İnsan Ruhu Üzerine Tespitler

Her insanın içinde bir karanlıkla doğduğuna inanırım. Bu sıkıcı satırları okumaktan kaçıp doğrudan konunun özünü merak edenler için bu yazımda kendime itiraf edemediğim pişmanlıklarım olduğundan bahsedeceğim. Her insanın içinde bir karanlık vardır demiştim. Evet. Buna yürekten inanıyorum. Yaşadığımız her anda bu karanlığı biraz daha aydınlatmaya çalışıyoruz. Elimizdeki ışık ise gençliğimiz ve sağlığımız bence. Bunlar yavaşça tükenirken aydınlık da azalıyor etrafımızda. Biz usul usul karanlığa alışıyoruz. Ve o en zifiri anda da bitiyor her şey. Ölüyoruz. Ruhun özü de ışık yani nûrdur bence. İnandığınız değerler size neyi gösteriyor bilemem elbette.

Kendi karanlığımın giderek arttığını fark ediyorum. Bu bir bıkkınlığın, usanmışlığın sonucudur bence. Benimle birlikte dünyaya gelen bu karanlığı belki görmezden geldim. Ancak yaptığım hatayı şimdi görüyorum. Her maddeye karşılık gelen bir anti madde olduğunu biliyorum küstah entelektüelliğimle. Eğer ruhum da bir ışık yani nûr ise elbette ki bunun anti maddesi karanlık olacaktır. Bu da işte içimde, zihnimin derinliklerinde yatıyor. Bilinçaltı diyorum ben buraya.

Bilinçaltım sonsuz bir çöplük gibi. Sizinkileri bilemem. Ama benim ki tıpkı tarif ettiğim gibi. Sonsuz, uçsuz bucaksız bir çöplük… Kendimi bilmeye 92 yılından itibaren başladım. O zamanlar Tunceli’de minik bir çocuktum. Evimizin yanındaki parkta düşüp kafamı kırdığımı, serçe parmağımı evin arkasındaki harç makinesine sıkıştırdığımı hatırlıyorum. Canımı yakan her şeyi hatırlıyorum. İşte bu çöplük de o zamanlardan itibaren dolmaya başlıyor.

Rüyalarım artık beni korkutmaya, bir yandan da cezbetmeye; adeta baştan çıkarmaya başladı. Geçmişte yaptıklarımın pişmanlıkları olacak ki rüyamda yeniden yaşıyorum o anları. Verdiğim kararları tekrar sorgulatıyor beynim bana. Binlerce kıvrımı arasındaki yüz binlerce hücre ele geçiriyor tüm kontrolümü. Bana pişmanlıklarımı gösteriyor devamlı.

Uyku gerçekten ölümün kardeşiymiş. Karanlık ölümün kendisi, ruhun karşıtı demiştim. Uykuda yaptığımız şey kendimizi bu ölümün eline bırakmak anlaşılan. Uykuyu hiç bilmesek ölümden bu denli korkar mıydık? Uykuyu hiç tatmasak ölüm belki de pek çoğu için kaçış olmazdı. Burada bu tezatlığı bilerek veriyorum.

Karanlığım giderek büyüyor zihnimde. Bunun en açık ispatı rüyalarımın artık ruh halime etki edecek kadar etkili olmaya başlamasıdır. Dolayısıyla artık çok okumaya çalışıyorum. Böylelikle rüyalarımı kendi bilinçaltımdan kurtarabiliyorum. Yani geçmişteki hatalarım, zihnimin köşelerinde kalmış kırıntılar ortaya çıkmıyor. Bu açıdan en başarılı eserler İhsan Oktay Anar’ın eserleri. Ya hiç bir şey görmüyorum. Ya da yeniçerilerden kaçıyorum rüyamda. Tertemiz yani.

Ama bunun böyle sürmesine katlanamıyorum artık. Bilinçaltıma format atmanın yollarını arıyorum birkaç gündür. Yeteri kadar para ile bunu yapabilir miyim? Hayır. Seyahat mi etmeliyim? Hayır. İçinde bulunduğum durum da buna müsait değil zaten. İşte bu şekilde ne yaparım diye düşünürken sonunda cevabı buldum. Yazmak. Yazacağım sevgili okur. İçimdekileri, aklımdakileri ne kadar boşaltabilirsem o kadar rahatlarım diye düşünüyorum. İşte bu yazı da bu sebepten kaleme alındı. Gerçekten önce bu yazıyı kalemle yazdım. Sonra üşenmedim bilgisayara geçirdim. Hepinizi seviyorum. Siz de beni sevin.

Mesut Proofhead.

EDIT: Karanlık madde ile antimadde’yi aynı şey zannediyordum. Yazıda düzelttim. Uyardığı için de fasafiso ve Can’a teşekkür ederim. Uyarın beni.

3 responses to “İnsan Ruhu Üzerine Tespitler

  1. bir dost

    Kendinle olan savaşının açtığı yaraları yazarak telafi ediyorsun. özellikle yazarlık ya da şairlik yeteneği olan insanlarda beliren bir durum. içindeki karanlık seni köşeye sıkıştırdıkça daha hırslı ve daha güzel yazılar yazacaksın. aslında şikayet ettiğin o karanlık şu an senin ilham kaynağın. umarım kendi karanlığını yenip içini ferahlattığında bu ilhamın kaçmaz ve bizi bu güzel yazılardan mahrum bırakmazsın.

  2. SavaşAlp

    Bilinçaltı dediğin yer karanlığın kendisi değildir, fakat dediğin karanlığı orası barındırır. Daha anne karnındayken bile dolmaya başlar orası. Aydınlık dediğin şeyi ise gençlik, sağlık ve bilinçaltının geri kalan kısmı oluşturur.

    Şu yazının altına yazmış olmak için yazdım cidden. Bu konudaki düşünme şeklini ve yazıyı çok beğendim. Buraya yorumu bitirirken LOTR soundtracklerinden Return Of The King’in 3.46 – 4.20 kısmını dinlemeni öneriyorum.

    Saygılar.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s