Tag Archives: 222 Park

29 Mart Eskişehir Pentagram Akustik

17545219_10150793627169975_1295992163512144504_o

– Merhaba, grupla görüşme imkanımız olabilir mi acaba?
– Pek sanmıyorum arkadaşlar.
– Ama biz çok seviyoruz, yani cidden seviyoruz. Başımıza da ne geldiyse bu yüzden geldi.
– Hımm, o zaman siz üçünüz buyurun.

Bu blogda daha önce pek çok defa Pentagram’ı okudun sevgili okur. Hatta Pentagram’a ait konser değerlendirmesi bile okudun. Ama ilk defa bu kadar büyük bir mutlulukla yazıyorum Pentagram’ı.

Sevgili okur, 29 Mart 2017 gecesi tüm dertleri üç beş saatliğine unutup kendimizi dünyanın tek gerçek güzelliği olan müziğin kollarına bıraktık. Çok sevdiğimiz Pentagram, kuruluşunun 30. yılına özel olarak yayımladığı “AKUSTİK” albümü ve akustik turnesiyle ülkeyi dolaşmaya başladı. İzmir, Ankara ve İstanbul’dan sonra sıra Eskişehir’deydi. Bu albümü ve turneleri, normal bir Pentagram konserinden ve albümünden bir adım öne geçiren şey kadroda gruba emek vermiş eski grup elemanları olan Demir Demirkan, Ogün Sanlısoy ve The Magnificent Murat İlkan’ın da bulunmasıdır. İşte biz de Eskişehir’de, Pentagram akustik konseri haberini öğrendiğimizde, ilk çığlığımızı Demir Demirkan’ı Pentagram’la sahnede izleme ihtimali için atmıştık Alper’le. Demir Demirkan’ın Eskişehir konserinde sahne almayacağı netleşti gerçi sonradan, ama bu durum bizim bir an için bile tereddüt etmemize yol açmadı. Öyle ya, Ogün Sanlısoy, Gökalp Ergen ve kişisel olarak da hayranı olduğumuz Murat İlkan’ı aynı sahnede bir daha izleme şansımız olmayacaktı.

01

Alper sağ olsun biletleri aldı. Ben de yeni yayımlanan akustik albümü aldım. Hali hazırda arşivimde yer alan diğer albümlerle çantamı doldurdum ve 29 Mart akşamı evden çıktım. Konser, 222 Park’ta yapılacaktı. Ahh, bu mekanda ne güzel anılarımız vardı sevgili okur. Düzenlediğimiz ve katıldığımız onlarca etkinlik geldi yol boyunca aklıma. Özgür Abi‘nin kulaklarını çınlattım.

Saat 20.00’de önce Koray’la buluştuk. Birlikte mekana geçerek kuyruğa girip kapı açılışını beklemeye başladık. Daha sonra Alper ve Mustafa da koşarak geldiler. Kapı açıldı ve içeri girdik. Düşün, öyle heyecanlıyız ki daha performansa 1,5 saat var ve biz içeride bekliyoruz. İçeride okuldan arkadaşımız olan diğer bir Mustafa’yla karşılaştık. O kadar saat aynı yerde ayrılmadan bekledim lan. Bizimkilerle muhabbet ede ede geçti zaman. Düşün hepsi en az birer kere dışarı çıktı. Ama ben çıkmadım ben, Yaşar Usta.

Dersime iyi çalışmıştım ve grubun daha önce verdiği üç konserin de incelemelerini okumuştum. Çalacakları parçaları ve sıralamayı aşağı yukarı biliyordum. Tam da beklediğim gibi başladı konser. Grup tam vaktinde sahnede yerlerini aldılar. Saydığım isimlere ilave olarak gruba sahnede Ozan Tügen de eşlik etti ki, kimse kusura bakmasın, kapasite olarak en iyi oydu diyebilirim. Ama orada gerçek bir yıldız vardı ve herkes kim olduğunu biliyordu.

02

Önce grubun Eskişehir konseri çalma listesini vereyim:

  1. Apokalips
  2. Lions In A Cage
  3. Fly Forever
  4. Şeytan Bunun Neresinde
  5. Uzakta
  6. No One Wins The Fight
  7. For The One Unchanging
  8. Gündüz Gece
  9. Geçmişin Yükü
  10. 1000s In The Eastland
  11. Anatolia
  12. In Esir Like An Eagle
  13. Doğmadan Önce
  14. Give Me Something To Kill The Pain
  15. Dark Is The Sunlight
  16. This Too Will Pass
  17. Bir
  18. Sonsuz
  19. Bir
  20. Gündüz Gece

03

Evet, tam yirmi şarkı çaldılar! Sonsuz’u çaldıktan sonra seyircinin ısrarı üzerine yine Bir’i çaldılar ve ardından Gündüz Gece’yi de eklediler. Ancak bizi bitiren olay “This Too Will Pass” olmuştu. Alper’le birlikte en sevdiğimiz Pentagram şarkısıdır This Too Will Pass. (Gerçi bazen de Lions In A Cage oluyor.) Daha önceki akustik konserlerinde çalınmamıştı. Albümde de yoktu zaten. Grubun Eskişehir’de ilk defa bu şarkıyı çalmaları ,bizim için gecenin Top 3 anından ilki olmuştu. Şarkıyı duymaya başlayınca kendimi kaybedip zıplamaya başladım. Enteresandır.

Yazı bir konser hakkında olduğu için, yirmi parçanın her birine ayrı ayrı yorum yazmak mümkün değil. O yüzden olayın tamamıyla ilgili özet halinde, değerlendirmeler yapacağım. Belki de hayranı olduğumuz için bilmiyorum, bana göre Murat İlkan gecenin yıldızı oldu. Ozan Tügen’i de unutmuyorum. Gecenin şaşırtan ismi ise Gökalp Ergen oldu. Pentagram’ın daha önceki Eskişehir konserinde hastaydı ve konserde kendisi de bunu dile getirmişti. Bu seferki akustik konserde inanılmaz işler yaptı. Mest olduk. Lions In A Cage’in aralarında “fifty years behind a wall” kısımlarını bu ülkede söyleyebilecek üç kişiden biri olduğunu gösterdi. Hem çaldı hem söyledi. Çalmak söylemek derken, bazı anlarda sahne dört tane akustik gitar oldu. Üç kişi ritim çaldı, bir kişi solo attı. Soloları Metin Türkcan, Hakan Utangaç ve Ozan Tügen değişmeli olarak çaldılar. Hakan Utangaç her solo attığında kalabalık çılgına döndü. Hakan abi, Ogün Sanlısoy’la birlikteki sahnede en karizma duran kişiydi. Haa, bir de Gündüz Gece’de Ozan Tügen’in cura solosuyla Tarkan Gözübüyük’ün bass solosu epey alkış aldı. Bu arada yine bak konusu açıldı. Ozan Tügen gece boyunca gruba back vokal, piyano, cura, ritim ve solo gitarda eşlik etti. Adam!

Gündüz gece! #PentagramAkustik #pentagram #mezarkabul

Gündüz gece! #PentagramAkustik #pentagram #mezarkabul

Üç vokalist de ağırlıklı olarak kendi dönemlerinde yazılan şarkıları seslendirdiler. Cenk Ünnü hariç herkes back vokallere katkı sağladı. Her şey çok güzeldi lan. Murat İlkan’ın şarkılara tıpkı bizim gibi “tadına bakılacak tatlar” olarak yaklaşması bizi mest etti. “Hadi şimdi şöyle güzel bir Anatolia yapalım mı?” ya da “En nefis parçalardan olan In Esir Like An Eagle” gibi anonsları duydukça Alper sırıttı durdu. Bir ara Mustafa kayboldu yanımızdan, sonra yanında kız arkadaşıyla döndü.

Unutmadan, bizim için gecedeki bir diğer kahraman da Tuğba’dan emanet aldığı iPhone 7 ile konserdeki en süper şarkıları kaydeden Koray gardaşımız oldu. Önümüzdeki iki Suriyeli ise konseri izlemekten çok canlı yayımlamayı tercih ettiler. Gerçi bunu yapan çok kişi varmış Alper söyledi. Salonda kaç kişi vardı emin değilim ama iki tane öküz vardı ki bunlar kapalı alanda, hınca hınç dolu salonda sigara içmekten hiç utanmadılar.

