Tag Archives: Atlas Dergisi

Çerçeve Koleksiyonum

Dolunay‘da yayımladığım şu videodan sonra, pek çok güzel yorum aldık. Bir kişi ise beni şaşırttı ve video benim ve Alper‘in gözüktüğü kısımdaki çerçeveleri özellikle sordu. Bu soru gelince, bende fark ettim: Evin her yerinde asılı bir sürü çerçevem ve aslında her birinin de güzel hikayeleri var. Bu yazıda, aslında bir tür koleksiyon da denilebilecek bu çerçevelerden bahsedeceğim.

Yazı içerisinde birbirinden farklı tam 19 tane çerçeve yer alıyor. Her biriyle ilgili açıklamayı ise resim yazısı olarak ekledim. Mobil cihazınızdan girdiğinizde bu açıklamalar hemen görselin altında yer alacak.

ce01

Bin parçalık bir puzzle bu. Merve evlenmeden önce yapmış. Eve astığımız ilk çerçevelerden birisi. Departure of the Winged Ship isimli tablonun çizeri ise Vladimir Kush isimli Rus sürrealist ressam.

ce02

Bu evdeki en siyah çerçeve ve çalışma. Bu çalışmayı 2018 yılı Mart ayında yapmıştım. İsmi “Ay’ın Üzerinde Yaşamak“. Kendi ürettiğim ilk çerçevelerden biri olması bunu benim içim ayrıca çok değerli kılıyor.

Okumaya devam et

Dünya Haritası Altındaki O Çocuk

12 Yıllık Dünya Haritam

O çocuk benim. Rüyalarımın epeyce karmaşıklaştığı bir dönemdeyim yine. Bir gece kolumdan tutup bir yerlere götürüyorlar beni. Neymiş efendim, ben cin avcısıymışım. Bir çocuğun yanına gidiyorum. Çocuğun kafasını bir aynaya doğru tutup ne olduğunu halen bilmediğim birkaç sözcük fısıldıyorum, çocuğun gözleri ateş gibi parlıyor. Tamam işte, diyorum. İçinde cin var bu çocuğun. Lan sonra bu çocuk beni kovalamaya başlıyor. Ben nasıl kaçıyorum anlatamam. Hayatımda bu kadar hızlı koştuğumu hatırlamıyorum rüyamda. Rüyamda bu şekilde düşünüyorum, hesap edin garipliği. Daha sonra geçmişten birine sığınıyorum. Ellerimi tutuyor, ben istemiyorum ellerimi tutmasını ama o ısrar ediyor, ellerimi tutuyor. Daha sonra bana “Bende aynı rüyayı görüyorum Mesut. İnanmıyorsan sor bana uyanınca.” diyor. Yani rüyamda biri bana rüya gördüğümü söylüyor.

Sonra uyandım rüyadan. Tepemde duran Dünya haritasına gözüm çarptı. Avustralya‘ya takıldım. Malum en altta sağ tarafta ya ondan herhalde. İnsan böyle bir rüyadan uyanınca muhtemelen biraz da izlediği filmlerin etkisiyle, “Lan gerçek olabilir mi? Acaba söylesem mi?” diyor. Ama diğer yandan bunun ucuz bir iş atma numarası olduğu da çok açık değil mi? İşte bu ikilem içerisinde ne elim telefona gidebildi ne de yastığa koyabildim başımı. Öylece uykusuz kaldım. Kitap falan okudum. Sabaha karşı biraz uyuyabildim.

Bu aralar evde olmanın verdiği bir rahatlık var üzerimde. Daha doğrusu vardı. Bu durum şu an tamamen bir huzursuzluğa dönüşmüş durumda. Nasıl olur, nasıl üstesinden gelirim bilmiyorum. Sırtımda bir ağrı başladı üstelik. Bu ağrılar da yoruyor beni.

Bu sabah sevgili okur, uzun süredir mesaj atmadığım bir arkadaşıma mesaj atarak güne başladım. Cevap geldi çok mutlu oldum. Bir süre mesajlaştık. Aslında daha böyle pek çok mesaj atmaya çekindiğim arkadaşım var. Ama onlara ne zaman ulaşırım hiç bilmiyorum. Bazılarını ben kırmış olabilirim. Bazılarının da beni kırdığını hiç unutamıyorum.

Benim odadaki Dünya haritasından bahsedeyim biraz daha. Madem yazının başlığına da yazdım. Atlas Dergisi‘nin meşhur üç parçalı haritası bu. Sonradan yenilenmiş pek çok versiyonunu verdiler. Ama bendeki 2000 yılında verilen ilk versiyonu. Tam üç ay sabırla beklemiştim. Son sayısında da İskender Iğdır vardı, AKUTçu ve dağcı. Onun ölüm haberiyle verdiler son parçasını. Ağrı Dağı’dan düşüp ölmüştü. Ondan mıdır bilmiyorum,  12 senedir bu haritaya ne zaman baksam aklıma hep Atlas Dergisi’ndeki o başlık gelir: Bir Dağın Ağrısı: İskender Iğdır.

Bu harita bakıyorum. Gitmek istediğim yerleri inceliyorum. Issız olabilecek adalar keşfetmeye çalışıyorum. 12 yıldır ücra, kıyıda köşede unutulmuş adaları arıyorum. Belki bir gece rüyamda görürüm bir tanesini. O zaman arar bulurum işte hiç üşenmeden. Bulunca da kimseye söylemem. Google Earth‘ten açar bakarım, yerleşim var mı diye.

Neyse, şimdi bekliyorum. Bakalım rüyamda gördüğüm üzere o da beni arayacak mı “bende seni rüyamda gördüm” diye. Lan olurda ararsa, işte o zaman Inception gerçek olacak, bak buraya yazıyorum.