Tag Archives: açıköğretim

Dolunay ve Açıköğretim Mezuniyeti Sevinci

İki yıldır, zaman zaman hakkında yazdığım, müthiş keyifli ve bir o kadar da öğretici, eğitici Açıköğretim yolculuğumun sonuna geldim sevgili. Geçen hafta Perşembe günü mezuniyet töreni vardı. Yazmak için dolunayı beklemeye karar verdim. Bu bir mezuniyet yazısı olacağı için birazcık uzun olacak.

dolunay0619

Dolunay biraz nankördür. Bir ay yüzünü bile göstermez, bir diğer ay ışığı düşer yastığınıza…

mezuniyetposterGeçtiğimiz hafta Açıköğretim Fakültesinin final sınavları açıklandı. Böylece, toplamda dört dönem süren Fotoğrafçılık ve Kameramanlık Programı’ndan mezun oldum. Geride bıraktığım dört dönem içerisinde, dönem ortalamamın en yüksek olduğu dönem son yani dördüncü dönemdi. Programı 3,70 genel not ortalamasıyla bitirdim. Eğer ilk dönem, şimdi sahip olduğum öngörüye sahip olsaydım inan bu ortalamanın daha da yüksek olmaması için hiçbir neden yoktu. Üstelik vereceğim tavsiyelere uyan herkes en az bu şekilde bir ortalama yaparak bölümden mezun olabilir. Ha, şu da var tabi ki: Ortalamaya yapmaya ne gerek var? Hiçbir gerek yok 🙂

Ben Fotoğrafçılık ve Kameramanlık Programına 11 Eylül 2017’de kayıt oldum. Toplamda dört dönem, yani iki yıldan ibaret bir programdı. Yıllardır okuduğum, Fen bilimleri alanından farklı bir alanda okumak, eğitim almak istediği her zaman olmuştur bende. Hatta doktorada da, önce Sosyoloji Anabilim Dalı’na başvurmuştum. Başvurum, alan farkı yüzünden kabul edilmeyince Sosyal Bilimler alanına olan hırsım daha da arttı.

Muhakkak hepimizin içinde, güzel sanatların bir kısmına ya da tümüne karşı bir ilgi vardır. Ben de yıllarca özellikle resim sanatına çok büyük ilgi duydum. Özellikle filmlerde, sosyal çevrede ünlü ressamlar ve tabloları, eserleri hakkında bilgi birikimine sahip insanlar gördükçe, ne yalan söyleyeyim, hep imrendim. Sanatın bu en renkli dalı, sanat akımları, sanat tarihine geçmiş en ilginç ve özel anlar gibi konular hep ilgimi çekti.

İşte okuduğum bölüm, yalnızca fotoğraf sanatı ve sinema hakkında değil, sanatın tüm branşları, iletişim, reklam, sosyoloji gibi alanlarda da inanılmaz bilgiler ve değerler kattı.

dersler

Bu tabloda her dönem aldığım dersler yer alıyor. Bunlardan renkli olarak belirttiklerim en keyifle okuduklarım oldular. Bu konularda inanılmaz bir genel kültür de sağladılar. Açıköğretim Fakültesinin diğer bölümlerinden farklı olarak, Fotoğrafçılık ve Kameramanlık Bölümü’nün kitapları cidden piyasada sürekli alıcı bulabiliyor. Çünkü özellikle fotoğrafla ilgili teknik kitaplar, akademik, güncel ve doğru bilgiyi içeriyor. Ülkede bu şekilde güncellenebilen bir başka yayın evi daha yok. Ayrıca bana göre, ülkemizde fotoğrafın yaşayan efsanelerinden Levend Kılıç da, bölümdeki çoğu kitabın editörlüğünü ve derslerin hocalığını yapıyor.