Gece yarısı geçti, tahminim saat 00.30 civarında iş bitti. O anda grubun fotoğraflarını çeken kişi dikkatimi çekti. “Lan dedim bu Levan!” Sabhankra’nın da fotoğraflarını çeken kişi. İstanbul’da tanışmak istiyordum ama şansa bak, Eskişehir’de tanıştık. Bu arada konser boyunca, salonun sağ tarafında kule arkasında grubu izleyen Janset’i de fark ettik. Bilmeyenler için, Janset büyük bir Pentagram hayranıdır.

Sahne bitip de grup kulise geçtiğinde biz de hemen kulisin kapısına seğirttik. Kapıda mekânın görevlileri soru sormaya bile imkan vermeyen bir açıyla bekliyorlardı. Neden sonra kapıda bir kadın belirdi. Boynunda asılı “ALL ACCESS” kartını görüp kıskandım. Neyse, yazının o en başında okuduğun diyalog vardı ya, işte bu aşamada o diyalogu yaşadık ve bam bam bam! İçerideyiz. İşte bu da gecenin Top 3 anlarından ikincisi olmuştu. Yukarı çıktık ve abilerimizi dinlenirken yakaladık. Çantama doldurduğum ne kadar albüm varsa döktüm önlerine. O dakikadan sonrası Allah Allah! Koray bir yandan, Alper bir yandan, ben diğer yandan albümleri imzalatmaya başladık. Çok kral adamlar, en ufak tepki göstermeden, aksine büyük bir sevecenlikle albümlerimizi imzalamaya başladılar. Şu an grubun aktif kadrosunda benim en sevdiğim adam Hakan Utangaç mesela. Ona “This Too Will Pass” parçasını sordum. Kim yazdı bunu, dedim. Tarkan abi’yle ikisinin şarkısıymış. Dedim, “Unspoken” bizim en sevdiğimiz albüm. Aaa, onun yeri çok ayrı tabi, dedi. Muhtemelen o da en çok Unspoken’ı seviyor 🙂

06

alper07

En son Murat İlkan’ın yanına gittik. Bundan birkaç ay önce Murat İlkan, Metin Türkcan’la birlikte yine bir akustik projeyle birlikte Eskişehir’de sahne almıştı. O konserde kendisine eşi Alper İlkan ile Melisa Uzunarslan da eşlik ediyordu. O konserden önce Murat İlkan’a ve Metin Türkcan’a kendi solo albümlerini imzalatmıştık. “Murat abi bizi hatırladın mı Eskişehir konserinden?” diye sorduk. Baktı “Tamam ya hatırladım” dedi. “Abi o konserde eksik kalan albümler vardı imzalamadığın, onları da şimdi imzalatalım”. Murat Abi bizi kahkahalara boğan ve gecenin Top 3 anlarının sonuncusunu yaşatan o cevabı verdi: “Ooo lan Mesut, aştın sende kendini haa”. Sonra sağ olsun albümlerimizi isimlerimize imzaladı. Alper’in albümü de imzalarken yine bombayı patlattı: “Alper de en sevdiğim isimdir!

010

Kasetler hariç hepsi imzalıdır.

Şimdi bunları sana anlatıyorum sevgili okur. Belki saçma geliyor, belki komik geliyor. Ama inan ben aylar sonra geriye dönüp bunları okuduğumda o anki coşkuyu tekrar yaşıyorum. Samimi olarak yazıyorum.

Saat 01.00’i çoktan geçmişti. Az önce bizi içeri alan hanım efendiyle göz göze gelince artık kulisten çıkalım dedik. O da bizi arşivimiz için tebrik etti. Çıkarken Levan’la Savaş Abi’ye selam gönderdim. İletir herhalde.

Daha nice Pentagramlara diyorum ve yazıyı burada bitiriyorum. Fotoğrafları Koray çekti. Video da Instagramdan. Sevgiyle kal sevgili okur.

Lions in a cage. #pentagramakustik2017 @pentagramofficial #muratilkan #222park

A post shared by Mesut Proofhead Çiftçi (@proofhead) on

Teşekkürler Eskişehir! #PentagramAkustik #pentagram #mezarkabul

Reklamlar

7 Mart 2013 – Pentagram Eskişehir Konseri

Eh, uzun zaman olmuştu bir konser yazısı yazmayalı. Elimden geldiğince detaylı olarak yazmaya çalışacağım ki gelmeyenler pişman olsunlar 🙂

Image Hosted by ImageShack.usAynı gün Bilecik‘te akşam 17.00’de işten çıkıp Eskişehir‘e giden ilk arabaya bindim. Eve gelene kadar yaşadıklarımı bir sonraki yazıda anlatacağım. Eve geldikten sonra hızlıca almam gereken eşyaları alıp karnımı da doyurduktan sonra Alper‘e geçtim. Ertesi gün Antalya‘ya gideceğim için valizimi Alper’e bıraktım. Saat 21.00 civarında 222 Park‘a gittik. Burada İzmir‘den Barış Abi, Togay, Volkan ve Halil‘le buluştuk. Barış Abi “Bu Toprağın Metalikacıları” isimli belgesel için bizimle kısa bir çekim yaptı. Burada özellikle yer ayarlama konusunda yardımlarından dolayı Özgür Abi‘ye derin saygılarımı sunarım. Bu çekimden hemen sonra konser için kapılar açıldı.

Image Hosted by ImageShack.usAlper’e beraber kuyruğa girdiğimizde Koray ve Yakup‘u gördük. Bu adamları da uzun süredir görmüyordum. Dördümüz içeri girmek üzere beklemeye başladık. Sıra geldiğinde girdik içeri ve sahne önünde 4. sıraya kadar gelebildik ve demir atıp beklemeye başladık. Ben bilmiyordum, ancak bir de ön grup varmış meğer Pentagram‘dan önce: MEKANİK.

Mekanik

Bu grubun adını olumlu ve olumsuz pek çok yorumun içinde duyduğum için açıkçası merak ediyordum. Saat 22.00’yi biraz geçe Mekanik sahneye çıktı. Dediğim gibi daha önce hiç dinlememiştim, bana tarz olarak ilk dönem Metallica‘yı fazlasıyla anımsattı. Metallica konusunda benden daha bilgili olan Alper ise grubun tarzını fazlasıyla Metallica ve dönemdaşlarına benzetti. Ancak o da ben de bir konuda hemfikirdik, adamlar güzel yapıyorlar işlerini. Seek And Destroy çaldılar, müthişti. Overkill çaldılar, Yakup epey coştu. Kendi besteleri de fena değildi. Türkçe sözlü olması bilakis bir avantaj olmuş besteleri açısından. Sahne olarak da ben yeterli buldum. Ancak bir talihsizlik yaşadılar ve son şarkılarını çalamadılar, gitaristlerinin amfisi devre dışı kaldı. Mekanik sahneden alkışlarla indi ve saat 23.00’ü beklemeye başladı herkes.

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.usSaat 23.00’e doğru salonu bir akustik Sonsuz dinletisi doldurdu. Tüm salon aynı anda şarkıyı söylemeye başladık. Şarkı bittiğinde Gökalp ve devamında diğer grup üyeleri sahneyi doldurdu ve Pentagram sahneye çıktı.

