Mert’le Bir Pazar Günü

Mert‘i bilmeyenler şu yazıma hızlıca göz atarak hatırlayabilirler. İşte o Mert bu hafta sonu Eskişehir’e geldi ve gelmişken de bizle buluşmasa olmazdı!

Pazar sabahı Volkan‘ı aradım yapmayı planladığımız bir fotoğraf çekimi için. O da Mert’le birlikte kahvaltı yaptıklarını söyledi ve beni de çağırdı. Ben de Alper ve Sercan‘a buluşma saatimizi bildirip doğruca Volkan ve Mert’in yanına gittim.

Ben gittiğimde kahvaltılarını bitirmişlerdi ve kalkmaya hazırlanıyorlardı. Mert hesabı ödemek üzere kasaya gittiğinde ben de peşi sıra gittim. Kasadaki kız Mert’in kredi kartını geri uzatıp limitinin yeterli olmadığını söyledi. Mert çok şaşırdı. Nasıl olur, olmaz derken hesabı halledip doğruca bir Garanti Bankamatiği‘ne gittik. Provizyonda bekleyen işlemi görünce gözlerimiz faltaşı gibi açıldı! Az önce kahvaltı için Mert’in hesabından 15 TL yerine yanlışlıkla 150 000 TL çekilmeye çalışılmış, dolayısı ile kartın limitinden tam 150 kat daha fazla olan bu miktar kartı tıkamıştı 🙂

Elbetteki böyle bir parayı pos makinesiyle ne mekan çekebilirdi ne de Mert ödeyebilirdi. Ufak çaplı bir telefon trafiğinden sonra bu sorunu halledip Espark‘a doğru yola çıktık. Uzun süredir üstüme başıma birşeyler almıyordum. Hazır hep beraberken alışveriş yapalım dedik.

Mert’le ben önce Colin’s‘ten birer pantolon aldık. Oradan sağa sola baka baka C&A‘ya geçtik. Oradan da yine ucuz bir şeyler bulup aldık kazak falan. Sonra en alt kata indik MUDO‘ya. Ben alacağımı aldığım için orada sadece baktık sağa sola. En fazla 150 liraya mal edilebilecek bir masayı 1800 liraya sattıklarını görünce içim sızladı. Hele hele pano diye 75 liraya sattıkları şeyleri görünce içim ayrı bir kan ağladı.

Buradan çıkıp Kahve Diyarı‘na gittik. Gnctrkcll kampanyası vardı zira bir alana bir bedava. Bzi oradayken Alper ve Sercan da geldiler yanımıza. Epey oturduk, sonra Duygu da çıktı geldi. Ben bir süre sonra kalıp kardeşimin yanına gittim. Sonra tekrar aradım Volkan’la Alper’i. Volkan’la Mert Espark’ta kalıp ayakkabı alıyorlarmış. Ben de onların yanına gittim.

Alper – Mert – Sercan

Espark’ta buluşup 222’ye gittik. Mert ve Duygu, Efes Pilsen Blues Fest için bilet aldılar. Sonra Duygu’yu uğurlayıp biz de Volkan’lara doğru yola çıktık. Eve geldiğimizde Alper ve ben ve hatta Volkan da, Mert’in aldığı ayakkabılara hayran kaldık. Alper bize tavuklu pilav yaptı, onu yedik.

Sonra saat 20.00’de Prison Bar‘a gittik. Niye gittik? Çünkü Furkan Hoca‘mızın grubu Floyd Trio (Pink Floyd Tribute) sahne alacaktı. Biz de fotoğraf çektirecektik. Üstelik yanımızda da bir Pink Floyd tutkunu, Mert vardı. Mert’in kuzeni Alper‘de geldi ve tam da o sıralarda müzik başladı. Grup az bilinenden çok bilinene doğru bir playlist hazırlamıştı.

Yaklaşık 2 saat kadar kahkahalı bir sohbetimiz oldu. Ben gruptan feyz alıp tüm sevdiklerime mesajlar attım. Şarkılar önerdim. Dertlerini dinledim. Sözler verdim. Neler yaptım neler. Nihayet kalkmaya karar verdik ve o ayazda yamula yumula yürümeye başladık. Espark’ta ayrıldım bizimkilerden ve eve geldim.

Mert’i özlemişim.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s