Tag Archives: carnophage

Carnophage- Inhuman Depravity – Pyschotic Konseri

carnop.jpg

Pazar gecesi Eskişehir’de çok büyük bir olay vardı sevgili okur: CarnophageInhuman DepravityPyschotic Konseri. Peyote‘de katıldığım galiba en iyi konser buydu. Uzun süredir, çok uzun süredir, hatta bizim yaptığımız son Eskirock Metal Fest‘ten beridir, çok gruplu metal konserine katılmamıştım Eskişehir’de. Peyote de prensip gereği metal konserlerini genelde tek grup ya da iki grup şeklinde organize ediyordu. Üç grup olması bakımından bir ilk oldu benim için.

Geçtiğimiz pazar akşamı, saat 20.00’yi biraz geçe kalıp duş aldım. Tıraş oldum ve ertesi gün giyeceğim kıyafetimi hazırladım. Pazar günü sendromu beni iliklerime kadar ürpertmişti zira. Ancak fazla uzun sürmedi bu durum. Evden çıktım ve Eskişehir’in olanca ayazına rağmen yürüyerek Peyote’ye geldim. Konserin kapı açılışı 20.30’da idi. Ancak performansın tahminen 21.30 gibi başlaması bekleniyordu.

peyo01

Psychotic

Ben gittiğimde ilk grup olan Ankaralı Psychotic sahnede yerini almıştı ve başlamak üzereydi. Üç kişilik grup ilk bakışta biraz tereddüte yol açtı bende. İçeride, grup hariç, üç kişi vardık. Buna rağmen tam saatinde performanslarına başladılar. Müthiş hızlı girdiler. Tek gitar olmalarına rağmen inanılmaz bir sound yaratmayı başarıyorlardı. Bunu hem gitaristlerinin süper yeteneğine, hem de bassçılarının bass gitarı elektrodan farksız kullanabilmesine borçlular. Bassçı arkadaşımız, aralarda inanılmaz şeyler yaptı. Davulcuları da müthiş enerjikti. Grubun alameti farikası, vokalleri bass ve elektro gitaristlerin birlikte ve dönüşümlü olarak yapıyor olmasıydı bence. Kitabına uygun thrash metal dinleyince epey keyfim yerine geldi. Grup sound olarak bana Slayer‘ı çok fazla anımsattı, bir de Pentagram‘ın Trail Blazer albümünü. Onur‘la birlikte izledik performanslarını. Diğer iki grubu izlemeden belki biraz erken bir tespit olacaktı ama galiba gecenin en büyük keşfini yapmıştım: Psychotic. Grup, tamamı beste olan setlistlerini çalıp sahneden indi. Ben de gidip hiç tereddüt etmeden merchandise standından demolarını aldım. Hatta şu anda da çalıyor yazarken. Hücum kayıt olarak kaydedilen demoyu bulup arşivinize katın. Ancak bir de samimi itiraf da bulunayım, grubun sahnedeki enerjisi ve soundu, kesinlikle demodan daha iyi! Bir de seyirciyle olan iletişimi birazcık daha arttırabilirseler, aranan sahne gruplarından biri olmaları kesindir. (Gerçi grup çalarken içeride pek fazla seyirci yoktu, sonlara doğru sayı arttı, adamların da kabahati yok iletişim konusunda.)

peyo02

Inhuman Depravity

Küçük bir aradan sonra sahneye İstanbullu Inhuman Depravity grubu çıktı. Dört kişilik grubun vokalisti kadındı ve gecenin de tek kadın müzisyeniydi. Brutal Death Metal yapan grubun gitaristi Murat Sabuncu ile Facebook’tan arkadaşmışız meğer de benim haberim yokmuş. Bunu, şimdi yazıyı yazarken fark ettim. Grubun en ilgi çeken üyesi bence bass gitaristleriydi. Altı telli bass gitarı gözleri kapalı olarak (evet gerçekten gözlerini saç bandıyla kapatarak) çalıyordu. Grup sahnedeyken özellikle Bursa’dan gelen müzikseverler içeriyi epey doldurdular. Sahnenin yanına bir merchandise standı kuruldu. grubun vokalisti hem stil hem de sima olarak bana bizim Hande‘yi anımsattı. Eski güzel günler geldi aklıma. Brutal death metal seviyorsanız takip listenize muhakkak alın bu grubu.

peyo03

Carnophage

Vee gecenin headliner’ı, Carnophage‘a geldi sıra. Daha önce Carnophage’ı sahnede izlemeyenler şöyle anlatayım. Sahnede doğrudan seninle iletişim kuran, gözünün içine bakan, seninle konuşan, tepkine göre performansına yön veren bir gruptur Carnophage. Vokalist Oral Abi, her şarkı arasında seyircinin nabzını tutan, şarkıları anekdotlarıyla anons eden ve kalabalığı yöneten bir şeftir. Grubun davulcusu ve yakın arkadaşım Onur ise Türkiye’nin en iyi extreme müzik davulcularından biridir, hatta ilk üçtedir. Carnophage, her iki albümünde de parçalar çaldı. Üşenmedim ve not aldım çalma listelerini:

  1. Same Old Circle
  2. Deformed Future – Genetic Nightmare
  3. At The Backside Of Our Civilization
  4. Blood Commander
  5. Resistance Against Mind Clouding Heresy
  6. Anomalistik Resurrection
  7. Ode To Corruption
  8. Second Genesis

Carnophage, sahnede “çok şey anlatan” bir grup. Şarkı sözleri çok uzun ve Oral Abi’nin yavaş yavaş onunla özdeşleşen vokal tarzıyla tane tane geliyor kulaklara. Onur (sonradan öğrendiğime göre ne çaldığını çok duyamamasına rağmen) arkada doğrayıp durdu tüm gece. Grubun yurt dışı sahne tecrübesi olduğunu da işte o anlarda çok güzel anlayabiliyorsunuz.

Son zamanlarda gittiğim en güzel metal konserlerinden birisiydi. Ali‘yi ve yakın zamanda nişanlanan sevgili arkadaşımız Gülay‘ı da gördüm. Ayrıca konsere gelerek destek veren Ankaralı, Bursalı ve İstanbullu metal müzikseverlere de bir Eskişehirli olarak teşekkür etmezsem ayıp olur.

