Tag Archives: akademik uyarı

Eskirock Metal Fest Vol. III – Kısım 2

Önceki gün ilk kısmını yayınladığım konser yazısının bugün de ikinci ve son kısmını yazıyorum.

24 Ekim günü öncesinde bir sürü atraksiyon yaşamamıza rağmen nihayet konserin başlama saati gelmişti ve Çanakkaleli dostlarımız BLACKMAIL sahneye çıkmıştı. Grubu daha önce dinlememiştim ama Cihan Abi‘yi tanıyorduk hepimiz. Sahne şovu olarak epey bir hazırlık yapmışlardı. Performanstan hemen önce logolarını ateşe verip önünde fotoğraf çektirdiler fanları ile. Kendim de nacizane davulla uğraştığımdan konser boyunca özellikle izlediğim adamlar davulculardır. Bu grubun davulcusu sahneye koluna bağladığı yeşil lazerlerle çıktı. Çalarken acayip ışık oyunları oluşturdu. Cihan Abi’yi tanıyorduk dediğim gibi ve önceden Akademik Uyarı ile olan performanslarını biliyorduk. Dolayısı ile grubunun da nasıl olacağını kestirebiliyorduk. Yanıltmadılar da sağolsunlar. Tarz olarak hardrock yapan grup yanılmıyorsam bir iki parça da Pantera‘dan, Motörhead’den çalıp insanları iyice coşturdu. Cihan Abi’nin gitar vokal yaptığı Blackmail ilk sahne alan grup olarak çok beğeni topladı.

Black Mail – Cowboys from Hell (Pantera Cover live @ 222 ) izlemek için tıklayın.

53290133Blackmail sahneden inince sahne sırası bir önceki yazımda da belirttiğim üzere bizzat davet ettiğim İstanbullu dostlarımız Baht‘a geldi. Grubun davulcusu gruptan ayrı olarak gün içinde otobüsle İzmir’den gelmişti. Sahne almadan önce Baht’ın parçalarının davul trafiğinin olağanüstü yoğunluğundan ve karmaşıklığından kendisine başarılar dileyip üzerime düşeni yaptım. Az sonra bu arkadaş bizi kitleyecekti zira. Performanstan önce davulla ilgili küçük bir sıkıntı yaşasak da sağolsun Sabhankra‘dan kardeşimiz Mehmet‘in sayesinde bu sıkıntıyı giderdik ve Baht nihayet performansına çok hızlı bir girişle, The Trauma ile başladı. Baht’ın bu davetkar parçası ile yavaş yavaş kitle karışmaya başladı.45328641 Trauma’dan hemen sonra bizim de Eskirock Metal Fest Vol. III Compilation Album‘e koyduğumuz ve en sevdiğimiz Baht parçası olan Sacred Enigmageldi. Sacred Enigma ile kendimi kaybettim sevgili okur. Çok iyiydi. Bu parçadan sonra yan tarafa geçmem gerekti. Bir parça kaçırdım bu esnada. Hürriyet Eskişehir‘den geldiler yardım organizasyonumuz hakkında bilgi almak için. Bu işi halledip hemen Baht’a döndüm. Alper, Sercan ve ben kitlenmiş vaziyette grubun davulcusunu izledik. Süper teknik çalıyordu hayran bıraktı. Zaten bu adam sahneden indikten sonra hatıra olarak bir bagetini alıp bir bira ısmarladım. Grup yeni bestelerini de çaldı. Yalnız sahnede çok hareket etmediler. Gitaristlerin bu kadar gaz parçalar çalıp nasıl hareketsiz kalabildiklerine şaşırdım 🙂 Bu videoda sözünü ettiğim efsane parça Sacred Enigma var.

