Tag Archives: ali abi

Adam Spor Merkezi Bench Press Challenge

adamsporbenchMerhaba sevgili okur,

Eğer Eskişehir’de yaşıyorsan ve spor yapıyorsan sana bir haberim var. Adam Spor Merkezi’nde bir bench press turnuvası başladı. Spor yapmıyor ve spora başlamak istiyorsan da sana mevcut durumunla ilgili fikir verebilecek bir olay bu. Antrenörümüz Erhan Abi ve Ali Abi‘yle birlikte, bizzat salondaki üyelerin teklifi üzerine böyle bir etkinlik oluşturduk. Uzunca bir süre devam edecek ve dönemlik olarak birinciler ödüllendirilecek.

benchpress.gifOlay basit: Bench Press, dediğimiz şu yandaki hareketi, toplam vücut ağırlığının %70’iyle kaç kere yapabilirsin? Zayıf olan daha avantajlıdır diye düşünme, çünkü vücuttaki kas kütlesi daha fazla olanların (yağ tulumları hariç) genellikle daha güçlü oldukları gibi bir durum da var.

Bu noktada yapman gerekenler şunlar: Adam Spor Merkezi’ne geliyorsun ve ücretsiz olarak bench press’i denemek istediğini söylüyorsun. Salonu bilmeyenler için birkaç detay vereyim. Oldschool bir yer, erkeklere özel, spor yapmak dışında dikkatini dağıtacak herhangi başka bir unsur yok. Elbette tüm spor salonlarında geçerli olan asgari kurallar burada da geçerli. Yani üzerinde eşofman, ayağında salon için getirdiğin temiz bir spor ayakkabı ve havlun olmak zorunda. Yapılacak skor için daha iyi anlayabilmek adına bir de örnek vermek gerekirse:

80 kiloluk bir kişi toplamda 56 kilogram kaldırmak durumunda. Ağırlıkların takıldığı barın ağırlığı olan 20 kilogramı düşünce, her iki tarafa 18 + 18 kg ağırlıklar takılacak. Bu ağırlıkla ara vermeksizin kaç tekrar yapabilirse skoru da o olacak.

adamsporbench2

Valla yaptım lan, niye inanmıyorsunuz?

Bu yazıyı okuyacak arkadaşlarım arasında da başka salonlarda düzenli olarak spora devam edenler olduğunu biliyorum. Bu etkinliğin amacı, salonda çalışan ve çalışmayı düşünenler için bir motivasyon olması, teşvik etmesidir. Bir güç gösterisi değildir. Zaten düzenli spor yapan kişiler için, takacakları ağırlıklar antrenman ağırlıklarından hafif olacaktır. Yeni başlayanlar için ise gerçek kapasitelerinin farkına varmalarını sağlayacaktır.

Spor ve hareket dolu, sağlıklı günler dilerim.

Tıbbi Atık Mevzuatı Eğiticileri Eğitimindeyim

Tıkla büyüsün, kocaman olsun

Bu hafta da yine 3 gün süre ile Antalya’da olacağım sevgili okur. Tıbbi Atık Mevzuatı Kapsamında Eğiticilerin Eğitimi isimli bir görev dâhilinde buraya geldim. Geçen seferden farklı olarak bu sefer Sinem bana eşlik etti.

Pazartesi gecesi saat 23.00’te Bilecik’ten Kamil Koç otobüsüne bindik birlikte. Normalde bu otobüsün 22.30’da gelmesi gerekiyordu ancak yarım saat gecikmişti. O yüzden otogara girdikten sonra aşağı yukarı 5 dakika içerisinde yolcusunu alıp hemen yoluna devam etti. Oturduğumuz koltukta ufak bir sıkıntı yaşadım başta. İnanılmaz rahatsız bir koltuktu. Öndeki koltuk neredeyse sonuna kadar yatırılmıştı, bir türlü dik pozisyona getiremedim. Kendi koltuğumu da yatıramadım.

Otobüsle yarım saat yol gitmiştik ki Bozüyük’teki Kamil Koç dinlenme tesislerinde yarım saatlik bir molaya girdik. Bu molada koltuk sorununu çözdüm. Ancak yarım saat çok uzun geldi. Sinem’le birlikte biraz oyalandık. Sonra yine yola devam etti otobüs.