Konserde sahne alan grupların profilleri:

https://www.facebook.com/carnophageturkey/

https://www.facebook.com/psychoticTR/

https://www.facebook.com/Inhumandepravity/

Reklamlar

Ekstrem Metalin Yeni Blogu: ZeroSixExtreme

06ext

Evet sevgili okur, Proofhead My Resort, yayın hayatına başladığı ilk günden beri blogları ve blog yazarlarını savunmuş, blog konseptinden vazgeçmemiş ve geçen yıllar içerisinde kendisine pek çok kardeş blog, dost sayfa edinmiştir. Türker’in Blogu, Aysun’un Örgü Blogu ve ne yazık ki yayın hayatına son veren onlarca blog, Proofhead My Resort üzerinde yer alan “DOST SAYFALAR” başlığı altında sizlere göz kırptılar.

İşte My Resort’ün artık yeni bir dost daha var: ZeroSixExtreme. Bu blog, aynı zamanda Carnophage grubunun vokali de olan ve camiada Goralı Zade olarak bilinen Oral Akyol‘a ait bir ekstrem müzik blogu. Oral Abi, metal müzik dinlemeye başladığı günden itibaren Ankara‘daki hemen hemen tüm metal müzik konserlerine, ülkemizde ve yurt dışında da hatrı sayılır konserlerin pek çoğuna katılmış olan bir müziksever ve müzisyen.

Yıllardır gittiği konserlerden arda kalan eğlenceli anıları ve death metal konusundaki engin bilgisini yeni açtığı zerosixextreme.wordpress.com adresindeki blogunda bizlerle paylaşacak. Blog henüz yeni açılmış olmasına rağmen iki tane çok kapsamlı inceleme ve Suicide ile yapılmış bir röportajı yayımladı bile.

Takip edilecekler listenize eklemenizde fayda var. Benden söylemesi.

zerosixextreme.wordpress.com

2016 Yılımın Özeti

Kan, şiddet, göz yaşı ve umutsuzlukla dolu, lanet olası bir yılı geride bıraktık sevgili okur. Kutuplaşan bir toplum, vahşetin hızla normalleşme sürecine girip insanların haber dinlemekten sıkılıp TV8’e hatta yetmiyormuş gibi 8,5’a koştuğu, aşşağılık yalanların hayatları mahvettiği bir yıl bitti. İyi şeyler de oldu muhakkak. Ancak kötülük o kadar fazlaydı ki geriye baktığımda bir tutam saçtan ve eğrelti birkaç nottan başka bir şey kalmadı aklımda.

My Resort‘un her yıl yeni okuyucuları olduğundan bir kere daha bahsetmekten üşenmiyorum. Şu an okumakta olduğun “Yılımın Özeti” bu blogun geleneksel yazılarından birisi ve hatta en sevilenidir. Her yıl 31 Aralık tarihi, hem yılın son günü hem de benim meslek hayatımın yıl dönümüdür. Geride bıraktığımız 31 Aralıkla birlikte çalışma hayatımın 4. yılı da bitmiş oldu.

Şimdi blogun istatistikleriyle beraber bütün bir yıl boyunca buralarda, hayatımda neler olup bitmiş şöyle bir bakalım. Okumaya devam et

Ankara Metalcileri Eskişehir’deydi!

Geçen hafta sonu Bursa’da harika bir konser organizasyonu vardı. Ancak İstanbul’da meydana gelen terör saldırısı sebebiyle tüm ülkede olduğu gibi, konser organizasyonları iptal edildiği için bir otobüs dolusu metalci Eskişehir-Bozüyük-Bursa hattında otobüsü geri döndürmek zorunda kaldı. İşte bu geri dönüşün ara durağı Eskişehir oldu. Bu yazı, bu güzel güne dair aklımda kalanlardan ibarettir.

Onur‘la birlikte otobüsteki arkadaşları Eskişehir’e uğramaya ikna edince, normalde 40 dakikadan fazla süren yol benim için 5 dakikada bitivermişti. O heyecan ve sevinçle otobüsün il sınırlarına girmesini bekleyip durmuştum. Otobüste kimler vardı? Türk Metal’inin tereddütsüz en büyük üç grubundan biri olan, iş öğreten, baş yapıtları One Of Your Neighbours‘la kalitenin sınırlarını belli eden grup Suicide vardı en başta. Daha sonra yakın arkadaşım, Türkiye’nin en iyi extreme davulcularından Onur’un da çaldığı, Carnophage grubunun elemanları ve Ankaralı metal müzik severler vardı. Yaklaşık 25 kişilik bir kafileydik.

Eskişehir’e dönünce Onur, otobüsü park edecek güvenli bir yer bulmak için şoföre eşlik etti. Ben de tüm bu ekibi toplayıp Vural Sokak‘a doğru yürümeye başladım. Burada önceden Onur’un konuştuğu bir mekanın en üst katına çıktık. İşte grup elemanıyla, dinleyicisiyle, delisiyle, fanıyla ve lideriyle Ankara’nın metal camiasının küçük bir modeli buradaydı.

ankara03

Suicide grubunun efsane isimleri Erkan Tatoğlu, Hakan Kuşçu ve Türk Metal camiasının tereddütsüz en büyük davulcusu Goremaster masanın tam ortasındaydılar. Benim de oturduğum sol kanatta ise Carnophage grubu elemanları Oral Akyol, Mert Kaya, Bengi Öztürk vardı. Her biri şahsına münhasır, müthiş insanlar bunlar. Oral Abi’nin en büyük özelliği muhtemelen Ankara’da yapılmış olan tüm metal etkinliklerine katılmış olan iki üç kişiden birisi olmasıdır. Anlatmayı çok sever. Yaşayarak anlatır ve hemen her konserle ilgili muhakkak komik bir anısı vardır. Onu dinlemek hem öğretici bir ders gibidir hem de eğlencelidir.

ankara01

Biz böyle dereden tepeden konuşurken Onur da nihayet Ece‘yle birlikte gelip muhabbete dahil oldu. Tüm masada müthiş bir yer değişimi vardı. Kim lavabo için ya da sipariş vermek için ya da herhangi bambaşka bir sebepten dolayı yerinden kalksa hemen bir başkası yerine oturuyordu. Böyle böyle en başında oturduğum masanın ortalarına kadar geldim. İşte bu yer değiştirmelerin sayesinde Nehri ismindeki arkadaşla tanıştım. Üzerinde harika bir Dissection tişörtü olan bu kişinin aslında Türkiye’nin en büyük Dissection fanlarından birisi olduğunu, en büyük Dissection arşivcisi olduğun nereden bilebilirdim! Nehri’yle birlikte hayatımın en keyifli Dissection sohbetlerinden birini yaptım. Bana Reinkaos albümünü ve Rebirth Of Dissection DVD’sini nasıl temin edebileceğim konusunda harika fikirler verdi. Birkaç gün sonra bu fikirlerin nasıl işe yaradığını şaşkınlıkla görecektim.

ankara06

ankara04Saat ilerledikçe ve sohbet koyulaştıkça, pek çoğunu hayatımda ilk defa gördüğüm bu insanlarla samimiyetim de ilerliyordu. Birkaç saat önce tek ortak noktamız dinlediğimiz müzik olan bu insanlar şimdi politika, müzik, spor konuştuğum arkadaşlarım olmuştular.

