Tag Archives: BAUM

iTHenticate & Turnitin Semineri

41186525Cuma günü Bilim Etiği dersi kapsamında bu seminere gittik sevgili okur. Dünya’da en yaygın olarak kullanılan intihal önleme yazılımları iTHenticate ve Turnitin‘in Türkiye dağıtıcılığını yapan şirketten bir temsilci bize her iki programı da anlatıp, uygulamalarını yaptı. Bu yazımda da sizlerle aldığım notları paylaşacağım.

28739276Öncelikle bu iki program da web arayüzlü programlar. Kullanıcı adı ve şifresini de öyle her isteyene vermiyorlar. Programı okulunuz ya da üniversiteniz satın alıyor. Bir tane sistem yöneticisi oluyor. Şifreleri ve hesapları da bu kişi açıyor. Mesela Anadolu Üniversitesi‘nde bu işi BAUM‘da görevli bir kadın yapıyor. Ha, programı kullanabilmek için “akademisyen” olma şartı var. Yani en aşağı Öğretim Görevlisi olabilirsiniz. Mesela Araştırma Görevlisi iseniz kullanamıyorsunuz. Profesör, Doçent ve Yardımcı Doçentler sıkıntısız kullanabiliyorlar ama.

Sunuş, Plagiarism (Bilgi Hırsızlığı) konulu karikatürler ile başladı. Burada üç önemli sanatçının karikatürlerini gösterdiler. Bunlar; Marcin Bondarowicz, Hicabi Demirci ve Ares isimli sanatçıların eserleri idi. Merak edenler aşağıda görebilirler. (Sırasıyla Marcin, Hicabi ve Ares’in eserleri)

Programlardan ilki olan iTHenticate doğrudan akademisyenlerin hizmetine sunulmuş. Turnitin isimli diğer yazılım ise okullarda verilen ödevlerin özgünlüğünü kontrol etmek için kullanılmaya uygun bir yazılım. Her iki yazılımın da devasa veri tabanları bulunuyor ve çok hızlı bir şekilde sonuç verebiliyorlar. Dediğim gibi web tabanlı oldukları için kurulumla uğraşmıyorsunuz ve herhangi bir ağdan bağlanabiliyorsunuz bu yazılımlara.

iTHenticate, sözcük gruplarında kalıpları tarama, eklenmiş sözcükleri ve cümleleri saptayabilme özelliğine sahip. Üstelik bunu tam 15 farklı dilde, Türkçe dahil, yapabiliyor. Programda farklı tarama metodları var: similarity method, content tracking, summary report, largest matches.

Programın internet veritabanında 20 milyar sayfalık bir arişivi var ve hergün 10 milyon sayfa ekleniyormuş. Burada geriye doğru 8 senelik bir tarama yapılabiliyor. Ayrıca şu adreste görülen yayınların da hepsini tarayabiliyor.

Programı çalıştırmak için bilgisayarınızdan dosyayı arayüze yüklüyorsunuz. Dosya formatı olarak doc, docx, word xml, txt, pdf, html ve rtf kabul edebiliyor. Boyut sınırı 20 MB. Ayrıca bir de kopyala/yapıştır bölmesi var. Birkaç paragraf kontrol edecekler için tüm belgeyi yüklemeye gerek kalmıyor. Dosyadaki tüm metin dosyaları taranabiliyor. Ancak görselleri pas geçiyor yazılım, kontrol penceresinde görüntülemiyor. (Turnitin, görselleri gösterebiliyor.)

Programın şu an için çeviri intihallerine bir çözümü yok. Ancak Amerika’da bununla ilgili olarak Beta sürümleri deneniyormuş.

iTHenticate ve Turnitin yazılımları dünyada 110’dan fazla ülkede, 10000 enstitüde, 20 milyondan fazla öğrenci ve 1 milyondan fazla hoca tarafından kullanılıyormuş.

