Köpek Balığı – Gillette Blue 3 – Yusuf Atılgan

Merhaba sevgili okur. Bu yazıda, birbirinden alakasız üç farklı gelişmeden bahsedeceğim. Yıllar önce bu şekilde çoklu yazıları daha sık yazardım. Kendime bir zaman boşluğu uydurdum ve eski günleri hatırlatan bir şarkı eşliğinde yazmaya koyuldum.

Köpek Balığım Öldü

kopekbaligiAkvaryumun en hızlı ve agresif sakinleri olan köpek balıklarımızdan bir tanesinin garip hareketlerini önceki akşam fark ettim. Küçük balık, tamamen yüzeyde yüzüyordu. Hatta buna yüzmek de denilemezdi. Kendini tamamen bırakmıştı suyun akışına. Birkaç ay önce ölen Japon balığım İmpuru, ölümünden önce aylarca bir ters bir düz yüzmüştü. Neler olduğunu anlamaya çalışırken tecrübeli akvaryumcum bana balığın şoklandığını söylemişti. Ve ne yazık ki şoka giren bir balığı düzeltmenin de bir yolu yokmuş. Balığın bir kere denge mekanizması bozulunca en nihayetinde hayatını kaybediyormuş.

Köpek balıklarımızı, Utku ve Hazal‘la birlikte almıştık. Dolayısıyla ikisinin adlarını vermiştik balıklara. Ancak çok benzediklerinden hangisi hangisiydi bilemiyorduk. Bir süre sonra bir tanesi giderek gelişmeye ve küçük boyutlu bir shark‘a dönüşmeye başladı. Ancak diğeri daha az gelişim gösteriyordu. İşte ölen balık da bu küçük kalan oldu. Sebebini halen anlayamadım. Çünkü ciddi bir değişiklik yapmadım akvaryumda, su değişimi olmadı, yem değişimi olmadı. Balık neden etkilendi bilemiyorum. Bu arada internette araştıranlar var epey. Ben yazayım bir faydam olsun. Evet, köpek balıkları (Pangasius pangasius türleri) japon balıklarıyla birlikte yaşayabiliyor. Akvaryuma ilk defa aldığımda titizlikle takip ettim. Sonrasında bir sıkıntı gözlemlemedim. Adlarının köpek balığı olduğuna bakmayın epey de korkaklar namussuzlar.

Gillette Blue 3 Koleksiyonum Asıl Şimdi Tamamlandı

Dünya’nın en faydalı kolesiyonlarını seninle buluşuran blog “My Resort” çok fena yamuldu, çok kötü yanıldı bu sefer. Lütfen hiç üşenme ve şuraya tıklayıp daha önce nasıl da büyük konuştuğumu gör sevgili okur. Nasıl da kasıldığımı, “koleksiyonum tamamlandı” demek gibi büyük büyük laflar etiğimi gör.

Evet, Gillette sağ olsun geçen ayın sonunda bir sürpriz yaptı ve Blue 3 serisinden asla vazgeçmeyeceğini bir kere daha gösterip, yeni bir Blue 3 daha üretti. Yeni üretilen bıçaklar beyaz ve açık mavi renklere sahip.

Şimdi bunu da ekleyince koleksiyonun son durumu şu aşağıdaki şekilde oldu. Ve iddia ediyorum, Türkiye’de aynı koleksiyona sahip bir başka kimse daha yok sevgili okur. Bu sefer kesin konuşmayayım gerçi. Ama inan yıllardır o kadar arama yaptım, bir başkasını görmedim. Sadece bir kişi benimle iletişim kurdu, onun da en az iki tane eksiği vardı zaten.

gillettesonbeyaz

Bakın en baştaki mavi ve beyaz olan bıçak, koleksiyonun yeni parçası. Ve anladık ki Gillette, Blue 3 serisinde yeni renkler üretmeye devam edecek. Ve biz de almaya devam edeceğiz. Saygılar.

Can Yayınları Yusuf Atılgan Serisi

Anayurt Oteli” ismi, herhalde iki yıldır duvarımda asılı duran bir parça kağıdın üzerinde öylece yazılı duruyor sevgili okur. Alper her geldiğinde o kağıttan bir kitap ismi okur, sonra başını kaldırıp duvarda asılı duran tabloya bakar, sonra “Hadi o zaman çalmaya başlayalım” der. Acayiptir.

Geçtiğimiz ayın başında, Kitapyurdu‘ndan aylık kitap siparişimi verirken, sitenin verdiği indirimle birlikte inanılmaz düşük bir fiyata sepete ekledim bunu da. Kitaplar gelince de, diğerlerini bir kenara bırakıp hemen okudum. Aman yarabbim! Bu nasıl bir üslup, bu nasıl bir kurgu… Yazar, kahramanının düşüncelerini öylesine aniden ve anlık olarak aktarıyor ki okurken ayağa kalkıp, kitap elinizde bir ileri bir geri yürümek geliyor içinizden. Anayurt Oteli, kesinlikle yazıldığı dönemin çok ötesinde bir eser. Bunu çok az kitap için söylemişimdir. Kitabın baş kahramanı Zebercet‘in aklından geçen her şeyi, bastırılmış tüm o arzularını, Atılgan fevkalade anlatmış ki buradan hareketl, çoğu iyi yazar gibi “kendisini anlatmış işte” yorumlarına maruz kalmıştır. İşin kötüsü, ben de yazarın hayatının en azından bir kısmından alıntı yaptığını düşünüyorum. Öyle gerçekçi aktarılmış.

Macit-Koper.jpg

Macit Koper

Anayurt Oteli’nin kitabını okuyunca bir de filmini izleyeyim dedim. Daha doğrusu Halil abinin büyük tavsiyesi oldu bana bu. İzledim. Macit Koper‘in “Zebercet”i adeta yeniden yarattığı bu filme kitap kadar ısınamadım, yalan yok. Hemen ardından yine Halil abinin iteklemesiyle “hemen bir diğer başyapıtı olan Aylak Adam’a başladım” desem yalan olur. Hemen başlayamadım. Ancak nihayet kitabı elime alınca da inanılmaz bir şekilde kitabı yarıladım. Fark ettim ki Aylak Adam, kesinlikle Anayurt’tan daha iyiydi benim için. Kitapta Atılgan’ın kahramanlarından bir tanesi, “Güler” öylesine dikkatimi çekti ki anlatamam. Romanda mevsim adlarından oluşan dört bölümden bir tanesi olan İlkyaz, Güler’e ayrılmış. Neden bilmiyorum, okurken Güler’in gözlerini gördüm her satırda. Onun yüzünü hayal edebildim. Hayalleri, sözleri ve görüntüsüyle Güler, şimdilik Aylak’ın kendisinin önüne geçti. Kitabın Halil abiden aldığım kopyasını biraz fazlaca elimde tuttuğum için daha bitirmeden geri verdim  ve kendime Can Yayınları’nın basmış olduğu kopyayı sipariş ettim. Yanında bir de yazarın kalp krizi geçirip ölmesi sebebiyle tamamlayamadığı romanı Canistan‘ı ekledim. Canistan’da normalde dört bölüm yer alacakken yazarın ömrü son bölümü yazmaya yetmemiş.

yusufatilgan

Eğer okumak için bir şeyler arıyorsan şu sıralar sevgili okur, Aylak Adam sana öncelikli tavsiyemdir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s