Tag Archives: çan

Bu Aralar Hayat

Aşırı çalışmaktan

Bu aralar hayatımın kontrolünü şu stajım almış durumda sevgili okur. Bu senenin bana getirdiği üzüntü, yorgunluk ve kayıplardan sonra yaptığım staj da bunlardan kaçıp kafamı dinlemeye çalıştığım bir konuma geldi. Ancak tabi stajın da sonu geldi ve şimdi beni bir staj raporu telaşı sardı. Birkaç gündür bunlarla uğraşıyorum.

24 Ekim'de 222'de!

Bir diğer önemli mevzu da elbette Eskirock Metal Fest Vol. 3 etkinliği. Bu sefer önceki iki organizasyonda kendimizce sürekli yükselttiğimiz çıtamızı iyice yükseltip ükemiz metal piyasasında isim yapmış grupları davet ettik. Bu gruplar Sabhankra, Black Tooth, Garmadh, Baht, None Shall Return ve Blackmail. Bunlardan SABHANKRA’nın bana ne ifade ettiğinden bahsetme gereği görmüyorum bile. Savaş Abi‘nin askere gitmeden ve Sabhankra pause durumuna geçmeden önceki son konseri diyebiliriz. Seyircimiz süprizlere hazır olsun zira o gece sahnede ilk kadrodan bir isim de olabilir. Vee bir diğer dikkat çeken grup ise elbetteki Black Tooth! Yurtdışında ülkemizi başarı ile temsil eden ve yıllardır beklediğimiz albümünü nihayet çıkaracak olan Black Tooth, albümünden belki de hemen önce Eskirock sahnesinde olacak. Benim için önemli olan bir diğer grup da Baht sevgili okur. Baht’ın Resurgence Hour isimli EP’si hakkında şu yazıyı yazmıştım. İşte o Baht, geliyor 24 Ekim’de Eskişehir’e. Elbetteki Garmadh’ı da unutmuyorum. Serkan’ın inanılmaz özverisi ile hazırlıkları tamamlanan albümünden önce Garmadh’da yeni kadrosu ile Black Metal ve Blackened Death Metal sevenler için sahne alacak. Bu festivalde ağırlayacağımız son iki konuğumuz ise iyi bir çıkış yakalayan None Shall Return ile Cihan abimizin grubu Blackmail. Özellikle None Shall Return’u merakla bekliyorum sevgili okur. Yine aynı ekip olarak bu festivalde de iyi şeyler yapabilmek için uğraşacağız bakalım.

Malum tek dersten okulu uzatınca yüksek lisans hayallerim de versiyon değiştirip özel öğrencilik hayallerime dönüştü. Bakalım bunun için ayın 20’sinde belli olacak ne yapıp yapmayacağım. Şimdilik gün sayıyorum işte.

Canımı sıkan mevzu şu harç mevzusu. Bugün bir haber okudum YÖK Başkanı‘nın ağzından kaleme alınmış. Harç parası içinde ödediğimiz ders ücretlerini almayacaklarmış, alsalar bile geri vereceklermiş. O biraz moralimi düzeltti.

Staj yeri diyordum sevgili okur. Çok iyi yer lan. İnterneti iyi, arka bahçedeki elması, armudu, şeftalisi, domatesi ve karpuzu iyi, iyi yani. Geçen hafta bizim bölümden arkadaşlarım geldiler. Bunlar yeni adıyla İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’nde staj yapıyorlarmış ve iyi bir arıtma tesisi olan OSB Arıtma Tesisi‘ne gelmişler. Müdürlükte staj yaptığım dönemde tanıştığım mühendislerle Hikmet ve Fatih Beylerle de hasret giderdik sağolsunlar. Can yine şakalarıyla bana rakip oldu ama beni yenemedi.

Bu geçen süre zarfında elbetteki çok şeyler öğrendim. Stajı kastetmiyorum, insan ilişkilerinden bahsediyorum. Beni mutlu eden şeylerin ısrarla benden kopmaya çalışmasına şahit oldum. Sonra geçen gün Burak aradı uzun süre sonra. İnanılmaz mutlu oldum. Geçen gün şu şiiri yazdım mutlu edebilmek ve emek verebilmek için yetilerime.