Turnitin yazılımı, online bir sınıf sistemi şeklinde. Öğretmenler bir sınıf oluşturuyor. Öğrenciler bu sınıfa girip ödevlerini yüklüyorlar. Öğretmenler de öğrenci bu ödevi ne yapmış, nerden nasıl yazmış görebiliyor. Yazılım içerisinde üç araç var: GradeMark, PeerMark, OrginalityCheck. Yazılımla öğrenciniz ona kaç puan verdiğinizi, ödevine yapacağınız uyarıları vs görebiliyor. Buraya yüklenen ödevler progamın veritabanına kaydediliyor. Böylece aynı ödevi seneye bir başka öğrenci vermeye kalktığında anında ortaya çıkıyor yaptığı şey. (iTHenticate ise herhangi bir veri kaydetmiyor içerisine. Böylece çok gizli bilimsel çalışmaların herhangi bir şekilde ortaya çıkması engelleniyor.)

Turnitin yazılımına bir ödev yüklediğinizde bu ödeve benzer başka bir ödev bulunca program bu benzer olan ödevi size açmıyor. Bu ödeve ulaşabilmek için, o ödevi yükleyen öğretmene ulaşmanız gerekiyor. Bu yazılımı Türkiye’de az sayıda özel okul kullanıyor. Buralarda arak yapma yüzdesi düşmüş, programın caydırıcılığı sayesinde.

Her iki program da, özellikle bilimsel dergi hakemleri için, araştırmacılar için çok ideal. En çok intihal tezlerde yapıldığı için firma çok yakın zamanda üniversiteler ile iletişime geçip tüm çıkmış tezleri de veritabanına geçirecekmiş.

Sunumcu şunun altını her defasında çizdi: Bu program bir suçlu bulma programı değildir. Sadece benzerlikleri yakalamaktadır. Dolayısı ile eğer bir alıntı yapmış ve kaynak göstermeyi unutmuşsak, bu program sayesinde bunu düzeltebiliriz.

Yazılımlar hakkında daha detaylı bilgiye aşağıdaki sitelerden ulaşabilirsiniz:

iTHenticate: http://www.ithenticate.com/

Turnitin: http://turnitin.com/en_us/home

Geleneksel Anadolu Üniversitesi Ders Seçme Rezaleti

AutoCAD dersi için 10 kişilik kontenjan açılınca sevgili okur, saat sabah 7’den itibaren full kadro bilgisayar başına geçtik. Alper‘le sürekli olarak mesajla ve msnden yazıştık. Ancak saat yaklaştıkça sistemdeki garipliklerde başladı.

Ders Seçmeye Giriş

Önce ben seçim sayfasına girmeyi bırakın göremedim bile. O esnada online olan heemen herkes benimle aynı durumdaymış meğer. Daha sonra kim önce denk gelirse diye Alper’le birbirimize şifrelerimizi verdik. Bir süre sonra Alper’de koptu tamamen sistemden.

Saat 9 olduğunda sistem artık çökmüştü. Ancak o ara ben nasıl yaptığımı söylemiyorum bir şekilde derslerin kontenjanlarının göründüğü sayfaya ulaşıp AutoCAD dersi için bir önceki gün 6 tane kalan kontenjanın 2 tane kaldığını gördüm. Kayıt yaptırmayı başarabilenlerden birisi olan Oğuz‘a ulaşıp hemen benim için bahsettiğim seçmeliyi seçmesini söyledim. Oğuz hemen seçti. Bu yaklaşık 10 saniye falan sürdü. O esnada Alper’den şifresini isteyip benimki biter bitmez Alper’e de seçmesini istedim ancak en fazla 5 saniyelik bir farkla kontenjan doldu.

Şimdi işin garibi o saatte halen sisteme giriş yapılamıyordu. Oğuz’un şansına artık nereden nasıl girdi bilmiyoruz. Ama herife borçlandım 🙂 Neyse benim saat 10:50 de dişçide randevum olduğu için saat 10:15’te evden ayrıldım ve tüm yetkilerimi Alper’e devrettim. Yani Alper’le saat 7’den 10’a  kadar sürekli sistem başındaydık ancak lanet sistem açılmadı. Hesaba vurursak o üç saatte mesela 4 bölüm Supernatural ya da 8 bölüm How I Met Your Mother (ki son bölümü cidden çok iyiydi) izleyebilirmişiz. Kaybımız büyük anlayacağınız. Sonra bir ara Alper kendi hesabından girince karşısına bambaşka birisinin ders seçim sayfası gelmiş. Benim kullanıcı adım gerçersiz kılındı hatta bir süre.

Ve sistem saat 11 sularında açılmış olmalı ki Alper’den saat 11.30’da mesaj geldi benim yerime de seçim yapmış sağolsun. Ben o esnada dişimi çektirmiş arabaya binmek üzereydim.

