Bir Anket: KAFA mı? OT mu?

Birkaç yıldır KAFA Dergisi‘ni takip ediyorum sevgili okur. Alper‘le birlikte Sercan‘ı ziyaret ettiğimiz şu tarihlerde ilk defa Sercan’ın şirket aracında görmüştüm KAFA Dergisi’ni. İlk birkaç sayfasını okuyunca da epey hoşuma gitmişti. Eskişehir’e dönünce Temmuz 2015’te, 11. sayısından itibaren almaya başladım. Yalnızca 13. sayısını almayı unuttum. Onun dışında bu ay (Nisan 2018) yayımlanan sayısı da dahil olmak üzere 11. sayıdan itibaren yayımlanan her sayısını aldım bu derginin. Tamamı olmasa da çoğunluğu kaliteli yazarlardan ve keyifli yazılardan oluşuyor. Her ay verdikleri poster ve kitap ayraçları da koleksiyonluk kalitedeler.

dergank25

dergank26

KAFA Dergisi – Nisan 2018

Okumaya devam et

Reklamlar

Bir Bahar Dolunayı – Mart’ın Son Akşamı

mesutmatizDışarı müthiş bir hava var. Soğuk değil, tatlı bir esinti var sadece. Bunu söyleyince insanlar şaşırır ama, ben çok üşürüm. Soğuğa karşı öyle pek de dayanıklı değilim. Bu akşam işte öyle bir akşam. Kalabalığız epey. İstanbul var bir tane. Pek heyecanlılar. Oradan oraya savruluyoruz. Yollar, insanlar, mekanlar değişiyor, küçük ekibimiz hep aynı kalıyor. Gece bitip herkesle öpüşünce, başımı bir de kaldırıyorum ki sen! Dolunay, uzaklardaki bir çift göz, tüm şiirlerin ilhamı, tüm öykülerin kaynağı, Merhaba! Okumaya devam et

İyi Bir Münazara İçin İpuçları – 2

why-men-and-women-argue-and-how-to-stopŞu sıralar blogun en çok okunan yazılarından bir tanesi, bundan tam 7 küsür sene önce yazdığım İyi Bir Münazara İçin İpuçları isimli yazı sevgili okur. Dolayısıyla bu yazıya bazı eklemeler yapmak gerekti artık. Tıpkı bir önceki yazı gibi, bu yazıda da herhangi bir Kaynakça göstermiyorum. Çünkü yazacaklarımın tamamı benim kendi düşüncelerim ve nacizane tecrübelerimden çıkardığım sonuçlardır.

Münazara, toplumda yaygın olarak bilinen bir klişe fikir üzerine ya da dönem itibariyle ortaya çıkan bir soruna yönelik olarak geliştirilen, iki zıt düşüncenin bir birine üstün gelmeye çalışmasıdır. Bu esnada düşünce savunucuları, onları izleyen ve çoğu zaman kazananı da belirleyecek olan kitleye, toplayabildikleri delilleri sunmanın yanı sıra ikna kabiliyetlerini de sunmak zorundadırlar.

Bir önceki yazıda anlattığım yöntemler münazaranın genelinde kullanabileceğiniz tavsiyeleri içeriyordu. Bu yazı da düşünce savunma yöntemlerinden bahsetmeye çalışacağım. Okumaya devam et

Ekinoksu Üç Geçe Kıyamete Bir Kala

kıyametekinoksHayır, dedin. “Senin” kadar uzundu. Fakat içerisinde “senden” en ufak bir parça yoktu. Hayır… Elimi uzattım belki dokunursam yüreğine, iz bırakır parmaklarım diye. Sarıp sarmaladın kendini kürklere ve saklandın iğrenç bir duvarın ardına. Oysa sen değil miydin en soğuk kış günlerinde kollarını dolayan çırıl çıplak? Ah içim yanıyor. Ve o fotoğraf hala çerçevesinde asılı duruyor. Başımı göğsüne yaslayıp ellerin yüzümde gezerken, iki pembe yanak ve bir masum bakışla durduğumuz öylece. Kaldırmıyorum.

Bu öyküyü, bu gece için, senin için yazıyorum. Belki bir gün kitap olur ya da bir şarkı. Belki her gün dinlersin belki de kapağını bile açmazsın. Okumaya devam et

Akvaryumda Neler Oluyor?

akvary00

akvary04

Sunsun HW-602B

En son şu yazımda, zavallı Japonum, biricik İmpuru‘mun ölüm haberini vermiştim sevgili okur. İmpuru’nun ölümü, akvaryumla ilgili bir takım değişiklikler yaparak, kullandığım sistemlerde değişiklik yapma ihtiyacını doğurdu. Şansıma, Gökhan isminde bir arkadaşla tanıştım ve uzun süredir almayı istediğim dış filtre hakkında epey bilgi sahibi oldum sayesinde. Böylece aylar aylar önce Serdar Hoca‘mın tavsiye ettiği dış filtre sistemine nihayet geçiş yapabildim.