Hiç duymadığım o deniz kokusu tütüyor burnumda,
Garip oysa bilmediklerimi yaşayabilmek,
Bilmediğim bir sen varsın sanıyordum,
Yaşayamadığım bir tek sen.
Kapalı bir odadayım,
Şaşıracak o kadar çok şey var ki…
Tek telden şarkılar çalıyorum,
Bir gözüm ışığı arıyor,
Kabullenmiş karanlığı bir diğeri,
Tam ortasındaymış meğer bu güneş,
Kalbimin tam ortasında.
Kör edecek kadar yakın,
Yol gösterecek kadar yanımda.

Köreliyor tabi bu kullanmaya kullanmaya. Böyle olmamalı. Şu iki dizeyi de bir gecenin geç saatinde yazdım.

kopup gidersin belki bir gün renklerin içine,
belki de aynı karede iki ayrı renk oluruz,
çok farklı ama hep yanyana

Şimdi bunların teması sana hep aynı gelebilir okur. Ama elbetteki benim neyi nasıl görerek yazdığımı bilmen imkansız.

Elma

Aslan Abi Facebook’ta arkadaşınız değilse ekleyin. Stajda çektiği inanılmaz elma, armut, şahin, atmaca fotoğraflarını paylaşıyor. Alper geldi bu arada Bursa’dan. Onunla takıldık 2 gece. Yarın da yine birlikteyiz bakalım. Hadi iyi geceler öpüyorum hepinizi.

Sorularım ve Projelerim Var

Uzun süredir aklıma takılan şeyler vardı. Onları da bu başlıkta yazayım aradan çıksın gitsinler istedim. Lütfen sorularımın cevabını bilenler varsa yazsın. Yorum yazan her arkadaşa süpriz yapacam. Şakacı yönüm ön planda bu aralar.

1. Minibüs ve otobüslerde hızı gösteren ibre neden hep gazı devrini gösteren ibreden önce bozulur? Neden ikisini de aynı sistemle yapmazlar kafamı kurcalıyor lan. Bir de minibüsçüler ve otobüsçüler için hızı görmek önemli değil midir ki adamlar yaptırmaya tenezzül bile etmezler? Acaba deneyimden dolayı kaçla gittiklerini kestirebiliyorlar mıdır lan? Helal olsun hepsine saygı duydum.

2. Sürücü kursuna kaydoldum malum. Şimdi bunun dersleri başladı bugün. Teorik dersler yani. Kime sorsam boşver gitme, ne gerek var, o küçük kitaptan çalış, hepsi aynı zaten diyorlar. Doğru mu hakkaten? Doğru galiba ki ehliyet alanların hepsi aynı şeyi söylüyor. Madem öle kim gidiyor lan bu derslere? Bir de benim arabayla ilgili hakkaten hiç bilgim yok. Acaba diyorum sadece motor dersine gitsem olur mu? Yoksa onu da kitaptan öğrenebilir miyim? Ehliyeti olanlar hakkaten bi yardım edin.

3. Doktorlar neden bıçak parası diye bir para alırlar? Bunu neyin arkasına sığınarak yaparlar? Yani acaba bıçak parası verilmeyen bir doktorun ameliyatı yapmadığı ya da ameliyat esnasında bilerek adam öldürdüğü, sakat bıraktığı görülmüş müdür? Hakkaten öyle birşey yaptıysa bu adamın ettiği yemin neden onu çarpmıyor lan? Ayrıca nerede meslek etiği? Bir diğer nokta da, polis ya da herhangi bir devlet memuru rüşvet alınca suç sayılıyor da (haklı olarak elbette), doktorların bu durumu neden halka mâl edilmiş?

