Tag Archives: anadolu haber

Yakup Kardeşimiz Anadolu Haber’de!

Anadolu Haber‘in bu haftaki sayısında (567. sayı) “Öğrenci Görüşleri” kısmında Fen Fakültesi öğrencilerine sormuşlar: “Türkiye’de bilime gereken önem veriliyor mu?” diye. Şimdi Fen Fakültesi‘nde çok fazla arkadaşım olduğundan sayfada tanıdığım 3 kişi vardı. Bunlardan ikisi Yakup‘la Özgür, diğeri ise bizim Sercan’ın arkadaşı olduğunu bildiğim Duygu isimli arkadaştı. Şimdi arkadaşların soruya verdiği cevapları paylaşıyorum. Özellikle Yakup’un cevabını beğendiğimi belirtmeliyim 🙂 Bu haftaki sayıdan 2 tane aldım. Birisini Yakup’a imzalatacağım.

Yakup Afacan
Duygu Yüce
Özgür Öztürk

Anadolu Haber’in Süper (!) Haberciliği

Büyük hali için tıklayın

Eleştiriyorum, eleştirmeye de devam edeceğim. Okulumuzun haftalık gazetesi Anadolu Haber, her zamanki günü kurtarma zihniyeti ile görevine başarıyla devam ediyor. İki hafta önce yaptığımız Çevre Şenliği‘ni yazmışlar bu hafta da. Anadoludan bir ilk daha: Çevre Şenliği diye. Ancak bu nasıl bir şenlik haberiyse böyle haberde şenliği anımsatacak hiçbir fotoğraf yok. Sadece rektörümüzün, dekanımızın ve bölüm başkanımızın fotoğrafını basmışlar. Bu şenliği yapan öğrencilerin, şenliğe dair bir aktivitenin tek bir kare bile fotoğrafı yok.

Bunun böyle olacağı belliydi zaten. Anadolu Haber’den gelenler öğleden sonra ayrıldılar. Programın geri kalanında olanları da bastırmış olduğumuz program akışından yazmışlar. Film gösterimi yapmışız mesela 🙂 Allahalla. Dört sütunluk haberin 3 sütununu rektörün konuşmasına ayırmak, organizasyonda emeği olan onca kişi için ne kadar tercih edilir bir bakış açısıdır bilemem.

Ama yukarıda da dediğim üzere, bir şenlik haberi üç tane fotoğrafla verilemez. Hadi verilsin, bu fotoğraflar konuşmacı fotoğrafı olamaz. Şenliği önemli yapan onun açıkhava etkinlikleri değil midir?

Anadolu Haber’in bu az kaliteli habercilik anlayışına üzülüyorum. Ben gazeteci değilim, ancak bir okuyucu olarak böyle bir gazete okumak istemiyorum. Teşekkür ederim.

Büyük Ayrımcılık

Bunu gerçekten çok alınmış bir şekilde yazıyorum. Anadolu Üniversitesi öğrencisi olduğum dört senelik süre boyunca her sene katıldım okulumuzun Geleneksel Bahar Yürüyüşüne. Son iki senedir de iyi kötü bir takım organizasyonlar içerisine girerek katıldım. Geçen sene yaptığımız otobüs özellikle yerel basının çok ilgisini çekmişti. Bunu ben değil; ertesi gün gazetelerinden topladığım haberler söylüyordu. Rektörümüz bizzat yanımıza gelip sesinizi duyurun çocuklar demişti. Ancak bu ertesi hafta okulumuzun gazetesi olan Anadolu Haber‘e baktığımızda bırakın bir fotoğrafı, tek bir cümle de bile yer almamıştık.

Bu sene de aynı şey oldu. Okulumuzun gazetesi her sene yaptığı gibi yalnızca olayı Güzel Sanatlar Fakültesi‘ne mâl etti. Tamam, ben zaten 10 numara bir olaya, çok büyük bir prodüksiyona girdik demiyorum. Ancak aynı anda 30 kişinin aynı maskeyi takıp yürümesi heralde ilginçtir değil mi? Ya da bir önceki sene yaptığımız ve ciddi bir anlamı olan otobüsümüz?

