Tag Archives: astrofotoğrafçılık

Ay Fotoğrafı Stoklama

Evde olmak muhteşem! Ertelediğim, ertelemek zorunda kaldığım tüm işleri hallediyorum. Bir yandan da büyük güne hazırlanıyorum. Bir süredir Instagram’da örneklerini gördüğüm astrofotoğrafçılıkla ve özellikle de stoklama işlemiyle uğraşıyorum.

Nedir bu stoklama? Özellikle astrofotoğrafçılıkta kullanılan güzel bir teknik ve şu şekilde anlatabiliriz. Bir cismin (ki bu senaryoda örneğin ay diyelim) seri olarak fotoğraflarını çekiyoruz. Çektiğimiz her bir kare fotoğraf, o cismin o anda makinenin algılayıcısına ulaşan ışığını yani görüntüsünü temsil ediyor. Yani hareket halinde olan bir gök cisminin art arda çekilen iki fotoğrafı, asla bir birinin aynısı olmuyor. Çekilmiş birden fazla fotoğrafı üst üste oturttuğumuz zaman işte ayrı ayrı fotoğraflara yansıyan farklı detayları, tek bir karede ve çok daha belirgin elde edebiliyoruz.

Bu işi yapmaya yarayan RegiStax isminde bir de yazılım var. Bu yazılımı kullanmayı çözmek, göze güzel gelen sonuçlar almak için günlerdir uğraşıyorum. Nihayet elle tutulur bir şeyler elde edince de bu yazıyı yazayım dedim.

registax

RegiStax arayüzü

Registax, ücretsiz bir yazılım ve ne yazık ki çok stabil/güçlü bir yazılım değil. Çalışacağınız örneğin 50 tane 15 megapiksel kalitedeki fotoğraf karesini atıp çalıştırmayı denediğinizde yazılım kilitleniyor. Bu işin çözümü görsellerin çözünürlüğünü düşürmek. Ancak o zaman da çok fazla detayı feda etmek gerekiyor. Dolayısıyla croplama dediğimiz kırpma işlemini yapmak gerekiyor. Photoscape isimli yazılımın içerisindeki bölme aracıyla fotoğrafta sadece gök cisminin bulunduğu kısmı kırpabiliyorsunuz. Üstelik bunu birden fazla görsel için bir kerede yapabiliyorsunuz.

photoscape

PhotoScape

Nihai olarak, kırpılmış görselleri RegiStax’a besleyip programın onları stoklamasını sağlıyoruz. Aşağıda programla oluşturmayı başardığım görseller yer alıyor.

8nisandolunay

8 Nisan 2020 Dolunay

10nisanay

10 Nisan 2020 Ay

Ay, gezegen ve samanyolu fotoğraflarını çekenlerin kullandığı yöntem bu işte. Ancak belki de en başta yazmak gerekiyordu, bu işin en önemli şartı donanım. Çok iyi bir makineniz ve çok daha iyi bir objektifiniz olursa görüntüleyebildiğiniz detaylar çok daha güçlü oluyor. Ucundan köşesinden başlayınca bu işe giderek yapabildikleriniz de güzelleşiyor. Çok daha güzel görsellerde buluşmak üzere 🙂

Bahar Geliyor Haberin Var Mı?

Baharın gelişiyle kendimi epey rahatlamış hissediyorum artık. Yakın zamanda yine Antalya taraflarına bir yolculuk yapacağım. Yalnız olmayacağım. İş yerinden yakın arkadaşım Yunus Emre ve çekirdek ailesiyle birlikte gideceğiz. Bu yolculuğun ya da orada geçireceğim zamanın dolunaya denk gelmesini çok istiyordum. Ancak şans işte, olmadı. Çünkü çok uzun süredir sahilde çekim yapmak istiyorum. Eğer daha önce seni aradığım sahillere benzer, ıssız bir yer bulabilirsem ışık kirliliğinden uzakta çekimler deneyeceğim.

ilkdordun

martdolunay

Yeşile çalan renkleriyle sıra dışı bir dolunay

Gökte seni görmek –üstelik bu ay daha büyük olarak– paha biçilmez. Ancak dün büyük bir talihsizlik yaşadım ve evde olduğum saatlerde gökyüzünü kaplayan bulutlar yüzünden tek bir kare bile çekim yapamadım. O yüzden Nazım Mustul tarafından yine Mart ayı içerisinde Eskişehir’de çekilen, ayın ilk dördün evresindeki bir fotoğrafını yukarıya ekliyorum. Bu fotoğraf, içerdiği çok yüksek detaylar sebebiyle kesinlikle burada ve astrofotoğrafçılıkla ilgilenen herkesin arşivinde bir “referans” olarak yer almayı hak ediyor. Tıklayarak tam boyutta görüntüleyebilirsiniz. Ustanın ellerine sağlık. Yine Nazım Mustul tarafından çekilen bu ayın dolunay fotoğrafını alışık olduğumuzdan çok farklı renklerle düzenlediği için aşağıya ekliyorum. Kendisini Instagram’dan takip edin muhakkak: www.instagram.com/nazimmustul