4. The Killers’ın When You Were Young ve Dolores O’riordan’ın When We Were Young isminde şarkılarının olmasını ve bu iki parçanın da kendi çaplarında güzel dinlenilesi şarkılar olması çok acayip değil mi ya 🙂 Yalan yok abi seviyorum. Hazır müzik yazmışken, bir süre önce beğendiğimi yazdığım Orphaned Land’in yeni albümü bir iki parçası haricinde neden giderek bir ilahi kaseti gibi görünmeye başladı gözümde?

Verisel Hata Döngüsü

5. Mesela Windows Xp‘de neden atıyorum 10 tane dosyayı kes dedikten sonra diyelim ki 3. dosyada bir hata verince 4. dosyadan devam edip taşımıyor da çaat diğerlerini taşımayı da bırakıyor? Bunu neden düşünememişler hakkikaten? Bir de Allah aşkına Windows ne zaman tam olarak hesaplayabilecek kopyalarken falan kalan zamanı? 39 saat kaldı diye başlayan kopyalama işlemi neden 2. dakikanın sonunda bitiyor? Neden? Aynı şekilde farkettiniz mi bilmiyorum mesela CD’den birşeyler kopyaladığımızda Verisel Hata Döngüsü genelde %99’da ya da bitime 3 -4 saniye varken çıkar. CD’nin hep en sonu mu bozuk lan! Nero, Nero titre ve kendine gel.

6. Telefonumda Neslihan diye kaydettiğimbir numaravar ama kim olduğunu bilmiyorum. Karşıma kimin çıkacağını bilmediğim için arayamıyorum da. Sileyim diyorum ama silemiyorum da.

7. Her gün okula giderken Cengiz Topel Caddesi esnafını neden sürekli asfaltı sularken görüyorum? Neden ya, mantığı nedir? Toz kalkmasın diye mi? Asfaltın üstünden mi? Millet olarak ne kadar çok seviyoruz sulamayı 🙂

Sorularım bunlardı. Şimdi de projelerim.

Türker tarafından çizildi

1. Guitar Hero Gitarım: Az kaldı, yeminle çok az kaldı. Bitti biticek. Kasasını henüz kestiremedim vakit bulup da. Onu da yaptırınca elektronik tesisat zaten hazır. Gitarın kasasının çizimini koyuyorum buraya.

2. Serkan’a söz verdim, bir buçuk sene bir program diline ait bulabildiğim her dökümanı okuyacağım. Daha sonra da yazma işine başlayacağım.

3. Yakın zamanda Can ile birlikte bir süper kahraman dizisine başlıyoruz. On bölümlük falan bir çizgi seri olacak. Güzel olur inşallah.

4. Eskirock Productions olarak başladık çalışmaya. Ekim ayında bir metal festivali düzenlemeyi planlıyoruz her şey yolunda giderse. Bugün Volkan ve Halil’le konsepti falan belirledik, bu arada siteyi de Volkan yavaştan iller hale getiriyor. Bakalım ne çıkacak ortaya.

Sevgili dostum Volkan’la sevgili bir diğer dostum Sercan, ev arkadaşı oldular sevindirdiler beni. Bakalım sonları hayırlı olur inşallah.

Finallerin Sonu ve Bu Yaz İçin Planlarım

Malum finaller biteli epey oldu. Geçen dönemlere göre bu finallerin pek parlak geçtiğini söyleyemem 😦 Lineer Cebir finalinden 19 alarak bir anlamda kalmayı garantiledim. Ekoloji ve Çevre Mikrobiyoloji finallerim aynı (60) geldi. Bu derslerim de BA düştü. Statik Mukavemet dersine gelince, haa bak süper oldu bu ders. Malum ilk vizesi sıfır geldi. 2. vizeden 60 aldım. Vee finalden de 70’i koyunca ödevlerle falan ortalama 51 geldi 🙂 Bu da muhtemelen CC olur. N’olur olsun lan 🙂 Çevre Kimyası Laboratuvarı finalinden 95 alarak hayatımda ikinci defa çancı oldum. Çok kişi bana sövse de bu dersim AA geldi. Şimdi durum böyle.