44034179

58983424Baht’tan sonra Sabhankra’ya sıra geldi. Galaksideki en hasta Sabhankra fanı olduğum, Sabhankra Eskişehir Yetkili Bayiolduğum için bu konserin diğer iki konserimize göre değeri çok daha fazladır gözümde. Bu konser için Sabhankra’yı biraz da şansın yardımıyla çıkarabilmiştik sahneye. Sağolsun yine ekip arkadaşlarım benim ısrarlarım üzerine desteklemişlerdi beni. Bu konser için 6 grupla yola çıkıp 4 grupla yolun sonuna geldiğimizden bu kararımız bizi inanılmaz sevindirmişti. Bir fan olarak sevdiğim grubun tüm albümlerini alıp, dinleyip, ezberleyip, unutmaya çalışıp tekrar ezbeleyerek yapmam gereken herşeyi yaptığıma inanıyorum. Yapabileceğim son bir şey kalmıştı. O da bu gruba, Türkiye’nin en iyi belki de 5 metal grubundan biri olan Sabhankra’ya bir sahne organize etmekti. Eskirock Metal Fest. III’de işte Sabhankra sahnedeydi. Sahnelerinden hemen önce Halil sahneye çıkıp birkaç cümle ile bitirmesini tembihlediğimiz açıklamayı uzun bir paragrafa tamamlayıp, paragrafa hangi cümle ile başlamak doğrudur sorusunu sordu 🙂 Halil’den hemen sonra Powercraft ile macera başladı. Ortam karıştı bir anda. Bir anda yanımda 10 kişi buldum. 65954807Powercraft bitince Our Kingdom Shall Risebaşladı gazıyla. Hey, hey, hey diye bağıra bağıra eşlik ettik. OKSR ile ortam iyice ısındı, önceki gruplarda kenarlarda kalmayı tercih edenler birer ikişer kapılmaya başladılar. Parçanın sonunda ortalık karıştı. Atmosfer tam ayarına geldi. Bir sonraki parça biz daha dinlenemeden You Will Die olarak geldi. Burada sakatlandım, omzum düştü. Bir sonraki parça The Hunt oldu ve bu parçaya Savaş abi 99031156mükemmel bir çığlıkla girdi. Şimdi Sabhankra sahnedeyken tüylerimi diken diken eden üç an oldu. Bu anlatacağım ilki. Parçanın solosu tüm ekip olarak ezberimizde olduğundan oooo’larla eşlik ettik. Lan çok efsane oldu sevgili okur. Bu parçaya en son EP’den It’s All A Lie isimli parçayı bağlayıp çaldılar. Bu parçanın normal trafiğinde giderken birden gaza basılan bir yeri var. Orada işte çok yorulduğumu hissedip durdum biraz. Bu parçadan hemen sonra Farewell‘i çalmaya başladılar. Ancak burada ses sisteminin azizliğine uğradılar ve gitarlar duyulmadı hiç. Ben parçayı ezbere bildiğimden anladım durumu.

20735539Sabhankra sahnedeyken gerçekleşen ikinci tüylerimi diken diken olay da Sorrowland‘i çalmaları oldu. Mehmet bir de parçanın davullarını girişte biraz değiştirip çaldı, daha bir hoş oldu. Az önce kafa sallayan bizler omuz omuza sallanmaya başladık. Savaş Abi’nin screamlerden sonra brutalde de tokatladığı parça bu oldu, çok açık. Soloyu biraz değiştirip çalsa da bence tüm seyirci bu parçadan çok etkilendi. Parça bitince zaten alkış tufanı koptu. Buried In Dust başladığında yine tüm ekip kopmuş bir şekilde sallanmaya başladık. Şarkı sözlere başladığında bende artık bağırmaktan kısılmış sesimle çok daha iyi çığlık atabildiğimi farkettim. Yağızhan‘ın yüzüme bakıp “Bire bir söylüyorsun hacım” dediğini gördüm 🙂 Heralde lan. Bu arada Mehmet’le kesiştik bi ara. Parçanın sonunu Savaş Abi yine puşt gülüşü ile biz de ooooo’lar ile bitirdik. Çok efsane oldu. Biraz zorlasam belki bu da tüylerimi diken diken eden son an olabilirdi. Alkış kıyamet koptu.

25870927Sabhankra son olarak Tomorrow Never Comes‘ı çalmaya başladı. Bu da Yağız ve Ufuk‘un beklediği parça idi. Gene ortalık karıştı. Bi acayip olduk. Artık erkek kadın demeden herkes ortadaydı lan. Çok iyiydi. Parçanın sonunda yine durmayıp çok kısa bir elveda ile son EP’nin efsane parçası The Moonlight başlayınca Alper ve ben ağlamaya başladık mutluluktan. Bir konser bundan güzel bitemezdi. İşte bu da tüylerimi diken diken eden son an oldu. O an hepimiz o ana kadar çektiğimiz derdi sıkıntıyı unutup sallanmaya başladık. Bir metal grubu bestesini çalıyor, seyirciler hep bir ağızdan melodisine eşlik ediyor, tüyleriniz dikiliyor, bu organizasyonu siz ve dostlarınız yapıyor, herkes çok mutlu memnun. Sabhankra işte bu ruh hali içinde bırakıp beni indi sahneden.

