Tag Archives: blog

Ekstrem Metalin Yeni Blogu: ZeroSixExtreme

06ext

Evet sevgili okur, Proofhead My Resort, yayın hayatına başladığı ilk günden beri blogları ve blog yazarlarını savunmuş, blog konseptinden vazgeçmemiş ve geçen yıllar içerisinde kendisine pek çok kardeş blog, dost sayfa edinmiştir. Türker’in Blogu, Aysun’un Örgü Blogu ve ne yazık ki yayın hayatına son veren onlarca blog, Proofhead My Resort üzerinde yer alan “DOST SAYFALAR” başlığı altında sizlere göz kırptılar.

İşte My Resort’ün artık yeni bir dost daha var: ZeroSixExtreme. Bu blog, aynı zamanda Carnophage grubunun vokali de olan ve camiada Goralı Zade olarak bilinen Oral Akyol‘a ait bir ekstrem müzik blogu. Oral Abi, metal müzik dinlemeye başladığı günden itibaren Ankara‘daki hemen hemen tüm metal müzik konserlerine, ülkemizde ve yurt dışında da hatrı sayılır konserlerin pek çoğuna katılmış olan bir müziksever ve müzisyen.

Yıllardır gittiği konserlerden arda kalan eğlenceli anıları ve death metal konusundaki engin bilgisini yeni açtığı zerosixextreme.wordpress.com adresindeki blogunda bizlerle paylaşacak. Blog henüz yeni açılmış olmasına rağmen iki tane çok kapsamlı inceleme ve Suicide ile yapılmış bir röportajı yayımladı bile.

Takip edilecekler listenize eklemenizde fayda var. Benden söylemesi.

zerosixextreme.wordpress.com

Reklamlar

Blogdaki Gecikmeler Hakkında

Yine gel, ol ne olursan, gel

Özellikle nisan ortasından itibaren farkedebileceğiniz üzere yazılarda bir seyrelme mevcut. Bunun pek çok kemik okuru üzdüğünü ve “acaba yazmayı bırakıyor mu?” sorularını beraberinde getirdiğini çok sık duyar oldum. Hayır, yazmayı bırakmıyorum sevgili okur. Ancak tahminimce bu seyrelme mayıs ayı sonuna kadar bu şekilde devam edecek.

Malum, Bilecik‘te çalışma hayatım devam ediyor. Ancak Eskişehir‘de de okul hayatım halen devam ediyor. Yüksek lisansla ilgili bir durumdan dolayı açıkçası epey kafam karışmış durumda. Dolayısı ile verimli olamıyorum. Bu sürecin mayıs sonu gibi tamamen bitmesini umuyorum. Yani bir şeyler yazamama sebebim hiç bir şey olmaması değil, bilakis bu ara çok yoğun olmamdır.

Ancak şöyle bir oturup neler oldu diye düşündüm geçen zamanda ve bloga eklenecek başlıklar olarak şu listeyi oluşturdum:

  1. Bolu Yedigöller‘de Piknik Macerası
  2. Üç Günlük Çileye İki Kelimelik Çare
  3. Sana Dokunduğum Zaman
  4. Wintersun Time I (albüm yorumu)
  5. Amorphis Circle (albüm yorumu)
  6. Glass harmonica
  7. Atatürk’le okumak

Muhtemelen bu gece bu yedi başlıktan birisini yazıp yayımlamış olurum.

Yukarıda da bahsettiğim gibi seyrelmelerin sebebi tamamen okul kaynaklıdır. Bilecik’te vakit, beklediğimin aksine, güzel geçiyor. Pek bir aktivite olmuyor gerçi, ama kendi sesimle eğleniyorum geceleri 🙂 İş yerinde de durumlar fena değil. Ama işte şu okul acayip kafamı karıştırıyor. Bu arada Galatasarayımız şampiyon oldu. Çok mutluyuz! Seneye de 4. yıldızımızı takıyoruz!

Bloga Eklenecek Başlıklar

Çok kısa süre içerisinde şu aşağıdaki başlıkları bloga ekleyeceğim. Bunu taslak listesine eklemeyip buraya ekleme sebebim sana bir anlamda söz verdiğim için sevgili okur, yazmaktan kaçamayacağım.

1. Yüksek lisanstan ne öğrendim?
2. Ekran kartı seçtim, aldım
3. Volkan neden ameliyat oldu?

Israrla takip eden dostlara sevgi ve saygılarımı iletiyorum. Bu hafta vize haftası olduğundan aksaklıkları mazur görmenizi temenni ediyorum.