Ancak okulumuzun gazetesinde son 4 yılın bahar yürüyüşü haberlerine baktığımda olayın açık bir şekilde sadece Güzel Sanatlar Fakültesi üzerine şekillendirildiğini gördüm. Eğer bu şenlikteki amaç GSF öğrencilerinin her sene yaptıkları ilginç kostümleri sergilemeleri ise diğer fakültelere ne gerek var? GSF şenlikleri diyelim. Hatta okulumuz için çok önemli olduğunu düşündüğüm bu geleneksel olayın okul gazetesinde ana sayfada bir fotoğraf; iç kısımda da fotoğrafsız bir yazı ile bahsedilmesi çok saçma değil mi? Bence sırf bu etkinlik için bir sayı bile çıkarabilir Anadolu Haber.

Üzülüyoruz, devamsızlık yapıp katıldığımız etkinlikte kendi okulumuz gazetesinin bizi es geçmesine üzülüyoruz gerçekten. Bu üniversite sadece GSF’den, Endüstriyel Sanatlar Yüksekokulu‘ndan ya da Arkeoloji Kulübü‘nden oluşmuyor. Oraya gelen herkes bu tekelden şikayetçi. Ben de bunu ayrımcılık diye yazıyorum. Bu da gerçek bir alınganlığın sonucudur. Okula girdiğim günden beri Anadolu Haber’i biriktiririm. Bunu büyük bir keyifle yapıyorum çünkü seviyorum. Soğutmayın işte beni ya.

Umarım birileri bu yazının linkini ilgili yere ulaştırır. Amin.

Ha, şimdi bu kadar atıp tutup kaynak ve delil göstermezsek ayıp olur değil mi?

İşte bu senenin gazetesi: (full gazete) http://www.ahaber.anadolu.edu.tr/544.pdf

Bu seneki gazete ve GSF öğrencileri

Bu da 2009 gazetesi: (full gazete) http://www.ahaber.anadolu.edu.tr/2009pdf/505.pdf

2009 yılı gazetesi ve GSF öğrencileri

Sırasıyla 2008 ve 2007 yılı gazeteleri:

2008 yılı, bu sene bir istisna yapılmış ama yine tek bir fakülte yer almış

2007 yılı ve aynı GSF tekelciliği 🙂

Ufak Notlarım

Bu aralar birazcık da olsa seyrekleşti yazılarım. O yüzden kısa notlar halinde kendimden kesitler sunacağım.

:: Sabhankra geldi gitti: Konser yazısını okudunuz, güzel bir gündü. Hele Merve sağolsun daha da unutulmaz yaptı. Kardeşim o gün bir de DarkPhase tişörtü kazanmış. Biz konserden erken ayrıldığımız için çekilişte bize ne çıktı bilmiyorum. Murat Abi bunu okuyorsan bilet numaralarımız 57, 58, 59, 60 idi:)

:: Cep telefonumu değiştirdim: Sercan’a getirttiğim ve parasını hala ödemediğim telefonu babam alınca babamın kullandığı Samsung E250‘yi de ben aldım. Telefon cidden dandik! Ah ah, nerde benim Nokia 6600‘ım be. Şunu da farkettim sevgili okur, Samsung’un cep telefonlarının hepsi model olarak Nokia’dan arak. Her neyse, artık iki hattımda açık. Arayı beni 🙂

:: Annem kitap okuyor: Annem 40 yaşının üzerinde. Bu yaşına kadar doğru dürüst kitap okumuşluğu da yoktur. Ancak bu son 2 3 aydır, annem acayip bir kitap sevgisine tutuldu. Önce İhsan Oktay Anar’ın Efrasiyabın Hikayeleri isimli muhteşem eserini bitirdi. Sonra Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Yaban’ı okudu. Bu iki kitabı da çok beğenmiş. Şu anda Ayşe Kulin’in Köprü isimli romanını okuyor. Ancak bu yazarı beğenmemiş. Diğerleri daha iyi diyor. Bunu da bitirsin Yaprak Dökümü’nü vereceğim okuması için. Bu arada memleket temalı eserlere ihtiyacım var annem için. Tavsiye verin.

:: Sercan’ın fedakalığı: Koray yan çizip ayakta dikilmeyi tercih edince Sabhankra konserini kaydetmek de Sercan kardeşime düştü. Kendisine buradan teşekkür ediyorum. Ayrıca Volkan’a da çektiği kareler için teşekkür ederim. Yakın zamanda bizim çocuklara bir güzellik yapmayı düşünüyorum bunun için.

