Proofhead Balkanlar’da 1 – Kosova, Makedonya

Ağustos’un 3’ünde başlayıp 10’unda biten, sekiz günlük bir Balkan turu yaptık sevgili okur. Toplamda 6 ülkede 8 şehri gezdik ve harika vakit geçirdik. Blogdaki en uzun gezi yazılarından bir tanesi olacak bu. O yüzden, üç bölüm halinde yayımlayacağım. Daha önce giden arkadaşların kendi tecrübeleriyle karşılaştırabileceği, gitmeyen ancak gitmeyi düşünenler için de faydalı önerilerle dolu bir yazı olacak. Nihayet bayramdan, seyrandan, işten, güçten vakit bulup yazmaya başlıyorum. Hadi bakalım.

Mart ayında yolculuğa karar verip Bülent Abi ve Filiz Hoca‘nın fikirleriyle şekillenmeye başlayan yolculuğumuz için bütçe hazırlıklarına başladık. Bülent Abi ve Filiz Hoca, çıkacağımız yolculuğun bir benzerini daha önce yaptıkları için rotayı ve buna bağlı olan konaklamaları ayarlama işini sahiplendiler. Bülent Abi’nin özellikle Balkanlar tecrübesi çok fazla olduğu için, açıkçası yolculuğa ona güvenerek çıkacaktık. Yolculuğumuzun ilk durağı Kosova olacaktı. Kosova’da başkent Priştine‘ye indikten sonra bir araç kiralayıp kiraladığımız araçla Makedonya‘ya Üsküp‘e geçecektik. Daha sonra da asıl hedefimiz olan Sırbistan‘ın başkenti Belgrad‘a geçecektik. Doğrudan Priştine’den geçemiyorduk. Neden? Çünkü Sırbistan, eski otonom bölgesi olan Kosova’nın bağımsızlığını halen tanımıyordu. Dolayısıyla araya bir başka ülkeyi koymak gerekliydi.

Planı az buçuk şekillendirdik ve Temmuz ayının son günlerinde ekibimizin bir diğer çifti olan Ayşe ve Sertan‘ın düğünlerine gittik. Bu çift, balayı tatillerini bizimle birlikte geçirecekti. Düğünün günü yaşanan bazı sağlık sorunları neticesinde yolculuğumuzu iptal etme durumu ortaya çıktı. Ancak şükürler olsun rahatlattılar ve nihayet hareket günü olan 3 Ağustos tarihi geldi çattı.

Yolculuk Eskişehir’de başlıyor

O sabah Ayşe, Sertan, Mustafa, Betül, Merve ve ben Eskişehir’den YHT‘yle, Filiz Hoca ve Bülent Abi ise Bursa’dan otomobille İstanbul’a doğru yola çıktık. Biz Pendik’te indikten sonra hızlıca karnımızı doyurup taksiyle Sabiha Gökçen Havalimanı‘na geçtik. Halbuki sonradan Hazal‘dan öğrendiğimize göre Bursa’ya gidip oradan otogardan doğruca Sabiha Gökçen’e giden Burulaş otobüslerine de binebilirmişiz. Neyse olan oldu.

Havalimanında

Sabiha Gökçen’e geldikten sonra formaliteleri halledip ekibin toplarlanmasını bekledik. Hareket saatine doğru Filiz Hocalar da geldiler ve uçağa geçtik. Pegasus‘un uçaklarında dizleriniz sığmıyor malum. Bir bardak su bile verilmiyor ikram olarak. Böylece ucuza uçabiliyorsunuz. İstanbul’dan Priştine uçuşu, yaklaşık 1 saat 25 dakika sürüyor. Priştine’de küçük bir havalimanına, Priştine Adem Yaşari Uluslararası Havalimanı‘na saat 17.10’da indik. Pasaport kontrolünü geçip alanda bizi bekleyen Rentacar firması çalışanıyla buluştuk. 100 Euro depozito olmak üzere 760 Euro’ya sekiz günlüğüne Mercedes Vito aracımızı kiraladık. Rentacar firması Makedonya menşeiliymiş. Dolayısıyla aracın plakası da  Makedonya plakasıydı. Bu bizi karşılayan adamla birlikte yola çıktık. Hedefimiz Üsküp‘tü. Hem adamı yaşadığı şehre bırakacaktık. Hem de o gece orada konaklayıp dinlenecektik. Böylece ertesi gün ilk ve en önemli rotalarımızdan bir tanesi olan Belgrad’a geçebilecektik.

Sekiz gün boyunca kullandığımız araç

Priştine’den Üsküp’e yaptığımız yaklaşık 3 saatlik yolculuk bizi dehşete düşürdü. Balkanlarla ilgili acı gerçeği işte bu yolculukta öğrendik: Balkanlarda yol bitmiyordu! Aman yarabbi! Navigasyonda 90 km olarak görünen yolu üç saate yakın bir zamanda tamamladık. Tek şeritli yollar, bakım çalışmaları, geçiş ücretleri ve gümrükte beklemeleri hesaba katınca çileye döndü iş. Saat 19.00’da ancak Kosova sınırını geçtik. Makedonya gümrüğünden geçiş ise 15 dakika sürdü.

Tıklayın büyüyor. Kırmızı çember içerisinde Milenyum Haçı, Kaldığımız yerden görüntüsü.

