla (!) dışarı çıkıp tüm paramı çektim ve kaç yıldır severek kullandığım Ziraat Bankası hesabıma yatırdım. Yaşasın Ziraat Bankası :)

Daha sonra yaz okulu ücretini yatırmak üzere gittiğim Vakıf Bankası‘nda, hangi akla hizmet, harç ücretlerinin sadece saat 12:00′den önce yatırabildiğini öğrendim. Halledemedim işimi.

Mimarlar Odası’na döndüm. İşte yaptığımız en teknik işi yapmaya başlıyoruz:) Binalarla ilgili Cephe ve Yapı Planları oluşturduk. Mükemmel bir iş, çok hoşuma gitti bu iş. Yeniden Mülkiyeliler ile İmge Kitabevi‘ni seçtik. Sağolsun hocamız da yardım etti. Bugünü de böylece bitirdik.

Daha sonra kuzenim Yavuz Abimle buluştuk. Halamlara gittim. Akşamda saat 22:00′de paşa paşa otelime döndüm. İnanmayacaksınız ama yine Ruslar :)

İşportacılar hakkındaki düşüncelerim değişiyor gibi yahu. Adam akıllı oturup düşününce onlara da hak veriyor insan. Günde 2 saatlik bir işportanın kimseye zararı olabilir mi? Ayrıca bu adamlar işi ticari olarak düşünmüyorlarmış. Belki ilerleyen günlerde bununla ilgili birşeyler karalayabilirim.

Bugün canımı sıkan bir diğer olay, arkadaşlardan bazıları sıkılmaya başladı. Bir kısmı hiç gelmedi. Bir kısmı işim var diyerek geç saatte geldi. Acaba ben mi çok ciddiye alıyorum lan? Yok, yok memnunum böyle. İnşallah bu durum güzelleşir. Haa, bir de Konur Sokak sakinleri bu çalışmanın yersiz olduğunu, beyhude olduğunu düşünüyorlar. Öyle olmaz değil mi :)

Finallerin Sonu ve Bu Yaz İçin Planlarım

Malum finaller biteli epey oldu. Geçen dönemlere göre bu finallerin pek parlak geçtiğini söyleyemem :( Lineer Cebir finalinden 19 alarak bir anlamda kalmayı garantiledim. Ekoloji ve Çevre Mikrobiyoloji finallerim aynı (60) geldi. Bu derslerim de BA düştü. Statik Mukavemet dersine gelince, haa bak süper oldu bu ders. Malum ilk vizesi sıfır geldi. 2. vizeden 60 aldım. Vee finalden de 70′i koyunca ödevlerle falan ortalama 51 geldi :) Bu da muhtemelen CC olur. N’olur olsun lan :) Çevre Kimyası Laboratuvarı finalinden 95 alarak hayatımda ikinci defa çancı oldum. Çok kişi bana sövse de bu dersim AA geldi. Şimdi durum böyle.

Bu yaz benim için dopdolu geçecek. Birazdan Bursa’ya gideceğim. Cuma günü Bursa’dan gelirim inşallah. Eğer bir sakatlık olmazsa da sonraki pazartesi Ankara’ya gidiyorum 1 haftalığına süper bir olay için. Eğer gidersem zaten yazarım buraya merak etme sevgili okur. Ankara’dan 29 Haziran’da dönüyorum veee YAZ OKULU! Bir buçuk ay kadar yaz okuluna gideceğim. Bir aksilik olmazsa başımın belası Calculus I ve Fizik II alıp vereyim artık diyorum. Yaz okulunun bittiği hafta benim için tatil başlamıyor :( Staj başlıyor! Evet, taa ki okulun açılacağı haftaya kadar aralıksız staja gidiyorum. Anlayacağınız bu yaz tatil matil yok bana. Kısmet lan n’apalım. İnşallah herşey yolunda gider de değer bu kadar koşuşturmacaya. Amin.

Neyse şimdi ben hazırlanayım, birazdan Bursa’ya doğru yola çıkacağım.

Nasıl Hayır Duası Alınır Serisi – 1

Yeni bir seriye başlıyorum. Bundan sonra bana cidden süper kıyaklar yapan, teşekkürün az geldiğini düşündüğüm insanları buraya taşıyacağım.