Sonra yerimde duramadım, gittim Goremaster’ın yanına sıkıştım, oturdum. Büyük hayranıydım ne de olsa. O kadar mütevazi, o kadar harika muhabbeti olan bir adamdı ki inanamadım. İnsan yıllarca sertlik skalasının en üst seviyelerinde dolaşan müziklerini dinledikten sonra böyle adamların mütevazi ve aklı başında duruşlarına akıl sır erdiremiyor. Ulan zaten kalite de kendini bu şekilde belli ediyor. Şimdi açıp Goremaster’ın davul çaldığı gruplara bakıyorum da bir tane kötü grup yok. Sadece Goremaster değil, Hakan Abi ve Erkan Abi de hem müzik hem de gündem hakkında çok kaliteli tespitler yapan adamlar. Bunu hem konuşurken hem de dinlerken anlayabiliyorsun.

ankara05

Erkan Abi’nin bazı Suicide şarkılarını sevmediğini itiraf etmesine kahkahalarla karşılık verdik. Yeni albümle ilgili çok şey konuştuk. Hatta biz oradayken albümden çıkan ilk klip “Bloodthirsty Gods” Youtube’da yayına girdi. Yeni albüm Deaf Mute‘la ilgili ayrı bir yazı yazmak çok daha yerinde olacağından albümle ilgili duyduklarımı o yazıya saklamak daha doğru olacak.

Hava karardıktan ve saat 19.00’u geçtikten sonra Ankara’ya doğru dönüş vakti gelmişti. Ancak kimsenin kalkmaya niyeti yoktu. Burada da Erkan Abi ekibe liderlik ederek kısa sürede topladı herkesi. Yavaştan Tren Garı’nın yolunu tuttuk. Zira otobüs o civardan alacaktı bunları. Burada tüm ekip toplandı, eksik kimse kalmadığından emin olduktan sonra vedalaştık ve yola çıktılar.

Tramvaya binip eve dönerken dayanamadım, Crimson River açtım. Cebimde ikisi Carnophage’ın ikisi de Suicide’ın olmak üzere toplam dört tane imzalı albüm vardı. O gazla tramvaydan inip koşasım geldi. Özetle, bir pazar gününe yakışmayacak kadar güzel bir gündü, keşke cumartesi olsaydı 🙂

Aşağıda o gün imzalattığım albümleri görebilirsiniz.

ankara07 ankara08

NOT: Fotoğrafların tamamına yakını Slim Rodrigez tarafından çekildi. Hatta yetmedi Slim bir de video hazırladı. Kendisine emeği için çok teşekkür ediyorum.

ankara02

Ankaralı Metal Müzikseverler

Eskirock Metal Fest. Vol. 5

eskirockmetalfest5Artık geleneksel hale gelen bir metal müzik festivalinden söz ediyorum sevgili okur. Yaklaşık 2.5 senedir yılda iki defa düzenle(yebil)diğimiz Eskirock Metal Fest serisinin son ayağını da 12 Kasım Pazartesi günü 222 Park‘ta gerçekleştirdik. Bu yazıda kısaca konser öncesi ve konser anında yaşananlardan bahsedeceğim.

Organizasyon aşamasında herhalde en çok sıkıntı yaşadığımı konserimiz bu oldu sevgili okur. Zira ilk tercih ettiğimiz tarih olan 29 Ekim tarihi Cumhuriyet Bayramı ile ilgili bir kutlamayla çakıştığı için etkinliği bir süre ertelemek durumunda kalmıştık. 29 Ekim’in devamındaki hafta ise bizim fakültelerde sınav haftası başlıyordu. Dolayısı ile bir sonraki haftayı, yani 12 Kasım’ı işin hayrı bakımından uygun bulduk. Ancak o hafta da Anadolu Üniversitesi‘nde tek vize yapan birimler için sınav haftasıydı ama Osmangazi Üniversitesi‘nin tamamında ve Anadolu Üniversitesi’nin iki vize yapan fakültelerinde sınav olmadığı için tarihi değiştirmedik.

Hayatın her gün pahalandığı bir ülkede takdir edersiniz ki cebimizdeki para azalırken masraflarımız da hergün artıyor, harcamalar her ay bir önceki aya göre pahalanıyordu. Üstelik bir de İstanbul-Eskişehir arasındaki tren seferlerinin yapılamıyor olması yol maliyetlerini iki katına çıkarmıştı. Bira pahalanmış, kiralar artmış, donasa bile zam yapılmıştı 🙂

Derin bir nefes alıp yaşadığımız tüm aksilikleri geride bıraktık. Önce diğer konserlerden iyi ya da kötü, alışkanlık haline getirdiğimiz şu konser teaser’ımızı hazırlattık Ayberk ve Gil‘e. Videonun başındaki o karga, bizim için yapılan bir animasyondur, yani herhangi bir yerden alınmamıştır, emek verilmiştir. O açıdan bu iki dostumuza bir kere daha teşekkür ederim Eskişehir Rock Topluluğu adına.

Konserden bir gece önce, 11 Kasım Pazar gecesi, diğer festivallerden farklı olarak ilk defa bir Eskirock Gecesi düzenledik. Konser öncesinde bir toplanalım istedik. Prison Bar‘da Kayra ile anlaşıp ön satış bileti alan müzik severlere indirim sağladık. O akşam pek çok eski dostumuz ile görüşme fırsatımız oldu. Güzel bir akşam geçirdik. Sonra hemen eve gelip uyudum iyice dinlenebilmek için.