 

Sunsun HW-602B marka ve modelli ürün orta boyutlu akvaryumlar için çok ideal bir dış filtre. İnanılmaz sessiz çalışıyor. Eski sistemimde büyük bir iç filtre kullanıyordum. Özellikle misafir geldiği zamanlarda, motor gürültüsüne aşina olmadıkları için inanılmaz rahatsız oluyorlardı. Film vs. izlerken ne yalan söyleyeyim, ben de rahatsız oluyordum.  Okumaya devam et

İklim Değişikliği Nedir – Radyo Programı

ayıBir süredir “Faydalı Mevzular” kategorisi altında yazmadığımı fark ettim sevgili okur. Bu sebeple bu yazıda iklim değişikliği konusunda daha önce yaptığım bir işten bahsedeceğim.

Bilecik‘ten ayrılmadan hemen önce, Valilik’le birlikte yürüttüğümüz bir AB Projesi kapsamında yaklaşık 30 dakikalık bir radyo programına konuşmacı olarak katılmıştım. Bu projede, Bilecik ilinin iklim değişikliği konusundaki farkındalığının hangi seviyede olduğunun belirlenmesi ve mevcut seviyenin daha da arttırılabilmesi yönünde yapılacak çalışmaları da içeren bir takım etkinlikler planlamıştık. Bu etkinliklerden bir tanesi de, yerel olarak yayın yapan Bilecik FM isimli radyo kanalında iklim değişikliği, etkileri ve alınabilecek önlemler konularını içeren bir radyo programı düzenlemekti. Eskişehir’e tayinim çıkınca projedeki arkadaşlar sağ olsunlar, bende de bir hatıra olarak böyle bir program için konuşmacı olmamı istediler. Ben de bir ön hazırlık yaptım ve radyo programcısıyla birlikte aşağıda dinleyebileceğiniz programı kaydettik.

Yaklaşık 30 dakika süren programda yıllar içerisinde konuya ilişkin olarak biriktirdiğim pek çok materyali ve bilgiyi kullanmaya çalıştım. O açıdan, konunun meraklıları için faydalı olacağı kanaatindeyim. Bu programı ayrıca projenin resmi internet sitesi üzerinden, aşağıdaki linke tıklayarak da dinleyebilirsiniz.

http://bileciklim.org/radyo-programi/

Evet sevgili okur, kutsal olmayan bilgi kaynağı, Proofhead My Resort’ten bu gecelik bu kadar. Öpüyorum.

Bir Restorasyon Projesi: Döküm Dambıl

Merhaba sevgili okur, zaman zaman evde, okulda, iş yerinde yaptığım projeleri paylaşıyorum biliyorsun. Bunlar arasında en keyifle yaptıklarım ve uğraşmaktan zevk aldıklarım şüphesiz restorasyon ve tadilat işleri oluyor. Bu yazıda da, yıllardır evde duran, yüzüne bakmadığım bir dambıl setini nasıl yeniden göz alıcı bir hale getirdiğimi anlatacağım. “KANALIMA HOŞ GELDİNİZ :)”

dambıl000

Herhalde bir beş altı yıl oluyor Murat şu fotoğraftaki dambıl setini eve getirdiğinden beri. Birkaç defa çalıştı, sonra pencerenin önünde öylece kaldı. Sıcak yaz günlerinde pencereyi açınca kapanmasın diye ön kısmına koyuyorduk en fazla.

Bir süredir de Türker‘in tavsiyesiyle Youtube’da “Murat Şen” isminde çok yetenekli, sürekli bir şeyleri tamir eden, kendin-yap projeleri gerçekleştiren bir abimizin kanalını takip ediyorum. Okumaya devam et

Deftones – White Pony Plağım!

deft000deft003Geciken yazıları yazmaya başlıyoruz yine sevgili okur. Şubat ayında İstanbul‘a gitmiştik hatırlarsan. Uzun süredir almak istediğim ve o gün nihayet alabildiğim bir albüm, bir başucu albümü, Deftones‘un efsane albümü White Pony hakkında olacak bu yazı.