Bu okulda bu sene eğer bir aksilik olmazsa bu son ders seçimim oldu. Yani her sene ikişerden 8 defa ders seçtik. Birinci sınıfın ilk ders seçimini okula gidip yapmıştım. Galiba 2. sınıfın 2. dönemi de öyle olmuştu. Bir de 3. sınıfın 1. dönemini yaz okulundayken staj yerimden seçmiştim. Bu saydığım tüm seçimlerin hepsinde (toplam 8 ders seçimi) sistem kitlendi. Server çöktü. Hata ekranı gördük. Yani artık bu rezalet geleneksel hale geldi. Oğuz’a mucizevi bir biçimde ulaşamasaydım AutoCAD’i alamıyordum. Alper bu yüzden birkaç saniye farkla alamadı. Sadece biz değil, o an msn’de olan herkes bu duruma sövdü saydı. Alper öfkesinden duramadı tuttu okulun bu işlere bakan kısmı olan BAUM‘u aradı. Ancak tam 5 defa sağa sola yönlendirildikten sonra olayla tamamen alakasız bir çalışan tarafından tekrar bir numarayı araması söylenip telefon kapatılmış.

Bu eksiklik, bu yetersizlik neden görülmüyor? Böyle ciddi bir sorun var ortada ve her sene bu yaşanmaya devam ediliyor. Anadolu Üniversitesi BAUM, seni daha önce de şu yazımda uyarmıştım. Mail atmıştım ancak kaale alıp bana cevap vermemiştin. Neden böyle yapıyorsun?

Şimdi gelelim neleri seçtim ne yaptım ne ettim kısmına. Bu sene 8 tane ders yani toplamda 37.5 kredi aldım. Bunların bir tanesi bitirme tezi. Ders programı da dolayısıyla maşallah gene dopdolu sevgili okur. Pazartesi ve çarşamba günü öğlen başlıyor dersler. Diğer günler sabah 9’da ders başı yapıyorum. Perşembe ve cuma günleri de akşam 6’da bitiyor dersler. Diğer günler de akşam 5’te bitiyor. İki tane mesleki seçmeli aldım. Bunların birisi AutoCAD diğeri de Suların Yeniden Kullanımı diye bir ders ki u ikinci dediğimi Filiz Hoca veriyormuş. Temel İşlemler II var bu dönem. Ayrıca 3 tanede zorunlu ders ki onlar da Tehlikeli Atık Yönetimi, Atıksu Arıtım Projesi ve Çevre Yönetimi dersleri. Ayrıca bir de bu dönem nihayet Diferansiyel Denklemler isimli dersi ilk defa alıyorum. Maşallah bana!

Hayırlı uğurlu olması dileğiyle sevgili okur.

mm.anadolu.edu.tr Hacklendi! BAUM İstifa :)

Tıklayın kocaman olsun!

Az önce ders programları açıklanmış mı diye bizim fakültenin sitesine bakmaya girince gördüm lan 🙂 Ufuq51 nickli bir hacker mı desem lamer mı desem, birisi tutmuş bizim fakültenin sitesini hacklemiş. Adamın bloguna girdim. Adam, Anadolu Üniversitesi uyarıldı diye başlık açmış. Altına da eylemine dair zone kayıtlarını koymuş 🙂 Bu arada sosyal mesaj da vermiş: ” Reco’nun selamı var… Açıklarınızı kapatın…” diye.

Zaten bizim fakültenin sitesinin normal ftp üzerinde değil de mmf2 diye çakma bir klasör üzerinde bulunması bir süredir benim aklımı kurcalıyordu falan. Demek ki üniversitenin açık bulabildiği tek sayfası da bizim fakültenin ki olunca herif patlatmış.

Şimdi bu eyleminden dolayı ufuq51’i tebrik etmeyeceğim ama böyle ciddi bir olayı gündeme getirdiği için kendisini tebrik edebilirim. Zaten bir süredir Anadolu Üniversitesi’nin tüm bu server, internet altyapı vs işlerine bakan BAUM‘unu eleştirip duruyorum. Bu adamlara da defalarca mail atmama rağmen tenezzül edip geri bile dönmediler. Kayıt haftasında kayıt sistemi çöken bir üniversite olabilir mi lan?