:: Estetik Olarak Güzellik: Kafamda bu tanımı yeniden şekillendirmeye çalışıyorum. Bununla ilgili bir de yazı yazayım diyorum.

:: Halit Gazeteye Çıktı: Malzeme Mühendisliği’nden sevgili arkadaşımız Halit, Anadolu Haber’in son sayısına çıkmış. Bütçesini nasıl ayarladığını anlatmış. Açlıkla boğuşuyormuş herif meğer. Üzüldüm, onu da burada anayım istedim.

Halit kardeşimin mutfak masrafı fazla oluyormuş

Proofhead Yeniden Basında!

Biliyorsunuz, dün gece Anadolu Üniversitesi‘nin sitesinden bile önce 2009 Bahar Yürüyüşü haberini ben yazmış, fotoğrafları ilk ben yayınlamıştım. Bugün yerel basında Kırmızı 4‘ümüzden epey bir bahsedilmiş. Ee bu da beni ziyadesiyle mutlu etti. Eskişehir Anadolu Gazetesi ve Sakarya Gazetesi sağolsun bizim fotoğraflarımıza yer vermiş. Şimdi beklentimiz okulun kendi gazetesi Anadolu Haber‘de de çıkmak. Aşağıda gazetelerin haber küpürleri var. Tıklayın ve göz atın isterseniz.

Sakarya Gazetesi: İnternet sitelerinden okumak için tıklayın.

Büyütmek İçin Tıklayın.

Büyütmek İçin Tıklayın.

Anadolu Gazetesi: İnternet sitelerinden okumak için tıklayın.

Büyütmek İçin Tıklayın.

Büyütmek İçin Tıklayın.

Haberlerin hepsi yanlış ifadeler içeriyor. Birisi “Otobüs güzergahlarının değiştirilmesini istiyorlar” yazmış. Diğeri “Mimarlık Fakültesi” yazmış. Ama olsun. Niyet yeter. Ya işte böyle, Proofhead kardeşin böyle böyle gündeme ortak oluyor işte.

İLAVE: Şu sitelerde de bizden ve otobüsümüzden bahsediyor. Okuyun 🙂

İLAVE 2: Şu gazetede de bizden bahsetmiş:

Burç Gazetesi

Burç Gazetesi

Burç Gazetesi

Bahar Şenliği Yürüyüşü 2009

Üç yıldır katılıyorum; bu sene katılmamam düşünülemezdi 🙂 Bizim üniversitenin en sevdiğim yönlerinden birisi de bu Bahar Şenliği Yürüyüşü. Üstelik bu sene diğerlerinden farklıydı. Uzun süredir aklımda

Otobüsü Bitirdikten Sonra

Otobüsü Bitirdikten Sonra

olan Kırmızı 4 Maketini yapacaktık. 6 arkadaş para topladık. Alper, Selma ve ben başladık yapmaya. Yürüyüş sabahı, yani bu sabah bitirdik Alper’le ve iki parça halinde Alper’in evinden Vilayet Meydanı’na kadar taşıdık. Orada da son sağlamlaştırmaları, kontrolleri yaptık. Önce geldi polis sordu ne ayaksınız diye. Bizde izah ettik gittiler. Sonra ince bıyıklı bir adam geldi biraz fırça attı çimleri eziyoruz diye. Bende ona; “çimler, ezildikçe gelişen bitkilerdir” dedim. O da, “Bi de mühendiz olacan, ben senin gafana bastırsam bööle (hakikaten elini başımın üzerine koydu) büyür müsün sen?” dedi ve gitti. Tabi biz uzun süre güldük. Sonra da bir temizlik görevlisi gelip çıkmamızı söyledi. Vilayet ona “Çıkarın oradan” demiş.

