2013 Yılımın Değerlendirmesi

Evet sevgili okur. Koskoca bir yılı daha geride bırakıp, yepyeni bir yılda yeni umutlarla dopdolu olarak yine karşınızdayım. Geçtiğimiz yıl, hayatımın en önemli yıllarından birisi oldu. Çünkü iş hayatım bu yılda başladı. 31 Aralık 2012 tarihi itibariyle Bilecik Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nde çalışmaya başladım. Dolayısı ile bu yıl hayatımın çok büyük bir kısmı Bilecik’te geçti. Eskişehir’den neredeyse uzakta bir yıl geçirdim.

Önce istatistiksel bilgi ile başlayalım. Bu yıl biraz tembel geçmiş. Toplam 147 yazı yazmışım. Bu sene en çok hiti 16 Ocak günü almışım. Bu yıl da geçen yıl olduğu gibi en çok okunan iki yazım Hepimiz Hackerız: Windows 7 0xC004F200 Hatasını Çözdüm ve ‘Diski Kullanabilmeniz İçin Önce Biçimlendirmeniz Gerekiyor’ Hatası Çözümü yazılarım oldu. Bu aslında benim için üzücü bir durum. Zira bu sene hit bir yazı yazamamışım demek ki. Ancak geçen sene yazdıklarımının halen popüler olması da benim için nispeten mutlu edici bir durum. Google’dan bloga halen Proofhead Blog diye aratıp ulaşanlar var. Demek ki adres akılda kalmıyor: proofhead.net. Geçen yıl gibi bu yılda da en çok ziyaretçiyi bana Facebook göndermiş. Bunda Facebook’ta paylaştığım yazı linkleri etkili elbette. Ayrıca My Resort’un Facebook grubunun da katkısı inanılmaz oldu. Siz hala beğenmediniz mi yoksa? https://www.facebook.com/PMRFACE

My Resot’u geçen sene 101 farklı ülkeden okuyucular ziyaret etmiş. Türkiye’den sonra en çok okuyucu sırasıyla ABD, Rusya, Almanya, Azerbaycan, Fransa, Birleşik Krallık, Hollanda ve Kanada’dan olmuş. Bosnae Hersek beni bu sene hayal kırıklığına uğrattı. Belki en çok aranan sözcükler değil ama şu anahtar sözcükleri yazarak ortalama beşer kişi benim bloga ulaştı bu sene: kinder sürpriz yumurta şirinler, tayt kime yakışır, kılıç kını nasıl yapılır, çevre mühendisliği önü açık mı, gutmornink ne demek, kara murat müzikleri, psy yanındaki kız…
Bu yıl en çok yorumu Kinder Surprise – Şirinler Koleksiyonu yazısı aldı. Güzel, eğlenceli bir yazı olmuştu. Bu ilgi beni çok memnun etti.

Şimdi ay ay bu yıl içerisinde neler yapmışız bir bakalım bakalım.

Ocak 2013: 16 yazı yazmışım bu ay içerisinde. İşe yeni başlamam, paralelinde gelişen bir uyum süreci falan derken fena değil bu ortamala. İki günde bir yazı aşağı yukarı. Bu ay kendime bir zurna aldım.

Şubat 2013: Şubat bu sene 28 çekti. Bu ay da 17 yazı ile yine güzel bir ortalama yakalamışım. Bilecik’e iyice ısındığım bir ay oldu. Hayatımda pek çok şey ters gitmeye başlasa da işle ilgili pek bir sıkıntım yoktu. 8 Şubat günü oturacağımız masalar geldi nihayet.

Mart 2013: Bu ay 10 yazı yazmışım felaket! Bunun hiç bir izahı yok. Ayıp resmen. Bu ay iş yerinde de ufak ufak problemler başladı. 19 Mart günü İznik Gölü’ne gittik. 27 Mart’ta da acayip uzun bir telefon görüşmesi oldu. Yüzüklerin Efendisi serisinin tek ciltlik özel baskısını aldım.

