Pentagram – MMXII

IMF601Pentagram geçtiğimiz günlerde 5. stüdyo albümü olan MMXII (2012)’yi piyasaya sürdü sevgili okur. Grubun bu albümden bir önceki albümü 2002 yılında çıkardığı Bir albümü idi. 2008 yılında çıkardıkları konser dvdsini hesaba katmadan, aradan geçen 10 yılda öyle ya da böyle Pentagram’ın yeni şarkıları çok beklendi. Dolayısı ile albüm çıkar çıkmaz “10 yıllık hasret sona erdi” teması işlendi.

Oysa ki grup, bu albümün ancak son iki yıldır üzerinde çalışılan bir albüm olduğunu dile getiriyor. Efsane vokalleri Murat İlkan‘ın rahatsızlığı sonrasında grubu bırakacağını açıklaması üzerine yeni vokal arayışlarına giriyor ve albüm yapıyorlar.

IMF602Evet, Pentagram’ın bu albümünde belki de herkesin öncelikli olarak merak ettiği şey yeni vokalin gruba nasıl bir getirisi olacağı idi. Kimilerine göre Pentagram artık bitmişti, dinlemeye gerek yoktu. Kimilerine göre de yeni vokalist Gökalp Ergen yanlış bir seçimdi. Albüm yorumuyla ilgili söyleyeceğim ilk şey de bununla alakalı olacak. Bence Gökalp Ergen, yerinde bir seçim olmuş. Hem sesinin güzelliği hem de Murat İlkan’ın ses rengine çok benzemesi sebebiyle ben açıkçası yeni albümü dinlerken hiç yabancılık yaşamadım.

10 parçalık albümün açılış parçası Sand olarak belirlenmiş. Nasıl başlarsan öyle gider, genellemesine de uymuş albüm. Yani yapı olarak tipik bir Pentagram parçası seçilmiş ve albümünün devamının da ne ayarda olacağı sezdirilmiş. Sand parçasında vokaller başarılı bana göre. Ana riff de gayet akılda kalıcı ve güzel, ancak solosu çok kötü. O meşhur Pentagram sololarıyla uzaktan yakından alakası yok. Sanki ilgili kısımdaki boşluğu doldurmak için yazılmış gibi.

İkinci parça Now and Nevermore, Pentagram’la bütünleştirdiğim o ney sesini yeniden duymamı sağladı. Etkileyici bir girişi ve melodisi var. Bu parçayı ilk defa dinleyen ve grubun vokalini değiştirdiğinden habersiz olan kimseler hiçbir farklılık göremeyeceklerdir klasik Pentagram’dan. Evet, albümdeki en Pentagram parça bu olmuş. Sözleri de gayet başarılı. Parça kapandıktan sonra kulaklarınızda kalıyor melodi. Solosu da bir önceki parçaya ve hatta albümdeki pek çok şarkıya göre çok daha iyi.

Bir sonraki parça Geçmişin Yükü, albümün ilk klip parçası olarak karşımıza çıkıyor. Türkçe sözlü bu parçada heavy metal havasından ziyade bir rock parçası havası var. Ben burada grubun dinlenilirliğini arttırmak adına böyle bir parça yaptığını düşünüyorum. Parça kötü mü? Hayır. Ama kemik fanlar belki de grubun müziği yumuşamış diye tepki gösterebilirler. Parçanın klibi de en az parça kadar ilgi çekici. Zira yine yukarıda dediğim sebepten dolayı klipte grubun yakın çevresinden pek çok eşine dostuna rastlıyoruz. Klibi Ketche çekmiş. Elbetteki bu isimlerin pek çoğu ülkemizin bilinen simaları. Bu kliple ilgili ayrı bir yazı hazırlayacağım. (Not: Hazırladım.)

Dördüncü ve albümün geneline oranla en sert parça Beyond Insanity adıyla karşımıza çıkıyor. Bence bir sonraki klip de bu şarkıya çekilmelidir. Belki siz farklı düşünebilirsiniz ama bu parçanın vokal, davul ve ritim gitarlarını başarılı buldum. Çok başarılı bir heavy metal şarkısı olmuş. Pentagram ritim gitarlarıyla ilgili ekşi sözlük‘te mi nerede bir yerde bir yazı okumuştum: Ritim gitarların bu denli ön plana çıktığı başka bir popüler metal grubu yoktur, diye. Hakikaten doğru, demiştim o zaman. Bu parçada da yine sönük bir solo var. Ritmin altında ezilmiş hatta. Kulaklıkla dinlerken ritmi daha çok duyuyorum.