Yaksak mı lan diye düşündüğümüz an

Yaksak mı lan diye düşündüğümüz an

Bizim fakültenin gelmesini beklerken birer ikişer diğer fakülteler damlamaya başladı. Lan Güzel Sanatlar, Engelli Entegre, Endüstriyel Sanatlar her sene olduğu gibi bu sene de ilginç tasarımları ve kostümleriyle bir anda ilgiyi üzerlerinde toplayınca biz bir kenarda içimizden

Arkeoloji Kulübü

Yandan Görünüş

“Lan acaba yaksak mı bizim otobüsü?” diye geçirmeye başladık. Yani o eziklik hissini bilirsiniz değil mi 🙂 Neyse, neyse bizim fakülte geldi. Biz bizim arabayı yüklendik getirdik ortalarına koyduk. Aha! Tepkiler güzel 🙂 Yani en azından verilen mesajı almışlardı. Böyle de olunca otobüsün acemiliği

Güzel Sanatlar Fakültesi

Önden Görünüş

göze batmadı. Batsa da kimse dile getirmedi. Herkes fotoğraf çektirdi bizim otobüsle 🙂 O esna da Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Fevzi SÜRMELİ, basına açıklama yapıyordu. Biz yüklendik otobüsü ve resmen otobüsle daldık rektörün yanına. Bir anda kameralar döndü bize 🙂 Rektörümüz süper bir

GSF - Sub Zero

Beklerken

kahkaha ile karşıladı bizi. Sonra kulağımıza güzel şeyler fısıldadı. Sesinizi duyurun, dedi. Daha sonra iki adam geldi ellerinde telsizle gayet sakin bir şekilde, bunu yapmamızdaki amacı sordu. Bir şeyleri protesto falan etmiyoruz, dedim. Bu bizim fakültenin simgesi olduğu için

Moda Tasarım

Otobüs Ekibi

yaptık, dedim. Onlarda uzaklaştılar. Sonra fakültemiz Dekanı Sayın Prof. Dr. Hasan MANDAL hocamız girdi otobüsümüzün içine. Alkış tufanı koptu. Lan, bunlar gerçekten güzel anlardı sevgili okurum. Yani yaptığımız şey ne kadar basit olsa da işe yaramıştı işte. Katıldığım süre

Süleyman Hoca

Süleyman Hoca

içerisinde yürüşlerde hiç bir olaya girmeyen fakültemize, güzel bir eğlence olmuştu. Sonra rektör tekrar yanımıza gelip, İnsanlara sesinizi duyurun, derdinizi anlatın, dedi. Biz de mesajı aldık böylece. Sevgili okurum şunu anladım ki, Rektörümüz gerçekten süper bir insan. Karşındaki insanın niyetini anlarsın ya, işte biz bugün bizimle konuşan, destek

Hasan Mandal Hocamız

Hasan Mandal Hocamız

veren hiç bir hocamızdan olumsuz tek bir bakış, tek bir ifade duymadık. Prof. Dr. Süleyman KAYTAKOĞLU hocamız her sene olduğu gibi yine yalnız bırakmadı

Süper Fotoğraf Be:)

Süper Fotoğraf Be:)

fakültemizi.  Bir süre sonra yürüyüş başladı. Yolda insanların tepkileri süperdi. Yalnız fakülte olarak şu slogan, tezahürat işine biraz çalışmamız lazım yav. Seneye daha komik, daha sağlam şeyler bulmamız lazım. Yolda bir gazeteci Turgut’a (ki kendisi şoför konumundaydı) yaklaşıp ufak bir röportaj yaptı. O da anlattı, araç yetersizliği falan dedi. Sonra Adalar’ın sonunda yürüyüş bitti. Tam orada Savaşalp‘le Duran‘ı gördük. Süper oldu. Biz de maketi parçalara ayırdık. Şu an Alper’in balkonunda yatıyor Kırmızı 4‘ümüz.

Arkeoloji Kulübü

Arkeoloji Kulübü

GSF - Joker

GSF - Joker

GSF - Sub Zero

GSF - Sub Zero

Moda Tasarım

Moda Tasarım

Yürüyüşten Görüntü

Yürüyüşten Görüntü

Yürüyüşten Görüntü

Yürüyüşten Görüntü

Yürüyüş’ün ardından aklımda kalan bazı detaylar;

:: Sabah 10 Vilayet Meydanı’na gittik Selma, Alper, Turgut ve ben. Yürüyüş 12 de başladı. Öldük yorgunluktan.

:: Bizim Kırmızı 4 alandaki en basit ve acemi maketti. Ama çok ilgi çektiğini kimse inkar edemez.

:: 3 günde yaptık bu maketi, 80 lira verdik. 6 tüp boya, 14 tabaka karton, misina, yorgan ipi, alüminyum iskelet kulladık. Baskı işlerini (levha, plaka, yan taraf yazıları vs) ben yaptım. En çok Alper’in emeği var.