Bu sefer de yaklaşık bir saat geçmemişti ki Kütahya’da mola verdi otobüs saat 00.40’da. Ancak muavin “molamız 00.30’da bitecektir” deyip araçtan indi. Muhtemelen saate bakmadan söylemişti bunu. Neyse, burada da 20 dakika oyalandık ve yine yola devam ettik. Yol boyunca kulaklıklardan gelen sesler, ekranların ışıkları vs. sebebiyle bir türlü uyuyamadım. Tam uykuya daldım ki otobüsümüz sanki az mola vermiş gibi bu sefer de Afyon’da bir tesiste yarım saat mola verdik. Bulduğu her delikte mola veren Kamil Koç, artık bıktırmış oldu bizi.

Image Hosted by ImageShack.usMoladan sonra galiba biraz uyuyabildim. Sabah saat 7’de Antalya Otogarı’na indik. Hiç vakit kaybetmeden ilçeler terminalinden Kemer’e giden minibüse bindik. Yaklaşık bir saat on beş dakika sonra Kemer’de bir yerde indik. Buradan da bizi nihayet otele, Limak Limra Otel, götürecek dolmuşa bindik. Nihayet saat 9’da otele giriş yaptık. Oda arkadaşım Bitlis’ten gelecek olan Ali abi idi. Henüz gelmemişti ama. Sinem’i odasına bırakıp kendi odama geçtim. Hemen eşyamızı bırakıp kahvaltıya geçtik. Ortalama bir kahvaltıdan sonra yine odalarımıza çekildik. Ben bir duş aldıktan sonra uyumuşum. Taa ki Sinem arayıp Image Hosted by ImageShack.usbeni uyandırana kadar. Saat 12’de öğle yemeğine geçtik. Yemekten sonra da sahile indik. Elbette ki yaz kadar değildi ama denize giren bir sürü Alman turist vardı yine. Sahilde biraz yürüdükten sonra lobiye geçtik. Lobide akşama kadar oyalandık. İnternete falan girdik. Giremedik hatta sıkıntı vardı internette. Sonra bu sefer fotoğraf makinesini alıp yine sahile indik. Güneş batarken sahilde herhalde 1 saatten fazla oturmuşuzdur.

Akşam yemeğinde bu sefer yanımızda oda arkadaşım Ali abi de vardı. Akşam yemeğinden sonra Gizem aradı Bilecik’ten, çok mutlu etti bizi. Sonra yine sahile indik. Biraz yürüdükten sonra nihayet odalarımıza çekildik. Şu anda odamda yalnızım. Ali abi yok. Az önce Oğuz, Cemil Bey ve annem aradı. Şu anda ise arayan yok yine. Erkenden yatmayı düşünüyorum. Dün yaptığım yolculuğun yorgunluğunu atamadım zira halen.

Bir Antalya klasiği

Bu eğitimle ilgili günlük yazmayacağım. Muhtemelen bir sonraki yazımı eve döndüğümde yazacağım. O yüzden bunu devamlı seriler kategorisinde yayımlamıyorum.

18 Ekim Eskirock Metal Fest Vol. I

Afiş

Bügüne kadar pek çok konser yorumu yazdım. Ancak insanın iğneden ipliğe herşeyine kendi koştuğu bir organizasyonu; kendisi ve arkadaşlarıyla düzenlediği bir organizasyonu yorumlaması cidden zor olacağa benziyor.

Gecenin hazırlık aşamasını çok kısa notlarla verip performanslara geçeceğim. Ses sistemini Karakedi Records‘tan aldık. Sağolsun Ferdi Abi‘miz elinden gelen yardımı yaptı. Saat 17.00 gibi mekana getirdik ekipmanları. Ancak unuttuğumuz bazı parçalar olduğu için bir daha stüdyoya dönmek zorunda kaldık. Bu da bize çok vakit kaybettirdi. Saat 19.30’da yapmayı planladığımız kapı açılışını 20.00’de yapmak zorunda yaptık.

Godspel

Saat 20.10’da benim merakla beklediğim ilk grup olan Godspel sahneye çıktı. Bu grubun ilk sahne performansıydı. 8 parçalık listelerinde tam 7 parça kendi besteleriydi. Grup bana göre mükemmel bir performans sergiledi. Besteleri çok güzeldi bir kere. Ciddi anlamda insana keyif veren melodiler duydum. Sonra, bayan vokalistleri hem zerafeti hem de sesi ile insanları büyüledi. Bu grubun adını not alıp takip etmenizi tavsiye ederim. Gecenin süpriz grubu oldular.

