Proofhead İnegöl’de! Hem de Kına Gecesinde!

Süleyman ve Özlem

Geçen perşembe akşamı dört günlük arazi çalışmasının olanca yorgunluğuyla eve döndüm. Ancak bu yorgunluğu öyle hemen bir günde atamayacaktım. Çünkü hazırlanıp birkaç saat içinde İnegöl‘e doğru yola çıktık. En yakın aile dostumuz Erkut amcamızın büyük kızı, en eski arkadaşlarımdan Özlem, Süleyman‘la evleniyordu zira! Düğünleri Aydın‘da olacağından kelli biz de en azından İnegöl’deki kına gecesine gidelim,  Erkut amcamızı ve bir cümle sevdiklerimizi bir görelim istedik.

Sorunsuz sıkıntısız bir yolculuktan sonra annem, babam ve ben İnegöl’e ulaştık. Ben İnegöl’ün bu kadar geniş olduğunu bilmiyordum. Burada bizi karşılayan Erkut amcayla buluşup evlerine doğru yola çıktık, ev zaten yakınmış bu arada. Kına gecesinin yapılacağı yer de yine eve çok yakın olan ve Erkut amcanın çalıştığı, Erkut amca öğretmendir, bir okulun çok amaçı salonuydu. Çook uzun zaman önce gördüğüm Özlem ve Öznur‘u yıllar sonra görmek açıkçası çok mutlu etti ve duraksattı beni. Zamanın nasıl da geçtiğini inan hiç anlayamamışım sevgili okur. Ufak bir yemek faslından sonra yine yıllar önce gördüğüm bir arkadaşla, uzaktan bir arkadaşla karşılaştık, daha doğrusu yeniden tanıştık: Ali Cem. En son Sivrihisar’da orta okuldayken gördüğüm, hatırladığım Ali Cem’i yıllar sonra karşımda bulmak beni fazlasıyla şaşırtmıştı. Üstelik Ali Cem’in aradan geçen onca yıldan sonra ilkokul arkadaşıyla nişanlandığını duymak da herhalde Özlem ve Süleyman’ı bir yana bırakırsak, gecenin en güzel ikinci durumuydu.

Okula doğru Ali Cem, nişanlısı “Japon” Ayşe, Melek, ben ve ismini bilmediğim bir arkadaşla yola çıktık. Önden annem ve babamı yolladığım için, arkadan eski okul arkadaşlarımla gelmiştim ben. Bu arada Ayşe ile Sivrihisar‘da değil belki ama Eskişehir’de aynı liseden mezun olmuşuz. Melek ile de yine Sivrihisar’daki lisede okuduğum dönemden tanışıyorduk. Ben bunların bir alt dönemiydim.

Ben ve Özlem

Mekanda fazla durmadım. Dışarıda Cem’le ve onun bir arkadaşıyla uzun uzun muhabbet ettik okul ve iş durumlarıyla alakalı olarak. Bu arada saat yavaş yavaş 10’a doğru geliyordu. Artık kalkıp Eskişehir’e doğru yola çıkmanın vaktiydi yani. İçeri girip Erkut amcayla sohbet ettim az daha. Ondan sonra da Özlem’le Süleyman’ı tebrik ettim ve okuldan ayrıldık.

Erkut amcanın ve Özlem’in mutluluğunu görmek yazının başında bahsettiğim o yorgunluğu bir nebze olsun hafifletti. Eve geldikten sonra ertesi gün yaşayacaklarımı düşünüp uykuya daldım.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s