Her konserde Alper’le girdiğimiz iddiaya bu sefer Koray ve Yakup’u da dahil ettik: Pentagram konsere hangi şarkı ile başlayacak? Evi arabayı satıp tüm paramı “Sand” e yatırdım. Alper, Koray ve Yakup başka başka şarkılar söylediler. Pentagram “Sand”in ilk notalarını çalmaya başladığında artık zengin bir adam olmuştum. Pentagram şöyle bir playlist hazırlamış gece için:

  1. Sand
  2. 1000 In The Eastland
  3. Doğmadan Önce
  4. Unspoken
  5. Wasteland: Burada ses sisteminde bir arıza oldu, şarkının yarısına kadar baslar yoktu.
  6. It’s Down Again
  7. Give Me Something To Kill The Pain
  8. Disturbing The Peace
  9. Geçmişin Yükü
  10. Bu Alemi Gören Sensin: Hakan Utangaç vokale geçti.
  11. Şeytan Bunun Neresinde
  12. Anatolia (Türkçe): Burada da iddiaya girdik İngilizce mi söyler Türkçe mi diye. Yine ben kazandım.
  13. Beyond Insanity
  14. Now and Nevermore
  15. Gündüz Gece
  16. Apokalips
  17. Tigris + Bir

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

Konserle ilgili üzüldüğüm bazı şeyler var. İlki Hakan Utangaç‘ın sadece bir şarkı söylemesi oldu. Rotten Dogs söyleseydi mesela çok farklı olurdu herşey. İkinci olarak Alper de ben de This Too Will Pass ile Behind The Veil‘i çalmalarını bekledik. Ama çalmadılar. Çok üzüldük. Bir de 18 şarkıdan 7 tanesi Türkçe idi. Türkçe parçaların ardarda gelmesi biraz üzdü, özellikle This Too Will Pass için çok ümitlenmişken…

Image Hosted by ImageShack.us5 kişilik grubun 3 üyesi hastaydı. Vokal Gökalp Ergen, hastalığını performansına yansıtmamaya çalışsa da sahnede fazla hareket edemedi. Grubun en iyisi hiç şüphesiz Tarkan Gözübüyük idi. Ayrıca Cenk Ünnü‘yü de hiçbir zaman unutmuyoruz. Hakan Utangaç, iki yanında birer LED ampül bulunan komik bir gözlük takıyordu 🙂 Tüm fanlar için onun yeri ayrıdır ve ne olursa olsun Pentagram, Hakan Utangaç’sız olmaz, olamaz.

Konser hiç ara vermeden yaklaşık 2 saat sürdü ve müthiş bir şekilde bitti. Performanstan sonra dışarıda uzun süredir görüşmediğimiz epey bir adamla görüştüm. Serkan Abi, Ali, Serdar bunlardan bir kaçı. Bu şekilde muhabbet ederken kardeşim Murat yanıma geldi ve gruba imzalatmak üzere yanımda taşıdığım albümlerini istedi. Böylece hep beraber 222 Park’ın yan tarafından bekleyen tur otobüsüne gittik.

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

Şansımıza Gökalp Ergen otobüsün kapısındaydı ve hiç sıkıntı yaratmadan uzattığım MMXII albümünü imzaladı. Sonrasında sırasıyla Cenk Ünnü, Hakan Utangaç ve Tarkan Gözübüyük de geldiler ve albümü imzaladılar. Alper de efsane Bir albümünü yaratıcılarına imzalattı. Burada epey bir fotoğraf çektirdik. Eklediğim fotoğraflarn bir tanesini ben çektim. Gerisi Metin Ünlü‘ye ve Kağan Kılıç‘a aittir.

Sonuç olarak güzel bir konser oldu. Pentagram seven sevmeyen tüm metalci kitlenin de orada olması ayrıca güzeldi. Bu konuda en güzel cümleyi de Serkan Abi söyledi herhalde: “Biz çocukken adamlar metal müzik yapıyorlardı.

İmzalı MMXII Albümüm (Metin Türkcan hariç)

Pentagram’a saygı duymak gerek. Merak edenler için benim kameramdan Pentagram 7 Mart 2013 Eskişehir konseri: (Bu bir Proofhead.net hizmetidir.)

Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us

Eskirock Metal Fest. Vol. 5

eskirockmetalfest5Artık geleneksel hale gelen bir metal müzik festivalinden söz ediyorum sevgili okur. Yaklaşık 2.5 senedir yılda iki defa düzenle(yebil)diğimiz Eskirock Metal Fest serisinin son ayağını da 12 Kasım Pazartesi günü 222 Park‘ta gerçekleştirdik. Bu yazıda kısaca konser öncesi ve konser anında yaşananlardan bahsedeceğim.

Organizasyon aşamasında herhalde en çok sıkıntı yaşadığımı konserimiz bu oldu sevgili okur. Zira ilk tercih ettiğimiz tarih olan 29 Ekim tarihi Cumhuriyet Bayramı ile ilgili bir kutlamayla çakıştığı için etkinliği bir süre ertelemek durumunda kalmıştık. 29 Ekim’in devamındaki hafta ise bizim fakültelerde sınav haftası başlıyordu. Dolayısı ile bir sonraki haftayı, yani 12 Kasım’ı işin hayrı bakımından uygun bulduk. Ancak o hafta da Anadolu Üniversitesi‘nde tek vize yapan birimler için sınav haftasıydı ama Osmangazi Üniversitesi‘nin tamamında ve Anadolu Üniversitesi’nin iki vize yapan fakültelerinde sınav olmadığı için tarihi değiştirmedik.

Hayatın her gün pahalandığı bir ülkede takdir edersiniz ki cebimizdeki para azalırken masraflarımız da hergün artıyor, harcamalar her ay bir önceki aya göre pahalanıyordu. Üstelik bir de İstanbul-Eskişehir arasındaki tren seferlerinin yapılamıyor olması yol maliyetlerini iki katına çıkarmıştı. Bira pahalanmış, kiralar artmış, donasa bile zam yapılmıştı 🙂

Derin bir nefes alıp yaşadığımız tüm aksilikleri geride bıraktık. Önce diğer konserlerden iyi ya da kötü, alışkanlık haline getirdiğimiz şu konser teaser’ımızı hazırlattık Ayberk ve Gil‘e. Videonun başındaki o karga, bizim için yapılan bir animasyondur, yani herhangi bir yerden alınmamıştır, emek verilmiştir. O açıdan bu iki dostumuza bir kere daha teşekkür ederim Eskişehir Rock Topluluğu adına.

Konserden bir gece önce, 11 Kasım Pazar gecesi, diğer festivallerden farklı olarak ilk defa bir Eskirock Gecesi düzenledik. Konser öncesinde bir toplanalım istedik. Prison Bar‘da Kayra ile anlaşıp ön satış bileti alan müzik severlere indirim sağladık. O akşam pek çok eski dostumuz ile görüşme fırsatımız oldu. Güzel bir akşam geçirdik. Sonra hemen eve gelip uyudum iyice dinlenebilmek için.

Pazartesi sabahı okula gittim. Öğleden sonra çıkabilmek için hocamdan izin aldıktan sonra okuldan ayrıldım yemek yiyip. Saat tam  14:00’de yanında Halil ve sponsorumuz IMG Music‘ten on numara insan Hicri abi olduğu halde Nakliyeci Hasan Abimiz kamyonuyla geldi 222’nin önüne. Kamyonetten ekipmanları indirip sahneye taşıdık. Zaten kısa bir süre sonra da gecenin ilerleyen saatlerinde işinde gösterdiği üstün başarılardan ve bize yaptığı “katkılardan” dolayı plaket vereceğimiz tonmaisterimiz, canımız Serdar Abimiz geldi. Sahneye davulu kurduktan ve amfileri yerleştirdikten sonra kablo tesisatını da kurdu Serdar Abi. Bu esnada gruplar da yavaş yavaş gelmeye başladılar. Tanıdıklarımızla hasret giderdik, tanımadıklarımızla tanıştık. Zaten bu konserlerin bizim için en heyecanlı yanı da yeni insanlarla tanışmak oluyor.

Konser için belirlediğimiz sahne sıralaması şu şekildeydi:

  • Heretic Soul
  • UÇK Grind
  • Carnophage
  • Episode 13
  • Lamb Of God Tribute

Soundcheck süreci planladığımızdan biraz geç bitti, bu gecikme de kapı açılış saatine yansıdı dolayısı ile. Planladığımızdan yaklaşık 40 dakika sonra açtık kapıları ve soğuktan üşüyen metal müzikseverler içeri doluştular. Kapı açılışından da kısa süre sonra konser başladı. Biz de nefesimizi tutup bakalım bu konserde neler olacak diye beklemeye başladık.

