Sabhankra – Seers Memoir (2014)

Ve aradan çok uzun zaman geçtikten sonra Sabhankra‘mız nihayet yepyeni albümü ile karşımızda sevgili okur!

Grup, 2011 yılında Swords Of The Night isimli dört parçalık EP’sini yayımladığından beri müthiş bir özlemle yeni parçaların ve yeni bir albümün haberini bekliyorduk. Aradan geçen 3 yıllık süreçte grup sadece 3 tane cover parça yayımladı. 2007 yılında kaydedilen ancak bir türlü dinleyiciyle buluşamayan albüm Revenge‘in tam da bu dönemde çıkacağına kesin gözüyle bakıyordum. Ancak olmadı. Sabhankra, çok daha iyi bir sürpriz yaparak yepyeni 10 şarkıdan oluşan müthiş bir albüm yayımladı: Seers Memoir!

Albümün yayımlanma süreci yaklaşık iki yıl sürdü. İlk parçalar yazılmaya başladığında çok kısa sampleları dinleme şansım olmuştu ve tutulmuştum adeta. Albüm kapağı da da yayımlandıktan sonra geri sayıma başlamıştım. Albüm ilk etapta yine bir EP olarak yayımlanacaktı ancak sonradan albüm olarak yayımlanmasına karar verildi ve  2014’ün son aylarında albüm nihayet yayımlandı, hem de Rus bir firma Haarbn Productions tarafından.

1546169_10152785289374871_1168176377985885292_nAlbümle ilgili değerlendirmelere geçmeden önce grubun güncel kadrosundan bahsetmekte fayda var. Grubun 2012-2013 yılları arasındaki durgunluğunun sebebi Savaş‘ın askerde oluşuydu. Nihayet bu süreç bitti ve grup hem konserlerine hem de kayıt çalışmalarına süratle devam etti. Askerlik sonrası dönemde grubun soundu giderek sertleşti hatta bazı parçalarında black metal havasına girdi. Ben bu süreçte o çok sevdiğim klavye melodilerinin azalacağını düşüyordum ancak yanıldım, yanıldığıma da çok sevindim. 2013 yılı içerisinde grup çok sevgili klavyecisi Elif ile ayrıldı ve yola dört kişiyle devam etme kararı aldı. Seers Memoir, Sabhankra’nın dört kişilik kadrosuyla kaydettiği ilk albüm oldu. Grubun bu albümü kaydeden kadrosu; Savaş (gitar-vokal), Süha (gitar), Gürkan (bass) ve Mehmet (davul) şeklinde. Ayrıca eski grup elemanlarından ve hemen hemen tüm albümlerde halen gruba destek veren Sinan da iki parçada solo gitar olarak konuk edilmiş.

On parçalık albümün açılış parçası en iyi Sabhankra introsu olan Pyron. Albüm yayımlanmadan çok önce, albümden dinlediğim ilk parça. Sert gitar riffleriyle desteklenen, mükemmel klavye melodileri. Bir Sabhankra klasiği, dinledikçe sarmalayan bir melodi. Hiç Sabhankra dinlemeyen, metal müzik bile dinlemeyen insanlara dinlettiğimde istisnasız “harika bir melodi” yorumu aldığım bir parça. Albümün genel havasına uygun bir intro parçası olmuş.

İkinci parça Against The False Gods, albümün çıkış parçası olarak seçildi ve klip çekildi. Çok gaz bir girişle başlıyor, aynı gazla devam ediyor. Albümde vokal olarak en başarılı parça bu. Melodikliğe yine laf yok. Klip çekilmiş olması bu parçayı çok daha dikkat çekici hale getirmiş. Sabhankra yıllardır klip de çekmiyordu. Özlediğimiz dostlarımızı yeniden görmenin mutluluğunu da yaşamış olduk bu videoyla. Şarkının hissettirdiği en yoğun duygu öfke. Klipte de bu öfkeyi görebiliyoruz. Albümdeki en iyi sololardan birini duyuyoruz yine. Parçada klavye etkisi çok az. Aslında klavyeli bir grubun çıkış parçası olarak salt gitar parçası seçmesi beni biraz düşündürdü başlarda, ancak melodiklik zaten fazlasıyla ön planda olduğu için gayet güzel bir seçim olduğu kanısına vardım.

