Tag Archives: Balrog

Yılın Son Projesi: Moria

Ferit olmasa bu proje olmazdı. Aylar önce Caner bana Ferit’in onun için yaptığı çalışmayı gösterince dibim düştü. Üstelik Caner, elinde ne tuttuğunun farkında bile değildi. Hemen Ferit’e telefon edip epey bir sitem ettikten sonra, ilk bir araya geldiğimizde bu proje üzerinde konuşmak için sözleştik.

Geçen haftalarda Konya‘ya gittiğimde de bir an olsun Ferit’le ayrılmayıp bu projeyi nasıl yaptığını konuştuk. Daha doğrusu ben sorularıma kendisini epey darladım. O da sıkılmadan cevap verdi sağ olsun.

moria01

Tabakaların kesilmemiş hali

moria02

Kesme işlemi sonrası her bir tabaka bu şekilde oluyor

Proje şuydu: İKEA‘nın 23 cm’lik kendinden paspartulu Ribba çerçevesinin içerisinde farklı dört tabakadan kesilmiş bir Moria Madenleri sahnesi. Yüzüklerin Efendisi serisinde Yüzük Kardeşliği’ndeki meşhur sahnelerden bir tanesidir. “You Shall Not Pass” diye bağıran Galdalf‘ın Balrog‘la giriştiği mücadelenin güzel bir tasvirini tabakalara işledikten sonra, bunların aralarında boşluk bırakıp ışıklandırarak üç boyut etkisi yaratacaktık. Bu projeyi ben Ferit’ten görmüştüm. O da internette görmüş. Dolayısıyla orijinal çalışmayı hiç görmedim, ben kendi yorumumu katarak yaptım.

 

moria03

Kesilmiş tabakaların aralarına karton şeritler koyuyoruz

 

moria04

Tabakaları yerleştirdikten sonra paspartu kasnağını en arkaya koyuyoruz

Alper‘e sağ olsun İKEA’dan çerçevevi aldırdıktan sonra, Ferit’in çalışmasını şablon olarak kullanıp Photoshop‘ta en önden en arkaya dizilecek şekilde dört tabaka oluşturdum. Daha sonra bunlardaki kesilip çıkartılacak kısımları invert uygulayarak belirledim. Her bir tabakayı ayrı ayrı bastırdıktan sonra işin en zor kısmı başladı: Kesim.

moria06

Kasnağı ana çerçeveye silikonla tutturuyoruz

Kesme işlemi için kesinlikle makas kullanmadan, bisturi ve falçata kullanarak yaklaşık dört saatte tüm tabakaları kestim. En ufak bir hata yaptığım anda tabaka çöp olacağından durup dinlenerek kestim her birini.

Kesme işi bitince her bir tabakayı çerçeve içerisinde oturttum. Paspartu için koydukları iç çerçeveyi ve kasnağını çıkardım. En öndeki tabakadan başlayarak ve aralara şeritler halinde kartonlar koyarak sırasıyla 2 mm, 3 mm, 4 mm ve 4 mm olacak şekilde toplam beş tabakayı bir birine yapıştırdım. En arkada ise kesilmemiş boş ve düz bir tabaka yerleştirdim. Bu son tabaka ışığı dağıtacak olan tabaka.

moria05

Led’leri bu şekilde konumlandırdım

moria07

Kapatmadan önce ledlerin çalıştığını kontrol ediyoruz

İşin bir diğer zor kısmı ise arka plan ışığının, tam olarak hangi noktalardan aydınlatacağını belirlemek. En arkaya gelecek olan duralit parçanın üzerinde göz kararı olarak ışık merkezlerini belirledim. Buralara Moria’daki cehennem havasını vermesi için sarı ve kırmızı ledleri yerleştirdim. Özellikle ledlerin lehim işleri epey zordur. Hatasız çalışmak gerekiyor. Yoksa o parçayı çöpe atıyorsunuz. Çok şükür tek bir parçayı bile ziyan etmeden bu kısmı da hallettim.

moria08

İş bittiğinde tüm kablolar işte bu açıklıktan dışarı çıkacak

Daha sonra ledleri deneyip arka kapağı kapattım. En başta söktüğüm paspartu kasnağı da ledler ile en arka tabaka arasındaki boşluğu oluşturmak için kullandım. Bu kasnak ile çerçeveyi silikon yardımıyla tutturdum. Sonuç, gayet tatmin edici oldu 🙂

moria00

Yılın son projesi işte bu oldu. 2019 yılına ait güzel bir hatıra olarak umarım yıllar boyunca bizimle olacak. Ferit’e çok teşekkür ederim. En başından beri verdiği destekten ötürü. Alper’e ise çerçeve için teşekkür ederim. Umarım 2020 yılı, bu tip işlerle dolu dolu geçer, verimli ve keyifli bir yıl olur.

Yüzüklerin Efendisi “Fly You Fools” Polemiği

Bir süre önce Ece‘nin şu paylaşımıyla haberim oldu bu durumdan. Daha sonra söz konusu linkin Türkçe’ye çevrilmiş halini de buldum. Öncelikle olayın ne olduğundan kısaca bahsedeceğim.