55125964

16516775Sabhankra’dan sonra ise kapanışı çok yakın dostlarımız olan Garmadh grubu yapacaktı. Serkan bu konser için çok emek vermişti sağolsun. Garmadh yine o sıradışı makyajı ile çıktı sahneye. Bu sefer Onur da makyajlıydı üstelik. Onur bu konserin en iyi davulcusu oldu zira hihat kullanmadan bitirdi konseri. Ağzımızı açık bırakmadı çünkü Onur’un kalitesini biliyorduk zaten 🙂 Garmadh efsane kadrosundan bir eksikle, Jinn olmadan çıktı sahneye, ama Jinn’in yerine çalan arkadaş da 47745458sağolsun iyi çaldı. Intro olarak yine Katastrophe‘un başındaki top tüfek sesleri ile titretip three two one ile girdiler olaya. Sabhankra’nın basçısı Mert o anda yanımdaydı ve çok beğendi grubu. Garmadh çalarken sahnenin önü çok iyiydi. Sonlara doğru mekanı terkeden seyirci yok gibiydi etkinlik bitince herkes toptan ayrıldı mekandan. Garmadh hem yeni besteleri hem de yayınladığı parçaları çaldı. Bu esnada organizasyonla ilgili bir takım durumlarla ilgilenmek zorunda kaldığım için tamamını izleyemedim. Performansları bittiğinde gidip tebrik ettim, hak ediyorlardı bence.

Konserde Sabhankra sahnedeyken Volkan rahatsızlanıp hastaneye gitmişti. Dün ortaya çıktı ki kardeşimizin apantisti patlamış, çok ciddi bir tehlike atlatmış. Bugün gittim gördüm, soranlara selamı var. Tedavisi devam ediyor.

23549810

Konserden sonra Volkan’ın hastaneye yattığını yanına da Sercan’ın gittiğini ama bir refakatçiden başka kimseyi almadıklarını öğrendik.

Konser gece yarısına doğru bitti. Tüm gruplar çok memnun kaldıklarını söyledikler. Blackmail grubunu daha önceden uğurlamıştık. Garmadh’la da vedalaşamadan ayrılmışlar. İstanbullu gruplarımızı alıp Togay, Yağız ve Ufuk‘la birlikte tren garı yakınındaki Maçka Çorbacısı‘na gittik. Çorba içtik. Öff, nefisti bence. Sonra biraz oturup gara geçtik. Garda kimimiz uyukladı, kimimiz muhabbet etti. Kimimiz Türkiye’nin her yerinde metal konserlerinin nasıl yapıldığını tartıştı. Baht’tan Bilgehan‘la otururken önümüzdeki sırada oturan sektöre uzak ama ilgi duyduğu belli olan bir arkadaşın sorularını yanıtladık. Oturduk, oturduk ve nihayet tren saati geldi.

Baht sağolsun sahneden çok memnun kaldığını belirtti. Biz de kendilerine zorluk çıkarmadıkları için ve çok iyi performansları için teşekkür ettik. Savaş Abi trene binmeden önce bir grubun bir fana verebileceğini en iyi hediyeyi verdi bana, çok gizli. Ayrıca Sabhankra’nın tişörtlerden aldık. Patch bıraktı bizlere. Grup ile vedalaşmamız da çok duygusal oldu. Savaş abi gözyaşlarını gizlemeye çalışırken Elif ve Mert ağladıkları belli olmasın diye çoktan trene binmişlerdi. Süha üşüdüğü için tepki veremedi. Mehmet daha sonra İstanbul’a döneceği için çok önceden ayrılmıştı.

92495107Tren hareket edince etkinlik de resmi olarak, pazar günü saat 14.45te başladığı yerde, tren garında bitmiş oldu.

Yanımıza Gürkan kardeşimizi alarak Togaylar’a geçtik. Uyuduk. Ertesi sabah da Gürkan’ı yolcu ettim Uşak’a birliğine teslim olması için. Bu konserin ardından hepimizin söylediği tek şey “çok iyi” oldu.