Nisan 2013: 15 yazı ile ortalamayı birazcık yükseltmişim. Hayatımın bir yanı dibe çökerken, bir yanı yeni yeni dalgalanmaya başladı bu ayda. Bu ay içerisinde şubemiz değişti. Şube Müdürümüz de değişti. Bu ay ciddi miktarda plak aldım.

Mayıs 2013: Bu ayda da tembellik sürmüş,  12 tanecik yazı yazmışım. Çok ayıp cidden. Bu ay nihayet takım elbiseden kurtulduk. Acayip iyiydi. Bir de bu ay üzerimde acayip bir okul baskısı vardı. Zira Uygulamalı Matematik dersi hayatımı yiyip bitiriyordu.

Haziran 2013: Yılın blog için en kötü ayı olmuş. Sadece 7 yazı yazmışım ki bu My Resort tarihinin de en düşük ortalaması. Bunun hiç bir izahı yok cidden. Hayatımın en boşluklu, en berbat dönemiydi. Çok zor zamanlar geçirmişim şimdi düşünüyorum da. Bu arada ülkede ortalık karıştı bu ayda. Çorum’a gittim bir de.

Temmuz 2013: Yaz rehaveti diyorum ben buna. 11 yazı.  Bu ay Uygulamalı Matematik dersinden geçtim. Böylece hayatımın son matematik dersini de vermiş oldum. Galaxy Note II aldım. Her gün aldığım için dua ediyorum 🙂

Ağustos 2013: Koskoca ayda 8 yazı yazmışım. Yazın rehaveti yemiş bitirmiş beni resmen. Bu ay telefona epey aksesuar aldım.

Eylül 2013: Kendime çeki düzen vermişim. 16 yazı yazmışım. Bu ay çok güzel başladı. İstanbul’a gittim Cihan’ın yanına. Bu ay dolu dolu kitap ve albüm aldım. Çok renkli bir ay oldu. Sıkıntılar oldu, ama sonbahar güzeldi.

Ekim 2013: Toplam 11 yazı yazmışım. Bu ay içerisinde memurluğun son adımı olan hazırlayıcı eğitim sınavına girdik. 97’yi çaktım, almadım, çaktım. Dokuz günlük süper bir tatil oldu. İlaç gibi geldi bu ay içerisinde. Ayın sonlarına doğru aile hayatımızın en büyük faciası başımıza geldi: Trafik kazası. Neyse ki ne babama ne de kardeşime çok ciddi bir şey olmadı. Bir de bu ay askere gitme fikri yerleşti kafama. Ankara’da hayatımda beni en çok etkileyen kitaplar arasına giren yeni bir kitapla buluştum: Saatleri Ayarlama Enstitüsü.

Kasım 2013: Şubat ile birlikte en çok yazı yazdığım ay oldu. 17 yazı ile güzel bir ortalama yakaladım. Bu ay askere gitmek için dilekçe verdim ve süre bitmeden tecilimi bozdurdum.

Aralık 2013: Yılın son ayı da tembel geçmiş. Sadece 9 yazı yazmışım. Üstelik bu yazıların iki tanesini neredeyse son gün yazdım 😀

Evet, bir yıl bloga yansıdığı kadarıyla böyle geçmiş. Şunu hemen belirteyim ki bu yıl bloga en az yazı yazdığım yıl oldu. Ancak okuyucu sayısı olarak fena değildi. Mutlaka unuttuğum anlar, gözden kaçanlar vardır. Bunları da artık şans eseri denk geldikçe okur okur hatırlarım. Şimdi ise bir klasik olan geçen seneden koyulan hedeflerim ve ne durumda olduklarına bakalım.

  • Yüksek lisans tezimi hazırlamak (Çok büyük oranda bitti, ama askerden sonra mezun olacağım.)
  • Klavyede Sabhankra’nın Cursed Sword’u çalabiliyor duruma gelmek (Olmadı, ama başka şeyler çalıyorum)
  • Yeni bir işlemci ve anakart almak (Olmadı, seneye devrediyorum)
  • Öğrenim Kredisi borcumu tamamen ödemek (Olmadı, bilerek de olmadı, pişman değilim)
  • Alper’le birlikte planın diğer yarısına dair somut adımlar atmak (kısmen oldu bu da)
  • Godspel’in albümünü yayınlamak (adamlar grubu dağıttılar)
  • Samsung Galaxy Note II ya da benzeri bir alet alabilmek (oldu)
  • Uygulamalı Matematik dersini geçmek (oldu)
  • İşimle ilgili o hedefi gerçekleştirmek (oldu)