mezu2019temsilci

Sınavlara hazırlanırken yalnızca Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sistemi için geliştirilen “E-Kampüs” sistemini kullandım. Hem çevrim içi olarak soru çözmek hem de basılı yayın temin etmek için burası vazgeçilmez oldu. Programın ikinci döneminde Anadolu Üniversitesi, Açıköğretim sisteminde basılı kitap vermekten vazgeçti. Bu karara başlarda büyük tepki gösterdim. İlk katıldığım Kalite Elçileri toplantısında bu durumu da dile getirdim. Ancak sonradan anladım ki bu şekilde olması çok daha mantıklı ve hesaplı oluyor. Çünkü bu sayede, belki de çoğu kişinin yüzüne bile bakmadığı milyonlarca kitap basılıyor, kaynak israfı oluyor. Bunun yerine tüm kitapların dijital hallerini sisteme yükleyip, benim gibi ille de kitap isteyenlere de “Kitap Satış Sistemi” üzerinden istedikleri kitapları satmak çok daha mantıklı. Üstelik bu sayede, yıllık harç ücretlerinde de hatırı sayılır bir indirim yapılmış oldu.

mezun05

Bu fotoğrafı yüksek çözünürlükle yükledim. Yerdekiler kitaplarım. Siyah ve mavi kitaplar ise ayrıca ciltlettiğim özetler, deneme sınavları ve çıkmış sorular. Yukarıdaki mavi ve bordo renk kitaplar ise ciltlettiğim ders notlarım

Her sınav döneminde, e-kampüs üzerinden tüm derslere ait deneme sınavları ile çıkmış soruları PDF formatında indirip düzenledim ve kitapçık şeklinde bastırdım. Yine ünite özetlerini de aynı şekilde bastırdım. Böylece elimde kalıcı bir sürü materyalim oldu.

onurbelg

Ders çalışırken de her üniteyi bir yandan okuyup diğer yandan da ufak notlar çıkardım. Bu notları ilk dönem elimle yazıyordum. Ancak daha sonra tablet ve bilgisayarda yazmaya başladım, çok daha hızlı oldu. Bazı derslerde de doğrudan PDF üzerinden kopyaladım. Bu çok daha hızlı bir yöntemdi. Böylece sınava girmeden önce kitapların tamamını okumuş oluyordum. Bir de not çıkardığım için en önemli noktalar hep aklımda kalıyordu. Eh bunun üzerine sınavdan bir gün önce de çıkmış soruları ve deneme sınavlarını çözünce iyice oturuyordu. Sınava gireceğim okula gideceğim sabah bir saat kadar erken gidip bir de kendi çıkardığım notlara göz gezdiriyordum. İnan bu şekilde, son dakikada görüp de yakaladığım bir sürü soru oldu. Eh, yöntemin başarılı olduğu da ortada ki genel ortalamam 3.70 oldu 🙂 Ayrıca her dönemde not ortalamam 3,5 üzerinde olduğu için Yüksek Onur Belgesi aldım. Lisans eğitimimde değil yüksek onur belgesi almak, ortalamayı 2’nin üzerinde tutmak bile benim için büyük bir olaydı. Açıköğretim sayesinde bu keyfi de yaşamış oldum.

mezun06

Tuttuğum notları bu şekilde ciltlettim

Geride bıraktığımız hafta Perşembe günü, Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kampüsünde bulunan Açıköğretim Fakültesi Binası’na gittim. Önce kalite temsilcileri arasında yapılan bir toplantıya katıldım. Kalite temsilcisi olmak, Açıköğretim Sistemi’nin güzelliğine ve tadına varmak için büyük bir ayrıcalık. Olabiliyorsanız siz de muhakkak olun sevgili okur. Bu toplantıdan sonra hiç üşenmeden gittim kendime cüppe, kep, püskül, kep yüzüğü ve mezuniyet şalı aldım ve o gün yapılacak mezuniyet törenine katıldım.