We March, albümdeki uzun parçalardan biri. Yaklaşık yedi buçuk dakika. Tam ad parçanın adına yaraşır bir şekilde yürüyüşe geçmiş bir ordunun ayak sesleriyle başlıyor, bu yürüyüş yaklaşık bir dakika sürdükten sonra gerçekten Sabhankra’ya ait olan, o tanıdık melodileri duymaya başlıyoruz. Sonra 4.34’te en iyi, en gaz Sabhankra melodilerinden biri başlıyor. Daha önce samplelarda dinlediğim ve sonunu çok merak ettiğim o melodi. Meğer sonu, başından daha efsaneymiş! Parçanın başında yürüyüşe geçen ordu, parçanın burasında savaş düzeni alıyor. Düşünsenize bu parçayı dinliyor, kendinizi o askerlerin arasında hissediyor ve olayların akışını melodiye göre kafanızda hayal ediyorsunuz. Ve tam 6.19’da hücuma kalkıyorsunuz! We March, tam bir konser şarkısı sevgili okur. Umarım konserde dinleme fırsatını da sizlerle paylaşacağım günler gelecek.

Albüme adını veren parça Seers Memoir, albümdeki en iyi girişe sahip şarkı. Parçadaki en harika melodiyi parçanın en başına koyarak dinleyiciyi kitleme fikri hangisinden çıktı bilmiyorum ama harika bir fikirmiş 🙂 Evet, ilk defa clean back vokalleri duyuyoruz, “people rise and ruler dies” çığlığyla da Savaş Sungur’un özlediğimiz o vokaline kavuşuyoruz. Scream vokal, bu şekilde clean vokalle desteklendiğinde acayip hoşuma gidiyor. Albümün en iyi ikinci solosu Seers Memoir’in solosu bence. Hemen ardından gitarlar biraz geri plana çekiliyor ve az önce tadımlık duyduğumuz Savaş Sungur çığlıkları ve klavye ön plana çıkıyorlar. Parça bitebileceği en güzel şekilde, böylece bitiyor.

The Windshaper‘ı ilk dinlediğim anı hatırlıyorum, Bilecik’ten Eskişehir’e içimde büyük bir öfkeyle dönüyordum. (Gerçi sonradan o öfkeyi aldılar içimden, pamuk gibi oldum) The Windshaper, albümdeki en ilginç parça bana göre. Soundunda mı formülünde mi kaydında mı bilmiyorum, diğer parçalardan çok farklı geliyor bana. Çok sert, tam bir gitar parçası, en farklı Sabhankra sololarından birini içeriyor, melodik değil bence daha çok teknik bir parça.

Time Of War, albümün en uzun ve en sevdiğim iki parçasından biri! İçerdiği tüm ögeleriyle tam bir Sabhankra parçası. Taa, şurada yazmıştım efsane olacağını. Albümdeki en hızlı parçalardan, davul performansı en harika parça, melodikliği tavan yapan parça! Çok sert bir vokal girişiyle başlıyor ve çok uzun süre devam eden bir blastla devam ediyor. We March’la birlikte, bu albümün konser parçalarından. Yaklaşık dokuz dakikalık sürenin ilk dört buçuk dakikası büyük bir öfke gösterisine sahne oluyor ve hemen ardından, albümdeki en uzun solo başlıyor. Solo bitiyor, altıncı dakikayla birlikte, bugüne kadar duyduğumuz en harika ve en huzur verici Sabhankra melodilerinden birisi başlıyor Savaş Sungur’un clean vokaliyle birlikte. Ve sonrasında film kopuyor, ne zaman dinlesem gözlerimi kapatıp çok uzaklarda olduğumu düşündüren o kısım başlıyor. Sabhankra’yı sevme nedenimiz olan mükemmel klavye melodileri. Şu anda bu yazıyı yazarken üçüncü defa o kısmı yeniden başlatıyorum. “Blood on my hands, blood on my chest, blood in my eyes, it gets dark” Savaşçı, böylece yere düşüyor ve gözleri kararıyor. Herşey tam da Sabhankra’nın kurguladığı gibi oluyor.

Dancing With Death, bu albümle birlikte iyice yerleşmeye başlayan hızlı girişler ve blastlar formülüne göre yapılmış bir şarkı. Sabhankra şarkılarını dinlerken, değerlendirirken kendimce böyle formüller üretiyorum sevgili okur. Bir şarkılarını anlatırken bu şekilde tarif ediyorum. Bazı parçalarda ağırlık gitarlarda, bazılarında klavyede, bazılarında vokallerde veya davullarda oluyor. Dancing With Death, Mehmet’in canına okuyan parçalardan biri olmalı çünkü albümdeki en hızlı parçalardan 🙂 Melodik değil, en azından diğer parçalar kadar değil. Solosu gayet güzel.