Mosh

Godspel’den hemen sonra sahneye Lamb Of God’çı dediğim Mosh grubu çıktı. Bu arkadaşların da zengin bir müzik anlayışları var. İlk parçaları kendi uyarlamaları olan Requiem For A Dream oldu. Harika! O esnada buram buram Türk aksanıyla İngilizce konuşup kendinin yabancı olduğunu düşündürtmeye çalışan bir salağa bişeyler anlattığımı hatırlıyorum. Neyse, Mosh da son iki parçalarında biraz yorulduklarını belli etseler de güzel bir performans sergiledi. Tüm gruba özellikle davulcu arkadaşım Burağa çok selam buradan.

Amoral Vuslat

Üçüncü grubumuz benim alışkanlıktan Ali Abiler diye adlandırdığım ve bu gece sahnede olmalarını özellikle istediğim Amoral Vuslat oldu. Grubun sahne almadan önce yaşadığı bir takım sıkıntılara rağmen özellikle Ali Abi‘yle Umut’a özverilerinden dolayı çok teşekkür ederim buradan. Amoral, eski vokalistleri Orhan’ı yeniden gruba dahil edip on numara bir hareket yapmış. Ancak grubun iki gitaristi de değişmişti. Buna rağmen yine de deyim yerindeyse ki yerinde, yardırdılar performansta. İşte benim belim bunlar sahnedeyken darbe aldı. Grubun bu gece en iyisi Umut’tu. Ancak dediğim gibi grubun tamamı da çok iyiydi kanımca.

A'khuilon

Amoral’dan sonra bizim Halil‘in gitaristi olduğu A’khuilon sahneye çıktı. Bu grup bir anlamda kendi grubumuz sayıldığı için yorumlarım taraflı olabilir. Kimse artislik yapmasın. İyiydiler ama Halil’in bir ara elinde olmayan sebeplerden performansı düşünce gruba yansıdı durum. Ancak diğerleri her zaman ki gibiydi. Oğuz gruba iyi tutuntu, taş gibi çaldı bası. Murat kendi sahnesinde yaptıklarından ve biraz sonra okuyacağınız olaydan dolayı Gecenin Top 5’ine adını yazdırdı. Mehmet, bilmiyorum farkında olarak mı yaptı nasıl yaptı, bir yerde çok pis çuvallayacakken o kadar mükemmel bir atakla kurtardı ki dedim lan helal olsun. Yunus’un bir şeye canı sıkıldı ancak çözemedim. Neyse onu da sonra öğrenirim.

A’khuilon sahnede 1 saat 5 dakika durup biraz abarttıktan sonra gecenin en beklenen gruplarından Hope To Find çıktı sahneye. Diğer müzisyen arkadaşlar yanlış anlamasınlar elbette ancak adamlar gerçekten müthiş tevazulu, harika insanlar. Sahneye çıktıklarında da anladım ki müzisyenlikleri de mükemmel bunların! Vokalistlerinin sesi harikaydı. Lan insan dehşete düşüyor cidden. Her birine teker teker teşekkür ederim buradan. Progressive’in hakkını veriyorlar bence. Yalnız bu  grubu diğerleriyle mukayese etmek doğru değil. Neden? Çünkü death metali, hardcore’u ya da black metali, progressive metalle hangi açıdan karşılaştırabilirsiniz ki? O açıdan gecenin en iyi grubuydular cümlesini kurmuyorum. Ancak gecenin en kaliteli 2 grubundan biriydiler diyorum gönül rahatlığıyla.