Blogger’ı Kapatmak

Bir hikaye var sevgili okur. Annem anlatırdı. Gerçek olduğundan şüpheliyim ama ben de sana anlatacağım:

Yıllar önce çok uzak bir köyden çok güzel bir kızı gelin almışlar. O zamanlar gelinler kendi köylerinden yeni yaşayacakları köye geldiklerinde düğün evine atın üzerinde girerlermiş. Neyse işte bizim gelin atın üzerinde gelmiş. Gelmiş ki ne görsün? Geçeceği kapı birazcık alçakta kalmış. Yani atın üzerinde olduğu için geçemiyor. O da çekmiş atı durdurmuş beklemeye başlamış. Meğer o köyün de hepsi salak insanlarmış. Bir tanesi ortaya bir fikir atmış: Lan getirin biz bu gelinin başını keselim böylece kolaylıkla içeri girer demiş. Bir diğeri öbürüne demiş ki: Lan salak, başını kesersen gelin ölür. Gelin biz atın bacaklarını keselim, böylece rahatlıkla girer demiş. Bir başkası bağırmış: Lan olum siz ne gerizekalısınız lan, zavallı hayvanın niye kesiyoruz bacaklarını? Gelin biz komple kapıyı ve duvarı yıkalım gelin de içeri girebilsin. Bu şekilde tartışma devam ederken o köyde “deli” diye bilinen birisi gelmiş aniden zıplayıp gelinin ensesinin köküne bir tane yapıştırmış. Kız boynunu eğince atın arkasından vurmuş gelin içeri girmiş. Arkasından da bağırmış: “Lan gerizekalı, hata sende işte. Ne diye bu salakları uğraştırıp duruyorsun?” diye. Böylece sorunu kökten çözmüş.

Blogger

Bence bu kapatma, karartma mevzuları da bununla ilgili okur. Blogger‘ın kapanma sebebi birkaç salan saçma blog sayfasında lig tv maçlarının kaçak yollarla yayınlanması, Digitürk avukatları dava açınca da “lan tek tek arayıp kim uğraşacak” mantığı ile sistemin komple kapanmasıdır. Bu sayede birkaç kişinin yüzünden binlerce blogcu mağdur oluyor.

Elbette artık bu da bardağı taşıran son damla oluyor. Akıllı olun azıcık.

Ejderhaları Seviyorum!

Ejderha

Bugün başladım yeni tema üzerinde çalışmaya. Başlığın size anımsatacağı üzere gözümün önünde bir ejderha olsun istiyorum lan. Onu ayarlamaya çalışıyorum işte. Bu arada fotoğrafçılardan halen daha ses çıkmadı. Galiba iş yine başa düştü 🙂 Bakalım onu da ayarlayıp koyarım birkaç güne. Ama beni anlatabilecek bir fotoğraf ne olur ki lan diye düşünüyorum cevabı bulamıyorum. Bu yeni temayı çok sevdim gerçekten. Diğer temada elim ayağım bağlıydı. Ama bu öyle değil; maşallah diyim çok fazla avantaj veriyor bana.

Bugün Volkanların yeni Macaristanlı arkadaşlarının yanına uğradım. Mesaj atmış çocuk. İnternetleri bozukmuş bir de klozetle ilgili bir sorunları varmış. İnternetle ilgili sorunu çözdüm. Hem de nasıl biliyor musunuz? Modemi açıp kapattım. O kadar! Lan ne biliyim, Dünya’nın herhangi bir yerinde yaşayan bir internet kullanıcısı bunu biliyordur değil mi? Yoksa bu resetleyince düzelme olayı Türkiye İnternetine özgü bir durumdur? South Park‘ta bile bölüm vardı lan bununla ilgili. (Sezon 12 Bölüm 6: Over Logging)

Her neyse, interneti aşırı uğraşlarım (!) sonucunda düzeltince klozete de baktım. Klozetin de çok ilginç bir şekilde yukarıdaki musluğunun vanası ve musluğu çalışıyordu. Ancak sorun arkadaki depoyu dolduran vananın çalışmıyor olmasıydı. Yoktu yani, hiç bir şekilde çalıştıramadım. Çocuklara da bir süre idare etmelerini, oradaki bir kovayı kullanmalarını söyledim. İyi yaptım. Sonra ayrıldım. Oradan eve dönerken işte aklıma az önce anlattığım ejderha konsepti geldi.

