Neşe Ablam Vefat Etti

Bu bloga yazdığım kara yazılardan biri olacak yine bu yazı da. Nefret ediyorum buraya böyle şeyleri yazmayı, gözlerim doluyor detayları hatırladıkça. Dolayısı ile ara vererek yazacağım.

Canımdan çok sevdiğim Neşe Ablamın aniden, tutarsızca ve bizi ateşin ortasında bırakarak vefat etmesini anlatacağım.

Pazar günü akşamı Bursa’dan gelen bir telefon Neşe Ablamın yoğun bakıma alındığını haber veriyordu. Pazartesi sabahı annem erkenden Bursa’ya gitti. Bursa’daki hastanelerde yoğun bakım üniteleri tamamen dolu olduğu için ablamı İnegöl’deki Özel Medice Hastanesi’ne yollamışlar. Pazartesi öğle yemeğinden hemen sonra annem beni aradı ve durumun çok kritik olduğunu, Ferhat abimin desteğe ihtiyacı olduğunu söyleyip beni de İnegöl’e çağırdı.

Ben de sağolsun hocamızdan izin alıp apar topar İnegöl’e gittim. Oraya gittiğimde durumun hiç de iç açıcı olmadığını gördüm. Pazartesi’den çarşamba günü öğleye kadar durumunda hiç bir iyileşme olmadı. Bizler de hastanenin önünde beklemekten başka bir şey yapamadık. Bu o kadar acıydı ki anlatamam sevgili okur. Abimi ve 3 yaşındaki kızını düşündükçe, içeride yoğun bakımda yatan ablamı düşündükçe nefesim daralıyordu.

O üç günün inanın hiç bir şekilde tarifi yoktu. Ağlayan herkesi teselli etmeye çalışmak, umut vermeye çalışmak çok zordu. Salı günü öğlene doğru doktor abimi acil olarak aradı. Yanında ben de gittim doktorun odasına. Doktordan izin isteyip konuşmalarımızı kaydettim. Meğer ablam çok ağır bir beyin kanaması geçimiş. Bu kanamayı ilk 12 saatte tepsit etmek de tomografi ile imkansızmış. Yeni çektikleri bir tomografi ile bunu tespit etmiş doktor. Böylece önceki tecrübelerine dayanarak bize kurtulmasının neredeyse imkansız olduğunu söyledi. İşte ben o an ölümün kaçınılmaz olduğunu anladım. Bu gerçeği sadece ben ve abim biliyorduk. Defalarca ısrar etmeme rağmen izin vermedi, söyletmedi kimseye. İnsanların ve belki kendisinin de umudunu kırmak istemiyordu.

Çarşamba günü durum giderek kötüleşti ve öğlene doğru doktor bizi çağırdı. Dayım, abim (dayımın oğlu), ablamın abisi ve eniştesi içeri girdik. Doktorun yanında başka bir kadın doktor vardı. Kendisi bize hastanın beyin ölümü gerçekleşti, başınız sağolsun, dedi. O an hayatımın en kötü anlarından birisiydi sevgili okur. En kötü. O an orada yaşananlar belleğime o kadar kazındı ki herhanlde bir ömür boyu asla unutamayacağım. Ben bu anlarda da ses kayıdı almıştım. Ancak hiç bir zaman bu kayıtları dinleyebileceğimi sanmıyorum.

Fazla detay vermeden devam edeyim. Ablam resmi olarak saat 14.00’de beyin kanamasına bağlı olarak hayatını kaybetmişti. Ancak ülkemizdeki kanunlar gereğince halen makineye bağlı tutuluyordu. Halen şokta olan abim doktordan rica edip yoğun bakıma yanında ben olduğum halde girdi. İşte burada ablamı gördüm. Artık neredeyse tamamen ölmüş gibi yatıyordu. Kendimi çok zor tuttum. Abimi yukarı çıkardım, biraz uzaklaştım. Bu esnada doktor bizzat ve ismen beni çağırdı. Doktorun yanına gittim. Soğukkanlılığımı koruduğum için böyle bir şey yaptığını, kalbin de tahminen yarım saat içinde duracağını; dolayısı ile cenaze işlemlerine başlamamız gerektiğini söyledi.

Ablamın naaşı yıkanmadan önce son defa abime gösterildi. Burada artık dayanacak gücü kalmadığından yine ben de yanında gittim. Son kez gördüm. İşte bu görüşüm 4 yıl önce hayatımıza giren, bir kere bile küsmediğim, her gittiğimde beni krallar gibi ağırlayan, bir birimize sürekli takıldığımız ablamı son görüşüm oldu.

Cenaze önce abimin Bursa Merkez’deki evine getirildi. Hayatımda ilk defa bir cenaze evine bu şekile girdim. Bir daha böyle bir anı yaşamak nasip olmasın.

Ablamın mezarı kararlaştırıldığı üzere köyüne, Kars’a götürülecekti. Eve getirilen cenazeyi arabadan indirmeden hemen Kars’a doğru yola çıkardılar. Abimin yanında destek olmak için annem ve ben de hemen ardından iki tane de akrabamız bir arabaya binip cenaze aracının ardından Kars’a doğru yola çıktık. Şoförler bir hata yapıp yanlış bir rota belirlediler. Bu yüzden normalde otobüsle 19 saat süren Kars’a hususi araçla tam 22 saatte varabildik.

Perşembe günü saat 17.00 civarında köye geldik. Hiç vakit kaybetmeden hemen mezarlığa geçtik. (Bu esnada köyde bekleyen ablamın annesi babası kardeşleri ve diğer akrabalarımızın durumlarından bahsetmiyorum bile.) Mezar yeri açılmıştı. Bir grup cenaze namazını kılarken ben ve Haris, abimin koluna girip mezarın başına götürdük. Cenaze, mezara getirildi. Koyuldu. Abim eşine karşı son görevini yerine getirip birkaç kürek toprak attı ve bıraktı.

İşte böylece ablamı defnetmiş olduk.

Ertesi gün dedemi ziyaret ettim. Kars’tan Bursa’ya üç günde bir otobüs vardı. Cumartesi günü deannemle birlike otobüse bindik. 19 saatten sonra bu sabah (pazar) 07.15’de Eskişehir’e vardık.

Bir bütün olarak düşündüğümde hayatımın en kötü haftalarından birisiysi. Ben üzerimden bu acıyı, yorgunluğu, hüznü atmaya çalışıyorum. Ama ateş de düştüğü yeri yakıyor sevgili okur.

Ablama Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun. Geride kalan bizlere de sabır versin.

Reklamlar

One response to “Neşe Ablam Vefat Etti

  1. üzücü sevgili dostum… bize söylemesi kolay tabii ama Allah rahmet eylesin. Sizlere de bol bol sabır diiliyorum…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s