Buradan çıkardığım sonuç şu ki eğer birisi uğraşıp fakültenin sayfasını hackleyebiliyorsa bir takım belirli amaçlara sahip kişiler de uğraşıp üniversitenin önemli birimlerinin sayfalarını hackleyebilir. Dahası buralara belki de bir takım kişilerin, örgütlerin vs propagandalarını koyabilirler. Bir üniversite için bunun ne kadar tehlikeli ve çirkin bir durum olduğunu düşünebiliyor musunuz? Üstelik bu üniversitenin 1.5 milyon öğrencisi var sayfası hergün binlerce kişi tarafından tıklanıyor. Bu konuya elbette üniversitemiz bir açıklama yapacaktır ancak rektörümüzden isteğimiz artık şu BAUM’un çalışmalarına bir ayar verilmesi, veriminin arttırılması yönündedir. Her kayıt haftasında çektiğimiz şey tam rezilliktir, ders seçimi yapmak artık ızdırap halini alıyor. Buna bir çare bulunsun lütfen.

Muhtemelen düzeltilecektir ama şanslıysanız kendi gözlerinizle görebilirsiniz.

http://www.mm.anadolu.edu.tr

Kayıt Haftası Muhabbetleri!

Bu hafta, bizim okulda kayıt haftası. Bu sene okul güzel bir olay düşünmüş. Şöyle ki üst sınıflarda okuyan ve kayıt haftası tarihlerinde Eskişehir de olan bazı öğrencileri, kayıt için yeni gelenlere yardım etmek üzere okula çağırdı. Ben de gittim yarım gün kadar durdum kayıt masasının yanındaki bir kısımda.

İnsanlar kayıt olmak için genellikle aileleriyle gelmişlerdi. Bir kişi için beş kişi gelen de vardı 🙂 Kayıt saati başlayınca içeriye kayıt olacak öğrencilerden çok veliler hücum etti. İnsanların heyecanını anlayabiliyorum açıkçası. Orada tanıştığım ve ikiz kızlarından birisi bizim bölümü yani çevre mühendisliğini birisi de İzmir de kimya mühendisliğini kazanmış bir baba, öğle arası tatiline girince kayıt masaları kapandı diye kıyameti kopardı. Biraz konuşunca adama şu cümlesinden dolayı hak verdim: “Bir buçuk saat bekle diyorlar, yav ben 17 senedir bekliyorum be!”

Üstüne bir de okulumuzun “aşırı verimli ve aşırı özverili (!)” çalışan BAUM‘unun kontrol ettiği öğrenci kayıt sistemi çökünce velilerden bazıları ciddi anlamda tepki gösterdi. Benim gördüğüm, BAUM, okulumuzu rezil etti velilere karşı.

Her türden, her kesimden insan gördüm kayıt günü. Sudanlıların giydiği o beyaz entarilerden giyen siyahi bir baba kızını kaydettirmeye getirmişti, memleketimizden türlü türlü insanlar vardı 🙂 Şansımdan mıdır nedir, konuştuğum tüm insanlar cidden beyefendi ve tamamen sevecen insanlardı. Karşılıklı olarak iyi anlaşabildim lan insanlarla. Şunu gördüm ki özellikle barınma ihtiyacı sorununa yönelik sorular geldi. Bu kayıt gününü aslında okul insanların bu tip ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde düzenleyebilirdi. Yani bu apart vs. lere ait birer temsil olabilirdi; bunlara birer stand kiralanabilirdi. Biz elimizden geldiğince yardım ettik insanlara.Kayıt olan çocuklar kıymetimi bilsinler, ailelerinin hepsine Bağlar civarından apart ya da yurt bulmasını tavsiye ettim. Diğer yerleri kötüledim len 🙂

Geçen sene bizim okulun Yabancı Diller Yüksekokulu tam bir katliam yapmış! Binlerce kişilik yüksekokuldan 300 kişi mi geçebilmiş hazırlığı, öyle konuşuluyordu. Bu da her nasılsa yeni gelenlerin kulağına ulaşmış. Bana gelip “hazırlık zor mu?”, “atlayabilir miyim? atlasam ne olur? atlamasam ne olur?” diye soran onlarca insan oldu. Ben de istisnasız herkese hazırlık okumasını tavsiye ettim. Okuyun abi, bir sene kafanız rahat olsun. Hazırlık sınavı 15 Eylül’de saat 10’da yapılacakmış. (11 de olabilir.) Bir de her sene Mühendislik Mimarlık öğrencileri hazırlık sınavına Yabancı Diller binasında girerdi; bu sene herkes kendi bölümünde girecekmiş. Acayip?