Garmadh

Son grup, Serkan‘ın grubu Garmadh oldu. Garmadh’ın basslarını da bir diğer dostumuz İlker çalıyor bu arada. Grup bu konser için vokale Episode 13‘ten tanıdığımız Tolgahan’ı, davula da on numara insan Black Omen Onur‘u getirmişti. Serkan, İlker ve Onur sahnede harikaydılar. Özellikle Murat Abi (Chaos) ile birlikte Garmadh’ta epey kafa salladık. Onur açık ara her zaman ki gibi davulda gecenin en iyisi, en hızlısı oldu. Şaşırtmadı. Serkan tıpkı Murat abi’nin de dediği gibi Eskişehir’deki en iyi gitaristlerden olduğunu gösterdi. İlker’in soundcheck’te bassla çaldığı bir parça vardı dedim bu İlker bunu nasıl yapıyor lan! Sonra bir de Behemoth coverında akustik gitar çaldı İlker. Serkan’dan Tyrants’daki o ara melodiyi nasıl çaldığını göstermesini isteyeceğim banada öğretisin. Bu arada İlker ve Serkan bu sene Rock Kulübü olarak Anadolu Üniversitesi‘nde düzenleyeceğimiz gitar kurslarında hocalık yapacaklar. Grup açılış olarak şu anda da bunu yazarken dinlediğim Catastrope‘u çaldı. Bu parçada vokalde Black Omen’dan Karahan Abi vardı. Harika oldu. Garmadh o gün sahnede kendi bestelerinin yanında Immortal‘dan Tyrants ve Behemoth‘tan At The Left Hand Ov God’ı

Garmadh

çaldı. Klasik bir zihniyete, black metal diyince ‘abi n’olcak cazır cuzur çalar, ne çaldığına bile bakmaz’ der. Yalan! Gelin dinleyin lan Garmadh’ı! Garmadh son parçasını çalarken vokal boş kaldı. Bu da Behemoth’un parçasıydı işte. A’khuilon’dan Murat dayanamayıp sahneye çıktı ve söylemeye başladı. Ancak ne yazık ki mikrofona birşeyler olmuştu ve ses çıkmıyordu. Yoksa Murat ve Garmadh bu şarkıyı harika tamamlayacaklardı. Vokalsiz de olsa biz yine elemanların harika çalışlarına tepkisiz kalmadık ve parçanın sonunu “La ilahe illallah” larla bitirdik.

Konserdeki en büyük sıkıntı başlangıçta yaşadığımız gecikme oldu. Bu da konserin planlanandan bir buçuk saat geç bitmesine sebep oldu. Bir de bu konserde gördük ki artık şehrimizde metal müzik üç beş tanıdık simayla sınırlı olan o kabuk kitleyle sınırlı kalmıyor. Konsere pek çok Eskişehir’de yeni olan insan, öğrenci geldi. Herkes memnundu yani. Erasmuslular bile vardı.

Ses sistemi olarak da çok ciddi sıkıntılar yaşamadık. Tonmaisterımız Orkun‘a hem ses sisteminde hem de ışıklarda ki başarısından dolayı teşekkür ettik. Bu açıdan organizasyon planladığımızdan daha iyi oldu.

Girişe bir de merchandise standı açtık. Burada Sabhankra demoları, Eskirock üye kartı ve sponsorumuz Black Art‘tan bir takım aksesuarların satışını yaptık. Bundan sonraki her organizasyonumuzda da bu standı açacağız.

İsmini yazmayı unuttuğum, o gece görmediğim kişiler varsa lütfen küsmesin darılmasınlar.Krvestreb Fanzin Buğra (sağolsun İzmir’den geldi), Chaos Murat Abi, Kadir Abi, Episode 13 Can, Black Omen Karahan ve Tolga‘ya da ayrıca teşekkür ederim destekleri için.

Unuttuğum şeyler mutlaka olacaktır. O yüzden tavsiyem bu yazıyı bir hafta sonra tekrar okumanız. Böylelikle yaptığım ekleme ve düzeltmeleri de görebilirsiniz. Organizasyona katılan, katılmasa bile desteğini esirgemeyen herkese çok teşekkür ederim. Etkinlik boyunca görevli olarak çalışan 222 Park personeli, Sercan, Alper, Savaşalp, Merve ve kardeşim Murat‘a da çok teşekkür ederim.

Buğra’nın çektiği bazı kareler:

imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com

Godspel: http://www.myspace.com/godspelband
Mosh: http://www.myspace.com/moshofficial
Amoral Vuslat: http://www.myspace.com/amoralvuslat
A’khuilon: http://www.myspace.com/akhuilonband
Hope To Find: http://www.myspace.com/hopetofind
Garmadh: http://www.myspace.com/thetruegarmadh

NOT: Konserde video ve fotoğraf çeken onlarca arkadaş, lütfen fotoğraf ve videolarınızı paylaşın. Aşağıda yorumlara lütfen link verin. Böylelikle sizin de emeğiniz değer bulmuş olsun. Elinizdeki her tür materyali eskirock@gmail.com adresine yollayabilirsiniz.