Lan kardeşime helal olsun! Yani cidden olsun. Bizim sitenin bir takım abidik gubidik işlerini malumunuz para ile tutulan bir takım insanlara yaptırıyoruz. İşte sitenin duvarlarının dibinde biten otları yoldurmak, kuyu kazmak falan gibi. Kardeşim de gidip yöneticiyle anlaşmış bu seferki ot yolma işi için. Sitenin dört köşesindeki (total uzunluk olarak 300 metre yok) otları 30 liraya yoldu bugün. Üstüne üstlük bir de ihale aldı, bahçede bir köşede yığılı duran en fazla iki el arabası çakıl taşını da yine ücret karşılığında alıp başka bir yere dökecek. Sen ne yaptın Mesut? Anca evde otur salak salak.

Salağım sevgili okur salak. Dün sağolsun Sedat Hoca yorum yazmış bloga. Calculus II‘den kaldığımda yazdığım yazıya. Onu okudum yine moralim bozuldu az önce. Lan ne olurdu ki geçsem?

Arşivimi DVDlere aktarıyorum bu ara harddiskte yer açılsın diye. Gidip bir de onlara kapak bastırıyorum. Kutularına koyunca ne kadar güzel duruyorlar anlatamam. Geçen mesela Big Bang Theory‘e yaptım. Bildiğin orjinal oldu be. Onlarla uğraşıyorum işte evde.

Turkcell VINN


Seval
, 3G modemi aldı kendisine. Birkaç gündür araştırıyoruz. Vodafone acayip kazıkmış onu anladık. Şu an için piyasadaki en mantıklı ve ucuz paket yine Turkcell‘de. Haa, ucuz dediğime bakmayın. Pahalının ucuzu. Şöyle ki, 12 aylık pakette aylık 4 gb kota, 3G VINN E176 hediye, ilk 3 ay 19 lira, sonraki aylar da 49 lira. Ha bir de 31.78 liralık açılış vergisi Turkcell’den hediye. Yani piyasada var olan tarifelerden en güzeli ve en az kazık atanı, en az çakallık yapanı bu. Bir sıkıntı olması durumunda lanet olsun diyip 1 sene dişinizi sıkıyorsunuz işte.

Bu kadar sevgili okur. Daha fazla sıkılma diye bu kadar.

Tema Değişikliği

Şu An ki Görsel

Blogun neredeyse 2 senedir kullandığım temasını değiştirdim sonunda. Şimdilik temayı fazla ellemedim. Ancak elbetteki giderek oturaklı ve mükemmel bir hale getireceğim kendisini zamanla 🙂

Şimdi bu noktada yardımınıza ihtiyacım olacak. Lütfen eski temaya göre eksikliklerini belirtin bu temanın. Yani istediğiniz gibi eleştirip yaşadığınız zorlukları vs yazın. Yazın ki ben de ona göre şekil verebileyim. Üstte yer alan sayfa adlarını kısaltıp sayılarını azaltacağım önce. Sonra yandaki grafik menüleri yenilemek gerekecek yeni arkaplana göre.

Bir diğer hususta yukarıda gördüğünüz fotoğraf. Bu fotoğrafı da değiştireceğim. Bu blogu okuyan pek çok kişinin fotoğrafla ilgilendiğini biliyorum. Volkan, Ceren, İlker Şimşekcan, Aygün aklıma gelen bazıları. Yukarıdaki o kısma koymak için bir fotoğrafa ihtiyacım var. 990×180 ölçülerinde. Sağ üst köşesine imzanızı koyabilirsiniz. Kendim de bir yandan arayışta olacağım. Muhtemelen sürekli durmaz o fotoğraf orada. Ara ara değiştirir, sizin çalışmalarınıza da yer veririm. Bu temada arka plan resmi de kullanabiliyormuşum. Onun için de uğraşabilirim.

Tema değişkliliğinin şans getirmesi dileğiyle.

Yeniden My Resort!

Ulan Allah kimseye göstermesin be. Ne kötüymüş ya insanın blogunun kapanması!

Efendim 25 Eylül günü sabahında bloguma girmek isteyenler şu uyarı ile karşılaştı:

“Bu blog kullanma haklarını ihlal ettiği için askıya alınmıştır.”

WordPress blogumu kapatmıştı yani. Hem de uyarı bile vermeden. Daha sonra adamların kullanım şartlarını okudum. Cidden yazıyormuş oradada yanlış bir şeyler yaparsanız uyarmadan kapatırız, üyeliğinizi ya da blogunuzun içeriğini kaybedebilirsiniz diye.

