Dragon Yarışları’nı Kaybettik!

Dragon TeamVe nihayet 2. vizelerden sonraki cumartesi günü yani 7 Mayıs günü bu sefer üçerli takımlar halinde yarışıp ertesi günkü Porsuk etabına katılabilmek için hazırlandık. Bir önceki gün kura çekiminde şansımıza günün sondan bir önceki turunda yarışacağımızı öğrendik.O gün gelemeyecek olan Deniz’in yerine bu sefer de Filiz‘in kızkardeşini aldık.

Neyse saat 12 de bindik otobüse saat 16.30’u beklemeye başladık. Ancak rüzgar hızını arttırınca organizasyon da yarışları çabuklaştırıldı. Saat 16.00 olduğunda çıkmamamız için hiçbir sebep kalmamıştı. Biz de gittik tekneye yerleştik. Ancak yarışacağımız diğer iki gruptan birisi henüz gelmemişti. Ama yarışmada “Yarışmacı takımlar yarış saatinden en az 30 dakika önce gelmelidir.” diye bir kural da vardı. Saat 16.30’da yarışacaktık, buna bir itirazımız yoktu. Saat 12’den beri sıcağın altında bekleyen bizlere tezat, saat 16.10 olmasına rağmen o takım halen gelmemişti. Ancak bu takımı elemediler. Adamlar neredeyse 1 dakika kala gelebildiler. Tabi bundan önce tekneye yerleşip moda girmiş olan bizim takım tekneden tekrar inince tüm adaptasyonumuz da kayboldu.

Detaylar halledilip ikinci defa teknelere yerleştik. Dümencimiz anlaştığımız üzere Ceyhun oldu. Heyecanla yarışın başlayacağı noktaya gittik ve o sessiz bekleyiş başladı. Hakemler gelip üç tekneyi de hizaya soktular. Herşey hazır olduktan sonra hakem yarışı başlattı.

Süratle ve çok az bocalayarak çıktık. Meltem’in söylediğine göre uyumumuz süpermiş. Geç kalan takım iyice koptu ve biz TIP123 isimli takımla başa baş bir mücadeleye başladık. Takım kaptanı ben olduğum için hem teknedeki uyumu hem de yan takımla olan durumu kontrol ettim. Bir noktada adamlarla aramızdaki mesafe biraz açılır gibi olunca ATAK diye bağırdım. Bu bizim beklediğimiz bir komuttu ve herkes bu sefer biraz daha hızlı çekmeye başladı. Herkes son gücü ile kürek çekiyordu. Ceyhun son 10 metre diyince ben bu sefer diğer grupla kafa kafaya olduğumuzu görüp son defa planda olmamasına rağmen atak diye bağırdım ve indiğimizde kıyıdan izleyen herkesi hayretler içerisinde bırakan o ani hızlanmayı başlattım. Ancak bu hızlanmaya ayak uyduramayan bir iki kişi oldu. Buna rağmen bitiş çizgisini burun buruna geçtik. Ben galip olduğumuzu sanıyordum. Ancak neredeyse 30 cm’lik bir farkla kaybettiğimizi öğrenince acayip üzüldük.

Buna rağmen hakemlerden birisi takımımızın iyi bir takım olduğunu tek hatamızın kürekleri çok derine daldırmak olduğunu söyledi ve bizi 19 mayıstaki özel yarışa davet etti. Ancak 19 mayıs günü bir sertifika programına takımdaki 5 kiş katılacak olduğundan bu daveti geri çevirdik. Ertesi gün Porsuk’ta yarışamayacak olduğumuzdan dolayı hem üzgün hem de mutlu olduk. Kaybedilebilecek en iyi şekilde kaybettik ve herkes elinden geleni yapmanın vermiş olduğu vicdani rahatlıkla oradan ayrıldı.

Az önce Filiz’den gelen haberle de bu Dragon macerasının daha bitmediğini öğrendim sevgili okur, pek bir mesut oldum 🙂

Buı yazıyla ilgili tek sıkıntı o gün benim hiç fotoğraf çekmemiş olmam sevgili okur. İnşallah Filiz’den alacağım fotoğrafları da bu yazıyı da güncelleyeceğim. O sebepten dolaayı sen bu video ile idare et:

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s