Heretic Soul ve ben

Güne şanssız başlayan dostlarımız, Heretic Soul ilk sırada sahneye çıktı. Süpersonik davulcuları Erhan‘ın davulları ve Sarp‘ın harika vokalleriyle sevdiğim bu grup tam da tahmin ettiğimiz gibi bir açılış yaptı. Kendi tabirleriyle Nihilistik Death Metal‘in ağa babaları olduklarını gösterdiler. Güne şanssız başladıklarını söylemiştim. Şöyle oldu: Basçıları Eskişehir’e gelirken cüzdanını düşürmüştü ve buna bağlı olarak bir gecikme yaşadılar. Ancak kısa sürede ses kontrollerini tamamlayıp sahneye çıktılar ve seyirciyi coşturdular. Zaten Erhan’ın davullarıyla coşmayacak death metalci yoktur herhalde. Heretic Soul sahnedeyken tüm UÇK Grind ekibi de grubu ilgiyle izledi. Gerçi herhalde ilk defa bu konserimizde, bütün gruplar bütün grupları izleyebildiler. O açıdan da çok hoş bir ortam oldu. Heretic’in en sevdiğim parçası Mental Decay‘de ben de dayanamayıp sahne önüne koştum, kalabalığa karıştım işi gücü bırakıp. Grup gayet iyi dileklerle sahneden indi 🙂 Togay‘la ben içimizden helal olsun lan dedik.

UÇK Grind

Ufak bir aradan sonra UÇK Grind sahneye çıktı. UÇK Grind, yakın zamanda kadrosunda bir takım değişiklikler yaşamasına rağmen, bu değişimleri hep pozitif yönde kendisine katan; Türk metal piyasasının en saygıdeğer gruplarından biridir. Konser gününe kadar açıkçası kişilikleri konusunda bir bilgi sahibi olmadığımız grup üyelerinin çok iyi birer dost olabileceğini de öğrendik. Sevdiğimiz insanların, kendi aralarında birbirlerini de sevdiklerini görünce özellikle Volkan‘la ben de daha bir sevindik 🙂 Neyse, UÇK sahneye çıktı ve şöyle bir baktı seyirciye. Tanju Abi, o her zaman ki yüksek enerjili performansıyla tüm o seyirciyi ezdi geçti. UÇK’yı herkes Tanju Abi ile tanıyıp sevse de biz ekip olarak Levent Abi‘nin hayranıyız onu da söylemeden geçmeyeyim. Grup, Trust or Grind isimli parçalarında bir önceki davulcuları Savaş Abi‘yi sahneye çağırdı ve bu parçayı bu şekilde icra ettiler. Tanju Abi, insan ırkının yok edilmesine dair manifestolarını açıkladıktan sonra efsane parçaları The Human Race Must Be Destroyed‘ı da çaldılar. UÇK Grind, sahneden alkışlar eşliğinde indi. En son 3 sene önce Chaos Murat Abi‘nin getirdiği grubu, yıllar sonra tekrar kendi organizasyonumuzda dinlemenin haklı gururunu yaşadık biz de o alkışları yüreğimizde hissederek 🙂 Çok dokunaklı oldu lan farkındayım.

Tanju Abi ve ben

Tanju abi ile birlikte fotoğraf çektirdikten sonra içeri koştum. Sahneye bir Eskirock efsanesi Onur kardeşimizin grubu Carnophage çıkacaktı. Bugüne kadar yaptığımız 5 konserin dördünde 3 farklı grupla sahneye çıkan Onur, bu rekorunu kendisi gibi dört konserde 3 farklı grupla sahneye çıkan Karahan‘la paylaşıyordu. O açıdan Onur’un ve Karahan’ın bizdeki kredileri epey fazladır 🙂 Her neyse, Carnophage özellikle hızlı ve teknik riffleriyle ön plana çıkan Ankaralı bir Death Metal grubudur eğer halen duymayanlar varsa. Vokalleri Oral Abi, Cidesphere grubunun da eski vokaliymiş üstelik konser günü öğrendiğime göre.

Carnophage

Carnophage’ı daha önce iki defa izlemiştim. O yüzden parçalarını ve sahnelerini gayet iyi biliyordum. Bu gruptan da bassçıları Bengi hocamızı ayrı bir severim 🙂 Kendisiyle ayaküstü biraz sohbet fırsatı buldum ve konuştuk.

Carnophage’ın davulcusu Onur, bana ve Alper‘e göre Türkiye’nin en iyi üç metal davulcusundan birisi olduğu için biz kamerayı ekipmanı kurup sadece Onur’u çektik videoya konser boyunca. Böyle bir davranış geliştirdik herifin yeteneğine karşı 🙂 Carnophage, Episode 13’ün tarzının verdiği avantajı saymazsak, gecenin en öfkeli grubu oldu. Sahne önünde de çok büyük ilgi vardı. Ortalık fena karıştı. Kardeşim Murat falan düştü masaları devirdi, oturan kızlardan biri yere düştü falan. Öyle bir karıştı yani ortalık. Fazlasıyla can yakan bir performans oldu yani.

Episode 13 (Mehmet Şahin Tabak)

Carnophage sahneden indiğinde saat 23.00’e yaklaşıyordu. Sırada Eskişehir’de kurulan ve Black Omen‘la beraber şehrimizin en başarılı grubu olan Episode 13 vardı. Grup uzun vadede çok fazla eleman değişikliği yaşamıştı. Ancak kadrosunda her daim orjinal kadrodan birilerini bulundurabilmişti. Nursuz‘un gruptan ayrıldığını duyunca üzülmüştüm ama konser günü grupla birlikte görünce epey sevindim. Biraz muhabbet ettik. Bu arada grubun yeni gitarist ve davulcusu ile de tanıştık. İkisi de İzmirli olan bu müzisyenlerin çok kaliteli müzik adamları olduklarını Togay’dan ve sahnelerinden öğrendik. Episode 13’de Ozan‘ın vokalleri zaten meşhurdu. Bunun üstüne bir de ekibin geri kalanının müzikalitesi eklenince pek çok izleyiciye göre gecenin en başarılı performansını sergilediler. Grup küçük bir talihsizlik yaşadı ancak. Performansın ilk dakikalarında gitaristleri bir problem yaşadı ve bu problemi bir başka gitar bularak telafi ettik. Episode 13, vites düşürmeden devam etti böylece. Grubun sahne performansı sonradan Shining’in turne menajeri olduğunu öğrendiğimiz birisi tarafından detaylı olarak kameraya alındı. Bu görüntüler nerede nasıl ortaya çıkacak heyecanla bekliyoruz. Episode 13, gayet olağanüstü bir şekilde şovlarını bitirdi ve sahneden indi. Bu arada Togay’ın yanına gidip ben de İzmir’den hakikaten müzisyen çıkıyor lan dedim.

Lamb Of God Tribute (Türker)

Episode 13 sahneden indikten sonra organizasyonun birkaç ufak tefek sıkıntısını çözüp sahneyi Lamb Of God Tribute için hazırlamaya başladık. Bir önceki konserimizde Lamb Of God Tribute efsane bir performans göstermişti ve konserden sonra bile günlerce sohbetlerimizin konusu olmuşt. Türkiye’nin ilk ve tek Lamb Of God Tribute grubu olmaları açısından ben Eskişehir’deki Lamb Of God fanlarını çok şanslı buluyorum. LOG Tribute, vokalleri Türker‘in kendine has sahne ağzıyla birer birer vurmaya başladı izleyenleri. Sıra Redneck‘e geldiğinde ben de dayanamadım ve üstü başı çıkarıp Ergin‘e emanet ettikten sonra daldım sahne önüne. Parçanın ortasında Kerem‘le Yusuf bize bir süpriz

LOG Tribute sahne önü

yapsalar da devamında Walk With Me In Hell‘i bağlamaları gecenin en efsane anı oldu benim için. İlk defa bir Eskirock konserinde stage dive yapıldı. Çok kıskandım elemanı. Lamb Of God Tribute, wall of death yaptırıp artık yapılacak bir şey kalmadı diyip bitirdi performansını ve Eskirock Metal Fest. Vol 5 bitmiş oldu. Saatler 01.30’u gösteriyordu bittiğinde konser. Planlanandan tam 1.5 saat geç bitti yani.

Tonmaister Serdar Abi’ye vereceğimiz plaketi takdim etmeden hemen önce

Konsere gelen tüm müzikseverlere ve Eskişehir Rock Topluluğu üyelerine teşekkür ederiz. Ayrıca organizasyon ekibimiz, kardeşlerim Volkan, Togay ve Halil’e de teşekkür ederim.

