Tag Archives: City Soul

Two Eyes One Island

Aralık’ta gerçekleştirdiğim İtalya yolculuğuna dair yazacağım son yazı da bu olacak. Aslında buraya da çok fazla birşey yazmayacağım. Sadece İtalya’da çektiğim videolardan özel olanlar haricindekileri gayet amatörce birleştirdim. Basit de bir kurgu oluşturdum. Bu akışa soundtrack olabilecek tek parça da City Soul idi. Yani aklıma başka bir ihtimal gelmedi. Dolayısı ile videoyu hazırlarken de City Soul’un klibinden bir takım aşırmalar yaptım. Hoş görün. Bazı yerlerde video çok sallanıyor, bazı yerlerde hızlı geçiyor. Bunların bir kısmı kontrolüm dışında oldu, bir kısmını ise ben ayarladım.

Two Eyes One Island

Cagliari‘de yer alan kalenin içinde ve civarında geçiyor videodaki görüntüler. Ayrıca sokaklarını da hızlı bir şekilde görebiliyorsunuz. Bu arada videonun adı da “Two Eyes One Island” yani “İki Göz Bir Ada” oldu. Bu adı pek çok yönden kendim de beğendim. İki göz bir oda der gibi de oluyor, acayip oldu ama bence güzel oldu.

Umarım bir nebze de olsa beğenirsiniz. Şimdiden sağolun.

Geçen Hafta Olan Bitenler

Hope To Find’la Stüdyo’ya Girdik!

İlerleyen yazılarda detaylı olarak anlatacağım AÜ Rock Konserleri Vol. I etkinliğini gerçekleştirdik pazar gecesi. Bundan da bir gece önce Hope To Find ile stüdyoya girdik. Sağolsun Erdem Hocamız davet etti. Muhtemelen hayatımızda en eğlendiğimiz stüdyolardan birisi olmuştur Volkan, Sercan ve benim için. City Soul ve Witness Of Happiness‘ı kaydedip kişisel arşivime koydum sevgili okur. Çok daha ünlü olduklarında muhakkak ki bir DVD çıkaracaklar ve stüdyo görüntülerini de koymak isteyecekler. İşte o zaman da ben çok acayip fiyatlardan vericem bu görüntüleri. Aynı şekilde albümlerini de imzalattım saklıyorum.

İş Görüşmesine Gittim

Aslında iş görüşmesi demek yanlış olur sevgili okur. Tanışmak diyelim hadi biz buna. Karşılıklı olarak çok olumlu bir görüşme oldu. ESÇEV isimli yeni bir çevre danışmanlık firmasını kuran ve ikisi bizim okuldan mezun 3 çevre mühendisi ile tanıştım. Bunlardan Tahir Bey, Akif Hoca‘nın yakın arkadaşıymış. Yasemin Hanım da Serdar Hoca‘mın dönem arkadaşıymış. Diğer çevre mühendisi Emre Beyi ise okulda yaptığımız etkinliklerden tanıyordum zaten. Dediğim gibi iş görüşmesinden ziyade bir sohbet tadında geçti bu görüşmemiz. Sağolsunlar ileriye dönük olarak bana çok fazla fikir ve tavisyelerde bulundular. Yakın zaman da yine gideceğim yanlarına.

Volkan’ın Bisikleti Çalındı!

Konserden bir önceki gece Hope To Find’ın stüdyosundan dönerken oldu bu olay. Sercanla ikisi eve döndüklerinde kilitin parçalanıp bisikletin çalındığını görmüşler. Polis çağırmışlar hemen. İfadeleri alınmış falan. Bisiklet Bianchi‘nin iyi modellerindendi ve emektar bir bisikletti. Polis Volkan’a bisikletin faturasını sormuş. Volkan da eski bisiklete, çok süre geçtiği için fatura yok demiş. Polisler de “o zaman bulsak da alamazsın” diyerek müjdeyi vermişler. Buradan sıradan bir vatandaş olarak eğer bir gün hırsızlık yaparsam eski görünen ve faturası olmayan malları çalmam gerektiğini de çıkarmış oldum.

Floyd Trio – Pink Floyd’dan Hallice :)

10 Nisan - Sinema Anadolu

Volkan‘a teşekkür ediyorum. Dün eve gelip harddiskimin yandığını görmeden önce belki de bu haftanın en iyi “bir saati”ni yaşamamı sağladığı için.

10 Nisan günü Anadolu Üniversitesi Rock Kulübü Olarak “AÜ Rock Konserleri Vol. I” isimli konserimizi Volkan’ın üstün çabaları sayesinde düzenliyoruz sevgili okur. Bu konsere 3 grup çıkacak ki inanın her biri dinlemeye doyulmaz gruplar. 10 Nisan günü Sinema Anadolu‘da dinleyeceğimiz bu grupları tanıtayım hatta durun.