Herkesin merak ettiği sorunun yanıtını vermeyeceğim. Depremzedeler için beklediğimizin çok üstünde bir yardım topladık. Bunu da ihtiyaç malzemesi olarak yolladık. Bu konuda art niyetli düşünen hıyarlar da dikkat etsinler bir taraflarını kesmesinler.

Bu arada konserden bir gün sonra akşam Tuna Abi’ler albümlerini yayınladılar. Bir de bağış hareketi başlattılar. Grubun facebook sayfasından detayları görebilirsiniz.

Bugün Hürriyet Gazetesi’nde etkinliğimizin haberi çıktı. Haberde birkaç yazım hatası vardı onları düzelttim yanlış bilgi vermemek için. Onu da aşağıda görebilirsiniz.

konserdKonser boyunca yanımızda olan yazının içerisinde adı geçen ya da geçmeyen tüm kardeşlerimiz, Murat, Savaşalp, Alper, Sercan ve şu an adlarını unuttuğum o üç kardeşimize çok teşekkür ederiz. Ayrıca Mehmet‘e zil sehpaları, Yağız ve Ufuk’a da jackları için teşekkür ederiz. Konser boyunca fotoğraf çeken Doğukan, fotoğraflarını yükledikçe ben de bu yazıyı güncelleyeceğim. Ayrıca Sercan‘a hem fotoğraf hem de Sabhankra videoları için teşekkürü bir borç bilirim.

Haddinden fazla uzun oldu. Buraya kadar okuduysanız çok teşekkür ederim. Bu yazı ile bir yorum rekoru kırmak istiyorum destek verirseniz minnettar kalırım.

Konser Fotoğrafları:

559695271871164660515734

Flamenko Eskişehir Toplanıyor

Flamenko Eskişehir

Az önce ayarladık yerini de 🙂 Dün kü yazımda toplanma yeri olarak Hera Cafe demiştim ama Volkan’la birlikte değiştirdik mekanın yerini. Pazar günü saat 20:00’de İkinci Kat Kafe‘de toplanıyoruz sevgili flamenko severler. İkinci Kat Kafe, Akademik Uyarı’dan da tanıdığımız Özcan abimizin ve abisinin mekanı. Peki İkinci Kat Kafe nerede? Yerini bilmeyenler için tarif ederim hemen; Şair Fuzuli Caddesi‘nde (Donas‘ın ve Ar Kebab‘ın olduğu cadde) Hava Hastanesi‘ne doğru yürüdüğünüzde yolun solunda kalıyor. TEDAŞ‘ın hemen karşısında. Dikkat ederek giderseniz bir süre sonra görürsünüz zaten levhasını. Merdivenlerden ikinci kata çıkıyoruz. Geldiik 🙂

Neler olacak o gece peki? Aslına bakarsanız bu bir tanışma toplantısı olacak ve ileride yapabileceğimiz etkinlikler için öncü olarak. O gece oraya bu yazıyı okuyan herkesi bekliyor olacağım 🙂 Seni de, seni de ve seni de elbette. Sizsiz olmaz 🙂 Gece boyunca flamenko devlerinin en güzel parçaları bizim için çalacak; olayı görsel hale de getirip flamenko performansları izleteceğiz. Yeni bir haftaya müziğin hafifliği ile rahatlamış olarak başlamak için iyi bir tercih olabilir. Benim gibi pazar günü sendromuna sahip bünyeler için de rahatlatıcı olacak bu etkinlik. Ergin‘in organize ettiği bu geceye katılan herkesin oradan memnun ayrılacağını düşünüyoruz.

Katılım tamemen ücretsizdir. Sadece içtiğiniz ve yediğiniz şeylerin parasından mesulsunüz 🙂

Ayrıntılı bilgi için Facebook grubumuza göz atabilirsiniz.

36 Lira Ama Ne İçin?

36 Türk Lirası

Tek buzlu iki duble Jack Daniel’s için.

Bu anlatacağım olay iki kısımdan oluşuyor. Bu ilk kısım “Normallikler“. Dün gece bizimkileri Didem‘in partisine bırakıp Koray, Sercan ve Yakup‘tan oluşan bir grupla Varuna Gezgin – Cafe del Mundo‘ya gittik. Bu mekanı iç tasarımıyla, konseptiyle ve çaldığı müziklerle bir bütün olarak beğendiğimi söyleyebilirim. Zaten Eskişehirli olanların bileceği gibi artık şehrimizde kafe ve bar denilince akla ilk gelen yerler Varuna Serisi olmaya başladı. Neyse konumuz bu değil.