Pazartesi sabahı okula gittim. Öğleden sonra çıkabilmek için hocamdan izin aldıktan sonra okuldan ayrıldım yemek yiyip. Saat tam  14:00’de yanında Halil ve sponsorumuz IMG Music‘ten on numara insan Hicri abi olduğu halde Nakliyeci Hasan Abimiz kamyonuyla geldi 222’nin önüne. Kamyonetten ekipmanları indirip sahneye taşıdık. Zaten kısa bir süre sonra da gecenin ilerleyen saatlerinde işinde gösterdiği üstün başarılardan ve bize yaptığı “katkılardan” dolayı plaket vereceğimiz tonmaisterimiz, canımız Serdar Abimiz geldi. Sahneye davulu kurduktan ve amfileri yerleştirdikten sonra kablo tesisatını da kurdu Serdar Abi. Bu esnada gruplar da yavaş yavaş gelmeye başladılar. Tanıdıklarımızla hasret giderdik, tanımadıklarımızla tanıştık. Zaten bu konserlerin bizim için en heyecanlı yanı da yeni insanlarla tanışmak oluyor.

Konser için belirlediğimiz sahne sıralaması şu şekildeydi:

  • Heretic Soul
  • UÇK Grind
  • Carnophage
  • Episode 13
  • Lamb Of God Tribute

Soundcheck süreci planladığımızdan biraz geç bitti, bu gecikme de kapı açılış saatine yansıdı dolayısı ile. Planladığımızdan yaklaşık 40 dakika sonra açtık kapıları ve soğuktan üşüyen metal müzikseverler içeri doluştular. Kapı açılışından da kısa süre sonra konser başladı. Biz de nefesimizi tutup bakalım bu konserde neler olacak diye beklemeye başladık.

Heretic Soul ve ben

Güne şanssız başlayan dostlarımız, Heretic Soul ilk sırada sahneye çıktı. Süpersonik davulcuları Erhan‘ın davulları ve Sarp‘ın harika vokalleriyle sevdiğim bu grup tam da tahmin ettiğimiz gibi bir açılış yaptı. Kendi tabirleriyle Nihilistik Death Metal‘in ağa babaları olduklarını gösterdiler. Güne şanssız başladıklarını söylemiştim. Şöyle oldu: Basçıları Eskişehir’e gelirken cüzdanını düşürmüştü ve buna bağlı olarak bir gecikme yaşadılar. Ancak kısa sürede ses kontrollerini tamamlayıp sahneye çıktılar ve seyirciyi coşturdular. Zaten Erhan’ın davullarıyla coşmayacak death metalci yoktur herhalde. Heretic Soul sahnedeyken tüm UÇK Grind ekibi de grubu ilgiyle izledi. Gerçi herhalde ilk defa bu konserimizde, bütün gruplar bütün grupları izleyebildiler. O açıdan da çok hoş bir ortam oldu. Heretic’in en sevdiğim parçası Mental Decay‘de ben de dayanamayıp sahne önüne koştum, kalabalığa karıştım işi gücü bırakıp. Grup gayet iyi dileklerle sahneden indi 🙂 Togay‘la ben içimizden helal olsun lan dedik.

UÇK Grind

Ufak bir aradan sonra UÇK Grind sahneye çıktı. UÇK Grind, yakın zamanda kadrosunda bir takım değişiklikler yaşamasına rağmen, bu değişimleri hep pozitif yönde kendisine katan; Türk metal piyasasının en saygıdeğer gruplarından biridir. Konser gününe kadar açıkçası kişilikleri konusunda bir bilgi sahibi olmadığımız grup üyelerinin çok iyi birer dost olabileceğini de öğrendik. Sevdiğimiz insanların, kendi aralarında birbirlerini de sevdiklerini görünce özellikle Volkan‘la ben de daha bir sevindik 🙂 Neyse, UÇK sahneye çıktı ve şöyle bir baktı seyirciye. Tanju Abi, o her zaman ki yüksek enerjili performansıyla tüm o seyirciyi ezdi geçti. UÇK’yı herkes Tanju Abi ile tanıyıp sevse de biz ekip olarak Levent Abi‘nin hayranıyız onu da söylemeden geçmeyeyim. Grup, Trust or Grind isimli parçalarında bir önceki davulcuları Savaş Abi‘yi sahneye çağırdı ve bu parçayı bu şekilde icra ettiler. Tanju Abi, insan ırkının yok edilmesine dair manifestolarını açıkladıktan sonra efsane parçaları The Human Race Must Be Destroyed‘ı da çaldılar. UÇK Grind, sahneden alkışlar eşliğinde indi. En son 3 sene önce Chaos Murat Abi‘nin getirdiği grubu, yıllar sonra tekrar kendi organizasyonumuzda dinlemenin haklı gururunu yaşadık biz de o alkışları yüreğimizde hissederek 🙂 Çok dokunaklı oldu lan farkındayım.

Tanju Abi ve ben

Tanju abi ile birlikte fotoğraf çektirdikten sonra içeri koştum. Sahneye bir Eskirock efsanesi Onur kardeşimizin grubu Carnophage çıkacaktı. Bugüne kadar yaptığımız 5 konserin dördünde 3 farklı grupla sahneye çıkan Onur, bu rekorunu kendisi gibi dört konserde 3 farklı grupla sahneye çıkan Karahan‘la paylaşıyordu. O açıdan Onur’un ve Karahan’ın bizdeki kredileri epey fazladır 🙂 Her neyse, Carnophage özellikle hızlı ve teknik riffleriyle ön plana çıkan Ankaralı bir Death Metal grubudur eğer halen duymayanlar varsa. Vokalleri Oral Abi, Cidesphere grubunun da eski vokaliymiş üstelik konser günü öğrendiğime göre.

Carnophage

Carnophage’ı daha önce iki defa izlemiştim. O yüzden parçalarını ve sahnelerini gayet iyi biliyordum. Bu gruptan da bassçıları Bengi hocamızı ayrı bir severim 🙂 Kendisiyle ayaküstü biraz sohbet fırsatı buldum ve konuştuk.

Carnophage’ın davulcusu Onur, bana ve Alper‘e göre Türkiye’nin en iyi üç metal davulcusundan birisi olduğu için biz kamerayı ekipmanı kurup sadece Onur’u çektik videoya konser boyunca. Böyle bir davranış geliştirdik herifin yeteneğine karşı 🙂 Carnophage, Episode 13’ün tarzının verdiği avantajı saymazsak, gecenin en öfkeli grubu oldu. Sahne önünde de çok büyük ilgi vardı. Ortalık fena karıştı. Kardeşim Murat falan düştü masaları devirdi, oturan kızlardan biri yere düştü falan. Öyle bir karıştı yani ortalık. Fazlasıyla can yakan bir performans oldu yani.