Velhasıl, iki gün içerisinde üç dört defa mail attım WordPress’e. Hatamı söyleyin valla düzelticem abi diye. Sağolsun Mark diye birisi az önce mail atmış, abi Paylaşım & Download kısmını sil bak, diye. Sildim bende blogum geri geldi. Hem de hiç kayıp olmadan 🙂

Bu süreç içerisinde en büyük desteği veren insan Sercan‘a ve kurduğu ”proofhead.net” i engelleyen wordpress’i kınıyoruz.” Facebook grubuna üye olan tüm arkadaşlarıma ve destekçilere (Taner, Cansu, Merve, Nesli, İlker, Sercan, Volkan, Seval, Rabike, Funda, Merve, Deniz, Seda, Eskirock, Mert, Cenk, Ahmet, Tuğçe, Türker, Furkan, Mustafa, Murat, Viktoria, Sibel ve Damla) teşekkür ederim.

Blog’a Düzenleme Yapmak Şart

br

Evet, şimdi blogumu gözden geçiriyordum da gözüme pek çok eksiklik çarptı yahu! Mesela benim kategorilerim çok düzensiz. Yani bazen bende yazdığım bir yazıyı hangi kategoriye koyacağımı bilemiyorum. O yüzden öncelikli olarak kategorilerimi zenginleştirmem lazım. Sonra, bloguma üyelik sistemi koydum ama nedense pek fazla kişi ilgi göstermedi. Bunun sebebi muhtemelen farkedemiyor olmaları. O yüzden şu RSS ve mail yoluyla üyeliği destekleyen, kolaylaştıran bir çaba içerisine de girmem gerekecek.
Blogun ücretsiz olması çok kötü. Yani, pek çok kısıtlama var. O yüzden adam gibi HTML, Java Script vs. giremiyorum ki! O yüzden görsellerle çalışmam gerekecek. Bir yandan da şöyle adam gibi ve uygun fiyatlı bir hosting paketi arıyorum. Godaddy’e falan baktım ama, pek bir olay yok gibi.
Bedava blogun bir diğer dezavantajı eklenti yükleyememem. O da sıkıntı yaratıyor bazı durumlarda. Lan Java Script’i hatta bırak javayı da salt HTML’yi desteklese yine iyi benim için. Herifler kodlarda bile ayıklama yapmışlar! Diyeceğim sıkıntı yani sevgili okurum. Şu okul bir kapansın bakalım, neler olacak, neler yapabileceğim.

Bir Gün İntihar Edersem;

Eğer olurda bir gün intihar edersem;

  1. Kız yüzünden olmaz.
  2. Para yüzünden olabilir.
  3. Büyük bir utanç yüzünden olabilir.
  4. Cennete gidemem.
  5. Cehennem garanti olur.
  6. 18 kişi çok üzülür. (üşenmedim saydım)
  7. 10 kişi çok sevinir. (9 kişi de olabilir)
  8. Bütün internet hesaplarım sahipsiz kalır.
  9. Bloguma yazmaya en küçük kardeşim devam eder.
  10. Kitaplarım ve tüm DVD film arşivim küçük kardeşime kalır.
  11. Kıyafetlerim ortanca kardeşime kalır.
  12. Annem uzun süre dayanamaz yokluğuma.
  13. Müzisyenlik yönümden kimse hatırlamaz ama şakacı kimliğimle hatırlanırım.
  14. Cenaze namazım kılınmaz.
  15. Volkan’la Seval ağlarlar dayanamazlar 🙂
  16. Dilencileri Topluma Kazandırma projem yatar.

Yakında yeni bir başlıkta aklıma gelenleri ilave ederim. Daha çok uzun bir süre intiharı düşünmediğimden bunların gerçekleşme ihtimali şu an için yok, he he he 🙂

Düzelme Var

Dur lan, bugün bir şeyleri yoluna koymaya başladık gibi ya hayırlısı bakalım. Vokal problemini çözdük. Detaylı yazıyı yazacağım zaten. İyi bir gün oldu yani. Misafirim vardı onu aldım bir de 🙂 Dayım bizde, gece yarısı onu yollayacağız. Haa, bu arada bugün Sağlık Pide’ye gittik. Yolda giderken bir tane sütyen askısı gördüm. Birisi atmış lan, çok komik 🙂 Sağlık Pide’de 3 liraya tavuk döner + ayran var. Alper’le baya beğendik. Deneyin derim. Yalnız lavaşını Alper biraz ince buldu. Farkettiyseniz yazı biraz aceleye geldi, kusura bakmayın 🙂 Detayları yazacağım. Bu arada, bu kaçıncı ara oldu lan, bu hafta sonu sırf kodlama ve tasarımla uğraştım. Bloga bir kaç yeni eklenti yükleyeceğim. Güzel olacağını düşünüyor, hepinizi sevgiyle kucaklıyorum 🙂

Proofhead kardeşiniz.