İkarusun Yükselişi

Efrâsiyâb’ın Hikâyeleri‘ni okurken altını çizmişim “İkarus’un Yükselişi” ifadesinin. Geçen gece onnu ve ne yapacağımı düşünürken uykum kaçtı biraz kitap okuyayım dedim. Kitaptaki ilk hikayede geçiyor İkarus’un Yükselişi. İhsan Oktay Anar‘ın Osmanlı Dönemi’nde yazmasına alıştığım için bu kitabı okurken epey şaşırmıştım. Çünkü hikayelerin hepsi Cumhuriyet Döneminde geçiyordu.

İkarus'un Yükselişi

İlk hikaye Güneşli Günler, İhsan Hoca’nın modern çağa uyarlanmış bir vampir hikayesi. İşte bu hikayenin içerisinde gördüm “İkarus’un Yükselişi”ni. Hikayedeki vampir bu isimde bir plak dinliyordu. Hikayede anlık heveslere kurban edilen güzellikler anlatılıyor.

Neyse, araştırdım ve çok da zorlanmadan buldum İkarus’un Yükselişi’ni. TRYGAIOS isimli bir blogda anlatmış yazarı. Ben de o yazarın kelimeleriyle aktarıyorum:

Daidalos, oglu İkarus ile birlikte, kendi yaptığı Labyrinthus’a hapsedilir. Oradan çıkmanın, kurtulmanın çarelerini arar. Aklına, balmumundan kanat yapıp kuşlar gibi uçarak çıkmak gelir. Düşündüğünü de uygular.

Oğlu İkarus ile birlikte kanat çırparak, gökyüzüne yükselir ve Labyrintus’tan kurtulur. Ancak İkarus heveslidir, özgürlüğün, kuş gibi hür olmanın tadına varmıştır ve daha da varmak ister. İçinde karşı konulmaz bir istek ile kanatlarını daha bir tutkulu çırpar. Kanat çırptıkça güneşe daha da yaklaştığını düşünür, tüm amacı güneşe ulaşabilmektir.

Daidalos ise oglu İkarus’un başına gelecekleri bildiğinden öğütler vermeye çalışır. Suyunca git oğlum, ne yüksel daha fazla ki güneş eritmesin balmumundan kanatlarını ne de alçal gereğinden fazla ki deniz ıslatıp ağırlaştırmasın kanatlarını der. Ama İkarus’un bunları duymaya pek niyeti yoktur. Zihninde ve yüreğindeki tek amacına bir an önce ulaşabilme hevesindedir. Çırptıkça çırpar kanatlarını, her seferinden daha çok, her seferinde daha güçlü, daha tutkulu.

Ancak ne var ki yükseldikçe, balmumundan kanatlar erimeye başlar, ta ki İkarus’u taşıyamayacak hale gelene kadar. İkarus hızla denize düşer ve boğulur.

Hikaye bu şekilde bitiyor. İhsan Hoca’nın kitapta vermek istediği temaya da uyuyor.

Bu yazıyı neden yazdığıma gelince kendimi bazen bu İkarus gibi hissediyorum sevgili okur. Kanatlarım erir de boğulursam diye korkuyorum. Bu yaz sıcağında aklım yerinde duruyor diye şükretmeliyim herhalde.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s