Musa Hoca sağolsun uğradı masamıza. Beş on dakika kadar konuştu bizimle. Benden ders aldın mı sen, diye sordu. Diferansiyel alıcam, dedim. Kes o sakalı, dedi. Peki hocam, dedim.

Bu arada her zaman ki gibi Malzemeciler yine epey broşür kağıt bastırmışlardı. Reklam olayına girmişlerdi hatta bir tanesini çok beğendim, “Titanik niye battı?” diye. Erdem Hoca‘mın  “Zaten kazanıp geldiler bu saatten sonra neyi tanıtıcaklar?” fikrine hak vermemek elde değildi doğrusu 🙂 Dekan yardımcımız da benzer bir şey diyince hak verdim artık. Ama yine de bir şekilde, bölümümüzün de bir broşürünü temin edip en azından kazanıp gelenleri neler bekliyor öğrensinler gibilerinden kayıt yardım masasına koydum. (Yalnız dikkat ettim de bu ne kadar uzun bir cümle olmuş böyle?) Aşağıya da tarayıp koyuyorum, özellikle okuyacak olanların bakmasında bir fayda var. Anadolu Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü‘nü kazananların her hangi birisinin bu yazıya rastlaması hoş olur doğrusu. Nasıl bir bölümde okuyacağını merak ediyorsa geriye doğru tarayarak bu blogu anlayacaktır.

Herkese yeni okulu ve yeni bölümü hayırlı olsun.

Tıklayınca yürüyor!

İsyan Halindeyim

Bu aralar nelere isyan ettiğimi not almıştım. Onları da paylaşayım dedim, belki aynı şeylere isyan edenler vardır da yalnız olmadığımı anlarım lan.

Wordpress

1. Okuldaki erişim yasağı: Koskoca Anadolu Üniversitesi‘nin sağladığı kablosuz internet hizmetini ya da okuldaki laboratuvarları kullanarak internete girdiğinizde bir dolu siteye giremiyorsunuz. Tamam, porno siteleri, rapidshare, hotfile gibi paylaşım sitelerini anlarım, torrenti de kapatmışsınız onu da anlarımda WordPress‘i neden ve hangi mantıkla kapatırsınınız ya? Youtube açıktı bir süre önce, şimdi o da kapalı. Üniversite öğrencisini neden kısıtlarsınız anlamadım ben. Gerçekten şu yazıya bizim okulun BAUM‘unda çalışan bir yetkili lütfen denk gelirse yorum yazsın neden WordPress.com’u ve bunun altındaki tüm blogları neden erişim yasağına dahil ettiklerine dair. Teşekkür ederim.

2. Eğitimde yapıcı olmak: Bizdeki eğitim sistemi neden cezalandırmaya dayalı bir sistem? Yani neden 4 defa yanlış yapan birisinin 1 doğrusunu silerek ceza veriliyor? Yani bu düşene bir tekme de biz atalım zihniyetinin mantığı nedir? Hayat gerçekten bu kadar acımasız mı lan? Bu şekilde hayata hazırlandığımıza göre böyle bir hayatı yaşamak istemiyorum dersem ne olacak? Pek birşey değişmeyecek elbette. Sistem yapıcı olsa mesela 4 doğru, 1 yanlışı telafi ettirebilirdi mesela. Ama hayır. Hata yapma lüksümüz malesef yok. Hata yapmaktan korkar bir şekilde yetişiyoruz. Yazık değil mi bize?

3. Otobüsçülerin anlamsız molaları: Baştan söyleyeyim, yaptıkları işe gerçekten saygı duyuyorum. Ancak zaten yaz okulu zamanı ve dolayısıyla talebe yok diye 10 dakikada bir geçmesi gereken otobüsler 20 – 25 dakika bir geçip geç kalmamıza sebep oluyor, bari güzergah üzerinde olmadık yerler de durma be abi! Bugün otobüse bindim. Zaten geç kalmışım, şoför gitti bir süre sonra çekti bir yere koşa koşa markete gitti. 5 dakika şoförü bekledik! Sonra artık ne aldı, ne yaptı bilmiyorum, geldi de devam edebildik yolumuza. Zaten normalden geç geliyorsunuz, o aralarda halletseniz işinizi olmaz mı acaba? Ve acaba diğer büyükşehirlerde de bu durum var mıdır ya? Mesela İstanbul’da falan bir otobüs şoförü bu kadar keyfi hareket edebiliyor mu?

