DÇK Çevre Şenliği 2012 – 2. Kısım

afisEvet sevgili okur. İlk gün olanları şu yazımda okumuştun. Yazının bu kısmında da ertesi gün olanları anlatacağım.

Sabah erkenden uyandım Alper‘in evinde. Dün geceden hazırladığımız köfteleri kontrol ettim, bir sıkıntı yoktu. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi‘nin sağolsun tahsis ettiği otobüsler 10.00’da Açıköğretim Fakültesi önünden hareket edecekti. Dolayısı ile hemen hazırlanıp toplarlanıp çıktık.

522368_10150789352253938_607143937_9794377_312892960_nYoldan Volkan‘ı da alıp buluşma noktasına geldikten kısa bir süre sonra beklediğimiz otobüsler geldi. Ancak pikniğe katılacaklar hala ortalıkta yoktu. Klasik Türk mantığı ile hareket saatinden tam 45 dakika sonra kalkabildik. Bir otobüse sığabilecek kadar adam ne oldu nasıl oldu bilmiyorum, iki otobüse yayıldı ve o şekilde yola çıktık. Musaözü Göleti‘ydi piknik için seçtiğimiz yer. Ancak buranın girişi ücretliydi ve bir otobüs için de 40 lira alıyorlardı insafsız vicdansızlar. Kapıda epey bir dil döküp iki otobüse 60 lira verip içeri girdik.

581457_10150789354403938_607143937_9794389_296339042_n
Levent

Piknik alanına geldiğimizde planlanandan bir saat geç geldiğimiz için de yer bulmada epey sıkıntı yaşadık. En sonunda bir yer bulup geçtik. Hemen köfte için hazırlıklara başladık sevgili okur. İşte o anların heyecanı bir başkaydı benim için 🙂 Her piknikte olduğu gibi bu piknikte de bazı eksiklerimiz oldu. Ekmek sayısı azdı ve ne hikmetse kimse yanına, suyu bırakın, oturacak bir parça örtü bile almamıştı.

562907_10150789348798938_607143937_9794364_702341102_n

Ben

Lan insanların bu piknik anlayışına şaşıyorum. Neyse, mangal için ön hazırlıkları tamamladık. Kızlar da (hepsi değil birkaç tanesi, üstelik bunların için de misafir olarak gelenler de vardı) ekmekleri ve iç malzemeleri hazırlamaya başladılar.

523924_10150789353013938_607143937_9794381_1537069035_n

Hazırlıklar

Arkadaşlarımıza “akustik bir dinleti” yapacağımızı söylemiştik. Dolayısıyla Alper, Ahmet, Tuna, Volkan, ben ve Tuna’nın bir arkadaşından oluşan ekibimizle “popüler bir takım şarkıları” icra ettik 🙂

529358_10150789351768938_607143937_9794374_782817618_n

Mangal

Bu icradan hemen sonra köfte pişirme işlemine başladık sevgili okur. 260 tane köfteyi, ben ve İTÜ‘den gelen Cengiz arkadaşımızla pişirmeye başladık. Pişirdik, pişirdik, pişirdik bir de baktık ki köfte yetmedi! 48 kişiye beşer taneden 260 köfte nasıl yetmedi lan diye hesaplar yaparken kızlardan gelen bir itiraf her şeyi açıkladı: Meğer bunlar köfteleri tepsilere aktarırken 12 tanesini yere düşürmüşler, sonra da bunları delilleri yok etmek adına çöpe atmışlar!

295081_10150789355698938_607143937_9794406_1417529332_n

Sazova Parkı

Yemek yedikten sonra tabi bir gevşeme hali geldi yavaştan. Biz de kalan vakti daha iyi değerlendirebilmek adına otobüs şoförleri ile konuşup katılımcıları Sazova Parkı‘na götürelim dedik.

578647_10150789357123938_1198872250_nSazova Park’ında çok enteresan olaylar yaşanmadı. Saat 16.45 civarında toparlanıp araçlara bindik. Şehre döndük. O gece şehirde olamayacaklarla vedalaştıktan sonra hiç vakit kaybetmeyip Alper’le birlikte bir gün önce aldığımız mangalı götürüp teslim ettik. Oradan bize geçtik. Ben üzerimi değiştirdim. Daha sonra Alper’e gittik. Alper de bir duş aldıktan sonra Volkan’a geçip internetten Beşiktaş‘ın Fener’e nasıl yenildiğini görüp kahrolduk. Gündüzden Sercan‘ın yaptığı yemeklerden yiyip dışarı çıktık.