Dünya’da 2000’li yıllarda yükselmeye başlayan numetal ve alternatif rock türlerinin ders kitabı sayılabilecek albüm, tam da bu yılların en başında, 2000 yılında yayımlandı. Bu yönüyle, yolu açan albümlerden birisi demek hiç de yanlış olmayacaktır. White Pony, grubun ilk iki albümünde ortaya koyduğu tarzı iyice benimseyen, sözleri ve özellikle Okumaya devam et

Dolunay’ın Hüznü

Şubat sensiz geçti ancak düşlerim hiç bitmedi. Sen hiç eksilmedin.

subatmoon003Bu yıl hiç ölüm olmasın diye ümit ederken, halamın eşi, biricik abimiz, Yaşar Ustamızı kaybettik. Böylesi bir ölüm sersemletiyor insanı. Ne yapacağını, ne düşüneceğini bilemiyor. Ancak tabutun üzerine eğilmiş bakanları izleyebiliyorsun uzaktan. Ağlayamadım. Düşündüm uzun uzun. Gelene gidene baktım. Konuşulanları dinledim. Hayattayken, onu son gördüğüm anları düşündüm hep. Mekânın kızlarının yanı olsun canım ağabeyim. Geride kalan bizler seni hiçbir zaman unutmayacağız.

Ve kış bitiyor, baharın ilk gününde kar yağıyordu nihayet Eskişehir’e. Başımızı kaldırıp göğe baktığımızda sen parlıyordun sonunda. Kim bilir neredeydin, neler yaptın ve hangi gözler güldü gözlerinin içine… Sonunda sıra bize geldi ve ritüel başladı yine. O gece biz de “Paramparça” olmuş bir halde çıktık salondan. Bir kadın seni göstererek “Ne kadar da güzel dolunay!” dedi. Ne kadar da güzel dolunay. Halil Abi döndü ve güldü, “Çiftçi ne olacak senin bu dolunaylar?” Bilmiyorum.

subatmoon004

Sinemanadolu’da Dolunay

subatmoon002

Alper’in Ankara’da gördüğü

Üzülüyorum. Bu yılın da böyle geçecek olmasına üzülüyorum. Şu satırları yazarken (yetmezmiş gibi) hastalıktan kırılıyorum. Nedense biraz üzgünüm ve bıkkınım bu aralar. Ölüm mü beni üzen, yokluk mu? Yoksa beynimi kemiren gerçeğin, pis kokulu artıkları mı? Soruyordular seni bana önceleri. Küstüm, diyordum. Çok üzüldüm ve küstüm. Nasıl da inandırdım kendimi buna. Sonra o sahipsiz şiiri okudum bir gün ve günüm aydınlandı. Hevesle yutkundum iki yıl sonra.

Küsmek nedir bilir misin?
Küsmek dürüstlüktür…
Çocukçadır ve ondan dolayı saftır.
Yalansızdır.
Küsmek; seni seviyorumdur.
Vazgeçememektir.
Beni anlatır küsmek.
Kızdım ama hala buradayımdır, gitmiyorumdur, gidemiyorumdur.
Küsmek; nazlanmaktır, yakın bulmaktır, benim için değerlisindir.
Küsmek; sevdiğini söyle demektir,
“Hadi anla” demektir.
Küsmek; umuttur, acabaları bitirmektir, emin olmaktır .
Yani, diyeceğim o ki:
Ben sana küstüm!

Her neyse, çok hastayım. Ne kadar sakınsam da kendimi, geldi dokundu bana illet. Umarım kısa sürede toparlanırım. Zira yazılacak o kadar çok şey birikti ki herhalde aralıksız yazsam bir hafta sürer. Aysun‘a ve Alper‘e bu yazıda kullandığım iki görsel için teşekkür ederim.

subatmoon001

Aysun’un bize göz kırpan çizimi 🙂

 

Model Uçak Yaptık!

Evet sevgili okur, her geçen gün ufkumuzu genişletiyor, farklı hobilere göz atıyor, işin tekniğini ustasından öğrenmeye çalışıyoruz. Geçen hafta sonu Türker‘le birlikte ilk maket uçağımı yaptık. Türker, son birkaç yıldır maketler ve modeller konusunda çok ciddi tecrübe kazandı. Artık maketleri yapmaktan öte, imal etme konusunda çalışmalar yapıyor.

Evet, geçen hafta sonu biz de, HobbyBoss markasının ürettiği 1:72 ölçeğindeki F-5E Tiger II Fighter modeli uçağı birleştirdik. İlk maket deneyimim olması sebebiyle epey titiz çalışmaya çalıştım. Daha önce maket yaptıysanız bilirsiniz, inanılmaz bir titizlik ve sabır istiyor bu iş. Ben bilmiyordum işte. Tüm parçaların bir birine yapıştırıcıyla tutturulması gerektiğini anladığımda başımdan aşağı kaynar sular boşandı sevgili okur. Ancak Türker’in teselli ve telkinleriyle nihayet işi bitirebildik.

maket01

Kullanılan ekipmanların/kimyasalların bir kısmı

maket02

Boya kompresörü

Okumaya devam et