NOT 2: Performans fotoğraflarını en kısa sürede ekleyeceğim, henüz Volkan’dan alamadım.

DÜZENLEME 1: Facebook’tan toplayabildiğim fotoğrafları ekledim. Hope To Find performansının fotoğraflarını da ekleyeceğim. 20.10.2010.

Metal Invasion III

Son grubun da sahneden inmesiyle biten konserin ardından tüm metalciler şiddetli baş ve boyun ağrılarıyla evlerine doğru yollandılar.” Diye bitirmek isterdim bu yazıyı. Şu anda bu konser yorumunu İstanbul’dan boynum ağrıyarak yazıyorum.

Metal Invasion II ile ilgili yazdığım yazıdan sonra serinin 3. konserinin yazısının benim için ayrı bir önemi var. Zira bu sefer organizasyon ekibinde arkadaşımız Halil de yer alıyordu. Sağolsun Volkan’ı fotoğrafçı beni de staff olarak görevlendirmiş. Keşke kartımı da unutmasaymış daha kral olurmuş.

Ancestry

Her neyse, Murat Abi’nin Chaos Fest 6’yı iptal etmesinden hemen birkaç hafta sonra bu konserin olması iyi oldu. Uzun süredir grup dinleyemiyorduk. Metal Invasion III’de tıpkı öncekiler gibi Hayal Kahvesi’nde saat 5’te kapı açılışıyla başladı. Hayal Kahvesi ile yapılan anlaşmadan kelli konserin 11:30 civarı biteceği söyleniyordu. Sahne alacak gruplardan üçü tanıdıktı: A’khuilon, Amoral Vuslat ve Kene. Ama son dinlediğimizden beri Halillerin (A’khuilon) ve Ali Abilerin (Amoral Vuslat) gruplarında epey değişiklik yaptığını biliyorduk. Ali Abiler tarzlarını daha bir gore’laştırmış; Haliller de grubun basçısını ve davulcusunu değiştirmişlerdi. Konserin diğer iki grubu da İzmir’den The Trusted ve Ankara’dan kızlardan kurulu Ancestry isimli death metal grubuydu.

Sahneye ilk olarak kızlar çıktı. Daha önce Ancestry’ı hiç dinlememiştim. Grup gayet sempatik bir girişin ardından vokallerinin yaptığı ve çoğumuza “abi bir kızdan bu ses nasıl çıkıyor?” sorusunu sorduran performansına başladı. Şarkıları brutal ağırlıklı ve yer yer de scream vokalin olduğu ve belli bir konsepte göre yazılmış parçalardı. Burada konseptten kastım şu ki mesela bir parçalarını şehitlerimize

Behemoth ve Basçı 🙂

yazmışlar. 191919 isimli parçalarını da Kurtuluş Savaşımız için yazmışlar. (Hatta sonradan öğrendim bu parçayla ilgili bir takım olaylar dönüyor.) Kızlar birkaç tane de cover çaldılar. (Six Feet diye yazmışım ama yanılmıyorum inşallah.) Kendi bestelerinden Angels Lies isimli parçayı beğendiğimi söyleyebilirim. Grubun genel olarak bestelerinde gördüğüm şey şu ki çok komplike olmayan ama kaliteli rifflerin döndürülmesiyle oluşturuyorlar parçalarını. Bir de dışarıdan bir eleştiri grup üyelerinin, vokalist hariç (tabi davulcu da), çok hareketsiz olmaları yönündeydi. Kötü şanslarına yine bir Eskişehir klasiği yaşandı ve performanslarını ilk grup olduklarından çok az bir dinleyici kitlesine yaptılar. Kimse önlerde değildi. Bir hata da davulun mikrofonlanmasında olmuş herhalde ki snare’in sesi neredeyse hiç gelmedi. Şimdi gelelim kişisel favorime: Behemoth tişörtü giyen basçıları epey atar yaptı gözümde. Performanslarından sonra pogolara katılması hatta beni düşürmesi bu atarın gerçek sebebidir. Çok sağlam bir omzu da varmış kendisinin. Penasını da sağolsun verdi. Teşekkür ederim. Tabiî ki gitaristine de. Sözün özü Ancestry, başarılı ama kısacık bir performans gösterdi kanımca. Yolları açık olur kesin 🙂

