Hayatımın En Garip Otobüs Sohbeti

Geçen gün uzun süre sonra özel halk otobüsüne bindim 54 numaraya. Otobüse binerken kulağımda kulaklık vardı. Neyse bindim, balktım en arkada ortada hep gördüğüm ama tanımadığım birisi oturuyor sağı ve solu boş. Adamın yanında gittim kulaklığı çıkarttım. Adam eliyle otur otur işareti yapınca ben bi garipsedim ve o anda kendimi hayatımın en garip, en öğretici otobüs muhabbetinin içinde buldum.

Kulaklığı çıkarıp mp3 çaları da kapatıp çantama koydum. Adam eliyle otur otur işareti yaptı. Ben oturunca adam hemen sordu, Öğrenci misiniz? Evet, dedim bende. Anadolu’da mı, dedi. Evet, dedim. Ne güzel maşallah, dedi ve muhabbet derinleşti.

Bak dedi benden sana bir abi tavsiyesi, o kulaklıkları takma, ikisini aynı anda takma, sadece birisini tak. Bak onlar beyin zarına, kulak zarına inanılmaz hasarlar veriyor. Adam daha sonra eğip kafasını gösterdi. Adamın kafasının altını sanki kesip almışlar da üzerine deri dikmişler gibiydi lan. Acaip içim ürperdi. Daha sonra karşılıklı duran iki şişkinliğe dokunmamı istedi. Lan ben de normalde hiç işim olmaz ama merak işte dokundum ve donup kaldım. Adamın kafasında iki tane vida vardı!

Meğer adam eski boksörmüş. 7 kişinin çenesini kırınca lisansını iptal etmişler. Bu da bir fabrikada makina bakımcısı olarak çalışmaya başlamış. 1999 yılında şiddetli baş ağrısı ile hastaneye gitmiş. Tam 2 yıl doktorlar migren diyip ilaç vermişler. 2001 yılında beyindeki hipofiz bezinde kanser oluştuğu ortaya çıkmış. Ve adam o tarihten sonra tam 12 beyin ameliyatı geçirmiş. Bunların bazıları çok ağır ameliyatlarmış. Hatta yeminle anlattı, bir defasında aynı ameliyata aynı gün 7 hasta girmişler. Bir tek bu abi kalkabilmiş masadan. Bu durumu da hastalık öncesi boksörlükten dolayı olan iri yarılığına bağlıyor. 130 kiloymuş. Ve yine yeminle söyledi, 100 kiloyu çok rahat kaldırabiliyormuş o zamanlar.

Şimdi hastalığı tamamen atlatmış. 3 ayda bir tepeden tırnağa kontrolden geçiyormuş. Ama şu an kilosu 60 civarıymış ve gücünü ciddi oranda yitirmiş. 10 kiloyu taşırken yoruluyorum, diyor.

Abi tabi bu hastalık sürecinde boş durmamış ve kendini tıbba vermiş. Bana sürekli olarak hayatımı güzel ve sağlıklı yaşamamı, annemi babamı üzmememi söyledi. Uykuna çok dikkat et, bu çok önemli, dedi. Asla tıka basa doyurma karnını, sofradan muhakkak biraz da olsa doymamış olarak kalk, miden de yer bırak, dedi. içki ve sigaradan uzak dur, bak bunu günah haram diye söylemiyorum, dedi. Kendisi şu an tiryakiymiş ve bırakamıyormuş. Bırakmayı denediğinde burnundan ve kulağından kan geliyormuş. Çok garip lan.

Hastalığın kendisini atlatmış abi. Şu an yan etkileri ile uğraşıyormuş. O da hormonlarındaki dengesizlikmiş. Özellikle aşırı sinirlenme, tepkilerini kontrol edememe çok başına belaymış. Örneğin ağlanacak yerde bazen kahkaha atabiliyormuş. Ya da çok saçma bir şeyden aşırı sinirlenip kendini kaybediyormuş. Bir kaç defa otobüs şoförüyle kavga etmiş hatta.

Daha çok konuştuk abiyle. Ben sorular sordum hastalığı ile ilgili. Sağolsun yanıtladı. Daha sonra ineceği yerde inip gitti. Bakalım bir sonraki karşılaşmamız nasıl olacak bu abi ile.

özel halk otobüsü

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s