fbthdr

O öğleden sonra hafif bir yağmur çiseliyordu ve biz de yaklaşık 500 kişilik bir topluluk olarak törenin yapılacağı çim sahaya doğru gidiyorduk. Ülkenin çeşitli şehirlerinden gelen bir sürü insan vardı. Farklı yaşlardan, mesleklerden yüzlerce insan mezuniyet coşkusunu yaşıyordu. Gecikmeler olunca birkaç çıkıntı tip peydah oldu. Seslerini yükseltip kendi kendilerine protesto falan etmeye kalktılar. Güldüm içimden. Yıllar önce lisanstan mezun olurken bizim törenimiz Atatürk Stadyumu’nda yapılmıştı. Saatlerce beklemiş ve dikilmiştik ayakta. Ama hiç birimiz uf dememiştik. Öylesine keyifli bir akşamdı bizler için.

mezun04

Dekan Hocamız Prof. Dr. Yücel GÜNEY ve ben

Hemen yanımda duran, Aşçılık Bölümü’nden 3,97 ortalamayla mezun olduğu halde bölüm birincisi olamadım diye üzülen bir kadınla tanıştım. Bahar Hanım. İstanbul’dan mezuniyet için gelmiş ancak son dakika yetiştiğinden kep ve cüppe almamış kendine. İşaret gelince stada hep birlikte girdik. Epey bir tanıdık hoca gördüm kalabalıkta. Orkun Şen hocama buradan sevgiler 🙂 Katılanları selamladıktan sonra yerlerimize geçtik.

cof_soft

He-man’in abisi Çetin

Rektörün konuşmasının ardından beklenen o an geldi ve 2011’den tam 8 yıl sonra, bir kez daha kepimi fırlattım havaya 🙂 O gün törene beni izlemeye yalnızca Merve ve Enes gelmişlerdi. Yaklaşık yarım saat süren törenden sonra onlarla buluşup fotoğraf çektirdik. Daha sonra, ödünç aldığım cüppeyi teslim ettik. Böylece mezuniyet töreni sona ermiş oldu.

Yıllar önce lisanstayken almış olduğum bir seçmeli Fotoğrafçılık dersiyle başlayan fotoğraf maceram, İkinci üniversite kapsamında okuduğum Fotoğrafçılık ve Kameramanlık ön lisans programını tamamlayarak taçlanmış oldu. Çok isterdim beni görmeni sevgili okur.

 

mezun01

Orada, en arkada, en çok sevinen birisi var.

Ekleme: 04.07.2019. Dört dönem boyunca, dönem ortalamam 3,50 üzerinde olduğu için Yüksek Onur Öğrencisi olarak mezun olmuşum 🙂

15053256434_mezun_yuksekonur

İki İyi Haber = Bir Kötü Haber

Güne kaç aydır II. taksitini yatırmadığım Açıköğretim Fakültesi harcımın 273 TL olduğunu öğrenerek başladım. Beklediğimin çok altında çıktığı için sevindim. Demek ki 6 ayda neredeyse hiç faiz gelmemiş. Zaten almadağım bir hizmetin parasını ödeyeceğim, bari az olsun lan 🙂 Bu birinci iyi haber oldu.

Daha sonra okula gidip Zerrin Hoca’dan staj raporlarının teslim tarihinin bir hafta uzatıldığını öğrenip epey bir sevindim. Bu ikinci iyi haber oldu. Gerçi sonrasında Zerrin Hoca okuldan çıktıktan sonra beni gayet üzen bir şey oldu ama onu saymıyorum.

Öğlen alt sınıflardan ve daha sonrasında teyit ettirdiğim Ozan Hocamdan kasımda Antalya’da yapılacak olan kongreye gidilmeyeceğini, okulumuzun bir türlü ısınamadığım Doğa ve Çevre Kulübü‘nün süper (!) bir koordinasyonla ve ayrımcılıkla (evet çekinmeden bunu söylüyorum) her zamanki isimleri İzmir’de yapılacak olan “Su Kongresi”ne götüreceğini öğrendim. Kafamdaki herşeyin allak bullak olduğu andı bu evet.

Şu aralar okuldan en nefret ettiğim zaman. Zira yine okulun bursuna başvurma zamanı geldi ve yine herkes gizli gizli bursa başvurup, kimseye bir şey söylemiyor. Bende üç senedir yaptığım gibi, bu sene de başvuracağım. İhtiyacım olduğu için çıkacağını pek zannetmiyorum.

