Bu Ay Dolunay Ne Yaptı?

yolunsonu

Dün gecenin dört rengi

Fark ediyorsundur uzun süredir sessiz sedasız buralar. Şu yaz gününde insan yan yatıp televizyon izlemekten başka ne isteyebilir ki? Öyle yapıyorum. Taa askerden beri ucunu kaçırdığım dizileri izleyip bitiriyorum. Liste o kadar kabarık ki, hiçbir şey yapmadan oturup izlenmesi gereken o kadar çok şey var ki anlatamam. İzlenmesi gerekiyor çünkü hayatımın bir parçasıydı bunlar bir dönem. Şu an öyle değiller ama yarım bırakılmış olmaları hiç de hoşuma gitmiyor. Harddiskte durup  durmaları giderek batıyor bana. İzleyip silmek istiyorum. Bak burada ne yaptım? Tüketim toplumunun bireyi oldum.

Bu aralar dizi izlemenin dışında müzik işlerine de çok ağırlık verdim. Yağızhan ve Ender’le kurduğumuz grubun ilk videosunu yakın zamanda buradan izlersin sevgili okur. Bu projeyle alakalı olarak epey bir maddi yatırım da yaptık. Onun yazısı da hazır şu anda, taslaklarda bekliyor. Yağızhan’dan gelecek materyali bekliyorum. İlave edip yayımlayacağım.

Geçen biri şu şarkıyı gönderdi, bak dedi “sen seversin“. Ben severim evet, ama bu tarzı pek sevmem. Dinledim gerçi birkaç defa. Yine de kötü değil.

Annemlerden eskiden bana anlattıkları masalları yeniden anlatmalarını istiyorum. Bunlar bizim Terekemelerin komik ve bir o kadar da korkunç ögeler içeren masalları. Eğer doğru dürüst derleyebilirsem gayet güzel şeyler çıkacak ortaya. İş yerinde Canan Abla’ya biraz bahsettim, pek hoşuna gitti. Bu ara öykü yazma denemelerine de ara verdik gibi bir şey oldu. Ancak Aysun sağ olsun, bir sonraki öykünün çizimlerini şimdiden hazırladığı için bu bende bir doping etkisi yaratmadı değil. İş yerinde öğle aralarında oturup hem blog yazılarını hem de bu öyküleri hazırlamaya başladım. Hatta hafta sonu yayımlamayı düşündüğüm yazılar tamamen hazır halde iş yeri bilgisayarında bekliyordu. USB Belleğime almayı unutmuşum ne yazık ki.

It’s sharing your skin,
Living forever there,
Within you i wanted,
Come back from the Bosporus.

Önümüzde korkunç bir yaz var. Korkunç topraklarda yaşamak zorunda kalacağımız korkunç bir yaz. Umarım rüzgar yeniden esmeye başladığında tutunduğum yapraklar çok uzağa taşınmış olurlar. Çünkü yalandan da olsa gülümseyemiyorum artık burada. Tadını çıkardığım sabah uykularını da çok özledim.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s