Bir Seçim Macerası

secim03

Seçimlerde görev almayı yıllardır isterim sevgili okur. Hem ortalıklarda dolaşan iddiaların, söylentilerin, efsanelerin doğru olup olmadığını görmek, hem de müthiş bir sosyal deneyin bir parçası olmak için seçimlerde görev almanın müthiş bir fırsat olduğunu düşünüyorum.

Bilecik‘te çalışırken ikametim orada olmadığı için görev almıyordum. Geçen sene Eskişehir‘e gelince de görev istedim ancak çıkmadı. Son yıllarda ülkede her sene bir seçim olduğundan fırsat da çoktu hani. Neyse ki bu sene şans yüzüme güldü ve Odunpazarı bölgesinde sandık üyesi olarak görevlendirildim.

Seçimden birkaç gün önce Kerem Bey, İpek Hanım, Murat Abi ve ben, birlikte İlçe Seçim Kurulu‘nun eğitimine gittik. O ana kadar, olayın boyutları hakkında en ufak bir fikrim bile yoktu. Eğitimde gördüm ki, üye olmak neyse de, “Başkan” olmak başlı başına bir bela imiş. O kadar fazla prosedür, yetki ve sorumluluk var ki, şaka yapıyor olmalılar dedim.

Seçimden bir gün önce sandık başkanımız sağ olsun aradı. Tanıştık. Ertesi günü beklemeye başladım. Seçimin olduğu sabah, saat 05.30’da evden çıktım ve saat 05.50 civarında taksiyle görevli olduğum okula geldim. Polisler gelmişti. Bir siyasi partinin müşahitleri ve sandık üyeleri de oradaydı. Ben de görevli olduğum sandığın bulunduğu kata çıktım ve başkanı beklemeye başladım. Kısa süre sonra başkan geldi. Bina sorumlusunun hala gelmemesi nedeniyle seçimle ilgili her şeyin bulunduğu çuvalı teslim alamadığını söyledi. Saat 06.30’u  geçiyordu. Beklemeye başladık.

secim01.jpgSaat 07.00 civarı sandıkta görevli olan diğer üyeler de geldiler. Bu arada başkan, herkes geldikten sonra bize bir yemin ettirdi ve çuvalı açtık. Başkan, siyasi parti temsilcisi olan üyelere görevlerini verdikten sonra imza kontrolü işini de bana verdi. Sonra hemen pusulaları saymaya başladık. Ancak pusulaların hiç biri deste üzerindeki koçanda yazdığı kadar değil, üç beş adet fazlalardı. Her bir pusula türünü ve zarfları en az üç kere sayıp adetlerini belirledik. Daha sonra üzerinde sandık numarasının yazılı olduğu mühürle her birini bir diğerine bulaşmayacak şekilde dikkatli bir şekilde mühürlemeye başladık. Başkanımız çok tecrübeliydi. Bu tecrübesinin faydalarını da gün boyu görecektik. Sonrasında mahalle muhtarı adayları kendi bastırdıkları pusulaları getirip  kabinlere bıraktılar. Başkan bizi uyardı. Şöyle bir sıkıntı varmış: Rakip muhtarlar, kabinlerden kendileri ya da yandaşları aracılığıyla birbirlerinin pusulalarını çalıyorlarmış. Böylece oy vermek isteyen seçmen oy vereceği muhtarın pusulasını bulamıyormuş içeride.

Mühürleme işi de bittikten sonra zaten oy verme saati gelmişti. Son kontrolleri yaptık ve oy verme işlemi başladı. Aman yarrabi o ne kabalık! Koskoca okulda bir tek bizim sandıkta upuzun bir kuyruk oluştu. Saat 10.30’a kadar aralıksız olarak seçmenler gelmeye devam ettiler. Yaklaşık 350 seçmenin olduğu listemizdeki 150 seçmen oyunu öğlen olmadan kullanmıştı bile! Öğlene doğru biraz azalma oldu. Biraz rahatladık. Çay içebilme fırsatımız oldu. Siyasi partiler kendi müşahitleri için yemek getirdiler. Bir parti hiç kimseye hangi partiden olduğunu sormadan, kişi sayısı kadar yemek bırakıp gitti. Bir diğeri ise yalnızca getirip kendi gözlemcisine verdi. Bu esnada başkan bir su istedi. Parti görevlisi “sayılı” olduğu gerekçesiyle vermedi. Başkanımız üstelemedi hiç. Mahcup olan parti gözlemcisi kendi suyunu ikram etti. Sandıkta böyle bir dayanışma vardı, o çok mutlu etti beni.

