Bilim Adamları Savaşıyor: Alan Sokal Skandalı

Bilim Etiği dersinde okuduğum makalelerden birinde bu olaydan bahsediliyordu sevgili okur. Epey hoşuma gitti. İçeriğini olabildiğince kısaltıp sadeleştirerek ilgsini çekebilecek okurlarıma sunuyorum.

Doksanların ilk yarısında bilimsel çevreler, “bilimi savunanlar” ve “bilimi eleştirenler-sosyal bilimciler-feministler” olarak ikiye ayrılmıştı. Bunlardan bilim savunucular, ikinci grupta yer alanları ağır bir dille eleştirmişler ve bununla ilgili düzenlenen bir konferans (Bilimden ve Akıldan Kaçış) sonucunda yayınladıkları bildiride feminist kuramıölü doğmuş çocuk”, kültürel çalışmalar kuramınısaçmalık” ve bilimi eleştirenleri ise “şarlatan” olarak nitelendirildiler. Bunu eleştirilerini dile getirirken savundukları düşünce şuydu: Sosyologlar, felsefeciler, feminist kuramcılar ve siyasî kimliğe bürünmüş akademisyenler bilimin objektifliğini sorgulayarak, bilimi toplum önünde küçük düşürmeye çalışmaktadırlar. Bilim savunucuları cephesinin en önce gelen iki ismi bir biyolog olan Paul Gross ile matematikçi Norman Levitt idi.

socialtextBilim savunucularının bu hamlesine karşın diğer grupta yer alan bilim kuramcıları da boş durmuyorlardı. Amerika’da yayımlanan en popüler bilim dergilerinden biri olan ve eleştirem bilim yaklaşımını savunan Social Text dergisinde “Science Wars (Bilim Savaşları)” isimli özel bir sayı çıkarmaya karar verdiler. Bu özel sayıyı hazırlayacak olan ekip derginin üç editöründen oluşmaktaydı ve bu kişiler az önce saydığım üç önemli başlıktaki en saygın bilim insanlarıydılar: Sosyal bilim kuramının babası Steve Fuller, feminist kuramın anası Sandra Harding ve radikal bilimin öncüsü Hillary Rose. Bu üç bilim insanı bu özel sayı için birer ısmarlama makale yazacaklardı. Bu özel sayı ile bir süre önce yayınladıkları bildiri ile bilimi eleştirenlere hakaret eden Gross ve Levitt’e ve bu kafadaki insanlara güzel bir ders verilecekti.

alansokalÖzel sayısı hazırlanan o meşhur dergi Social Text’e 1994 yılının sonlarına doğru bir makale geldi. Alan D. Sokal (New York Üniversitesi‘nde fizik profesörü) yazarı olduğu bu makale herşey önce kaynakçasının zenginliği ile dikkati çekiyordu. Öyle ki toplam 35 sayfa olan makalenin sonuna bir de 10 sayfalık bir kaynakça eklenmişti. Bu kaynakçada editörlerin dikkatini hemen postmodernizmin savunucularından Jacques Derrida, Jacques
Lacan ve Jean-François’in makalelerine yapılan atıflar çekmişti. Ayrıca editörlerden birinin iki çalışmasına, diğerinin de tam altı çalışmasına atıflar yapılmıştı. Makale şöyle bir bakıldığında postmodern bilimi savunuyordu ve bu tam da Social Text’de yayınlanmaya layık bir makale idi. Üstelik tam da bilim savunucularına karşı bir özel sayı hazırlığı yapılırken bu makale çok isabetli bir yayın olacaktı. 1995 yılının mayıs ayında (gönderildikten 6 ay sonra) bir kaç küçük değişikliklerden sonra makale o meşhur dergiye kabul edildi ve 1996’da da yayımlandı (1.5 yıl sonra). Makalenin adı “Sınırların Aşımı: Kuantum Yerçekiminin Dönüştürücü Bir Tanımına Doğru” idi.

Bu yayından hemen sonra, akademik hümanistlerin dergisi olarak bilinen Lingua Franca‘nın mayıs sayısına Alan D. Sokal yine bir yazı göndermişti. Bu yazının adı “Bir Fizikçi Kültürel Çalışmalarını Sınıyor” idi. Ve bu yazı bir skandalı haber veren bir itiraf mektubuydu!

Yazıda Alan Sokal, bilim eleştirmenleri cephesinin en güçlü yayımlarından Social Text’e yolladığı makalenin, saçma sapan bir makale olduğunu; bilimsel bir nitelik taşımadığını; verdiği referans ve atıflarının makalesi ile alakası olmadığını ancak referanslarda editörlerin önceki çalışmalarına atıf yaptığı ve onların siyasi düşüncelerini destekliyor gibi göründüğü için makalesinin yayımlandığını anlattı. Makalesi yollandıktan neredeyse iki yıl sonra yayımlanıyordu ve içeriğine bile doğru dürüst bakılmamıştı. Ve bu tür bir dergi için bu bir skandaldı! Bu olay ile Alan Sokal, bilim savunucularının bilim eleştirmenlerine karşı ne denli haklı olduklarını üstelik bilim eleştirmenlerini kendi evlerinde yenerek ortaya koyuyordu.

Bu olay sadece akademik yayınlarda değil dünyanın sayılı gazetelerinde de manşet olarak yer almıştı. Alan Sokal, neden böyle bir şey yaptığını şöyle açıklamıştı: “Kültürel çalışmalar konusunda Kuzey Amerika’da lider konumdaki bir dergi (Social Text), bilimsel olarak anlamsız ve saçma sapan bilgilerin serpiştirildiği ancak iyi hazırlanmış görüntüsü verilen ve editörlerin siyasî ön yargılarını yansıtan bir makaleyi yayımlar mı, sorusunun cevabını aradım ve bu sorunun cevabı maalesef evet idi.”

“Alan Sokal, kültürel çalışmalar kuramını savunan dergi editörlerini suçluyordu; bu makaleyi, herhangi bir uzman fizikçi veya matematikçi (hatta lisans mezunu bir öğrenci bile) incelemiş olsa onun bir parodi olduğunun farkına varabileceğini, ancak dergi editörlerinin kuantum fiziği gibi spesifik bir konuda yazılan bir makaleyi bu alanda bilgi sahibi olan hiçbir kimseye danışma gereği hissetmeden, sadece kendi savundukları görüşe uygun göründüğü için, yayımlayabildikleri sonucuna ulaştığını ifade ediyordu.”[1]

Bu yazıyı hazırlarken Bilal Güneş‘in “Paradigma Kavramı Işığında Bilimsel Devrimlerin Yapısı ve Bilim Savaşları: Cephelerdeki Fizikçilerden Thomas S. Kuhn ve Alan D. Sokal” isimli makalesinden yararlandım. Hatta [1] ile belirttiğim yeri de doğrudan bu makaleden aldım. Alan Sokal hakkında detaylı bilgi isteyenler burayı okuabilirler. Buradan da New York Üniversitesi’ndeki profil sayfasına göz atabilirsiniz.

Reklamlar

2 responses to “Bilim Adamları Savaşıyor: Alan Sokal Skandalı

  1. Aynı makalede bu verdiğiniz kitabın da adı geçiyordu hocam

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s