Albümdeki en iyi girişe sahip parça, Doğmadan Önce, aynı zamanda albümdeki üç Türkçe parçadan ikincisi. Türkçe parçalar içinde de bana göre en iyisi ve en serti. Konserleri nasıl olur nasıl geçer bilmiyorum ama bu parçada epey kişinin eşlik edeceğini kestirebiliyorum. Sözleri çok iyi yazılmış bu arada. Türkçe söz yazılmıyor diyenlere de bir cevap niteliğinde kanımca. Vasatın biraz üzerinde olmuş solosu, o açıdan iyi haber diyebilirim.

“Duvarlar örülmüş üstüne, öldürmüşler seni doğmadan önce…”

Wasteland, albüm çıkmadan önce yayımlanan bir parçaydı. Çekinmeye kıvırmaya gerek yok. Parçanın başlangıç kısmı Black Tooth‘un Iron Clad‘iyle aynı olmuş. Iron Clad’in ilk çıktığı demo versiyonuyla aynı. Haa, parçanın devamı bambaşka bir çizgide ileriliyor o ayrı. Albümün yine en sert parçalarından birisi. En başında duyduğumuz postal seslerinden sonra oturup parçanın sözleri üzerinde de düşünmeden edemiyor insan. Konserlerin en gaz parçası da bu olacak kanımca.

“It’s time to rise, depopulation, flies, death and decay…”

It’s Dawn Again albümdeki 7. parça. Ben bu parçayı sevemedim. Karamsar Pentagram parçalarından birisi olmuş.

Disturbing The Peace, kendi çapında gaz bir girişle geliyor adamın adamın kulağına. Davul olarak falan hoşuma gitti. Bir tek bu parçanın solosu aklımda kaldı garip bir şekilde. Bu parça da tıpkı Wasteland gibi konserlerde epey can yakar gibime geliyor.

Dokuzuncu parça Uzakta tam bir alternatif rock parçası! Dorian falan yapsaydı hakikaten mükemmel olurdu. Albümdeki üç Türkçe parçadan en piyasa olanı. Dağlaaar, dağlaaaar nakaratı ile kemik fanları epey kızdırmış olsa da gruba pek çok yeni fan kazandıracak bir parça.

Son parça Apokalips kapanış için yerinde bir seçim olmuş bence. Şarkı ortalama ayarda bir parça. Albümde süre olarak en uzun parça, altı buçuk dakikaya yakın. Parça back vokalleri ve parça sonuna doğru aniden değişen yapısı ile eski albümlere şöyle bir selam çakmış. Solo yine vasat, yine akılda kalmıyor, yine efsane olmaktan çok uzak. Ama tam beşinci dakikada öyle bir kısım başlıyor ki… Albüm çıkmadan önce yayımlanan teaser videosunda da bu kısım vardı. (Ekleme: Apokalips’in klibi de çekildi.)

Evet, buraya kadar ki yorumlarımdan anlayabildiğiniz üzere ben kendi adıma albümü ortalama buldum. Ancak yakın çevremdeki dostlarım ne düşünüyorlar onu da bilmek istedim ve onlara albüm hakkındaki düşüncelerini sordum.

alper 1anilburakendersuha

Albümün kapak tasarımı, tasarımda esas alınan konsept, fotoğraflar vs çok çok iyi olmuş. Konsept olarak birkaç gün önce şu yazımda yazdığım Steampunk akımı seçilmiş. Albüm standart cd kutusu bir kartonet içine konulmuş olarak geliyor. 24 sayfalı bir kitapçık çıkıyor içinden. Fotoroman tadındaki bu kitapçıkta bir hikaye anlatılıyor. Fotoğraflardaki oyuncu Lions In A Cage gibi bazı Pentagram klasiklerinin söz yazarı ve bu albümde de Now and Nevermore, It’s Dawn Again ve Apokalips şarkılarının sözlerine katkı sağlayan Turgut Berkes.

IMF603IMF604

Beyond Insanity ve Apokalips’te Kerem Özyeğen‘in back vokallere katkısı var. Kerem Özyeğen, İlhan Barutçu ve Ozan Tügen albümün konuk müzisyenleri olarak yer almışlar. Albümün kitapçığının en arka sayfasında yer alan isimlere baktığımızda Türk rock müziğine çok ciddi anlamda yön veren kişileri görebiliyoruz.

album 1

Albümle ilgili tek can sıkıcı durum albümün fiyatı. 10 parçadan oluşan bir albümü 17.5 liraya satıp Pentagram’ı uzun süredir bekleyen insanların bu bekleyişlerinden faydalanmak isteyen Sony Music‘i kınıyorum. Albümün yanında en azından bir dvd verilse hem fanlar için daha anlamlı olurdu hem de eminim ki albümün satışı artardı.

Grubun genel anlamdaki duruşunu bu albümde vokalin değişmesi ve uzun süren bir aradan dolayı bir nebze yumuşamış, belki de daha piyasalaşmış olarak bulabilirsiniz. Ben de bu fikre kısmen de olsa katılıyorum. Albümün bence gerçek başarısı eylül ayındaki turnelerde belli olacak.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s