Velhasıl, nihayet Üsküp’e ulaştık ve o gece konaklayacağımız evi bulduk. Üsküp’e varınca, şehrin en yüksek tepesinde yer alan “Milenyum Haçı” dikkati çekiyor. Ciddi anlamda büyük, devasa bir haç bu. Biraz araştırınca gerçekten de 66 metrelik boyuyla Dünya’nın da en büyük haçlarından bir tanesi olduğunu ve Hristiyanlığın iki bininci yılı anısına yapıldığını öğrendik. Kaldığımız ev de doğrudan bu tepeyi görüyordu. Slovenya Konsolosluğu’yla aynı sokaktaydık. Hava iyiden iyiye kararmıştı. Ev sahibinden anahtarları teslim alıp eşyaları bıraktıktan sonra vakit kaybetmeden Üsküp çarşısına doğru yola çıktık.

Tıklayın devasa olsun. Üsküp Meydanı Panoramik

Saat geç olduğu için bir exchange ofisi bulup da paramızı Makedon dinarına çeviremedik. Ancak Bülent Abi’nin son dakika bulduğu bir esnaf sayesinde hemen hemen aynı kur üzerinden bu işlemi yaptık. 60 dinar 1 Euro ediyor. Sonra Üsküp’ün en meşhur yeri olan Üsküp Meydanı‘na, İskender Heykeli‘ne gittik. Büyük İskender’in heykeli, şehrin bir nevi simgesi haline gelmiş. Yaklaşık 15 metre uzunluğundaki heykelin civarında pek çok kafe ve restoran var. Biz özellikle atın şeyinin gösterdiği doğrultudaki barı beğendik. Burada Eric Clapton coverları çalan bir gruba denk geldik.

Alexander, the Great

Tarihi Taş Köprü ve ben

Bu meydanın hemen yanından nehir geçiyor ve üzerinde pek çok köprüyle birlikte bir de meşhur Taş Köprü var. Vardar Nehri‘nin üzerinde bir Osmanlı mirası. Köprünün mihrabı restorasyon çalışması öncesinde yıkılıp nehre düşüyor. Ancak restorasyon sonucunda bu mihrabı yerine koymuyorlar. Bunun üzerine 2008’de Türkiye, mihrabı yeniden yaptırıyor köprü üzerinde olması gereken konuma. Bunun üzerine Makendon Hükumeti de tam mihrabın karşısına zamanında Osmanlı’ya karşı ayaklanmayı başlatan Karpoş’un anıtını yerleştirmiş. İlgiyi başka yöne kaydırmak için de nehir üzere çok yakın konumda iki köprü daha yapmışlar. Ancak taş köprü tarihi dokusuyla halen en revaçta olan köprü. Nehrin kıyısında abartılı bir mimariyle inşa edilen binaları, gemi şeklindeki restoranı biz gezmedik. Ülkenin genel ekonomik durumunu düşününce bu abartının maksadının ne olduğu da anlaşılıyor.

Tıkla büyüsün

Köprüyü geçtiğinizde karşınıza yine onlarca heykel ve abide çıkıyor. Biraz daha ilerisi ise Türk Mahallesi. Biz gece saatlerinde dolaştığımız için fazlasıyla sakindi ortam. Burada Destan Restoran‘a gittik. Köftenin yanı sıra çok lezzetli bir kuru fasülye yedik ve armutlu gazoz içtik. Bu son ikisi özellikle tavsiyedir. Fiyatları görün diye menünün fotoğrafını çektim.

Destan Restoran

Gece saat 01.00’de kaldığımız yere döndük. Onca yorgunluğun üzerine, çok kötü bir yatak denk geldi ne yazık ki. Dinlenememiş olarak sabah saat 07.30’da kalktım. Erken yola çıktık çünkü bir önceki günden öğrenmiştik ki burada yollar çoook uzun sürüyor. Kahvaltı için börek aldık, meşhurmuş. Balkanların hemen her yerinde börek meşhur zaten. Yola koyulup, bir saat sonra yolda verdiğimiz bir molada kahvaltıyı hallettik. Bir önceki gün geldiğimiz istikametin tersine gitmek sıkıcı olsa da mecburen bunu yaptık.

İnce detaylar

Makendonya’nın Kapısı

Yol üzerinde çok fazla ücretli geçiş gişeleri var. Bir veya bir buçuk Euro ücret ödüyorsunuz. Biz böyle böyle herhalde yirmi Euro ödemişizdir yolculuk boyunca. Saat 10.00’da son Makedon şehri olan Kumanova‘ya ulaştık. Kısa bir mola verdik ve hemen yakındaki gümrüğe kuyruğa girdik. İnanmazsın saat 10.50’de Makedon gümrüğünü geçtik. Neredeyse 1 saat bekledik yani. Hemen ardından, saat 11.15’te de Sırbistan gümrüğünü geçip nihayet ülkeye girdik. Ancak yol girmekle bitmiyordu.

Saat 12.30 civarı, sağlı sollu ormanlarla kaplı yollardan devam ediyorduk ve hala 300 km’den fazla yolumuz vardı. Sırbistan’da da sürekli ücretli yollar var. Saat 17.00’de hala yoldaydık ve tam dört tane ücretli geçiş yaptık ki bunlardan bir tanesi tam 6.5 Euro idi. Ücretli yol deyince aklına otoban gelmesin sevgili okur. Bizdeki tipik çift şerit yollar bunlar. Saat 17.30’da nihayet Belgrad’a ulaştık.

Ah Belgrad, Beyaz (Belyy) Şehir (Grad), sen ne de güzeldin öyle… (devamı gelecek)

EKLEME: 25.08.2018 Yol haritamız. Belki de en önemli detayı eklemeyi unuttum sevgili okur. Bu haritayı serinin ilerleyen yazılarında da göreceksin. Sevgiler.

rota

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s