Gozi ve Bro

Mekana gittik yerleştik bir yere zar zor. Zira mekanda adım atmaya yer yok! 3 katın neredeyse hepsi dolu be! O mekanda çalışan bir de arkadaşım var Başar isminde. Sağolsun yardımcı oldu, ikramda bulundu. Başar sipariş almak üzere masaya geldi. Ben soda-limon, Sercan meyveli soda, Koray’da 50’lik bira söyledi. “Normallikler” kısmı burada bitti.

Anormallikler” kısmı ise şöyle başladı. Yakup önce sütlü nescafe istedi. Sıcak servis yokmuş. Bunun üzerine Yakup’un siparişi şu oldu: “İki duble Jack Daniel’s tek buzlu” Biz donduk lan bildiğin:) Başar da şaşırdı tabi. Neyse Jack Daniel’s geldi. Muhabbetimize ortak oldu. Konuştuk, güldük, eğlendik.

Gecenin sonunda hesabı ödemeye gittik doğal olarak. Ben ödedim çıktım. Sercan ödedi çıktı. Koray ödedi çıktı. Ama Yakup bizim kadar erken çıkmadı. Yakup çıktığında biraz durgundu sanki. Ne kadar ödediğini sordum sessizce. Cevabı duydum ve kalakaldım. Evet. Durdum. Dondum. 36 lira? İki yudum için mi? Yakup önce çaresizce “Normali bu abi” dedi. Koray’ın pis sırıtışlarıyla olayı enine boyuna “gıdıklaması” Yakup’un canını sıktı tabi. Ben de üzüldüm. Yakup 6 liraya bir bira içseydi geriye kalan 30 liraya kaç tane donas yiyebileceğimizi düşündüm. Sercan’ı da düşündüm. Şişmandı ve zayıflaması gerekiyordu ama bunun o an konu ile alakası yoktu. Arada böyle dengesizliklerim olur benim.

Neyse “Anormallikler” kısmı da burada bitti.

Kızlar ve Oğlanlar

Gecenin devamında kadromuza kızları, Alper‘i ve Selma‘yı ve Volkan isminde bir arkadaşlarını da kattıktan sonra 222‘ye bir süredir dinleyemediğimiz Akademik Uyarı‘yı dinlemeye gittik. Güzeldi eğledik. Gerçi Volkan’ın beni aptal yerine koyduğunu öğrendikten sonra pek eğlenemedim lan. Burcu’nun rahatsızlığını bahane edip ilk yarıya yakın çıktık mekandan.

Aptal yerine konmadan hemen önce Alper'le

Lan şunu farkettim ki aptal yerine konmaktan nefret ediyorum ben. Ama bildiğin baya baya nefret!

Bu arada Didem’in partisi de güzel olmuş. Tebrik ederim kendisini. Camdan içerisi güzel görünüyordu zaten. Çok güzeldi görünen kısım:)

Yoğunum Ben Yoğunum Yoğunum

Ben çektim ama bu konuyla alakası yok

Ben çektim ama bu konuyla alakası yok

Ve yorgunum da aynı zamanda. Bu haftaya pazar gününden kalma bir yorgunlukla başladım. Pazartesi sabahın köründe gidip staj raporumu onaylatmak istedim ama sorun çıktı. Düzeltmem gereken bir yer oldu. Epey uğraştım yani. Neyse Allah’tan hallettim de bugün, nihayet bana totalde 8 liraya mal olmuş raporumu verebildim.

Bu Temel İşlemler ve Süreçler dersi harbiden yakıp kavurmaya başladı. İlk ödevi neredeyse boş verdim lan. Bu hafta inanır mısın 2 quiz ve 2 de acayip kazık ödevim vardı. Üstelik bu işin daha başı yav. Laboratuvarlar başlayınca ki bu perşembe başlıyor ne yapacağımı bilmiyorum. Aldığım tüm dersler, Almanca ve Fotoğrafçılık da dahil, sıklıkla ödevi olan dersler. En başta yazdığım Temel İşlemler dersinin de 15 günde bir quizi ve her hafta ödevi var. Ve bu ikisinin ortalaması acayip etkili geçme notunda.