528884_10150789349478938_607143937_9794367_1924504862_n

Kahrolurken

O akşam Eskişehir’de sadece Yıldız Teknik Üniversitesi’nden gelen arkadaşlarımız kalmıştı. Bizim ekipteki herkes yorgunluktan bitap düştüğü için birer ikişer kaçmıştı. Arkadaşlarımızı o gece 222‘deki bir programa (Funk Alaturka) davet edip yanlarından ayrıldık. Alper ve Volkan’la birlikte yeni açılan Peyote‘ye gittik. O an benim gözlemleyebildiğim kadarıyla “bizim gibilerin” anlayamayacağı şeyler çalıyordu mekanda. Eskişehir’deki tüm İstanbullu öğrenciler ve bir şekille İstanbulla bağlantılı herkes Peyote’deydi. Biz İstanbul’dayken de Peyote’ye takılıyorduk, demek istiyorlardı anlaşılan.

Peyote sarmayınca Alper ve ben çıktık. Biraz dolaşıp önce Volkanlar’a geri dönüp Alper’in unuttuğu telefonunu aldık. Sonra da 222’ye geçtik. Biz oradayken de misafirlerimiz aradılar. Biraz dışarı da oturup sohbet ettik. Özgür Abi‘yle falan konuştuk, gülüştük.

Ekip toplanıp tamamlanınca Funk Alaturka’yı izlemek üzere içeri girdik. Bu noktadan sonra olanları anlatamayacağım.

Sabaha karşı çok acıktığımız için Onur İşkembe‘ye gidip zerre kadar lezzetli olmayan ama fiyatı utanmaz bir şekilde 5 lira olan çorbadan içtik. Yıldız Lokantası‘nın işkembe çorbası gerçek işkembe çorbasıdır. Yemek faslından sonra Alper’in eve geçip kahve içtik ben uyurken.

Sabah saat 6’ya yaklaşırken arkadaşlarımızı  otogara bırakıp eve döndük. Yolda Alper’le epey durgun geldik, bi acayip geldik yani.

Saat 06.15’de kafamı yastığa koydum alarmı saat 13.00’e kurarak. Ve işte bu an 3. Geleneksel Çevre Şenliği‘nin resmi olarak bittiği an oldu sevgili okur.

Şenlik bittikten sonra etkilerini gözlemleme süreci başladı tabi. Herşeyden önce iyi bir dinlenip bu yazıları yazdım. Daha sonra bulabildiğim kadarıyla etkinliğin haberlerini aradım. Şu linkte bulduğum en detaylı olanı. Zaten yazan da bizim ekipten Barış.

Çalışan ve emek veren tüm dostlarıma teşekkür ederim. Son olarak etkinlikten bazı notları veriyorum ve bitiriyorum:

  • İlk şenlikteki ekipten sadece Elif ve ben vardık.
  • Cumartesi günü salon etkinliğine 60 kişi katıldı.
  • Pazar günü pikniğe 48 kişi geldi.
  • 3 kişi bir yıllık EKOIQ aboneliği kazandı.
  • 5 üniversite kulübü EKOIQ’den süresiz abonelik kazandı.
  • Katılımcılardan Prof. Dr. İrfan Erdoğan beraberinde getirdiği 10 kadar kitabı üniversitemiz kütüphanesine bağışladı.
  • İlk konuğumuz Duygu Yazıcıoğlu’nu karşılayıp, YTÜ’den arkadaşlarımızı uğurlaadığımız ana kadar ki süreyi resmi etkinlik süresi olarak belirlediğimizde, 3. Geleneksel Çevre Şenliği toplamda 55 saatlik bir periyotta gerçekleşti.
  • Duygu Yazıcıoğlu, kişisel blogunda şu yazı ile bizi anlattı.
  • Diğer üniversitelerden gelen arkadaşlarımızla çok fazla konuşma fırsatım olmadı koşturmaktan. Sadece Yıldız Teknik Üniversitesi’nden gelen 3 arkadaşımızla çok samimi olduk: Elif Irmak, Betül ve Şeyma. Samimiyetleri için bir kere daha teşekkür ederim.

 

Reklamlar

2 responses to “DÇK Çevre Şenliği 2012 – 2. Kısım

  1. sercanın yaptığı yemek değil yalnız sıkıntı olmasın sonra bak annemin yaptığı yemekler.

  2. Çok özür diliyorum kardeşim Annenden ve senden 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s