Episode 13 (Mehmet Şahin Tabak)

Carnophage sahneden indiğinde saat 23.00’e yaklaşıyordu. Sırada Eskişehir’de kurulan ve Black Omen‘la beraber şehrimizin en başarılı grubu olan Episode 13 vardı. Grup uzun vadede çok fazla eleman değişikliği yaşamıştı. Ancak kadrosunda her daim orjinal kadrodan birilerini bulundurabilmişti. Nursuz‘un gruptan ayrıldığını duyunca üzülmüştüm ama konser günü grupla birlikte görünce epey sevindim. Biraz muhabbet ettik. Bu arada grubun yeni gitarist ve davulcusu ile de tanıştık. İkisi de İzmirli olan bu müzisyenlerin çok kaliteli müzik adamları olduklarını Togay’dan ve sahnelerinden öğrendik. Episode 13’de Ozan‘ın vokalleri zaten meşhurdu. Bunun üstüne bir de ekibin geri kalanının müzikalitesi eklenince pek çok izleyiciye göre gecenin en başarılı performansını sergilediler. Grup küçük bir talihsizlik yaşadı ancak. Performansın ilk dakikalarında gitaristleri bir problem yaşadı ve bu problemi bir başka gitar bularak telafi ettik. Episode 13, vites düşürmeden devam etti böylece. Grubun sahne performansı sonradan Shining’in turne menajeri olduğunu öğrendiğimiz birisi tarafından detaylı olarak kameraya alındı. Bu görüntüler nerede nasıl ortaya çıkacak heyecanla bekliyoruz. Episode 13, gayet olağanüstü bir şekilde şovlarını bitirdi ve sahneden indi. Bu arada Togay’ın yanına gidip ben de İzmir’den hakikaten müzisyen çıkıyor lan dedim.

Lamb Of God Tribute (Türker)

Episode 13 sahneden indikten sonra organizasyonun birkaç ufak tefek sıkıntısını çözüp sahneyi Lamb Of God Tribute için hazırlamaya başladık. Bir önceki konserimizde Lamb Of God Tribute efsane bir performans göstermişti ve konserden sonra bile günlerce sohbetlerimizin konusu olmuşt. Türkiye’nin ilk ve tek Lamb Of God Tribute grubu olmaları açısından ben Eskişehir’deki Lamb Of God fanlarını çok şanslı buluyorum. LOG Tribute, vokalleri Türker‘in kendine has sahne ağzıyla birer birer vurmaya başladı izleyenleri. Sıra Redneck‘e geldiğinde ben de dayanamadım ve üstü başı çıkarıp Ergin‘e emanet ettikten sonra daldım sahne önüne. Parçanın ortasında Kerem‘le Yusuf bize bir süpriz

LOG Tribute sahne önü

yapsalar da devamında Walk With Me In Hell‘i bağlamaları gecenin en efsane anı oldu benim için. İlk defa bir Eskirock konserinde stage dive yapıldı. Çok kıskandım elemanı. Lamb Of God Tribute, wall of death yaptırıp artık yapılacak bir şey kalmadı diyip bitirdi performansını ve Eskirock Metal Fest. Vol 5 bitmiş oldu. Saatler 01.30’u gösteriyordu bittiğinde konser. Planlanandan tam 1.5 saat geç bitti yani.

Tonmaister Serdar Abi’ye vereceğimiz plaketi takdim etmeden hemen önce

Konsere gelen tüm müzikseverlere ve Eskişehir Rock Topluluğu üyelerine teşekkür ederiz. Ayrıca organizasyon ekibimiz, kardeşlerim Volkan, Togay ve Halil’e de teşekkür ederim.

Hürriyet

Yerel ve ulusal basında da konserimizle ilgili ufak tefek de olsa haberler çıktı. Bunları ilerleyen zamanlarda buldukça buraya ekleyip güncelleyeceğim zaten. Hatalı ve yanlış bilgilerle dolu olanları ile buraya koymaya gerek yok.

Bu konserimizde de diğer konserlerimizde olduğu gibi bilboarlar bastırdık. 222 Park’ın duvarında görüp önünde fotoğraf çektiren varsa bana ulaştırsın, süpriz bir hediye vereceğiz.

Ayrıca aylık kültür ve sanat dergisi IDEA Magazine‘de bir tam sayfa ayırıp konserimizin afişini yayınlamış destek olmak için. Çok teşekkür ederiz editör dostumuz İlker Şimşekcan‘a.

Bu konserimizde katılımın artık yerel bazdan çıkıp tamamen ulusal boyutlara ulaştığını görüp çok sevindik. Erasmusluları ve Norveç’ten gelen iki misafirimizi saymazsak; başta Ankara, Afyon ve Kütahya olmak üzere İstanbul, İzmir ve Adana’dan ve daha pek çok ilden doğrudan katılımcılar vardı.

Hürriyet – 16 Kasım 2012

18 Kasım – Sakarya Gazetesi

Özellikle Audio Kombat kardeşleri (Sertan Hocamı ve Süheyl‘i) görmek beni çok mutlu etti konserde. Bu benim için büyük bir destekti. Süheyl’le dertleştim biraz, sağolsun epey moral verdi 🙂 Manevi desteğin yanında ekipman desteği ile sponsorumuz olan IMG Music ve İlkay Abi ile; Serdar abiye, Onur Özçelik ve Umut Kaya‘ya özellikle davul konusundaki ekipman destekleri için minnettarız.

UÇK Grind – Sınır Ötesi (2012)

Birkaç gün içinde yine blogda okuyacaksınız gerçi de, UÇK Grind’ın belki de Türkiye’de ilk defa olarak özel bir format ve tasarımla hazırlayıp 2012’de sınırlı sayıda çıkardığı Sınır Ötesi isimli EP’sini hediye etti Tanju Abi. Beni fazlasıyla mutlu etti. Buradan olur da okursa bu yazdıklarımı kendisine çok teşekkür ederim.

Bu geceden hareketle yepyeni bir keşifte bulundum: Dark Eden. Episode 13’ün gitaristi Mehmet Şahin Tabak‘ın vokal ve gitaristliğini yaptığı bu İzmirli melodik black metal grubu son zamanlarda yaptığım en sağlam keşiflerden biri oldu. The Crimson Path isimli parçaları ve klipleri çok başarılı. Bu açıdan muhakkak takip edilmesi gereken bir grup. Çok kısa sürede de albümleri çıkacakmış zaten. Kendilerini takip etmek sadece 1 tık kadar yakın: https://www.facebook.com/darkedentr

Yazıda kullandığım görsellerin bazılarını Hicri Abi’den aldım. Bir tanesini de Buğra çekti sağolsun. Hepsine teşekkür ederim. Birkaç gün içinde sayfayı yeniden kontrol edebilirsiniz. Zira bir takım video ve görseller daha ekleyip güncelleyeceğim.