A'khuilon

Bir sonraki grup A’khuilon’du. Yani kısaca bizim Haliller. Davulcularını değiştirmişler, daha önceden de izleme fırsatı bulduğum Rotten Dogs grubunun davulcusu Mehmet’i dahil etmişler kadrolarına. Ayrıca basçıları da değişmiş (Basçı kardeşim ismini hatırlayamadım, kusura bakma.). Performansları çok kesildi ses sistemindeki arızadan dolayı. Hatta daha ilk parçanın başlarında ötmeye başladı amfiler. Sonradan biraz daha oturdu ama. A’khuilon’un en sevdiğim yanı bestelerinde benimde çok sevdiğim brutal ve clean vokali bir arada kullanma olayına girmiş olmalarıdır. Vokalleri Murat ki kendi ile gecenin ilerleyen saatlerinde muhabbeti baya ilerlettik, cidden başarılı bu konuda. Bir önceki grupta yazdığım kızlarla pogo olayı işte bunların Desert Of 1o ooo Lies isimli parçalarında oldu. Kızlar bize acımadı ve biz de onlara. Ama dediğim gibi o Behemoth tişörtlü olan basçıları ayrıca aklımda. Daha sonra A’khuilon gecenin en kral hareketini yapıp benim için Focus Shift’i çaldı 🙂 Nasıl mutlu oldum, nasıl gaza geldim anlatamam. Zaten neredeyse vokalleriyle birlikte söyledik. Çok cik cikli, aşırı vik vikli ve bir o kadar da dehşet bir andı. Kendilerine buradan yine teşekkür ediyorum. Focus Shift 🙂 Halillerin performansı iyiydi bence. Ama biraz konuştuğumuzda kendi ağızlarından ufak tefek eksikliklerini dinledik. Bana göre Haliller yakın zamanda bu kadro ile başarılı olurlar. Bu arada grubun resmi fotoğrafçısı bizim Volkan oldu. Şişman durdu durdu; sağlam bir iş yaptı. Aferin.

The Trusted

Üçüncü grup The Trusted oldu. İzmirli Trusted, aslında Volkan’ın ve benim bir süredir takibe aldığımız bir grup. Hatta Volkan’la arada sırada düşünmekten kendimizi alamadığımız konser organizasyonu hayalimiz için getirmeyi düşündüğümüz gruptu. İlk parçaya başladıklarında duyduğum ses gecenin en kaliteli en temiz sesi oldu. O an en yıkıcı grup kesin bu olur dedim. Oldu da sayılır. Ama The Trusted’a rezil olduk maalesef Eskişehir olarak. Önce ses sistemi arızalandı. Grup üyelerine monitörlerinden ses gelmiyormuş. Sonra gitaristlerinin gitarı arızalandı. Diğer gitarını almak için sahneden inmek zorunda kaldı falan. Sonra grup haklı olarak seyirci azlığından bahsetti. Haklılar da. Sokaklarda, benim her gün hazırlık binasında, mühendislik mimarlık fakültesi kantininde gördüğüm metalciler nerede? Neden konser olduğunda kayıp oluyorlar? Her neyse, grup tüm bu negatifliklerden dolayı erken bitirme kararı alıp iki parça daha çalmaya karar verdi. Bu parçalara grupla birlikte gelen eski Prime Object vokali Berkay’da vokali ile eşlik etti. Grup bir Sepultura klasiği olan Roots Bloody Roots’u çaldı. (Ve A’khuilon grubunun davulcusu Mehmet’te kendinden geçti; bizden kaçmaz Mehmet Bey 🙂 ) Grubun çaldığı son iki cover Lamb Of God ve Pantera oldu. Yalnız son parça olan 5 Minutes Alone iyice çamur oldu. Evet, artık ses sistemi çökmüştü. Grup teşekkür edip sahneden indiğinde yarım saatlik bir mola verildi. (Sonradan fark ettim bu gece ne kadar çok Lamb Of God şarkısı çalındı böyle.)