Bu yaz benim için dopdolu geçecek. Birazdan Bursa’ya gideceğim. Cuma günü Bursa’dan gelirim inşallah. Eğer bir sakatlık olmazsa da sonraki pazartesi Ankara’ya gidiyorum 1 haftalığına süper bir olay için. Eğer gidersem zaten yazarım buraya merak etme sevgili okur. Ankara’dan 29 Haziran’da dönüyorum veee YAZ OKULU! Bir buçuk ay kadar yaz okuluna gideceğim. Bir aksilik olmazsa başımın belası Calculus I ve Fizik II alıp vereyim artık diyorum. Yaz okulunun bittiği hafta benim için tatil başlamıyor 😦 Staj başlıyor! Evet, taa ki okulun açılacağı haftaya kadar aralıksız staja gidiyorum. Anlayacağınız bu yaz tatil matil yok bana. Kısmet lan n’apalım. İnşallah herşey yolunda gider de değer bu kadar koşuşturmacaya. Amin.

Neyse şimdi ben hazırlanayım, birazdan Bursa’ya doğru yola çıkacağım.

Hasta Oldum Lan!

Bu ara dikkatli olmam gerekiyordu ya, ondan heralde, hasta oldum lan! Grip olmuşum, ağzım burnum birbirinde. Başım ağrıyor, boğazım acıyor, halsizlik falan. Günde nereden baksan bir kaç litre sümük akıntısı da cabası. Bilirsiniz işte. Sabah okul gidemedim. Akşama doğru biraz iyiydim ama bugün yapılacak Türk Sanat Müziği Final Sınavı’ na (evet lan ilk final sınavıma girdim) gidince tekrar eskiye döndüm 😦 Nasıl olacak ne zaman iyileşeceğim bilmiyorum. İşin kötüsü yarın deney var, akşamına Ahmet geliyor, Can’ın ARES’ te doğum günü partisi var. Pek çoğu aksayacak. Dahası inşallah cumartesiye iyi olurum zira çalışma var. Hayırlısı bakalım. Dua et benim için. Yarın deneyden sonra Mavi Hastane‘ye bir gideyim bakalım ne olacak. Öle işte.

Mutlu Haberler

Flash Belleğimi Buldum
“Küfür Ettim Çünkü” kısmından kaybettim diye ilan ettiğim flash belleğimi buldum lan 🙂 Meğer eşofmanımın cebindeymiş. Tabi üzerimden çıkarıp direkt dolaba attığımdan bulamamışım. Annem buldu ve bana acayip bir süpriz yaptı. Lan altı üstü 1 GB lık Kingston marka bir bellek ama ne biliyim işte aramızda hoş bir bağ var 🙂

Hayatımda İlk Defa Çancı Oldum
Sevgili okur; bu sayfalardan defalarca şu kardeşinin başarısızlık hikayelerini okudun (Calculus mesela). Ama bu sefer bu kardeşin ne yaptı? Üç yıllık yüksek öğrenim hayatında ilk defa çancı oldu. Hemde 96 ile! Lan TBT de dediğimiz “Temel Bilgi Teknolojileri” dersinin (ders İngilizce ama tam adını hatırlamıyorum şimdi) ilk vizesinden aldım bu notu. Şimdi kızma, 100 bekliyordum ama kısmet değilmiş. Olsun lan, her ne kadr şimdi sınıf bana sövüyorsa da, ben mutluyum. Bu duyguyu ilk kez yaşadım hayatımda 🙂

Bursa’ya Gittim

30 YT’ye patladı yol ama değdi 🙂 Bu Kamil Koç’un “RaHat” arabalarıyla gidip geldik. Alper ile birlikte gittik. Arabalar cidden çok rahat. Kuzenimin yanına gittim. Ayıptır söylemesi kendisi bir tekstil atölyesi açtı. Onu bir ziyaret ettim hem de kafamı dağıttım iki günlüğüne. Alper ile yolculuk ta epey zevkli oldu. Çok güldük; sandviç yedik falan, iyiydi yani. Aha bak bu linkten Rahat Hat arabaları hakkında detayları okuyabilirsiniz.