:: Alanda benim en beğendim Joker oldu. Herif baya baya yapmış mor falan.  Ha, bir de yanlış görmüş olabilirim, Sub Zero vardı, o da süperdi.

:: Bu seneye damgasını Antik Yunan vurdu. Arkeoloji Kulübü ve Engelli Entegre (olarak gördüm flamalarını) bu temayı kullanmış. Bir de Savaş Arabası vardı. Süper.

:: İBF, her sene ki klasik temayı, “Siz Yokken Biz Vardık” sloganını kullandı.

:: Yanlış anlamayın, kızmayın, artislik te yapmayın; bu gün alanda çok fazla sayıda güzel kız vardı.

:: Nerden baksan 200 – 250 fotoğrafa ortak oldu otobüsümüz ve dolayısıyla biz. Bilmiyorum, özellikle basının bizi çektiğine şahit oldum. Belki herkesi böyle çekmişlerdir. İlerleyen haftalarda göreceğiz bakalım.

:: Çok eğlendim bugün.Okula dönünce ekmek arası köfte verdiler sağolsunlar.

:: Şu an için tek beklentimiz okulumuz gazetesi Anadolu Haber’in yeni sayısında kapakta yer almak. Lan n’olur be 🙂

:: Seneye ne yapacağımız konusunda şu an bir fikrim yok. Ama kesin katılırım yürüyüşe. Bugün bizimle eğlenen, teşekkür eden, yaptığımız işi destekleyen herkese kendi adıma çok teşekkür ederim. Bu projemde bana inan ve yanına olan dostum Alper’e ve Selma’ya, Turgut’a, Emre’ye, Cem’e; meydanda yardım eden kankam Mert’e ve şu aklıma gelmeyen tüm dostlara tekrar tekrar teşekkür ederim.

:: Bu yazımda etiket rekoru kırdım.

:: Yazı bitti.

Bu yazıyı istediğiniz yerde yayınlayabilirsiniz fakat yayınladığınız yerde bu
sayfanın linkini vermek zorundasınız. Vermemeniz durumunda ayıp edersiniz. Ayrıca
emek hırsızlığı da yapmış olursunuz değil mi? Bu kadar tantanaya gerek kalmadan
siz en iyisi kaynak olarak buraya link verin kurtulun, rahat rahat yayınlayın.
Aklınıza bir şey takılırsa buraya tıklayıp bana ulaşın. 

Proofhead Basında!

Takip eden okurum bilir benim hava kirliliği projesini. Projede, sunum yaptığımız okula Anadolu Üniversitesi televizyonu TVA gelip çekim yapmıştı. İşte o çekimler yayınladı. Günlük haber kuşağında yayınlanan haberler de benim, Alper’in ve Selma’nın gittiği okul olan Ülkü ilköğretimn okulunda benimle yaptıkları röportajdan bahsediyorlar. Projeyi anlatıyorlar ve röportajımın küçük bir kısmını da veriyorlar. Lan insanın kendini TV’de izlemesi ilginç bir duygu. Tamam öyle çok t.şş.klı bir kanal değil ama olsun lan 🙂 Ve bununla da bitmedi sevgili okulum. Bu haberin ardından önce okumuzun e-gazetesine sonra da okulun haftalık gazetesine çıktık. Süper lan 🙂 E – gazatesinde benden “Çiftçi” diye bahsediyor ve altını çiziyorum orada.

E – Gazete linki: http://e-gazete.anadolu.edu.tr/ayrinti.php?no=7353 Orada resimde ayaktaki benim işte 🙂