100_9857 copyFate Is Already Written, girişiyle değil, hemen ardından gelen screamle vuruyor. Bunu görebiliyorum, yazının başında grubun bazı parçalarının black metal havasında olduğunu söylemiştim. İşte bu giriş de aynen bana İskandinav bir black metal grubunu dinliyormuş hissi yaşatıyor. Sinan’ın attığı solo başladığında ben bu hisse iyice kapılıyorum. Evet, bu albümdeki en kuzey parça bu bence 🙂 Gürkan’la başka bir albümle ilgili konuşurken bana bu benzetmeyi yapmıştı, “çok kuzey” bir parça demişti. İşte Fate Is Already Written da çok kuzey bir parça sevgili okur. Şunu da ilave edeyim, Sabhankra farkında mıdır bilmiyorum ama çok sert parçaları normalden daha uzun kayıt sürelerine sahip.

A Star To Shine, albümün en iyi parçası ve aşkımın şarkısı. Sabhankra’nın ağlatan şarkılarından. Albümdeki istisnasız en sert parça. Albümdeki en karanlık parça. Albümdeki en iyi nakarata sahip parça bu. “And now she is a star to shine, embracing me and she lightens my night”. Vokaller detah metal parçalarından alışık olduğumuz screamlerden biraz daha farklı olarak daha çok black metal parçalarının vokalleri ayarında. Bu parçayı albüm yayımlanmadan çok önce dinliyordum. O günden bugüne bir kere bile sıkılmadan, parça bitmeden dinlemeyi bırakmadım. Albümde süre olarak en uzun parça. Beşinci dakikadan itibaren slow bir kısım başlıyor, burada clean vokalle Savaş Sungur, Tanrılara acısını hafifletmeleri içi yalvarıyor, bakıyor olacak gibi değil, içimizi yakan bir umutsuzlukla parçayı bitiriyor. A Star To Shine, sadece bu albümün değil, Sabhankra diskografisinin de en iyi şarkılarından birisi. Bir sonraki klibin çekileceği şarkı da kesinlikle bu olmalı. Hatta ben kendi adıma bu olur diye düşünüyordum. Çok merak ettiniz değil mi? Şuraya tıklayıp dinleyin.

Ve albümün kapanış parçası, outro’su, Easing The Pain, savaşan, yaralanan, yorgun düşen, sevdiğini kaybeden, umudunu kaybeden herkese yazılmış adeta. Huzur verici bir solo ve klavye altyapısı. Çok kısa süren bir solonun ardından yine aynı dinginlik. Sabhankra, kimbilir ne kadar süre sonra çıkaracağı bir sonraki albümünden önce daha güzel veda edemezdi herhalde.

Albüm, bir Rus firması olan Haarbn Productions tarafından basıldı. Türkiye’ye ilk etapta sınırlı sayıda getirildi. Biz de Eskişehirli Sabhankra dostları olarak kendi imzalı kopyalarımızı edindik tabiki 🙂 Albüm kapağı Marta Sokolowska tarafından yapılmış. Albümün mix ve masteringi Barbaros Ali Kaynak tarafından ki kendisine hemen her Sabhankra albümünde rastalarız, yapılmış. Albümün kartonet tasarımı Tunay Komut tarafından hazırlanmış ve fotoğraflar da dostumuz Doğukan Binici ve Mustafa Serbes tarafından çekilmiş.

Albüm uzun süredir beklediğim bir albüm olduğundan benim için çok değerli. Albümü çok değerli yapan bir diğer şey ise Teşekkürler kısmında adımın yer alması oldu! Grup Mesut ‘Proofhead’ Çiftçi‘ye, ülkedeki en büyük hayranlarına, teşekkür etmiş 🙂 Seers Memoir, hayatımın en önemli albümlerinden oldu bile.

100_9862 copy

Albümü grubun sosyal profilleri üzerinden, şu adresten, sabhankra@gmail.com adresini kullanarak ya da benimle iletişim kurarak sipariş edebilirsiniz.

https://www.facebook.com/SabhankraBand
http://sabhankra.bandcamp.com/
http://www.sabhankra.net/
http://www.myspace.com/sabhankra   0004208291_10

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s