Kene

The Trusted’tan sonra sahneye Kene çıktı. Kene gayet sert ama nasıl oluyorsa aynı zamanda matrak ve eğlenceli o tarzlarıyla sahneye çıktı yine. En baştan söyleyeyim, davulcuları Mürsel, mükemmel çaldı. Bunların ilk şarkılarında yaşadığım his “ben nerden biliyorum lan bu şarkıyı?” oldu. Nereden biliyorum harbiden ya? Mürsel’in acayip tuşelerine dayanamayan davulun kick sesleri patlak patlak gelmeye başladı 2. parçadan itibaren. Zillerde de çok keskin bir tizlik vardı. Bir ara ne oldu nasıl oldu kaçırdım basçıları, grubun en oraya ait değil gibi duran elemanı, bir bass solosu attı sağolsun. Zaten performans boyunca yaptığı back vokallerle de eğlendirdi epey. Bu arada bir de şikayetim var, sahnede şarkı aralarında çok fazla geyik yaptılar. Bir noktadan sonra sıkılıyor insan. Grubun 2. gitaristi yaşça çok küçük duruyordu. Eğer yanılmıyorsam da gitaristin kardeşiydi. O da iyi çaldı. Duyabildiğim kadarıyla saçmalamadı. Bunların clean tonda başlayıp sonradan kopardıkları bir parçaları var. Adını hatırlamıyorum, davulcuları bu parçanın sonuna doğru bir yerde öyle bir hızla çapraz yaptı ki gözlerime inanamadım. Hemen ardından başladıkları parçanın da 10 numara girişini izledikten sonra bu davulcu abimizin ellerinden öpülecekbir insan olduğuna karar verdim.

Amoral Vuslat

Amoral Vuslat

Kapanış Amoral Vuslat’ın oldu. Bu performanslarının benim için en önemli yanı Umut Abinin askerlik durumundan kelli uzun süredir Amoral Vuslat’ı izleyememiş olmamdı. Umut, hatta nickiyle Umuth, en sevdiğim davulculardan birisidir. Grubun basçısı Ali Abiyle de eskiden beri bir muhabbetimiz olduğundan bu grup da “Proofhead’in Sevdiği Gruplar” arasındadır. Grubun tüm üyeleri bence harikaydılar. Arada bir parçada ya ben yanlış duydum ya da gerçekten vokalistin sesi yetmedi. Onun dışında yoktu bir hata. Hatta Umut Abi’nin askerde nöbette falan boş durmayıp postallarla twin falan çalıştığı ortaya çıktı kanımca. Bu da teknik bir detay, Umut abi, çaprazları benim gibi open-hand çalıyor. Kendisi ile yakın zamanda görüşeceğim bakalım. Amoral, tam iki tane Lamb Of God parçası çaldı. Kapanışı da eski besteleri Lost Time ile yaptılar. Amoral için bariz olarak fark ettiğim ve söyleyebileceğim yegane şey kaliteyi epey yükseltmiş olmalarıdır. Black Label’ı çaldıklarında başıma anlam veremediğim bir ağrı girmesinden dolayı biraz dışarı çıktım. İnşallah o arada enterasan bir olay olmamıştır. Sonra Amoral’da teşekkür edip sahneden indi.

Gelelim şimdi son yorumlara ve durumlara. Maalesef katılım çok azdı. İnsanları anlamak zor gerçekten zira konserin saati en uygun olabilecek durumdaydı. Saat 5’te başlayıp 11’de bitti. Daha ne olsun. Hayal Kahvesi geçen yaptığı terbiyesizliği yapmayıp son gruba kadar bekledi. Club için gerekli hazırlıkları sonra yapmaya başladı. Aferin. Olan Halil kardeşimize oldu. Katılımın böyle az olması elbette az da olsa hevesini kırmıştır. Ama umarım moralini çok bozmamıştır. Gelen gruplara ve dinleyicilere çok teşekkür edeyim bari kendi adıma.

Katılan grupların myspace adresleri:

Ancestry: http://www.myspace.com/warancestry

A’khuilon: http://www.myspace.com/akhuilonband

Amoral Vuslat: http://www.myspace.com/amoralvuslat

The Trusted: http://www.myspace.com/thetrustedband

Kene: http://www.myspace.com/keneband