4. Sigara paketlerindeki anlamsız görseller: Şimdiye kadar gördüğüm hiçbiri bende sigarayı bıraktırıcı bir etki yaratmadı ki ben içmeyen ve gerçekten sigaradan da rahatsız olan birisiyim. Sigarayı severek içenleri bu görsellerin etkileyeceğini nasıl düşünebilirler 🙂 Bir de çok komikler, yatakta sırt sırta iki çift, boş bebek arabası, ölü adam, oksijene bağlı genç. Alakasız hepsi. Biraz daha ürkütücü, daha korkunç olmalı eğer caydırıcılık isteniyorsa.

Hiç caydırıcı değil

Caydırıcılık budur!

Chaos Fest V’e Son Hazırlıklar

Chaos Fest V Bileti

Sevgili okurum söz verdiğim gibi yapabildiğim tüm promosyonu yaptım. Ve bugün gidip tam 7 tane bilet aldım. 87,5 lira verdim hepsine. Murat abi duy bunları 🙂 Ayrıca henüz geleceği kesin olmayan 2 tane de arkadaşım var. Onlarla birlikte 9 bilet eder. Normalde olsa sadece Volkan’la ben gidecektik. Ama bu sefer sayıdan da anladığın üzere epey kalabalık olacak. Haa, şunu hemen itiraf edeyim, bu gelen arkadaşlarımın hepsi Sabhankra için geliyor 🙂 Tadının damağımızda kalması dileğiyle.

Bugün Fen Fakültesi‘ne gittim. Sor bakalım nasıl gittim? Dönemin ilk dersini kırdım 🙂 “Enerji Üretiminden Kaynaklı Çevre Sorunları” dersine girmedik.Yeri gelmişken pek bir hevesle aldığım Hava Kirliliği Laboratuvarı dersini bıraktık yav. Onun yerine Bilişim Teknolojileri dersini aldık. Ayrıca Yeşil Mühendislik dersini de bırakmaya karar verdik. İyi yaptık, artık perşembe öğleden sonramız boş 🙂 Bu arada ders seçme sisteminde çok ciddi bir hata olduğunu gördük. Kendi hesabımla girdiğimde karşıma bambaşka birinin hesabı çıktı. Aynı anda başka birinin de benim ders programıma baktığını gördüğümde deliye döndüm. Sistemdeki bir açıktan dolayı laboratuvardaki bilgisayarlar sanki tek bir giriş yapılmışçasına karşınıza bambaşka kişilerin ders seçme sayfalarını getiriyor. Yani eğer kötü niyetli iseniz bunlarda kolaylıkla değiştirmeler yapıp adamın hayatını karartabilirsiniz. Böyle aptalca bir hataya izin verdikleri için BAUM‘u tebrik ediyorum. Kendilerine attığım onlarca mailin tek bir tanesine bile cevap alamam zaten işlerini ne kadar ciddiye aldıklarını gösteriyor.

Neyse, fen fakültesinde uzun süredir görmediğim eski bir dostu da gördüm. Ama hiç beklediğim gibi olmadı. Ne yalan söyleyeyim zaman soğutmuş bizi birbirimizden. Üzüldüm. “Vakitler bunlar boşa harcanan, eski dostun seni unutmuş bile; sevemiyor eskisi gibi besbelli…”

Çarşıda biletleri aldıktan sonra Sercan’dan sipariş ettiğim 2. el Nokia 1200 telefon ve bir adet sıfır orjinal Nokia Travel Charger cihazını 30 TL gibi çok sevap bir fiyata aldım. Kardeşimsin Sercan. Volkan’ın gitardan da haber var. Bitmek üzereymiş. Yarın onu da gidip alacağız Volkan’la. Bakalım Taylan Abi nasıl bir işçilik yapmış göreceğiz. İçimden bir ses çok memnun kalacağız diyor. 70 liraya anlaşmıştık. Gitara yeniden bir sap yapacaktı.