İki Saatliğine İstanbul’a Gitmek

Geçen hafta cuma günü okuldan erken çıktım. Serhat‘la birlikte Baksan Sanayi Sitesi‘ne gittik. Odaya yapacağım büyük boy raf için gerekli malzemeleri toplarladık Serhat’ın sayesinde. Daha sonra bu malzemeleri ve beni eve bıraktı Serhat sağolsun.

Eve geldikten bir saat sonra da ailece Bursa‘ya doğru yola çıktık. Bir gün önce İnegöl‘e Özlem’in kına gecesine gittiğimiz için olacak, yol uzadıkça uzamaya başladı gözümde. Neyse, nihayet Bursa’ya ve dayımların evine varabildik. Ferhat abim evde yoktu. Haftanın son günü olduğundan olanca yorgunluğum üzerime hücum etti adeta ve uzandığım çekyatta uyuyakalmışım. Gece saat 2’ye doğru uyandım. Uyandığımda Ferhat abimle Murat‘ın hazırlandığını; birazdan üçümüzün İstanbul‘a gideceğini öğrendim!

Pozlama süresini uzun tutmuşum, böyle olmuş

Elimi yüzümü yıkadıktan sonra iki üç dakika içerisinde giyinip diğer ikisiyle birlikte atladık bizim arabaya ve yola çıktık. Bursa’dan arabalı feribota binip İstanbul’a gidecektik. Oradan da Üsküdar‘a geçecektik. İstanbul’u çok yi bilmediğimden dolayı ne kadar yol gideceğimiz konusunda hiçbir fikrim yoktu.
Neyse, yola çıktık. Enerji içeceklerini bitirdikten çok kısa süre sonra feribot iskelesine geldik. Şansımıza doğrudan gişeye girdik, kuyruk beklemedik. 50 lira ödedikten sonra feribota binmek üzere sıraya girdik. İki üç dakika bekledikten sonra saat 04.30’a yaklaştığı halde bindik feribota. En son bundan 15 sene önce bindiğim için acayip heyecanlıydım ne yalan söyleyeyim. Milletin hergün binip indiği deniz araçlarına, 20 senedir Eskişehir’de yaşadığım için ben binince ister istemez heyecanlanırım. Neyse, gecenin o ayazı, deniz üzerinden gelen soğuk rüzgarına rağmen güvertede kalıp denize baktım uzun uzun. Sonra içeri girdim.

Kardeşim Murat

Yaklaşık 1 saat sonra karşı kıyıya vardık. Sonra hiç durmadan İstanbul’un içine doğru sürmeye başladık. Üsküdar’a nihayet geldik. Ben daha önce İstanbul’un Anadolu Yakası‘nda bulunmamıştım. Avrupa Yakası‘na göre buranın çok daha sakin ve derli toplu olduğunu, gecenin saat 05.30’unda bile anladım. Tam adı nedir, neresidir bilmiyorum, bir caminin karşısında bir limanda deniz otobüsleri vardı. Oradaki bir büfeden Ayvalık tostu aldık. Tam yerken sabah ezanı okunmaya başladı. Biraz daha oyaladıktan sonra kalkıp Üsküdar Belediyesi‘nin yakınlarında bir yere parkettik ve uyuduk. Sabah saat 9’a kadar sağda solda arabanın içinde bekledik.

Ufukta görünen yer Bursa

Saat 9 civarında Ferhat abi yanımızdan ayrıldı. İstanbul’a yapmak için geldiğimiz işi hallettikten sonra bu sefer dört kişi olarak yine arabaya binip yola çıktık. Ancak hepimiz yorgunluk ve uykusuzluktan ölüyorduk. Dönüş yolu çok daha uzun sürdü. İstanbul’un içinden çıkıp feribot iskelesine gitmemiz epey zaman aldı. Karşıya daha hızlı geçtik ama bu sefer. Kıyıdan Bursa’ya evin önüne gelmemiz de bir saat falan sürdü.

Nihayet saat 12.00’de eve gelip bir şeyler yedikten sonra uyuduk. Yorgun bir yolculuk oldu ancak İstanbul’a gitmek için feribotu kullanma fikri çok akıllıca geldi. Bir diğer tespitim de İstanbul’un Anadolu yakasının daha az karmaşık olduğu ve daha çok yaşanabilir olduğuydu. Feribota gidiş 50; geliş 50 olmak üzere 100 lira verdik. Şimdi aklımda kalan tek bir soru var: Lan acaba biz arabaya 100 liralık gaz atsaydık Bursa’dan İstanbul’a gidip gelebilir miydik? Ne dersin Alper?

One response to “İki Saatliğine İstanbul’a Gitmek

  1. çok rahat mesutcuğum. fakat sanıyorum ki ufukta görünen yer yalova topçular.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s