Geride bıraktığımız ay güzel şeyler oldu. Dostlarımız Hazal-Utku ile Betül-Mustafa, yeni evlerine taşındılar. Yeni bir eve taşınmak, bir şeylere yeniden başlamak ve o yenilenme hissi gerçekten paha biçilmez. Bilecik’ten Eskişehir’e geldiğim o ilk üç ay bu hisle, bu mutlulukla nasıl geldi geçti bazen düşününce cevap bulamıyorum. Şimdi bizimkiler de öyle hissediyordur. Yeni bir çatının altında uyanma hissi insana gizli saklı bir heyecan veriyor.

mart01Belki geç oldu yazmak için ama Kader‘le Mehmet Eskişehir’den ayrıldılar. Özellikle Kader’in hüznünü, günler boyunca yazıp çizdiği, paylaştığı şeyleri görünce kendi içimde şüpheye düştüm. Bir gün bu şehirden ayrılsam, onun kadar çok şey biriktirebilmiş olacak mıyım? Yukarıda yazdığım heyecanıma, tıpkı Kader’in ki gibi bir hüzün de eklenecek mi? Bir zamanlar yaptığın gibi kaçarak mı gideceğim, yoksa kavuşmak için koşarak mı?

mart02

Geride kalan ay içerisinde Mustafa ve Özge‘nin doğum günleri vardı. Doğum günü kutlamalarını artık yeni bir formata taşıdık. Böylece en azından böyle günlerde, herhangi bir gerilim yaşanmadan, doğru düzgün oturup sohbet edebiliyoruz. Bütün bir ayın dökümünü yapıyorum ya, bundan da bahsedeyim.

mart03

Evet, bu ay da o en kutsal, sana en yakın hissettiğim zamanlar yavaş yavaş sona eriyor. Ama sanma ki içimde sen eksiliyorsun. Ben senin her sabah otobüste, metroda, tramvayda, dolmuşta gördüğün isimsiz yol arkadaşınım. Sigaranı değiştirdiğini görürüm, saçını boyadığını bilirim, her güne biraz daha aydınlık başladıkça senin de yüzünün güzelleştiğini fark ederim. Bir gün gelmesen hasta oldun diye üzülür, bir dakika önce evden çıksan bana kırıldın sanarım, günüm cehennem olur. Ve benim tüm şiirlerimde senden bir harf bulunur.

Canon EOS 550D Günlükleri: EF 75-300 Lens

300mm03Bir süredir kullandığım ancak şimdi yazabildiğim yeni bir lensim var artık. Canon’un ürettiği en ekonomik zoom lenslerden biri olan Canon EF 75-300 lensi daha çok gökyüzü ve ay fotoğrafları çekebilmek için aldım.

Uzun odak uzaklıklı –tele– bir lensle çalışmanın en büyük dezavantajı, sizi bir tripoda mahkum etmesidir. Otomatik netleme mesafesinin 1.5 metreden başladığını göz önüne alırsak, yüzlerce ve kilometrelerce uzaktaki bir görüntüyü yakalamak için özellikle netlikten taviz vermemek adına tripoda ve uygun çekim ayarlarına sahip olmak gerekiyor. Bu lensin avantajı ise çok uyumlu bir donanım olması. APS-C makinelerin dışında, full frame makinelerle de uyumlu bir şekilde çalışması. Böylece ileride makineyi değiştirmeye karar verirsem en azından bu lensi kullanmaya devam edebileceğim.

subatmoon22

f/5.6 – 1/400sn – ISO1000 – 300mm

Tabii şu da bir gerçek ki astrofotoğrafçılık için başlangıç denebilecek seviyede, çok zayıf bir donanım. Ancak Lightroom‘da yapılan birkaç küçük dokunuşla işler çok daha iyi bir hale getirilebiliyor. Örneğin blogun sol tarafında full hd çözünürlükle görüntülenen arka planda gördüğün dolunay fotoğrafını, bu lensle çektim.

fullmoonfeb20

f/5.6 – 1/250sn – ISO250 – 300mm

Yine Canon’un ürettiği 55-250 mm zoom lens’in, özellikle keskinlik açısından bu lensten daha iyi olduğu söyleniyor. Bu belki ilerisi için bir alternatif olabilir. Ancak çok daha geniş odak uzaklıkları sağlayabilen ve astrofotoğrafçılığa izin veren lensleri elde etmek kısa vadede benim için imkansız. Bu yüzden EF 75-300 ile yapabileceklerimi deniyor ve donanımın sınırlarını anlamaya çalışıyorum. Yakın zamanda bir doğa fotoğrafı gezisi olacak. Umarım bir aksilik çıkmazsa özellikle alan derinliğiyle ilgili daha başarılı kareler çıkacağından eminim. Bu arada yazıda kullandığım makine görselleri stok fotoğraf değildir. Kendi yaptığım lightbox ile çektim. Nasıl olmuşlar?

telezoomfeb20

f/5.6 – 1/100 – ISO640 – 250mm (crop)