Etkinliğin halen açık facebook sayfası: https://www.facebook.com/events/504845039530554/?ref=ts&fref=ts

EPISODE 13 (Eskişehir) https://www.facebook.com/episode13official

CARNOPHAGE (Ankara) https://www.facebook.com/pages/CARNOPHAGE/9765924066?fref=ts

UÇK GRIND (Istanbul) https://www.facebook.com/pages/UCK-GRIND/12842079537?fref=ts

HERETIC SOUL (Istanbul) https://www.facebook.com/hereticsoul1

LAMB OF GOD TRIBUTE BAND (Eskisehir) https://www.facebook.com/lamb.of.god.tribute.band

Hatamız olduysa affedin, bir sonraki konserde görüşmek dileğiyle.

Mesut Proofhead Çiftçi

GÜNCELLEME: 16 Kasım. Hürriyet haberi eklendi. 18 Kasım. Sakarya haberi eklendi.

Ancient Town Fest

Ancient Town Metal Fest

Vize haftasına kurban edilen bir güzel organizasyon daha! Black Omen‘la, Carnophage‘la ve en son Eskirock Metal Fest Vol. I‘de Garmadh grubu ile izlediğimiz canımız ciğerimiz kardeşimiz Onur‘un düzenlediği bir festivaldi bu.

Pazartesi günü Akışkanlar Mekaniği ve Çevre Modelleme vizelerim olmasına rağmen dayanamadım, pazar günü bir kaç saatliğine de olsa uğradım konsere. Volkan ve Halil de sağolsunlar eşlik ettiler bana. Şu açıdan iyi oldu, uzun süredir göremediğim pek çok insanı gördüm, hasret giderdim. Hepsine buradan selamlar. Murat Abi‘nin en son bizim konserde benimle kafa salladığını tescil etmiş oldum ayrıca zira kendisi saçları kestirmiş. Uzun süre sonra ilk defa Aygün‘le de birlikte olduk. Volkan ve Aygün’le küçük sevimli muhabbetlerimiz oldu. Bakalım Aygün yakında fotoğraflarımızı da verir inşallah 🙂

Konser, 31 Ekim Pazar günü Hayal Kahvesi, yeni adıyla Fabric Performance Hall‘da yapıldı. Ancak mekan sağolsun (!), adını değiştirmesine rağmen zihniyetini hiç bozmamış ve organizasyonu Onur için elinden geldiğince zorlaştırmış. Aynı mekanın önceki metal konserlerinde sahne önüne masalar koyup üzerlerine rezerve yazarak insanların sahne önüne gelmesini engellediğini zaten biliyorduk da sahnenin ışıklarını açmayacak kadar düştüğünü bilmiyorduk. Aynen bunu da yaptılar.

Tüm aksaklık ve olumsuzluklara rağmen Onur’un özverisi sayesinde sıkıntı seyirciye yansımadan devam etti organizasyon. Dediğim gibi erken ayrılmak zorunda kaldığım için sadece 3 grup izleyebildim. Onları da aklımda kalanlarla yazacağım buraya. Yanlışım eksiğim olursa lütfen uyarın yorumlarda.

Bleeding Serenade

İlk grup Bleeding Serenade isimli Ankaralı metal grubuydu. Hafızam beni yanıltmıyorsa cover ağırlıklı çaldılar. Grubun kaçıncı sahnesiydi bilmiyorum ancak az daha, çok az daha çalışarak iyi şeyler yapabileceklerini düşünüyorum. Ses sisteminin, daha doğrusu mekanda ses ile uğraşmakla yetkili kişinin azizliğine uğradılar. Ancak herşeye rağmen moral bozmadan çalıp bitirdiler tebrik ederim kendilerini de.

Ascension

İkinci grup her an kalp krizi geçirecekmiş gibi söyleyerek yüreğimi ağzıma getiren ama çaldıkları Dark Tranquillity ve Death parçaları ile de yardıran grup Ascension idi. Lethe‘yi çaldılar aynen kaydettim bende 🙂 İlk gruba görebu arkadaşlar daha hoşuma gitti benim.

Carnophage

Son izlediğim grup ise tamamını dahi izleyemediğim, dostum Onur’un grubu Carnophage. Vokalistleri Oral‘ı tanıyamadım önce. Aaa vokali değişmiş, dedim. Sonra Black Omen’dan Tolga düzeltti beni. İyi baktım evet Oral’mış hakkaten. Carnophage her zamanki Carno’ydu. Carno’nun Bone Nails‘ini severim ben. Konserde baktım başladılar çalmaya hemen açtım bunu da kaydettim. Harika da oldu sevgili okur. Bu arada basçıları Bengi ile de görüştük konuştuk selam buradan.

Daha sonra mekandan ayrıldım eve gelip Akışkanlar Mekaniği ile Çevre Modelleme çalıştım. En üzüldüğüm şey de o gece Black Omen’ın yeni parçalarını dinleyememek oldu. Cidden üzüldüm.

Adı geçen grupların myspace adresleri:

Bleeding Serenade: http://www.myspace.com/bleedingserenade
Ascension: http://www.myspace.com/ascensiontr
Carnophage: http://www.myspace.com/carnophageturkey

28 Aralık Zedd Performance Fotoğrafları















Baran abiyle






Serkan abi Volkan ile Volkan Aygün










Onur ile
















Süper Bir Albüm ve Demolar

Dün okul çıkışı Chaos Magazine‘le tanınan, Eskişehir’de de hatrı sayılır organizasyonlar (Chaos Fest) yapmış Murat Abi ile buluştum. Murat Abi dergiden dolayı pek çok grupla irtibat içerisinde ve bu grupların albümlerinin ve demolarının da dağıtımıyla uğraşıyor Eskişehir’de. Benim de önceki yazıları takip edenlerin hatırlayacağı üzere kendi halinde, güzel bir arşivim var. Murat Abi’deki demolar falan epey ağzımı sulandırmıştı. Bir de malum sadece yabancı değil, ağırlıklı olarak Türk Metal grupları dinlediğimden bir anlamda bu demoları almak farzdı. Neyse sözü fazla uzatmadan ne aldım ne verdim onu yazmak istiyorum. Bildiğim kadarıyla ufak ufak da yorum yazacağım: Okumaya devam et