Şimdi de önümüzdeki yıla dair hedeflerimizi sıralayalım bakalım:

  • Yüksek lisans olayını bitirmek
  • Pasaportumu güncelleyip hep gitmeyi istediğim o üç ülkeden birine gidebilmek (bunu yapmak için 4 ayım olacak)
  • Yeni bir işlemci ve anakart almak
  • Ölmeden, sakatlanmadan askerden dönebilmek
  • Elektronik bateri alabilmek
  • 24 saat içerisinde toplamda 12 saat sürecek bir Yüzüklerin Efendisi seyri gerçekleştirmek
  • YDS’den 80 ve üzeri bir puan almak
  • Yeniden Eskişehir’de yaşamaya başlamak
  • Evlenmek

Bu yıl bakalım bu hedeflerin ne kadarı gerçek olacak, ne kadarı yalan olacak. Facebook’ta geçen yıla  dair bir değerlendirme vardı ve koskoca bir boşluktan ibaret 🙂 Çünkü Facebook’a yansıdığı kadarıyla bu yıl önceki yıllara göre pek bir durağan geçmiş.

Bu yılın bende en iz bırakan kitabı Saatleri Ayarlama Enstitüsü oldu. Hobbit’de vardı ama, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, İhsan Oktay Anar’ın kitaplarından sonra karşıma çıkan en lezzetli kitaplardan birisi. Bu yıl sinemaya çok fazla gitmedim ama şüphesiz Hobbit – Smaug’un Çorak Topraklarında’a, bu yılın en heyecanla beklediğim ve izlediğim işi oldu. Bu yıl en beğendiğim ikili şu videolar oldu. Tabi bunda çok büyük bir Chuck Norris hayranı olmamın da etkisi büyük:


Bence yılın en güzel fotoğrafı, yine yılın en güzel fotoğrafı ödülü kazanmış şu fotoğraftır. Paul Souders’i tebrik etmek lazım.

Şu da yılın rezilliğidir. KPSS’de şu puanla atama yapılıyorsa, üstelik mühendis ataması, yazık lan bu ülkeye. Tıklayın resme de görün.

Bu yıl en çok Sabhankra dinledim, buna şüphe yok. Bu yıl yeni şarkılar da geldi çünkü. Ümidimiz bu yıl içerisinde Sabhankra’nın bir albüm yayımlaması. Bunun dışında yıl boyunca severek dinlediğim yeni şarkılar şunlar oldu. Şu anda bu yazıyı yazarken aklıma gelenleri hemen bir çırpıda ekleyiveriyorum:





Bunlar metal parçalarıydı. Metal dışı türlerde ise Alper’in ilk defa dinlettiği Daft Punk’ın Get Lucky’si ile Bruno Mars’ın Locked Out Of Heaven’ı bu yıl dinlediğim parçalar oldu severek.

Ve sıra geldi insanlara. Bu yıl Bilecik, hayatımın resmen dğer yarısı oldu. Burada çok fazla insanla tanıştım. Kurumdan olsun, dışarıdan olsun bir sürü değerli insanla tanıştım ve çalıştım. Ancak çekinmeden ve net olarak söyleyebilirim ki bu yılın bana en güzel hediyeleri Şemre, Gizem ve Sinem oldu. Üçü de buradaki en yakın arkadaşlarım. Üçüyle de çok fazla şey paylaştık, birlikte güzel zamanlar geçirdik. Her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Bir yıl böylece bitti sevgili okur. Unuttuğum, es geçtiğim olaylar, kişiler varsa beni affetsinler. Hepinizi seviyorum. Aşağıda görecekleriniz bu yılın en eğlenceli anlarına ait fotolardır. Tıklayınca büyüyor hepsi.











Düzeltme: Bazı tarayıcılarda youtube video linkinde yaptığım bir hatadan dolayı son paragraflar okunmamış. Onu düzelttim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s