:: Volkan Yırtıcı: Ankaralı ve Fusion – Progressive Rock müzik yapıyor. http://www.myspace.com/volkanyirtici adresinden acayip süper parçalarını dinleyebiliyor ve kalitenin farkına varabiliyoruz. Sadece ekibine bile baksanız diliniz damağınız kuruyor!

:: Hope To Find: Artık yavaş yavaş kendi grubumuz gibi sahiplenmeye başladığımız -ve iddia ediyorum- Türkiye’nin en iyi progressive rock grubu. Aşağıda paylaştığım City Soul parçası en iyi ikinci parçaları. Parçanın sonunda şu sözü söyleyeceksin sevgili okur: “Lan en iyi 2. si buysa, ee?” Evet. Hope To Find çalarken City Soul’un son kısmında sahneye çıkıp atlayacak kişi ben olacağım. İzleyin görün sevgili okur. Grup için detaylı bilgi: http://www.myspace.com/hopetofind

:: Floyd Trio: Vee bu yazının başlığı ve yazılma sebebi olan grup. İşte bu Floyd Trio grubunu dinlemek üzere Volkan’la birlikte stüdyoya gittik nazik davetleri üzerine. Henüz iki ay önce kurulmalarına rağmen aralarındaki uyum mükemmel! Çaldıkları parçalarının tamamı Pink Floyd parçaları olan üçlü, dinleyenlere “Üç kişi bu kadar mı güzel müzik yapar lan?” dedirtiyor. “Lan” dedirtiyor çünkü acayip de samimi insanlar. Bir saatlik stüdyo süresince ağzım açık dinledim. Ara ara gözlerimi kapatıp seni hayal ettim.

10 Nisan’da Sinema Anadolu’da Floyd Trio’yu dinleyenler sadece Pink Floyd şarkılarını dinlemeyecek, harika bir Pink Floyd Görsel şovu yaşayacak ve süprizlerle kendinden geçecek. Kameralarınızı ya da ses kayıt cihazlarınızı getirmenizi tavsiye ederim.

Bu yazıdan çıkarılacak ders sevgili okur, 10 Nisan’da ne yaparsan yap, o konsere gel. Zaten gece yarısından çok önce bitecek. Böylelikle geç kalma sorunun da kalmayacak. Benden söylemesi 🙂

Hope To Find – Still Constant

Gecikmiş bir yazı olacak bu. Zira günlerdir internet bağlantım yoktu.

Hope To Find

Eskişehirimizin çıkardığı güzide, yegane ve kaliteli gruplardan birisi olan Hope To Find‘ın Still Constant isimli EP’sini inceleyeceğim bu yazıda. Neredeyse 1 sene gecikmiş bir inceleme olacak ama kısmet böyleymiş sevgili okur.

Dediğim gibi bu çalışma 2009’un hemen sonunda, Aralık ayı içerisinde yayınlamış. Albüm kayıtları ve mix işleri Volkan Yırtıcı tarafından Ankara’da Detay Müzik Stüdyoları‘nda yapılmış. Bu albümle ilgili bir ilginç detay da mastering işlemlerinin Rick O’neil tarafından Avustralya Sidney’de Turtle Rock  Mastering Studios‘ta yapılmış olmasıdır. Özellikle mastering konusunda ülkemizdki pek çok grubun yurtdışıyla anlaştığını biliyordum da açıkçası bu kadar uzağını duymamıştım. Ancak albümü dinlediğinizde adamlar işlerini yapmış diyorsunuz. Çok başarılı zira.

Still Constant (büyütmek için tıklayın)

Şarkılara geçmeden albümün görsellerinden ve tasarımından da bahsedeyim. Albüm digipack olarak basılmış. Çok şık olmuş açıkçası. Grafik tasarımlar Ebru Baranseli tarafından yapılmış. Gerçekten bir EP’den çok öte, bandrollü bir albüm kalitesinde yapılmış. Şanslıysanız bir tane edinebilir ve arşivinize koyabilirsiniz 🙂

EP’de 4 parça var. Bunlar sırası ile;

  1. The Grand Opening
  2. Walking Walls
  3. Witness Of Happiness
  4. City Soul

Şunu tüm samimiyetimle söylüyorum sevgili okur, boş parça yok! Dörtte dört! İnan bana. Ancak kişisel favorim Witness Of Happiness‘tır. Bu albümün bir diğer önemli yönü de son parça olan City Soul‘a klip çekilmiştir. İnanın, Eskişehir’de yaşıyorsanız bu video, bu 7 dakika size çok fazla ve farklı duyguyu yaşatacaktır. Çok başarılı olmuş. Şarkıya çok paralel olmuş. Grubun albüm boyunca tüm şarkılarda ön plana çıkardığı (en azından bana göre) geride duran ama herşeyin merkezindeki o ruh halini bu videoda tüm çıplaklığı ile izleyebiliyorsunuz. Dediğim gibi başarılı olmuş.