Hürriyet

Yerel ve ulusal basında da konserimizle ilgili ufak tefek de olsa haberler çıktı. Bunları ilerleyen zamanlarda buldukça buraya ekleyip güncelleyeceğim zaten. Hatalı ve yanlış bilgilerle dolu olanları ile buraya koymaya gerek yok.

Bu konserimizde de diğer konserlerimizde olduğu gibi bilboarlar bastırdık. 222 Park’ın duvarında görüp önünde fotoğraf çektiren varsa bana ulaştırsın, süpriz bir hediye vereceğiz.

Ayrıca aylık kültür ve sanat dergisi IDEA Magazine‘de bir tam sayfa ayırıp konserimizin afişini yayınlamış destek olmak için. Çok teşekkür ederiz editör dostumuz İlker Şimşekcan‘a.

Bu konserimizde katılımın artık yerel bazdan çıkıp tamamen ulusal boyutlara ulaştığını görüp çok sevindik. Erasmusluları ve Norveç’ten gelen iki misafirimizi saymazsak; başta Ankara, Afyon ve Kütahya olmak üzere İstanbul, İzmir ve Adana’dan ve daha pek çok ilden doğrudan katılımcılar vardı.

Hürriyet – 16 Kasım 2012

18 Kasım – Sakarya Gazetesi

Özellikle Audio Kombat kardeşleri (Sertan Hocamı ve Süheyl‘i) görmek beni çok mutlu etti konserde. Bu benim için büyük bir destekti. Süheyl’le dertleştim biraz, sağolsun epey moral verdi 🙂 Manevi desteğin yanında ekipman desteği ile sponsorumuz olan IMG Music ve İlkay Abi ile; Serdar abiye, Onur Özçelik ve Umut Kaya‘ya özellikle davul konusundaki ekipman destekleri için minnettarız.

UÇK Grind – Sınır Ötesi (2012)

Birkaç gün içinde yine blogda okuyacaksınız gerçi de, UÇK Grind’ın belki de Türkiye’de ilk defa olarak özel bir format ve tasarımla hazırlayıp 2012’de sınırlı sayıda çıkardığı Sınır Ötesi isimli EP’sini hediye etti Tanju Abi. Beni fazlasıyla mutlu etti. Buradan olur da okursa bu yazdıklarımı kendisine çok teşekkür ederim.

Bu geceden hareketle yepyeni bir keşifte bulundum: Dark Eden. Episode 13’ün gitaristi Mehmet Şahin Tabak‘ın vokal ve gitaristliğini yaptığı bu İzmirli melodik black metal grubu son zamanlarda yaptığım en sağlam keşiflerden biri oldu. The Crimson Path isimli parçaları ve klipleri çok başarılı. Bu açıdan muhakkak takip edilmesi gereken bir grup. Çok kısa sürede de albümleri çıkacakmış zaten. Kendilerini takip etmek sadece 1 tık kadar yakın: https://www.facebook.com/darkedentr

Yazıda kullandığım görsellerin bazılarını Hicri Abi’den aldım. Bir tanesini de Buğra çekti sağolsun. Hepsine teşekkür ederim. Birkaç gün içinde sayfayı yeniden kontrol edebilirsiniz. Zira bir takım video ve görseller daha ekleyip güncelleyeceğim.

Etkinliğin halen açık facebook sayfası: https://www.facebook.com/events/504845039530554/?ref=ts&fref=ts

EPISODE 13 (Eskişehir) https://www.facebook.com/episode13official

CARNOPHAGE (Ankara) https://www.facebook.com/pages/CARNOPHAGE/9765924066?fref=ts

UÇK GRIND (Istanbul) https://www.facebook.com/pages/UCK-GRIND/12842079537?fref=ts

HERETIC SOUL (Istanbul) https://www.facebook.com/hereticsoul1

LAMB OF GOD TRIBUTE BAND (Eskisehir) https://www.facebook.com/lamb.of.god.tribute.band

Hatamız olduysa affedin, bir sonraki konserde görüşmek dileğiyle.

Mesut Proofhead Çiftçi

GÜNCELLEME: 16 Kasım. Hürriyet haberi eklendi. 18 Kasım. Sakarya haberi eklendi.

Vega Konseri

Vega

Çarşamba gecesi 222 Park‘ta çok ilginç bir organizasyon vardı sevgili okur. Biz de bu organizasyonda Özgür Abimize destek olmak için mekanda bulunduk. Ben, Merve, Alper, Sercan, Volkan, Togay, Seval, Yağız, Ender, Halil ve Hande‘den oluşan kalabalık bir ekiptik.

Vega, benim Türk Rock grupları içerisinde dinlediğim ve müzikal duruşlarına saygı duyduğum bir gruptur sevgili okur. Karı koca çizgilerini hiç bozmamışlar maşallah üç albümdür. Tamamı olmasa da sevdiğim üç beş şarkıları da mevcuttur.

Dün saat 17.00 civarında 222 Park’a Görkem‘in yanına gittik Volkan’la. İyi ki gitmişiz, hem grubu soundcheck esnasında gördük, hem de konserin detayını öğrendik. Meğer konser internetten de fizy.com‘dan canlı yayınlanacakmış! Başlama saati de bizim bildiğimizden tam 1.5 saat önceymiş! Dolayısı ile kursa gitme işi yalan oldu benim.

Akşam saat 19.50 civarında mekana geldiğimizde grup sahneye çıkmış başlıyordu performansına. Konser kameralarla çekildiği için sahne önüne kimse gidemedi. Grup 1 saatlik bir performans sergiledi. Bütün hit parçalarını çaldı. Daha sonra kameralara el sallayıp sahneden indiler ve 15 dakikalık bir ara verdiklerini söylediler. O esnada mekanda çok az kişi vardı.

15 dakika oldu 1 saat! Tam bir saat sonra sahneye çıktılar. Gecikmeden dolayı özür dilediler. Bu sefer sahne önü doldu. Mekan da kalabalıklaşmaya başladı. Grup bu sefer yine sil baştan çalmaya başladı parçalarını. Performans olarak ilk kısım çok iyiydi. Ancak ikinci kısımda galiba Deniz sarhoştu. Şarkıları yer yer unuttu, söylemedi. Gerçi grup yine kütür kütür çaldı. Samplelar falan harikulade idi. Ama vokalin sesini duyamadık parçalarda. Üzüldük.

Konsere geç çıktıkları için zamanımız daralmıştı dolayısı ile mekandan grup sahneden inmeden ayrıldık. Zaten bizden sonra da 3 şarkı çalıp onlar da inmişler. Sonuç olarak sevdiğim Vega şarkılarını canlı olarak dinleme fırsatı bulduğum için mutluyum sevgili okur. Güzel bir akşamdı.

Eskirock Metal Fest Vol. IV ‘ün Ardından

Pazar gününün yorgunluğunu üzerimden anca atabildim ve sanırım artık Pazartesi günü 222 Park‘ta gerçekleştirdiğimiz Eskirock Metal Fest. Vol. IV ile ilgili değerlendirme yazımı yazabilirim.

Pazartesi günü ilk iş olarak Merve‘yi tren garından aldık Volkan‘la. Onu evine bırakıp, bir süre önce sponsorumuz ROCKAMANIA tişörtlerinin yollamış olduğu hediye tişörtleri aldık. Daha sonra Halil‘i evinden almak üzere yola çıktık. Halil’i de alıp Karakedi Stüdyosu‘una gittik ses sistemini almak için.

Rockamania Tişörtleri

Bu esnada Togay‘la da konuştum. Bir önceki gece İstanbul’da sahne alıp sabah 07.00’de Eskişehir’e geldiği için tüm kafile yorgunluktan ölmek üzereydi. Dolayısı ile Togay’a iyice dinlendikten sonra gelmesini söyledik.

Ses sistemini mekana taşıdık. Daha sonra Alper ve Volkan, Togay’ın ve Ufuk‘un evinde geceyi geçiren misafirlerimizi almak üzere gittiler. Bu esnada ben de 222’de davulu kurdum. Tonmaister ile birlikte sistemi hazırladık. En baştan teşekkür edeyim, Mehmet Akçay‘ın zil sehpalarını ve twin pedalını kullandık konserde. Sağolsun yardımını esirgemedi.