Seçim süresince gelen her seçmenin kimliğini, fotoğrafını, imzasını titizlikle kontrol ettik. Sandık kurulu dışında kimseyi ne kabinlere ne de sınıfa soktuk. Başkanın  tecrübesi sayesinde gün boyunca tek bir muhtarı bile mağdur etmedik. Sürekli olarak kabinleri kontrol ettik. Onlar da gelip pusulalarını takip ettiler. Öğleden sonra yeniden bir hızlanma oldu. Aşağı yukarı bir saatlik bir kesintisiz katılımdan sonra yine yavaşlamaya başladı ortalık. Saat 16.30’a kadar kısım kısım gelmeye devam etti vatandaşlar. O sırada biz de, sandık kurulu olarak kendi oylarımızı kullandık. Ben görevli olduğum mahalleden başka bir mahallede görevli olduğumdan muhtar için oy veremedim.

Aksilikler oldu mu? Evet birkaç ufak olay oldu. Bir vatandaş, yanlış oy verdiğini söyleyip yeni pusula istedi. Vermedik. Vermeyince itiraz etti, araştırıp geleceğini söyledi. Gelmedi geriye 🙂 Bir de az kalsın yanlış bir yere imza atıyordu seçmenin biri. Son anda eline vurarak durdurabildim.

secim02

Bakma güldüğüme, saat 20.30, perişanız…

Oy verme işi bittikten sonra, gerçek çile başladı. Saat gelince hemen sandığı korumaya alıp, ortalıkta kalan malzemeleri topladık. Kullanılmayan pusulaları dikkatlice sayıp bağlayarak mühürledik. Daha sonra gözlemcilerin önünde sandık açıldı. Başkan her bir oyu tek tek üyelere ve gözlemcilere göstererek okudu. O anda sınıfta bulunan üçü sandık üyesi toplam 9 kişi de bu sonuçları kaydetmeye başladı. Yaklaşık her 30 40 oyda bir de teyit için sonuçları okuduk. Böyle böyle saat 20.00’ye kadar, üç saat sürdü okuma işlemi. Daha sonra herkesten tutanakların fotoğraflarını çekmelerini istedik. Her tutanaktan birer kopya yapıp her bir siyasi partinin üyesine verdik. Başkan “Sıfır Risk, Sıfır Tereddüt” politikası güdüyordu. Müthiş rahattık. Muhtarların sayımından sonra her muhtarın her bir azası için de sayım döküm cetveli doldurduk. Yani aday olan sekiz muhtarın sekizer azası için ve iki nüsha olarak evrak doldurduk. 128 tane kolonu işaretledikten sonra çift görmeye başladığımı fark ettim.

Son olarak her bir tutanağı ve imzayı üçer defa kontrol edip çuvalın ağzını bağladık ve mühürledik. Adliyeye gitmek üzere sandık başkanı ve bir üye hazır bulundular. Ertesi gün mesaiye gideceğim için izin istedim. Sağ olsunlar beni kırmadılar.

Eve geldiğimde saat 23.00’ü geçiyordu. Yorucu, perişan edici bir gün olmuştu. Ama keyifliydi. Birkaç tanıdığımı da görmüştüm üstelik. Eve geldiğimde seçim sonuçları açıklanmış, bazı adaylar kazanmış ilan edilmişti. Şunu çok net bir şekilde ifade edeyim ki sevgili okur, saat 20.00’den önce sayım işleminin bitmiş olması ve tutanakların iletilmesi mümkün değil. Haberlere çıkanlar partilerin gözlemcilerine iletilen tutanaklardaki veriler. Islak imzalı tutanaklar, seçim kurulunun eline ancak saat 20.00 sularında ulaşıp girilmeye başlanıyor. Bundan önceki veriler siyasi partilerin elindeki tutanaklardan giriliyor.

Geride bıraktığımız seçimlerin herkes için hayırlı olması dileğiyle. Mutluluklar.

NOT: Özellikle tek bir siyasi parti ismi bile belirtmedim. Tamamen siyaset bağımsız, yalnızca o anı anlatan bir yazı yazdım. Olur da bir gün siz de sandıkta üye olursanız, bu yazı size de kılavuzluk edebilir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s