28 Aralık Black & Death Metal Gecesi

Tamam, çok yaratıcı bir başlık bulamadım. Ama cidden dün geceyi nasıl anlatacağım; hangi benzetmeleri yapacağım bilmiyorum. Aygün’ün söylemesi sayesinde ayın 28’inde, yani dün yapılacak olan bu konserden haberim oldu. Neyse, çıkacak grupları da duyunca o an karar verdim gitmeye. Kendime ortak olarak ta Volkan’ı seçtim. Volkan, önceleri death ve black metal dinleyen ama son iki senedir ev arkadaşı Benan’ın sayesinde heavy metale gönül veren bir arkadaşım. Dedim yeniden başlar belki death dinlemeye 🙂 Neyse, efendim araları geçiyorum ve mevzuya geliyorum. Parayı pulu ayarladık, zaten 7 liraydı bilet fazla kalın gelmedi, gittik mekanın kapısına. İkimizde daha önce gitmemişiz bilmiyoruz ki nerde! Neyse, bulduk bulduk. Dikkat edersen okurum, o kısmı da uzatmıyorum. Biraz bekledikten sonra içeri girdik. Mekan küçük bir yerdi ama underground falan hoşumuza gitti, ne yalan söyleyeyim şimdi. Mekanda bangır bangır müzik çalıyordu. Winamp’tan tabiki 🙂 Yalnız parçaların hepsi özenle seçilmiş heavy metal parçalarıydı. Tabii bu durum en çok bizim Volkan’ın işine geldi. Adamlar sıradan Judas Priest (hatta tahmin ettiğimiz iki parçayı da Breaking The Law ve Painkiller), AC-DC, Black Sabbath falan çaldılar. Müzik giderek sertleşti. Saat 20:40 civarı ilk grup Impatience çıktı. Bu noktadan sonra izlenimlerimi grup grup anlatacağım.

IMPATIENCE: Gecenin ilk grubuydu. Sahnenin sol tarafından ritim gitaristleri Görkem’le burun buruna izledim konseri. Davulcuları çok iyiydi. Ama benim sahnede favorim gitarist Görkem’di. Acayip sempatik ve sevimli bir herif. Grubun şarkıları güzeldi. Yalnız vokalistin sahnenin altında duran kağıttan sözleri okuması biraz garipti. Ayrıca grubun tümüne baktığımızda vokalist pek bi eli yüzü düzgün kalıyordu. Yani dışarda görseniz “Abi bu herif kesin Clubber’dır” dersiniz o kadar. Tabii bu benim nacizane görüşüm. Elemanda sağlam scream vokal vardı hakkını yemeyeyim. Sahneden inerken gitarist ve davulcuların tebrik ettim. Performanslarına nacizane görüşüm 10 üzerinden 7 verdim. Puanı nerden kırdın peki Mesut? Vokalin sözleri okumasından kırdım. Bu arada grubun basçısı bayandı ve gecenin tek bayan müzisyeniydi. Ayıptır söylemesi sonraki iki grubu (Amoral Vusat ve Black Omen) yanyana izledik. Alçak gönüllü biri. Grup sahneden indikten sonra gittim ki Volkan bayılmış vaziyette 🙂 Dedi, abi ben giderim birazdan. Ve hakikaten bir sonraki gruptan sonra Volkan’ı gitmiş olarak bulacaktım. Bu arada Black Omen ve Carnophage (gecenin headlinerı-son grubu-) davulcusu, bir süredir Myspaces’ten konuştuğum Onur ile de tanıştım. Gecenin güzel olacağının ilk sinyalleri bu oldu. Adam o kadar kafa, rahat ve dost canlısı göründü ki bana anlatamam. Bir süre muhabbet ettik, sonra ayrıldı. Daha sonra Onur’la da tekrar konuşacaktık.

AMORAL VUSLAT: Basçıları Ali abi önceden beri tanıdığım ilk konserlerinin afişi duvarımda asılı duran grup. Bir süredir sesleri çıkmıyordu. Meğer davulcuyu falan değiştirmişler. Grubu yine sahnenin en önünden, basçı Ali abinin önünden izledim. Performansları gayet iyiydi. Gecenin ilginç noktalarında biri Amoral Vuslat’ın davulcusu ve gitaristi ile bir önceki grup Impatience’nin davulcusu ve gitaristi aynı adamlar. Yani bu iki adam sahneden hiç inmedi desem yeridir. Ama tabii gruplar arasında 10 15 dakikalık boşluklar oldu. O arayı yine Winamp doldurdu 🙂 Neyse, Amoral başladı. Melodik Death’ten Brutal Death metale döndüklerini vokalist söylemeye başlayınca anladım. Tamam lan, önceden de biliyordum. Ali abiyle konuşmuştuk performanstan önce. Abi acayip çaldılar. Hatta bir ara galiba Lamb Of God’dan bir parça çaldılar. Vokalist anons etti falan sahnenin önünü açın diye. Abi o ne poga? Lan millet manyak yemin ediyorum. Neyse, konumumu bozmadan takıldım ben. Dokunan olmadı Allah’tan. Vee, Amoral bestlerini çalmaya başladı: Lost Time. Lan yemin ediyorum, sahne önü bir ağızdan söylemeye başladık. Lan nasıl tutmuş parça! Amoral’ı bir kez daha tuttum içimde 🙂 Ardından bir de Slayer’dan Blood Line’ı girdiler. Yıkıldı salon. Neyse, 7 yada 8 parça sonra indiler sahneden. Bu sefer başta yine davulcuları ve Ali abi olmak üzere hepsini tebrik ettim. Lan çok komik oluyor. Hepsi gayet sağlam ve komik adamlar. Amoral inince bende ufak bir heyecan başladı. Lise 2’den beri dinlediğim grubum Black Omen birazdan burada olacaktı canlı canlı.