Hayır Duası Alan: Ozan Hoca
Konu: Bütün bir sene boyunca yaz stajı yapmayı düşünmedim. Ancak önümüzdeki yıl ilk dönem almayı planladığım Calculus II dersinin yalnızca o dönem açılan Temel İşlemler ve Süreçler I dersi ile çakıştığını görünce bana daha bu yıl ki yaz okuluna gitmeden önümüzdeki yılın yaz okulu gözüktü :) Hal böyle olunca bu durum beni zorunlu stajlarım açısından epey bir sıkıştırdı ve bu seneden itibaren staj yapma zorunluluğu doğurdu. Stajlar için başvuru süresinin bitmesine 1 hafta kala (ki diğer insanlar aylar öncesinden hazırlıyorlar) yani son dakikada hemen bir staj yeri bulup staj yapmaya karar verdim. Eskişehir İl Çevre ve Orman Müdürlüğü‘yle irtibata geçtim, bir anlamda bir randevu aldım. Daha sonra bugün sabahtan okula gelip “Acaba bu yaz ben 20 gün staj yapabilir miyim?” diye sordum. Hayır, dediler sağolsunlar :) Daha sonra bende oturdum hesapladım; yaz okulundan hemen sonra başlayıp okul açılıncaya kadar staj yaparsam resmi olarak 28 iş günü ediyor. Aslında 30 oluyor ama benim aşırı (!) şansımdan dolayı 2 günü bayram tatili yiyor :) Plan süperdi, yaz okulundan hemen sonra stajı yapacaktım. Ama bir sorun vardı: Bu 28 günlük stajı Erdem Hoca kabul eder miydi? Gittim odasına. Ezile büzüle durumu anlattım. O da staj komisyonu ile konuşacağını birkaç saat sonra haber vereceğini söyledi. O esnada ben de sınava gittim. Kötü geçti, çıktım :) Erdem Hoca’nın yanına gittiğimde maalesef kendisini bulamadım :( Sonra işte bu yazıyı yazmama konu olan çok sevgili Ozan Hoca’mın yanına gittim. Durumu anlattım ve yardım istedim. Zira kendisi de staj komisyonunun bir üyesi. Hemen diğer bir üyeyi arayıp (Yusuf Hoca) olur aldı. Daha sonra bin bir türlü uğraş sonucu (ki bu uğraşlar acayip komik ti) Erdem Hoca’nın cep telefonu numarasını bulup ondan da olur aldı. Ve benim tam zamanında yetişmemi sağladı :) Allah razı olsun dedim. Yani sırf benim için o kadar yeri aradı, uğraştı, ilgilendi. Bu arada bana çok daha süper bir kıyak yaptı, bunu da yakın zamanda açıklarım zaten :)

Hayır Duası Alan: Berberdeki adam
Konu: Bugün staj görüşmesine giderken uzun süredir kesmediğim sakallarımı kesip öyle gideyim dedim. İl Çevre Müdürlüğü’ne yetişmem için kısıtlı bir zamanım vardı. Hemen her zaman gittiğim sıcak muhabbeti ile insanı bağlayan 5 yıllık kuaförüm Es Es Kuaförüne gittim :) Benden 5 saniye önce dükkana birisi girdi. Hemen girdim “Abi sıra var mı, çok acil işim var” dedim. Orhan Abim az önce gelen adamı gösterdi. Daha sonra o adam hayatta inanamayacağım bir şey yaptı ve “Geç delikanlı, acelen var belli” dedi. Bende kral insan Orhan Abi’min usturasına kendimi teslim ettim :) Allah razı olsun o adamdan da. Ozan Hoca’dan sonra onun da sayesinde yetişmiş oldum.

Ne Bu Lan Böyle?

Yine kaldım lan. Evet, şu Allah’ın cezası ders Calculus‘tan yine kaldım. Ya o ne biçim bir final sınavıydı insafsız hoca. Zaten sınava girdim baktım, anladım durumu; son yarım saat yaz okulunun bana olan masrafını hesapladım. Evet, yaz okulu için harcadığım para toplamda 350 YTL civarı tutuyor. Sonuç? SIFIR. İşte şimdi kanıtlarla sunuyorum efendim. Sınav sonuçlarının açıklandığı sayfayı komple kaydettim. Güvenlik açısından TC Kimlik No olan Öğrenci No’larını sildim. Üşenmeyen baksın. Görsün. Hadi ben salağım, hadi Volkan benimle takılıyor salak; bu sınıfın hepsi mi salak? Ortada bir yanlış var. O da bize bu dersin veriliş yöntemi. Bu yöntemle hiçbir şey öğrenemiyoruz ki! Bu sadece benim değil, tüm arkadaşlarımın isyanı. Bu Sanal Sınıf sistemi belki sözel derslerin için uygun olabilir ama sayısal dersler için kesinlikle uygun değil kanımca. Dersin İngilizce olması, hocanın sınıfta değil de bir laboratuvardan Tablet PC yardımıyla ders anlatması; çizimlerin projeksiyon aleti yardımıyla perdeye yansıtılması, hoparlörden hocanın sadece sesinin duyulması… İş deği bence. İşte rezalet, insana “Lan biri tembel hadi, hepsi mi tembel” dedirten sınav sonuçları. Tıklayın ve görün. Yorum yapmayanın bağlantısı kopsun. Tamam lan kopmasın, yazık.