Güce ihtiyacım var sevgili okurum. Burnuma bana doğru yaklaşan bir felaketin kokusu geliyor bir yandan. Elimden geldiği kadar önünü kesmeye çalışıyorum ama, bakalım…

Güzel şeyler de olmuyor değil. Mesela bugün Seval’e şu Tivilayt vampiri Edward’ın resminin olduğu metal bir plaka hediye ettim. Kız o kadar sevindi ki, ben de mutlu oldum. Gerçi sağolsun onu da Didem‘den hacılamıştım. Bir de Merve’lere yeni bir çamaşır makinesi aldık. Ama henüz daha kurup da bakmadık nedir ne değildir diye. Bakalım hayırlısı oldun. Markası Ariston ve 110 TL’ye aldık. Hamallığını Serdar‘la birlikte yaptık.

Eskirock projemiz sıçar gibi geliyor, üzülüyorum. Hiçbir moderatörün olayı sallamaması üzüyor. Savaşla bunu konuştuk geçen. Bu arada Savaş’ın kız arkadaşıyla da nihayet tanıştım.

Dostlar eğer bir aksilik olmazsa 21 Ekim’de Eskişehir Rock Topluluğu 222‘de bir tanışma partisi düzenleyecek ve gece de Akademik Uyarı çalacak. Bakalım bu hafta sonu herşeyi kesinleştirip yayınlarım zaten.

Kendinize iyi bakın. Buraya yazmak nasıl da rahatlatyor beni lan. Bak nerden aklıma geldi bilmiyorum, Hicran Hoca‘yı özledim birden. Neyse.

NOT: Bunu yazarken Birth Of Three çalıyordu. Yarın da muhtemelen çuvallayacağım bir Temel İşlemler ve Süreçler quizi var.

“Karaktersiz Adamdan Müzisyen Olmaz”

Vokalistimiz dün ikinci defa en önemli aşamada grubu bıraktı. İlkinde ayak yapmıştı da, bu sefer gerçekten gelip konuşmaya bile tenezzül etmeden attığı bir mesajla artık grupta olmadığını söyledi. Bu bize neye patladı peki? Dün gece aldığımız 2 saatlik provada vokalsiz çaldık. Morallerimiz bozuldu. Önümüzdeki pazar günü Akademik Uyarı grubunun vokalisti Murat abi bizi dinlemeye gelecekti Ares’te çalabilmemiz için. Artık çok zora girdi. Bir önceki hafta da adamı çağırmıştık fakat vokalist yine taş koymuştu. Zira öteki grubuyla çalışması gerekiyormuş diye. Adamla yaptığımız son stüdyo sonrası hepimizden özür dilemişti. Sonra da gidip Murat abiyi aramıştık. Ama sanki bize söz veren kendisi değilmiş gibi, dün gece provaya bir saat kala artık ayrıldığını söyledi. Diğer grubu için bizden ayrıldığını biliyoruz. Ki bu grupla da sözüm ona sadece 1 gece için çıkacaktı. Bu bir gece oldu iki, oldu dört, beş … Biz yine de arkadaşlığımızdan ötürü ses etmedik. Öbür grubunla pekala çalış, çık sahne al ama bizi ihmal edemezsin dedik. Ama biz böyle yaparak kaybettik. Konunun başlığı olarak yazdığım söz, vokalistimizin (eski vokalimiz oluyor gerçi şu anda) uğruna bizi bıraktığı grubun sahibinin bir sözü. Daha doğrusu onunda değil de, sürekli bu sözü iletisinde kullanır kendisi.

Aslında bu yazıyı yazıp yazmamak konusunda çok tereddüt ettim. Ama hayatımda olanları paylaşmak sloganıyla devam ettiğim için yazayım dedim. Hiç isim kullanmadım. Kimseye hakaret de etmedim. Vokaliste bile. Başlığı da, cümle kendi içerisinde tezatlıklar taşıyor diye yazdım. Bilen okur zaten anlayacaktır. Valla ne diyeyim inşallah pişman olmaz. Ama dostlarını yüz üstü bırakmanın da elbet bir cezası, ödenmesi gereken bir bedeli vardır diye düşünüyorum. Lan o değil de, şimdi bize çok acil vokal lazım be. Tanıdığınız var mı 😀