Umudum Yoksa Yaşamaya

Beklediğin an gelir. Nefesini tutarsın. (…) Nefes almaya başladığında yepyeni bir dünyaya açarsın gözlerini. Şükredersin hayatta olduğun için. Aslında yaşadığın hayat az önce kopmaya çalıştığınla aynıdır. Değişen tek şey artık pişmanlığının olmamasıdır.

Uzun süredir, çok uzun süredir saplandığım batakta çırpınıp duruyorum. Kurtulmak için değil, daha da batarak nihayet sonumun ne olacağını görebilmek için. Depresif yazılar okuyor ve gülüyorum. Beni karşısına alıp yüzüme bakanlar ürperiyor, tek kelime söyleyemiyor. Ben de bir şey söylemiyorum. Sessizliğimle eğleniyorum. Yalnız kaldığım zamanlarda derin bir oh çekebiliyorum sadece. Rol yapmak öldürüyor çünkü. Aforoz edilmekten değil, bizzat o cemaate karışmaktan korkuyorum. Masum Bekir’in çaresizliğiyle kavruluyorum.

Her sabah son virajı dua ederek dönüyorum. Sıçrayarak uyanıyorum. Uyanmak sorun değil, uyanık kalmak zorunda olmak da sorun değil, uyanık olduğum sürece aynı şeyleri düşüneceğimi bilmek beni tüketiyor. Gerçi rüyalar başladığında da değişmiyor bu durum. Zihnimin o en karanlık boşluğu bile hep aynı korkularla dolmuş taşmış.

Bir köşeden yırtılmış, eski bir mektup geldi geçti elimden. Öncesi yok okuyamıyorum: “…lelerin çok etkiledi.” diyor ve bitiyor. Sonra gece bana haram oluyor. -lelerin? Türkçe’de sonu “leler” ile biten sözcükleri düşünüyorum. Makaleler? Hayır. Mahalleler? Çok saçma. Ah, evet! Cümleler! Cümlelerin çok etkiledi diyor! Sonra, neden bilmiyorum, başarmanın verdiği huzurla derin bir uyku.

baykus

İki tane baykuşum var. Hüznün boynu büyük baykuşları. Ölüyorum bunlara. Yere göğe sığdıramıyorum. Ülke yerle bir olurken, pabuçlarıyla çantasını uydurmaya çalışan kızdaki umursamazlık var bende. Gözüm sağı solu görmüyor. Şöyle biraz geride durup sesleniyorum insanlara: “Ne kadar büyük ve içi boş egolarımız vaarr!” Dönüp birkaç kişi bakıyor sadece. Sonra yürümeye devam ediyorlar. Ama olsun, ben içimdeki öfkeyi birazcık olsun atabildim. Sonra uzaklaşıyorum mahallelerinden şehrimin. Hep oturduğum o bankta düşünüyorum, lan iyi de benim içimdeki en büyük şey sensin, üstelik boş da değilsin ki? O anda beynimde beliriveriyor gelecek yazın en hit parçası: “Sen yüreğimde oldukça ben ölümsüzüm.

Bu anlar yazmaya hazırlandığım anlar işte. Yok mu anlatacağım bir şeyler, kelimeler, cümleler? Çok özledim, yazmayı. Yazacağım, giderayak çok güzel şeyler yazacağım. Kurgu dünyam cennetim olacak. Rüyalarımdaki korkular bile son bulacak. Peki sonunda ne olacak? Umudum yoksa yaşamaya, sonunu düşünmenin ne anlamı var ki. Büyük vedaya hazır olun.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s