Bugün nacizane davul geçmişimde önemli bir karara vardım. Arkadaşım Onur’un bana aylar önce tavsiye ettiği kick tekniğine geçiyorum.

Bu şarkı da rahmetli Zeki Müren’den canımı sıkan herkese geliyor. Alın ulan!

Açık Öğretim Kazığı!

Okuyanlar hemen hatırlayacaktırlar; bir süre önce Açıköğretim’i bıraktığımı yazmıştım. Ama Volkan haklı çıktı, öle bıraktım deyince bırakamıyormuşuzz. Evet, bugün gittim sordum, görevli bayan dedi; kaydınızı sildirmek istiyorsanız önce paşa paşa o ödemediğiniz taksiti, faiziyle, yatırın. Sonra sileriz dedi. Evet değerli okuyucum, bir anlık bu Açıköğretim maceramın bana maliyeti şu an itibariyle 520 lira:( Yani ödediğim ilk dönem ve ikinci dönem taksitleri. Ulan madem, ikinci taksiti yatırıyorum niye bırakayım ki, ölesine gider girerim sınavlara. Yazın da artık duruma göre sildiririm yine kaydımı:) Gülücük yaptığıma bakmayın; bu ödeyeceğim 260 lira, zaten sıkıntıda olan bütçemi alıp yerden yere vuracak. Hatta evet lan, resmen iflasımı ilan ediyorum.

Açık İlköğretimi Bıraktım!

Açık ilköğretim dedim bilerek yanlış yazdım. Eski yazıları okuyanlar hatırlayacaktır. Hayatımda vermekte acele ettiğim kararlardan biri olduğunu sonradan anladım ama yapacak bişey yoktu. Evet, ikinci dönem taksitini yatırmayarak resmen bıraktım  kısa bir süre önce başladığım Açık Öğretim Muhasebe programını. Hayırlısı olsun diyorum. Yapacak bir şey yok. Ya aslında derslere falan baktım, dedim abi benim ne alakam var bunlarla ya 🙂 Bir de yemedi açıkçası, iki dersten fazla kalınca o yılın hikaye oluyormuş. Neyse, aklınızda başlamak varsa bunları iyi düşünün. Bak tavsiye ederim, zira bu çift diploma olayı iyi yani. Lan o değil de, geçen bir arkadaşım dedi, ben pek inanmasam da, Açık Öğretim Diplomaları’nın üzerinde iki tane nokta oluyormuş, Örgün Diplomanın ise üç tane oluyormuş. Tek fark buymuş. Pek inandırıcı gelmedi ama…

Açık İlköğretim’e Başladım!

Lan tabi şimdi başlığı görünce n’oluyo lan diye sormuş olabilirsiniz. Açık ilköğretim dediğim bildiğin Açık Öğretim işte 🙂 İki yıllık Muhasebe bölümü abi. Babam ilk duyduğunda “Ne Açık İlköğretimi ya?” demişti o yüzden yazdım. Neyse, aslında aklımda 4 yıllık işletme okumak vardı ama bizim Economics dersi hocası Prof. Dr. Hazım Nüvit Oktay ile konuşunca o bana “Evladım, önce 2 yıllık muhasebe oku. Sonra baktın yiyo, dilekçe verip 3. ve 4. sınıf İşletme olarak devam edersin” dedi. Aklıma da yattı yeminle. Yani işin sonunda bir aksilik çıkmazsa 1 adet 2 yıllık Muhasebe Önlisans, 1 adet te 4 yıllık İşletme Fakültesi diploması olacak. Tabii olur mu, devam eder miyiz bilemem. Plan böyle. Sizde düşünüyorsanız aynen dediğim gibi yapın. Parası da aynı nasılsa. Baktınız yemiyo abi hemen 2 senede okur alıverirsiniz diplomayı devam etmezsiniz. Dün gittim kitapları aldım. Ocak’ta da “Pembe” açıköğretim kimliğimizi verecekler. Lan Nisan 4’te de ilk vize var 😀 Umarım hayırlısı olur 😉