Yüzüklerin Efendisi serisinin ilk filminde (ve kitabında) Frodo yüzüğü Hüküm Dağı‘na attıktan sonra orada mahsur kalıyor. Tam tüm umutlar bitti derken Gandalf kartallarla çıkageliyor ve hobbitleri kurtarıyor. Bu noktada insanın aklına şu geliyor, ulan madem kartlallar böylesine güçlü, neden en başta Hüküm Dağı’na uçarak gelmediler de karadan savaşa savaşa gelmeyi tercih ettiler? Hatta bununla ilgili olarak şu animasyon bile yapıldı ki çoğu insan How Lord Of The Rings Should Have Ended (Yüzüklerin Efendisi nasıl bitmeliydi?) isimli animasyonu izledikten sonra uyandı bu fikre. Tüm animasyon bu fikir üzerine kuruluydu.

Daha sonra bu konu hep LOTR fanları arasında bir tartışma konusu oldu. Nasıl, nasıl Gandalf bunu en başta düşünemedi, diye. Daha sonra, bir eleman çıktı ortaya, iyi bir fan, ve aslında Gandalf’ın da planının bu olduğunu ve bunun da filme ve kitaplara yansıdığını ifade etti. Gandalf, Saruman‘dan yardım istemeye gittiğinde onun taraf değiştirdiğini görmüş ancak Saruman tarafından esir edilmekten kurtulalamıştır. Esaretten de kartallar sayesinde kurtulunca aklında bir ışık yanmıştır. Yüzüğün yok edilmesi kararı çıkan Ayrık Vadi‘deki konsey toplantısında dahi Gandalf’ın aklında bu plan vardır. Zira Frodo’ya Sıçrayan Midilli Hanı’nda buluşmak üzere söz vermiş, ancak Saruman’a esir düştüğü için gidememiştir. Kaçtıktan sonra doğruca kartalların yanına gitmiş ve bu planı yapmıştır. Konseyde Frodo armut gibi “ben giderim Hüküm Dağı’na” deyince Gandalf hemen sıçrayarak kalkmış ve Frodo’ya eşlik edeceğini söyleyen ilk kişi olmuştur. Sonradan sayı 9’a çıksa da, yeteri kadar kartal vardır ve herkes gelebilir diye Gandalf ses etmemiştir. Bu noktada, Gandalf’ın planı çok gizlidir ve ekibi Saruman farketmeden kartallarla buluşmak üzere yola çıkarır. Ama şu karga casuslar işleri mahveder. Saruman eğer Gandalf’ın kartallara gittiğini anlarsa işler berbat olacaktır. Velhasıl, yine bizim izmarit Frodo’nun tercihi ile Moria Madenleri‘ne girerler. İşte buradaki hikaye de malum. Balrog karşılarına çıkar ve Gandalf savaşmak zorunda kalır. Heh işte, tüm bu çıkarımları yapmamızı sağlayan cümle de bu savaşın sonunda Gandalf düşerken gelir: “FLY YOU FOOLS!” Yani elemanın iddiasına göre Gandalf artık vakti kalmadığını görünce Yüzük Kardeşliğine planının özetini haykırır: “Uçsanıza sizi aptallar!

Biz yıllarca Türkçe dublaj ve altyazılarda, yalan yok, bu kısmı hep “Kaçsanıza aptallar” olarak duyduk ve okuduk. Kitabın Metis Yayınları’ndan çıkan çevirisinde de aynı şekilde, “Kaçsanıza aptallar” yazıyor. Kitabın orijinal dilinde ise “Fly, you fools” şeklinde geçiyor. Orijinal dvd’de Türkçe dublajında “Kaçsanıza” ve orijinal dilinde “Fly you fools” diyor. Şimdi burada bir durmak ve ifadeyi irdelemek lazım.

flyufools2

flyufools1
İlk bakışta insana çok mantıklı geliyor değil mi, Gandalf düpedüz “Uçun sizi aptallar” demiş. “FLY” demiş. Ancak burada “fly” sözcüğünün uçmaktan başka bir anlamı daha var, o da kaçmak. İngilizce’de “Fight or Flight” diye bir deyim var. Anlamı savaş ya da kaç. Buradaki “flight” sözcüğü tek başına uçuş, uçmak, kaçış, firar anlamına geliyor ki Türkçe’de de aynı şekildedir. Adamlar uçtu gitti elimizden, deriz m esela. Flight sözcüğü köken olarak tabiki fly fiilinden türemiştir. Dolayısı ile fly sözcüğünün “fly you fools” cümlesindeki anlamı “kaçın sizi aptallar” ifadesinden başka bir şey olamaz. Ki zaten bu kitabı çeviren çevirmenler de bizden milyon kere daha dikkatliler bu konuda, yanlış çevirmeleri gibi bir ihtimal, hele ki böyle bir eseri, pek olası değil. flyufools3

Dolayısı ile yine başa dönüyoruz ve evet, Gandalf’ın aklına böyle bir plan gelmemiş diyoruz. Kartallarla işin en başında Hüküm Dağı’na gitme fikrini hiç akıl edememişler.

Bu yazının ortaya çıkmasında doğrudan en büyük emek Savaşalp‘indir. Ayrıca dolaylı olarak Duran‘a ve Ece’ye de teşekkür ederim.

Her şeyi bir kenara bırakıp özetle diyebiliriz ki Yüzüklerin Efendisi Serisi, Dünya’nın en iyi kurgusuna sahiptir ve çekilmiş en iyi filmlerdir.