Fevzi Hoca İle ÇED Dersi

Bu seneki derslerin bir diğer süprizi de Çevre Yönetimi dersini veren hocalarımızdan (çoğul konuşuyorum zira 6 tane) birisinin ÇED ve Planlama Genel Müdürü Fevzi İşbilir olması oldu. Genel müdür derken evet baya baya Türkiye’de ÇED denilince en tepedeki kişiden bahsediyorum. Bakanlıkta bu konuda en tepedeki karar verici.

Bugün ilk dersine girdi Fevzi Hoca. Eğer bu şekilde devam edersek fena olmayacağını düşünüyorum. Aralarda sıkıldığım yerler oldu ancak özellikle sunumunun ikinci yarısında epey notlar aldım sevgili okur. Şimdi istersen o notları ve tespitleri seninle de paylaşayım. Özellikle çevre mühendisliği okuyan arkadaşlar için epey işe yarar bilgiler var.

  • 1991’deki hükümet değişikliği ile Ali Talip Özdemir isimli siyasi karakter, Çevre Müsteşarlığı’nı Çevre Bakanlığı olarak derğiştirmiş ve bakanlığı kurmuş.
  • 2003’te Çevre Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı olarak isim ve yapı değişikliğine uğramış. 5 tane de alt şubesi olmuş: Doğa Koruma ve Milli Parklar, Orman-Köy, Çevre Yönetimi, ÇED ve Planlama, Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrol.
  • Fevzi Hoca benim de savunduğum şu noktayı savunuyor: “Yaptırımların caydırıcı hale gelmesi.
  • 2009 yılı Aralık ayında Türkiye AB ile açılması çok zor denilen çevre başlığını açmış.
  • Fevzi Hoca’nın kendi tespit ve gözlemleri neticesinde Türkiye hali hazırda AB üyesi olan Çek Cumhuriyeti, Slovenya, Romanya, Bulgaristan gibi ülkelerden çevre anlamında daha üstün.
  • Emisyon Ticareti kavramını iyi araştır, öğren sevgili okur. Zira torunların bile bundan ekmek yiyebilir. Fevzi Hoca garanti ediyor.
  • Türkiye malumunuz Kyoto Protokolü‘ne geç imza attı. Bunun sebebi de ülkemizin OECD ülkelerinden olmasıymış. Bizim ekonomik durumumuz zaten ortada iken bu oluşuma üye olduğumuz için Kyoto Protokolü’ne imza attığımız takdirde bir de donör olarak görülüp para vermemiz istenecekmiş. İşte bu sebepten dolayı üye olmamışız. En son Meksika’da yapılan toplantıda bu durumumuzu izah etmişiz de Allah’tan imzayı koyabilmişiz protokole. Protokole uzun yıllar imza koymakta direnen ülkeleri bir çoğu Rusya 2007’de imzaladıktan sonra imzalamışlar. Heyhat, protokolün süresi 2012’de bitiyor. Bakalım yenisi nasıl olacak.
  • En iyi para yiyebileceğimiz alanlardan birisi de sanayi kaynaklı hava kirliliğinin kontrolü konusuymuş. Bu alandaki teknolojilere çok deli yatırımlar oluyormuş. Akıllı olmak lazım. Yani hava kalitesi sektöründen iyi ekmek yenirmiş.
  • Ülkemizde atıksu denetimi görece daha zayıf durumdaymış.
  • “Kirleten öder.” prensibine Fevzi Hoca şöyle bir bakış açısı getirdi: “Kirleten hem öder hem temizler.
  • ÇED Yönetmeliği’nde yapılan son değişikliği 17 Temmuz 2008’de Fevzi Hoca yapmış.
  • Hoca sunumun ikinci yarısında AB’deki ÇED Direktifi üzerinden ilerledi.
  • Burada şu an hatırlamadığım bir 3. madde vardı. Şöyle not almışım: “İyi güzel de şu an dört bir tarafta yapılan HES projeleri bununla çelişmiyor mu?” Hatta bu soruyu soracaktım. Hoca en son sor dedi, ancak sivri zekalının biri hocanın dersi erken bitirmesine sebep olduğu için sorumu soramadım. Ama haftaya soracağım.
  • Madde 4’teki “etkinin sınır ötesi yapısı” durumu Türk ÇED yönetmeliği ile AB’nin ki arasındaki tek farkmış. Ülkemiz bu madde ilerideki yatırımlarımıza engel oluşturur diye bu kısmı almamış. Zira Türkiye ESPOO direktifine taraf değil. Ondan dolayı bu husus bizi bağlamıyor. Ancak taahhüt etmişiz ki AB’ye girersek aynı gün ESPOO’ya imzamızı koyarız.
  • AB, Mısır ve İran’da olduğu gibi Türkiye’nin de “kaçma riskinden” dolayı bizden vazgeçemiyormuş. Bu kaçma riski ifadesi üzerinde düşünmek lazım sevgili okur. Başarılı.
  • Fevzi Hoca’nın da itirafı üzerine artık kesindir ki ülkemizdeki termik santrallerin hepsi halen hava kalitesine olumsuz etkide bulunuyor. Bunlar özelleştirme kapsamında. Özelleştirilince ÇED tepelerine binecekmiş. Standartları yakalatacakmış.
  • Yakın tarihte özelleştirme idaresi 15 tane santrali özelleştirecekmiş. Açıkçası ben enerjinin özelleştirilmesini pek de doğru bulmuyorum sevgili okur. Ne yapayım, ben böyleyim işte.
  • Fevzi Hoca’nın değindiği bir diğer nokta da şu yanlış anlaşılma ki ÇED Olumlu Kararı, her kapıyı açan bir maymuncuk, sihirli anahtar değildir. Kurum ve kuruluşlar izin verirken kendi mevzuatlarını ön plana almalıdırlar.
  • Hocanın sunum boyunca kullandığı ve benim yakalayabildiğim bazı sözcükler de şöyle:
    :: Donör: Bağışçı (maddi anlamda)
    :: Namütenahi: sonsuz, sınırsız
    :: Müeyyide: yaptırım
    :: İşkembe-i kübra: geniş işkembe, kalın bağırsak. Ancak hoca bunu işkembe-i kübradan atmak şekliyle ve sallamak, uydurmak anlamında kullandı.
    :: Kakofoni:Kulağa hoş gelmeyen ses, ses karmaşası

Bakalım sevgili okur, bu sene bizi neler bekliyor 🙂

3 responses to “Fevzi Hoca İle ÇED Dersi

  1. Ozan Devrim Yay

    Her konuya böyle “ekmek yeme”, “para yeme” perspektifinden bakıyorsan ne diyeyim ben sana.

  2. yooo, bilakis o kısımları hocanın birebir sözcükleri ile anlattım. Yani o para yeme kısımları bizzat hocanın ağzından alındığı gibi aktarılmıştır 🙂

  3. Ozan Devrim Yay

    Eh senin de pek eleştirel bir tavır takındığın söylenemez.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s