BLACK OMEN: Ne yalan söyleyeyim benim için gecenin headlineri bunlardı. Aygün’le sahnenin önüne gittik. O makinasını hazırladı, ben de kendimi. En öndeyim yine. Amoral’ı izlediğim noktada. Önümde Serkan abi, ki kendisiyle üç beş defa otobüste dolmuşta falan karşılaşmışlığım, konuşmuşluğum vardır, ve grubun klavyecisi vardı. Serkan abi basçısı, Tolga’da klavyecisi oluyor Black Omen’in bu arada. Davulda da az önce konuştuğum Onur vardı. Lan küsmesin diğerlerini de yazayım: Elektro gitar Baran abi ve vokalist Karahan ki ben kendisine “DEV” lakabını taktım. Allah belamı versin, adam panzer! Neyse, yaklaşık 10 dakikalık bir soundcheck (ses kontrol)’ten ve klavye krizinin giderilmesinden sonra (lan klavyeden ses çıkmadı nasıl iş anlamadım) ki bu da tamamen mekanın denyoluğundan kaynaklanıyordu, konser başladı. Ama ne başlayış: “Angels alwasy deserve to die!” diye bir girdiler abiler… Bak parçayı tam hatırlamıyorum ya şimdi, şüpheye düştüm. Ama evet ya, “Elegy Of Infernal Angels” dı sanki. Neyse lan, Karahan ilk defa Eskişehir’de sahneye çıkıyormuş. Abi, gecenin belki de en çok kendini izlettiren, şarkıyı yaşatan vokalisti oldu. Brutal ve scream vokali öyle bir yapıyordu ki, ciddiyim hayran oldum. Serkan abi zaten önümüzde çalıyordu, klavyeciyle selamlaştık falan. Ya mükemmeldi. Vokalin bir ara sesini duyamaz olduk. Lan anlamadık arkadan mı kıstılar naptılar 🙂 Yalnız ben en önde klavyeyi duyamadım. Meğer arka kolonlara verip, sahnedekileri kısmışlar. Şarkılarını, en çok ta Black Candle ve When The Sun Rises’ı hep bir ağızdan böğüre böğüre söyledik. Bu iki şarkı, Black Omen’in en eski şarkılarıdır. Neyse, 6 – 7 şarkı sonra Black Omen’i izlemiş olmanın mutluluğuyla “Kara Şeytan”lar sahneden indiler. Meğer gecem asıl o zaman başlıyormuş. O gece yanımda grubun ben lise 2’deyken çıkardıkları demosunu götürmüştüm. Gitarist Baran abi’yi gördüm birden. Hemen gittim, elini sıktım. Tebrik ettim. Demoyu söyleyip imzalayıp imzalamayacaklarını sordum. Olur, dedi. Demoyu görünce sevindiğini anladım. İmzaladı hemen sağolsun.Sonra açtı kapağı biraz konuştuk. O zaman ki kadrodan sadece kendisi ve basçı Serkan abi kalmıştı. İmzadan sonra dur bekle fotoğraf çekilelim dedi, çekildik lan 🙂 Üstüne bir de “Yarın Myspaces’te görürsün resimlerimizi” dedi. Uçtum lan şerefsizim. Serkan abiyi de gördüm. Ona da imzalattım. Sonra grubun tamamıyla iki fotoğraf daha çektirip mutluluk sarhoşu bir vaziyette Carnophage’ı beklemeye başladım. Aha bak bunlar da resimlerimiz:

CARNOPHAGE: Headliner grup. Heriflerin davulcuları Black Omen’in davulcu Onur’du 🙂 Onur gecenin sonunda 24 parça çalmış olacaktı. İzlediğim en öfkeli, en çok poga yaptıran grup. Yalnız sesleri iyi ayarlayamadılar. Basın sesi zınk zınk geldi. Gitarlar da bir ara iyice teneke gürültüsüne döndü ama dediğim gibi adamlarda ki o öfke, çaldıkları coverlar falan müthişti. İzletti yani. Onları da sahnenin tam önünden izledim. Aşağı yukarı tüm şarkılarda poga yapıldı. Tam yıttım kazasız belasız derken son pogada cüssesi devasa olan bir herif bir koydu bana, öldüm sandım yemin ederim. Bu arada Black Omen vokali Karahan’la yanyana izledik. Adam haribiden panzer ya! Hatta çıktı bir parça daha söyledi Carnophage ile. Carnophage bitirince sahnesini hemen basçısından ve elektrocusundan penalarını aldım.(üzeri Carnophage baskılıydı) Sonra sahneye çıkıp zillerini toplayan Onur’dan bagetlerini aldım. Aygün bir de fotoğrafımızı çekti. Tekrar tebrik edip, bu arada sırtından sular süzülüyordu, oradan ayrıldım yalnız başıma.

Gecenin Ardından: Muhtemelen oradan en mutlu ayrılan ben oldum. Nedenlerini sıralıyorum:

  1. Aşağı yukarı her grubun tüm elemanlarıyla tanıştım, konuştum.  Black Omen’la tam kadro! Hatta Onur’la baya bir konuştuk. Lan fotoğraf bile çektirdim. İlk grubun davulcu, gitarist ve basçısıyla; Amoral’ın basçısıyla (davulcu ve gitaristle zaten konuşmuştum); Carnophage’in bas ve vokaliyle tebrikleştik 😀
  2. Gecenin sonunda elimde; imzalı bir albüm, Black Omen’la çekilmiş üç poz fotoğraf, iki pena ve bir çift baget vardı 😀 Penalardan birini beni evde bekleyen Volkan’ a verdim. 
  3. Tüm grupların üyeleri acayip alçak gönüllü ve kafa adamlar. Impatience’nin vokaliyle konuşmadım, nasıl biridir bilmem ama Black Omen ve Carnophage harbi bu alçak gönüllülük tanımına uydular. (Hele ki Onur 🙂 ) 
  4. Tüm performansları en önden izledim. Sahne şovu olarak bir numara yoktu ama sahne kostümü olayına bir tek Black Omen girmişti. Klavyecileri süperdi bu arada 🙂 
  5. Lan bu kadar hatırlıyorum ya. Bir dünya olay olmuştu ama… 
  6. Aha bak aşağıya da adı geçen grupların myspace adreslerini ve resimlerimi koyuyorum 😀

Amoral Vuslat –  http://www.myspace.com/amoralvuslat
Black Omenhttp://www.myspace.com/blackomenturkey
Carnophagehttp://www.myspace.com/carnophageturkey

Gecenin ResimleriFlash Olarak İzlemek İçin   Albüm Halinde İzlemek İçin

Vee Benim Olduğum Resimler (he he 🙂 ) –

Baran Abi ve ben ve ilk Demoları
Tüm grup ve ben
Son fotoğrafım

Baran Abi ve Ben                 Tüm grup ve ben                 Son kez tüm grup ve ben (en sağdaki Onur)

Sonuç olarak, gittiğime asla pişman değilim. Harika bir geceydi. Gecenin en sağlamları Black Omen ve Amoral Vuslat’tı bence. Umarım yakın zamanda yeniden gelirler ve ben de gidebilirim. Daha buraya ekleyemediğim onlarca fotoğraf var Aygün’de. Onları da alınca eklerim.Buraya kadar okuduysan valla helal sana be okurum!