Mekanı hazırladıktan sonra, artık beklemeye başlamıştık. Derken Mary Jane Hits grubundan arkadaşlar geldiler önce. Sonra İzmir ekibinin tamamı geldi. Uzun süredir görmediğim Hande ile hasret giderdik 🙂 Sonradan Tayfun falan da geldi.

Bu konserin süprizi In Flames Tribute grubu olacaktı. Kimseye duyurmadık ama bu grup aslında bizdik. Bu konserin bizim için özel bir anlamı olduğundan o gün sahneye çıkacak her grubun vokalistinden bizim için bir şarkı söylemesini rica ettik. Sağolsun onlar da kırmadılar. Ses kontrolleri In Flames Tribute ile yaptık. Herşey bittiğinde saat 18.30 civarındaydı ve biz de beklemeye başladık.

Kapı açıldı. İlk etapta gelen seyirci sayısı saatin erken olması sebebiyle biraz az oldu. Ancak bu sayı konserin sonlarına doğru artacak hatta son grup sahnedeyken dahi bilet alıp giriş yapan katılımcılar olacaktı.

İlk grup olarak sahneye duyurduğumuzdan 20 dakika daha geç çıktık. Bu erteleme konser sonuna yaklaşık 45 dakika olarak etki etti. Sahneye çıktık. Beş şarkı çalacaktık. Her biri de In Flames’in en bilinen parçalarıydı. Dediğim gibi diğer gruplardan farklı olarak sadece bu konser için kurulan bir grup olduğumuz için, hatta grup bile olmadığımız için eğlenceye odaklandık. İlk önce maskelerle çıkalım dedik, sonradan vazgeçtik. Neyse sahneye çıktık ve Lamb Of God Tribute grubunun vokali Türker bize eşlik etti ilk şarkıda: Dead Eternity. Türker’den sonra sahneye The Trusted‘tan Tayfun ve Fire and Forget‘ten Hande çıktı. Gyroscope‘u çaldık bu sefer de 🙂 İşin ilginç tarafı o gün Türker hariç hiçbir vokalle konser öncesinde çalışamamıştık başka şehirde olduklarından. Biz albüm versiyonları çaldığımız için sorun olmadı vokallere de. Gyroscope bittikten sonra sıra Episode 666‘ya geldi ki çaldıklarımız içinde en sevdiğim parça da buydu sevgili okur. Bu parçayı da ağırlıklı olarak Tayfun söyledi Hande ile birlikte. Episode’dan sonra da son parçamız olan Only For The Weak‘e geldi sıra. Yağızhan’ın en sevdiği parça buydu. Bu parçayı da Mary Jane Hits’in vokali ile birlikte söyledik. Yağız’a bakamadım ama Togay’ın çılgınlar gibi kafa salladığını gördüm, acayip gaza geldim oturduğum yerde sevgili okur. Son parça bittikten sonra İzmirliler “Göztepe Göztepe” diye bir sevinç gösterisinde bulundular 🙂

Black Omen

Bizden sonra sıra Black Omen‘a gelmişti. Çıkmak üzere olan bir albüm, bir demo ve iki bandrollü albüm ile diskografisi ve kalitesi gayet üst düzey bir gruptur Black Omen. Melodik Black Metal yapan ülkemizin sayılı gruplarındandır. Black Omen sahnede hem önceki iki albümden hem de yeni albümden parçalar çaldı. Eskilerden olmazsa olmazlar Black Candle, Gate Of Darkness ve When The Sun Rises‘da sahne önündeydim. Ancak Loki‘yi çalmadılar üzüldüm epey. Tüm grup hem sahne kostümleri hem de performansları ile epey alkış topladı. Bu arada vokal Karahan Abi, tüm

Uçan Onur

Eskirock Metal Fest.’lerde sahneye çıkan ilk tek müzisyen olma sıfatını devam ettirdi 🙂 İlk konserde Garmadh‘la, ikinci konserde Truck‘la, üçüncü konserde yine Garmadh’la ve son konserde de Black Omen ile sahne aldı. Desteği için teşekkür ediyorum. Reha, Serkan ve Murat Teğmenim ile birlikte sahne önündeydik hep. Bu üç arkadaşıma da teşekkür ediyorum. Murat Teğmenim demişken, A’khulion‘un vokalisti Murat kardeşimiz askerden dönmüş ve ilk iş olarak da bizim konserimize gelmişti.

Reha, Serkan, Murat, Ben

Tolga ve Ben

Black Omen’dan sonra İzmirli dostlarımız The Trusted sahne aldı. Bu grupta Tayfun gitar çalıyordu aynı zaman da Fire and Forget’te de bass çalıyordu. In Flames’te de iki şarkı da vokal yapınca gecenin en çok sahnede kalan elemanı da Tayfun olmuş oldu 🙂 Grup İzmir’den gelmiş olmasına rağmen sahne önü boş değildi. İzmirlilerin de birbirine desteğini görmeliydin sevgili okur 🙂

Fire and Forget

Trusted’tan sonra canımız ciğerimiz, her bir üyesi kardeşimiz olan Fire and Forget‘imiz sahne aldı. Böylece topluluğumuz bünyesindeki her grubumuz da festivallerimizde ikişer defa sahne almış oldu. Fire and Forget’i koşuşturmacadan dolayı ancak performansının sonlarına doğru izleyebildim. Ama en sevdiğim iki şarkıları en sona kaldığı için de kaçırmamış oldum. Togaykardeşimle bakışarak kesişerek

Togay Çalıkoğlu

karşılıklı sevgi gösterilerinde bulunarak son şarkılarını da bitirdik ve sahneden indiler. Yağızhan‘ın ciddi biçimde gaza getirici olarak sallandığı bir performans oldu. Mehmet çok iyi çaldı. Togay’ın upuzun saçları yerleri falan süpürdü bir ara! Bence Fire and Forget, tarzında öncü gruplardan biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor sevgili okur. Bunu birkaç sene içerisinde göreceğimizden eminim.

Hair Metal!

Bu arada içerideki kalabalık da artmaya başlamıştı. Sahneye yine İzmir’den gelen Mary Jane Hits grubu çıktı. Groove metal yapan bu grubun Eskişehir’deki ilk konseriydi. O esnada dışarı da olduğumdan performanslarını izleyemedim. Ancak tepkiler gayet olumluydu.

Lamb Of God Tribute

Şimdi bu paragrafa da bir itiraf ile başlayayım. Konserin son grubu Lamb Of God Tribute’du. Bu gruptan beklentimiz vardı, vardı ancak şok edecek kadar değildi sevgili okur. Saat 00.10 civarında Lamb Of God Tribute sahneye çıktı ve dışarıdan içeri geldiğimde gözlerime inanamadım! İnsanlar sahne önünü tıka basa dolmuştu ve tüm salon gruba eşlik ediyordu! Olamazdı lan böyle birşey! Herkes poga yapıyordu, headbang yapanlar, bağırıp çağıranlar… Konserin süpriz grubuydu kısacası Lamb Of God Tribute. Kerem‘in gitaristliği, Yusuf‘un davulculuğu, Türker’in vokalleri ve diğer grup elemanları Cem ve Mert, Volkan’ı ve beni şaşırttı. Genelde son gruplara doğru katılımcı sayısı azalırdı

Lamb Of God Tribute - Yusuf

ancak bu konserde hiç de öyle olmadı. Lamb Of God’ı Erasmuslular da dahil yüzden fazla kişi sahne önünde izledi sevgili okur. Ve konser de bu gazla sona erdi.


Konser bittikten sonra Eskirock ekibi için bu sefer bambaşka bir uğraş başladı. Sahneyi toparladık. Hesabı kitabı yaptık, ödenecek ücretleri ödedik. Ödeyemediklerimizi vade yaptık 🙂 Sonra nakliye ile ekipmanları kiraladığımız yere götürüp bıraktık. Ve gece iki buçuk üç gibi kendimizi yorgun argın bir çekyata atıp uyuduk 🙂 Çok dramatik oldu.

Konsere gelip bizi destekleyen onlarca arkadaşımız var ama özellikle adını vermek istediğim şu insanlara teşekkür bir borçtur: Alper, Sercan, Merve, Ender, Bilge, Ufuk, Nil, Merve, Anıl, Özge, Anıl’ın kardeşi, Ergin, Yunus.

