Hayallere Ulaşmaya Az Kaldı

dolun028Merhaba Dolunay aşkları! Zaman geçiyor, o güzelim yaz ayları birer birer eriyor. Her birinin sonu, sanki sevgiliye kavuşmak gibi oluyor, sen parlıyorsun malum. Haziran ayı güzel geçti. Evet, bunu gerçekten söylüyorum. Güzeldi.

dolun023Yılbaşında kendime koyduğum bir teleskop hedefi vardı. Çok uzun süredir teleskop almak ve kullanmakla ilgili Türkçe ve İngilizce pek çok siteyi araştırıyorum, inceliyorum. Bir teleskoba sahip olmanın bazı şartları var. Bazı sorulara cevap verebilmek gerekiyor. Mesela ilk soru: Gerçekten teleskop almak istiyor musun? İkinci soru daha zor: Emin misin? Sevgili okur gerçek şu ki özellikle gökyüzü gözlemleri sonucunda kaydedilmiş, internette, sağda solda gördüğümüz o rengarenk fotoğrafları hiç birini ileri derece profesyonel bir teleskop olmadan (bir rasathanenin sahip olabileceği türde) görmek mümkün değil. Piyasada şu kadar yakınlaştırır, şöyle gösterir, böyle yapar şeklinde satılan cihazların da pek çoğu, ne yazık ki bu kapasiteye sahip değil. Bir diğer sorun ise teleskobun kurularak görüntü yakalanmaya çalışılması süreci. Çıplak gözle gördüğünüz Ay’ı ve yıldızları, teleskopla denk getirip bulmak epey bir vakit alıyor. Dolayısıyla teleskop almanın ilk şartı şu: Önce bir dürbün almak. Aynen, dürbün.

dolun025

Ben de bir süredir kendime orta /üst seviye bir monocular (tek gözlü) dürbün arıyordum. Buldum. Büyütme oranı ve mercek çapı, arka balkonumdan ortalama bir gökyüzü gözlemi yapabilmek için yeterliydi. Ayrıca aletin tripod (üç ayak) bağlantısı ve cep telefonu için mercek bağlantı aparatı bulunması da güzel bir avantajdı. Çeşitli kampanyalardan kazandığım bonusları da kullanarak, bu monocular’ı satın aldım.

dolun026

Çektiğim yüzey fotolarından bir tanesi

Ürün ulaştıktan iki gece sonra dolunay vardı.dolun024 Aynı gece arka balkonumda tripodumu kurarak saatler süren bir izleme/gözleme çalışmasına başladım. Bakın, teleskoba göre çok daha az büyütme gücüne sahip bir monocular’ı bile, tripod üzerinde gökyüzündeki bir nesneye sabitlemek çok zor. Yani netlik ayarı sürekli aynı kalan bir olay değil. Bir de bu cihazı kullanınca bir kere daha anlıyorsunuz ki “Dünya dönüyor.” Evet, dönüyor. Bakaçtan sabitlediğiniz dolunay örneğin, 15-20 dakika sonra orada olmuyor, en azından bir kısmı çerçeve dışına çıkmış oluyor.

Bu şekilde, az ışıklı ve hatta ışıksız ortamda merceklerle çalışmak büyük tecrübe sağlıyor. Neden? Çünkü Fotoğrafçlık ve Kameramanlık bölümünde öğrendiğim teknikleri deniyorum burada. Fotoğrafı oluşturan teknik ögelerden her birinin üzerinde oynamalar yaparak benzer sonuçları elde etmeye çalışıyorum. Tüm bunlar olurken de aklımdan geçenler, düşündüğüm her şey, gözlerim kapalıyken gördüğüm yüzlerin, derin bir sessizlikte duyduğum fısıltıların ve daha pek çok şey, bu anlara adeta bir ayin havası veriyor. Tıpkı kışla pencerelerindeki gibi.

dolun027

Ve şimdi benim ayım başladı. Temmuzları çok severim bilirsin. Umarım, en az geçen yıl ki kadar güzel olur bu Temmuz da. Off, anlatacak o kadar çok şey var ki. Keşke şöyle herkes, her şey bir dursa, donsa ve kaskatı kesilse de oturup günlerce yazsam… Aklımdakileri yaza yaza bitirsem. Bir küçük bilgisayarım, bir de klavyem yeter. Bu ayın bir dolunayı güneyden, Hazal‘dan geldi. Bir diğer mükemmel suretini ise Dünya’nın en güzel gamzelerine sahip olan “The Darkness” Emily Swallow paylaşmış. Unutulmazdı cidden.

dolun030

Emily Swallow’un dolunay paylaşımı

dolun029

Hazal’ın gönderdiği dolunay

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s