Okulun Gazetesi (Anadolu Haber) Bizim olduğumuz sayfa: JPEG Formatında

Temiz Hava Projesi 4. ve 5. Gün

Dördüncü gün diğer günlerden farklıydı biraz. Zira bugün okulumuzun kanalı “TV A” sınıfımıza gelip çekim yaptı 🙂 Lan acayipti. Çocuklar falan daha bir hareketliydi, biz de mükemmel anlattık. Cidden şu ana kadar ki en süper gün oldu. Sınıf öğretmeni ve rehner öğretmen de sınıfta bulundular bir süre. TV A’dan gelen arkadaşlar, bir kameraman ve bir sunucu, önce rehber öğretmenin odasında proje hakkında bilgiler topladılar bizden. Selma’yla yazdırdık tüm detayları. Daha sonra sınıfa gittik ve techizatlarını kurdular. Başladık işte, çocuklara kamera var diye sakın yaramazlık yapmayın dedim 🙂 Öğretmenleri de dedi, aşırı hareklerde bulunmayın her hareketiniz kaydediliyor diye. Abi ne dersti o! Cidden ilk defa konuları anlatırken uçtuğumu hissettim. Sevgili okur sakın deme şimdi Mesut’ta kendini övüyor diye, mükemmel anlattım. Çocukların gözlerindeki o ifadeyi görsen, cidden anlarsın ne demek istediğimi. Hatta birisi dedi ki, Mesut abi çok iyi anlattın dedi. Diğer grup üyeleri gelmemişti. Alper, Selma ve ben aramızda paylaştık yine sunumu. Alper bilgisayardan sunuları ilerletti ben anlattıkça. Arada geriye aldı falan. Selma’da unuttuğum yerleri tamamladı. Bir de bilgi yarışması yaptık çocuklara. Cevapları toplayıp kazananı ertesi gün açıklayacağımızı söyledik. Günün sonunda bir sınıf dolusu mutlu çocuk, konuyu süper bir şekilde anlattığından dolayı gayet mutlu üç çevre mühendisliği öğrencisi, sınıfında yapılan bu güzel aktiviteden memnun bir sınıf öğretmeni, okulunda çekim yapıldığı için hoşnut olan bir rehber öğretmeni ve tüm bu olayı kameraya alan iki basın mensubu arkadaş vardı 🙂 Sınıftaki çekimler bitti, zil çaldı. Daha sonra ayıptır söylemesi benimle bir röportaj da yaptılar olayla ilgili. Ben baya bir konuştum da, yayıncı arkadaşlar bazı kısımlarını alıp kullanırlar dediler. Merakla bekliyoruz tabi.
Beşinci gün projenin son günüydü. O gün dersi aldığım Eftade Hocam da bizi izlemeye geldi. Bugünün diğerlerinden farkı dersin sonunda çocuklara, proje için yaptığımız, sazını sözünü klibini bizzat hazırladığımız şarkıyı canlı olarak çalmaktı. Neyse, her zamanki gibi saat 11:30 da gittik yine okula. Okulun bir bongosu vardı, ritim için onu aldık. Hemen ufak bir ayarlama yaptık ve son kez çocukların karşısına çıktık. O güne kadar anlattığımız herşeyi kısca özetledik. Daha sonra çocuklarla bir hava kirliliği gazetesi hazırladık. Gazete dediysem tek sayfalaık birşey. Çocuklardan tek satırlık haberler yazmalarını istedik. Daha sonra bunları benim bir önceki gece hazırladığım bir kartona yapıştırdık. Gazete gerçekten çok sevimli ve güzel oldu. Çocuklardan gelen haberler çok komikti 🙂 Aklımda kalan bir tanesi: “İki kişi fabrika bacasına baktı, zehirlenip öldü!” Bir önceki gün yaptığımız bilgi yarışmasının birincilerine hediyeler verdik. Çocuklara programı tamamladıklarına dair sertifiklarını da verdik. Selma ile Alper tüm sınıfa dağıttı. Yalnızca ben, Müzeyyen isminde bir kıza sertifika verdim. Bilgi yarışmasında birinci olduğu halde hediye kalmadığından hediye verememiştik, o da ister istemez üzülmüştü. Çok mutlu oldu, birlikte fotoğraf ta çektirdik. En son artık vedalaşma vakti geldi. Alper aldı gitarını bende bongonun başına geçtim. Çalmaya başladık. Çocuklar da hep bir ağızdan söyledi. Eftade hocam mutlulukla gülümsüyordu. Ve biz son cümleyi hep bir ağızdan bağırdık: “Katil Hava Kirliliği!” Lan aynı film gibi oldu ve zil çaldı! Çocuklar hemen üstümüze atıldılar, sarıldılar, fotoğraf falan çektirdik tüm sınıfla birlikte. Eftade hoca bizi tebrik etti. Sınıf öğretmeni teşekkür edip çok iyi bir çalışma olduğunu ve her zaman beklediğini söyledi. Hepsine hayatta başarılar dileyip oradan ayrıldık. Proje bitti. Şimdi artık TV A’da hakkımızda yapılan haberin çıkmasını bekliyoruz.