Bu konser sadece grupların müzikalitesi ile değil pek çok yönden benim için çok değerli bir konser oldu. Bir kere en yakın müzisyen dostlarımla aynı sahneye çıkabildim 🙂 Daha sonra çok sevdiğim insanlarla muhabbet etme fırsatı buldum. Murat Teğmen, Sertan Hocam, kardeşi Süheyl, Black Omen ekibi, Garmadh Serkan, Hande, Tayfun ve Emre Oduncu şimdi bir seferde hatırlayabildiklerim. Hatırlayamadıklarıma  da sevgiler.

Sponsorumuz Rockamania Tişörtleri

Bu konserimizde ilk defa bilboard çalışması yaptık. 10 metrekarelik bir bilboard astık. Ayrıca ilk defa bu konserimizde Eskirock Üye Kartı‘na büyük ilgi oldu. Tüm ilgi gösteren arkadaşlarımıza teşekkürü bir borç biliriz.

O gece bize büyük destek veren Hz. Özgür Demirtaş‘a da en derin saygılarımızı iletiyorum.

Sahneye çıkan grupların profilleri:

NOT: Bu yazıyı önümüzdeki bir hafta içerisinde sürekli olarak güncellenecektir. Yeni videolar ve fotoğraflar eklenecektir. O yüzden ara ara kontrol etmen senin menfaatine olacaktır.

EKLEME 1: Evet, aradan bir hafta geçti ve yavaş yavaş materyaller gün ışığına çıktı. İlk olarak Hürriyet Eskişehir‘de çıkan haberimizi sunuyorum sevgili okur:

Metalle Sallandı

Fire and Forget – Good Morning Baghdat (Live):

In Flames Tribute Project Live:

Eskirock Metal Fest IV Teaser’ı

12 Mart Pazartesi günü 222 Park‘ta yapacağımız Eskirock Metal Fest Vol IV için tanıtım klibini hazırladık sevgili okur. Beğeneceğini umuyor, konsere de bekliyorum.

Aylar Sonra İlk Defa

Dün aylar sonra ilk kez ağzımda çilek tadı hissettim. Güzel bir andı, sonra o tat yavaş yavaş kayboldu.

Perşembe günü annem ameliyat oldu sevgili okur. Burnunda nefes almasını zorlaştıran bir et parçası varmış. Aynı gün sabah 07.30’da hastaneye gitti. Tam 5 saat sonra saat 12.30 civarında ameliyata girdi. O akşam hastanede kaldı. Ancak çok kötü olmuş durumu. Tansiyonu falan düşmüş,çok şiddetli baş ağrısı yaşamış. Cuma sabahı eve geldi. Şu anda da iyi durumu. Lan annem olmadan ev ne kadar sıkıcı oluyormuş sevgili okur. Annemizin değerini bilelim.

Dün gece rüyamda çok acayip bir şey gördüm. Aylardır rüyamda görmüyordum. O yüzden sabah uyanınca içim bir garip oldu. Lanetmi etsem nasıl ağlasam? Uyanınca içim bir cız etti, öff ulan dedim.

Bugün de Volkan ve Halil‘le konserden önceki son rötuşları attık. Artık 222 Park‘ın yanında tam 10 metrekarelik bir afişimiz var! Ufuk, Nil ve Nil’in ev arkadaşı Merve ile buluştuk. Buluşmadık aslında, yanlarına gittik. Biraz oturdum. Şakalar yaptık birbirimize. Bugün şakacılığımız üzerimizdeydi 🙂

Yarın evde olurum muhtemelen. Pazartesi günü konser var. Salı günü de manavlara bakıp çilek arayacağım. İnşallah bulurum.

Eskirock Sevdası Böyle Bir Şey!

Yağızhan‘ın bu başlıkla bizlere servis ettiği ve benim de kendi haber akışıma baktığımda görüp onayladığım bir haber olacak bu!

Eskirock Metal Fest. Vol. IVSevgili okur pazartesi günü malumun Eskirock Metal Fest. Vol. IV isimli etkinliğimizi düzenliyoruz 222 Park‘ta. Eskişehir Rock Topluluğu‘nun kuruluşunun yıl dönümüne özel olarak düzenlediğimiz bu konserde Türkiye’nin en iyi üç Melodik Black Metal gruplarından birisi olan Black Omen, İzmir’in köklü gruplarından The Trusted, Eskişehir/İzmir karışımı kadrosuyla Fire And Forget, yine İzmir’den dostlarımız Mary Jane Hits ve ilk defa bu konserde olmak üzere Eskişehir çıkışlı Lamb Of God ve In Flames Tribute grupları sahne alacak.

Konserimizin süprizini In Flames Tribute grubu yapacak.

Bugün yakın çevremdeki arkadaşlarımdan, eşimden, dostumdan, kardeşimden konser afişimizi profil fotoğrafı yapmasını istedim. Zincirleme bir şekilde onlar da başkalarından istemiş olacaklar ki akşam Facebook’u açtığımda tanıdığım, az tanıdığım ve hiç tanımadığım bir sürü arkadaşımın, destekçilerimizin profillerini afişimizle kapladıklarını gördüm. Çok mutlu oldum lan bu manzara karşısında. Ve Yağız’ın beni de etiketleyerek dile getirdiği o cümle belki de bu kadar zamandır yaptığımız tüm işlerin, zarar ettiğimiz konserlerin, dinlediğimiz grupların, arkadaş olduğumuz insanların, taşıdığımız yorgunlukların bir özeti oldu: “Eskirock sevdası böyle bir şey!”

Benim aldığım ekran görüntüsü

Yağız'ın aldığı ekran görüntüsü

EKLEME: Facebook’ta etkinlik sayfamız – http://www.facebook.com/events/328632973826325/

Siz de profil fotoğrafınızı benim bu yazıda da kullandığım afişimiz ile değiştirirseniz, bize destek vermiş olursunuz. Şimdiden herkese çok teşekkür ederiz.

KPSS Denemesi

KPSS'ye giren kızlar

Bugün bir KPSS denemesine girdim sevgili okur. Çok kötü geçti. Yani konu olarak çok eksiğim var, bir de süre sıkıntım var. Mesela 11 Vatandaşlık sorusundan sadece 4 tane yapabildim. Çok canım sıkıldı. Sonuçlarıma baktım, muhtemelen bir önceki denemede aldığıma yakın bir puan alacağım.

Kim bu Erol Kuru diyenler için (Erol Kuru, Mesut Kuru, Alper Kuru)

Deneme sınavından çıktım ve önce bir kahvaltı yaptık Mervelerde. Sonra da bizimkilerle buluştum Hera‘da. Diğer günlerden farklı olarak bugün bize süpersonik insan Erol Kuru da katıldı. Kendisini Bankamatik’de hiç parasının kalmadığını gördükten hemen sonra gördüm. Aldım yanıma Hera’ya getirdim. Bu arada Halil‘le Yunus birlikte eve çıkıyorlarmış. İş güç konuşup dağıldık.

Togay‘la birlikte 222 Park‘a uğrayıp küçük bir işi hallettik. Daha sonra da gidip Özbesin Market’ten marulla maydanoz aldım. Yarın evde kısır yapacağım sevgili okur. Marul maydanozdan sonra Volkan ve Mehmet Akçay‘la Kahve Dünyası‘nda buluştum. Bizimkilerden bir kadro yine buradaydı 🙂 Mehmet’le de sağolsun konuşup anlaştıktan sonra atladım dolmuşa eve geldim. Oh, bir rahatladım bir rahatladım ki sorma.

Yarın çok işlerim var. Dolayısı ile bu gece birkaç dizi izleyip yatacağım sevgili okur.

Kızıl saçlı kadınların %95'i güzeldir

Bu arada sırf yolda muhabbeti açıldı, aklıma geldi diye yazıyorum. Yeni doğmuş bir bebeğe insanları renklerle anlatmak istesem hangi renkleri seçerdim diye düşündüm. Kadınları kırmızı ile, çok güzel kadınları kızıl ile, erkekleri gri ile ve çocukları da beyaz ile anlatırdım herhalde. Yani bu renkleri seçerdim. Aklıma ilk gelenler bunlar oluyor. Kadın güzelliği nedense ben de kızıl ile kodlu. Çocuklar da beyaz.

