Tag Archives: Botanik Park

Bursa’ya Gittim Geldim

İşte yine o çocuklar!

Çarşamba günü son iğnemi olduktan sonra Yağız ve Onur‘la buluştum. O çocukları epey özlediğim için kendilerini gece geç saatlere kadar takıldık, yemek yedik, muhabbet ettik. Hastalıktan sonra çok iyi geldi bu.

Ertesi gün yani perşembe günü sabahtan birkaç günlüğüne Bursa‘ya gitmek üzere hazırlandım. Eskişehir’de epey bunalmış, yorulmuş, üzülmüş ve yer yer hayal kırıklığına uğramış olduğumdan birkaç günlük bu ortam değişiminin bana iyi geleceğini düşündüm.

Ak Turizm

Saat 11.00’de Bursa Yolu‘na çıktım. Otobüs durağında beklemeye başladım. Galiba Kahramanmaraş Ak Turizm‘di, bir otobüs geldi durdu şansıma. Bursa arabasıymış hemen atladım. Bir ay önce Antalya’ya giderken bindiğimiz Pamukkale Turizm‘deki hizmetin aynısı vardı bu arabada. Yine dokunmatik LCD ekranlar, süper rahat koltuklar ve on numara ikramlarla keyif yaşadım Bursa’ya gidene kadar. Bilet fiyatı da 15 lira, diğer firmalarla aynı yani. Yolculuk inanmazsın 1 saat 40 dakika sürdü ve nasıl geçtiğini anlamadım. Yolda Son Savaşçı filminin epey kısılmış, kesilmiş bir versiyonunu izledim. Şaşılacak derecede keyifli geçen bu yolculuktan sonra Bursa Otogarı‘na indim.

Sude

Sude

Ferhat abim geldi hemen aldı minibüsle. Eve gittik, hazırlanıp hemen piknik yapmak üzere çıktık. Botanik Park‘ının yanındaki yeşillik bir alanda piknik yaptık sevgili okur. Köfteci Yusuf var Bursa’da meşhur, ondan pişmemiş köfte almıştık. Onları pişirdim. Pişirdim diyorum yine her zamanki gibi mangal yakma olayı bana kaldı. Neyse yaptım güzel oldu. Akşam hava iyice karardığında eve döndük. İşte bu gezi de benim Bursa’da yaptığım yegane gezi oldu. Cumartesi akşamına kadar aralıksız evde oturduk. Baklava yedik, kola içtik. Kısır yaptım ben yine. Ama süper oldu sevgili okur. Ferhat abimin bilgisayarıyla uğraştım. Bir de taşınma olayı var dayımların. Onunla uğraştık. Nihayet cumartesi akşamı bir saatliğine de olsa çıkıp AS Merkez’e gidip yeğenim Sude‘yi biraz atlatıp zıplattık. Sonra canımız sıkıldı eve döndük. Alper‘le buluşamadım hiç. Bu konuda tel suçlu da benim. Dolayısıyla Alper atıp atacağı her tripte haklıdır.

Pazar sabahı yani bu sabah uyanıp saat 9’da Nilüfer Turizm‘in Ankara arabasına bindim. Gelirken bindiğim firmadan daha iyi değildi. İkram mikram olmadı.

Bu Bursa ziyaretimle alakalı olarak aklımda kalan şeyler Köfteci Yusuf’un köftesindeki o acayip tat, yediğimiz 2 kilo beyaz tuzlu çekirdek ve Sude’nin inanılmaz sevimliliği oldu. Ayrıca can sıkıntısından güreştiğim Ferhat abimin kolumda bıraktığı o morluğu da pas geçmiyorum.

Güzel bir iki gündü. Sevgiler.