Bugünün tek kârı Alper‘den hacıladığım silgi oldu bu arada. Bir de az önce Ergin‘in yolladığı şu harika şarkı var.

Eskirock Metal Fest Vol. III – Kısım 1

Uzun bir yazı olacağından iki kısım halinde yayınlayacağım.

Pazar günü saat 14.50’de tren garından Elif‘siz Sabhankra‘yı almamla başladı herşey. Ertesi günün gecesinde yine aynı mekanda süper bir şekilde bitecekti.

eskirockson

Ankaralı misafirlerimizin sahne alamaması sebebiyle konser afişimizin son hali bu oldu

Konserden bir gün önce Savaş Abi, Süha, Mehmet, Doğukan ve Mert olarak geldi Sabhankra. Birkaç gün önce de Çanakkaleli misafirlerimiz Blackmail gelmişti zaten. Savaş Abi’leri gardan alıp önce Barlar Sokağı‘nda Tugies‘e götürdüm. Burada daha kapının önündeyken Mert’in Estonya’dan mı nerden bir yerden getirdiği katalizör kod adlı icatla tanıştım. Bu icat size yemek borunuzun nereden geçtiğini gösteriyor. Çok acayip bir şey. Neyse, Tugies’den sonra Hera Cafe‘ye geçmek için hareket ettik ki günün süprizini yaptım gruba. Şu an askerde olan kardeşimiz Sabhankra basçısı Gürkan izin alıp gelmişti Uşak’tan. Grup ufak çaplı bir şok yaşadı 🙂 Gürkan’ı da yanımıza aldık Hera’ya geçip grubun enstrümanlarını bıraktık. Daha sonra acıkan ekibi müdavimi olduğumuz Yıldız Lokantası‘na götürdüm. Burayı “başarılı” bulduklarını söylediler 🙂 Yemekten sonra Hera’ya geri döndük. Hera’dayken Togay, Halil, Yunus, Volkan, Ender, Ufuk geldiler. Yağız da gelmiş yanlarında Sabhankra’yla bir alakası olmadığı halde anlayamadım. Allahalla?

Hera’da otururken gidip Süha’ya boğazı için bir pastil aldık. Bu esnada Mehmet çok yorgun olduğu için bizden ayrılıp akrabasının evine gitti. Hera’da tatlı tatlı vakit geçirirken Ankara’dan bir telefon geldi. Tuna Abi, Van Depremi‘nden ve şehitlerimizden dolayı sahneye çıkamayacaklarını ve albümlerini yayınlamayı da daha ileri bir tarihe ertelediklerini söyledi. Ancak bizim konseri erteleyebilmemiz mümkün değildi. Zira grupların yarısı zaten Eskişehir’deydi. Biz de şu şekilde düşündük, konseri ertelemek ya da iptal etmek yerine daha yararlı bir hale getirelim dedik. Böylece 222 Park ile de konuşup konserden elde edeceğimiz tüm geliri Van’daki depremzedelere bağışlamaya karar verdik. Ayrıca gruplarla da görüşüp merchandise standında satılan ürünlerin de gelirlerini bağışlamak konusunda anlaştık. Son olarak da yardım etmek isteyen herkese ulaşması için bir bağış kutusu oluşturmaya karar verdik.

Ankaralı misafirlerimiz sahneye çıkamayacağından geriye 4 grubumuz kalmıştı: Sabhankra, Baht, Garmadh ve Blackmail. Biz acilen 222 Park’a gittik Volkan, Togay ve Halil’le. Sabhankra’yı ve Hera’da kalan diğer dostlarımızı Barlar Sokağı’na çağırdık. Yine Tugies’te toplandık. Konserin yapılacağını garantiye aldıktan sonra sözleşmemizdeki ilgili maddeleri de düzeltip işin yardım konseri olduğunu da belgeye dökmüş olduk. Bu duyuruyu önce Tuna Abi sağolsun kendi profillerinden yaptı. Sonra biz de etkinlik sayfasından ve Eskirock profilinden duyurduk. Tuna Abi’ler sahneye çıkmayacağı için biletlerini iptal ettiğini söyleyen bir kaç kişi dışında Ankaralı 2 grubumuz da dahil herkes verdiğimiz kararı mantıklı buldu ve sağolsunlar bizi desteklediler. Aşağıda yaptığımız açıklama yer alıyor:

Ulkemizde son zamanlarda yasanan uzucu olaylar, tum milletimizi uzdugu gibi bizi de uzmus, moralimizi bozmustur.

Yarin yapilacak olan EskiRock Metal Fest. Vol.3. Etkinliginin gelirinin tamamini, merchandise standinda satilacak urunlerin gelirlerinin de tamamini depremzede vatandaslarimiza gonderme karari aldik. Ayni gece yardim etmek isteyen arkadaslarimiz icin de bir yardim kutusu olusturulacaktir. Bu sayede sizlerin de yapacagi yardimlar depremzedelerimize ulasacaktir.

EskiRock olarak bu konseri iptal etmek yerine bu sekilde bir yardim kampanyasina donusturmesi mantikli bulduk.

Konser kadrosunda ve siralamasinda bu sebepten dolayi olusabilecek degisiklikler daha sonra aciklanacaktir.

Tum milletimizin basi sagolsun.

Tugies’ten bir ara ayrılıp Sabhankra’yı hastası oldukları Donas‘ı yemeye götürdüm. Yine bunu da tekrardan “çok başarılı” buldular. O gece özel bir işim olduğu için saat 21.00 civarında Tugies’ten ayrıldım. Sabhankra da Togaylar’a geçti. İşimi halledip gece yarısına yakın bir saatte Togaylar’a geçtim bende. Tüm gece gülmekten karnımız ağrıdı. Gitarda perdenin ortasına nasıl basınca ne gibi sesler çıkar bunu denedik ağızla. Yağız gene şakalar yaptı. Türkiye’nin her yerinde metal konserleri nasıl yapılıyormuş bunu tartıştık. Süha gitar çaldı. Savaş abi şakalar yaptı. Gürkan kızdı 🙂

Gece Ufuklar’a geçtik Yağız ve Ender’le. Orada uyumuşum. Sabah erkenden kalkıp ayrıldım evden zira dersim vardı. Okula geldim. Okuldaki işleri yoluna koyup saat 13.00 gibi çarşıya indik Alper’le. Vakit geldiğinde ses sistemini Karakedi‘den alıp hep çalıştığımız nakliyeci abinin kamyona yükleyip 222’ye getirdik. Ben hemen kamyondan inip tren garına geldim. Zira dün Savaş abilerin geldiği trenle bugün de Elif ve Baht grubu gelecekti. Önce Elif’i gördüm. Sonra da Baht grubunu buldum. Grup halinde 222’ye doğru hareket etmeye başladık.

Baht grubunu bizzat ben davet etmiştim konsere. Bizimkiler de sağolsunlar beni kırmamışlardı. Müzikal anlamda cidden çok başarılı buluyorum kendilerini bilesiniz. Neyse, 222’ye geldiğimizde Togay’ın Sabhankra’yı getirmiş olduğunu gördüm. Böylece grubu tamamlamış olduk klavyeci de gelince. Baht bir süre sonra ayrıldı yanımızdan ve şehre geçtiler. Biz de soundcheck, sahne kurulumu falan bir sürü ıvır zıvır işle uğraşmaya başladık. Bu esnada bir takım sıkıntılar oldu. Jack eksikliği, zil sehpası eksikliği gibi. Sağolsun bizim Mehmet Akçay kendi sehpalarını getirince sıkıntı çözüldü. Blackmail grubu soundcheck almak için içeri  girince iyice acıkmış olduğumdan Sabhankra’yı da alıp yine Donas’a gittim. Karnımızı doyurup mekana döndük.

Mekan yavaş yavaş dolmaya başlıyordu. Bu esnada birkaç kişi biletini iptal ettirmek için geldi. İade ettik paralarını. Saat gelip en nihayet kapıları açtığımızda artık performansları beklemekten başka yapacak bir şey kalmamıştı.

(devamı 2. kısımda olacaktır.)