EP, The Grand Opening’la başlıyor. Şarkı adını hakediyor ve albümün sonuna kadar sürecek olan bu 28 dakikalık serüvende sizi nelerin beklediğini bir anlamda haber veriyor. Grup sanki bu parçada bugünlere nasıl geldik ve bundan sonra ne yapmak istiyoruzu anlatıyor. Zafer Abi, “all those years past…” diye başladığında ilk tepkim “vay anasını” olmuştu. Vokal olarak en etkileyici parça bu. Bu arada albümde tüm vokalleri grubun gitaristi Zafer Yüksel yapmış. Sadece City Soul’un sözleri hariç, tüm söz ve müzikler de gruba ait. The Grand Opening’i sevmemin bir nedeni de 3:40 civarında başlayan o harika güzellikteki klavye kompozisyonu da olabilir. Bu kadar yumuşak bir melodinin yükselerek normal akışa bağlanması çok başarılı. Bzen olur ya hani zorlama gelir böyle geçişler. Bu albüm de o his yok işte, çok doğal.

İkinci parça Walking Walls, albümde en az sevdiğim parça oldu. Bu parçadaki vokaller özellikle diğerleri kadar etkileyici değil. Ancak bu parçada da gövde melodisi çok başarılı, ayrıca davul ve bas akışı on numara. Albümün süre olarak en kısa parçası. Sözleri gayet başarılı.

Albümün üçüncü parçası benim Allah’lık diye adlandırdığım Witness Of Happiness. Parçayı dinleyen ve olayla alakası olmayan pek çok eşimin dostumun “Aaa Türkler mi?” diye tepki verdikleri bir parça bu. Albümdeki en uzun eser. Yedi buçuk dakikalık bir mükemmeliyet. Söz olarak da en derin ve en başarılı parça bu. Vokaller çok yerli yerinde. Davulun ve klavyenin zirve yaptığı eser bu işte. Özellikle 1:30 da giren Dream Theatervari o kısım, grubun adını koyduğu o progressive yanını en iyi yansıtan kısımlar. Buralardaki bass yürüyüşleri, klavye partisyonları inanılmaz sevgili okur. Zaten 3. dakikadan itibaren başlayan bir kısımda var ki grubun klavyecisi Alper abiyi görseniz tutar ellerinden öpersiniz! Bu kadar açık bak! Burada tüm grubun harikalar yarattığını söyleyebilirim. İşte tüm bu sebeplerden dolayı bence albümün en sağlam parçasıdır Witness Of Happiness.

Ve son parça da klibi de çekilen City Soul. Bu parçaya sözleri Özge Yavuzer Koyuncu yazmış. Klibinin Eskişehir’de çekilmesi sebebiyle ve şarkının adında “şehir” sözü geçmesi sebebiyle bu şarkıya ben “Eskişehir’in şarkısı” diyorum. City Soul, bass gitarın en ciddi efor sarfettiği parçalardan birisi. İyi bass veren bir kulaklıkla dinlediğinizde anlayabilirsiniz ne dediğimi. Bu parçada da çok ciddi progressive ögeler var. Hatta pek çok kişiye göre de albümün en iyi şarkısı bu. City Soul, sevgilinize sarılarak dinleyebileceğiniz bir şarkı. City Soul, çok üşüdüğünüz bir gece de bir an önce evinize varmak isterken dinleyebileceğiniz bir şarkı. City Soul, aşık olduğunuz kız yanınızda habersizce otururken sizin çaktırmadan onun yüzüne bakarken dinleyebileceğiniz bir şarkı. City Soul, sınavınız kötü geçtiğinde son kısmını dinleyerek koşmaya başlayacağınız bir şarkı. Böyle bir şarkı işte.

En başta dediğim gibi bu EP’de boş yok sevgili okur. Albümün sınırlı sayıda basılan kopyalarından edinmeniz çok zor olabilir. Albümü şu aşağıda verdiğim link üzerinden (grup üyeleri tarafından yollanmıştır) indirebilirsiniz. Dağıtımı da serbesttir. Sıkıntı yaşayan olursa bana ulaşabilir.

http://www.bunalti.com/?p=102227

Albümdeki kadro şu şekilde:
Zafer Yüksel – Guitars, vocals
Seçkin Can Koyuncu – Guitars
Alper Dağalp – Keyboards
Erdem Korkmaz – Bass
Orkun Şen – Drums

Seçkin Can Koyuncu, şu an ki kadroda yok. Ayrıca artık vokallerini Bursa’dan Mert Erdem yapıyor. Eskirock Metal Fest Vol. I‘de sahnede o vardı. O festivale katılanlar izleyebilmişlerdi.

Grubun myspace adresi: http://www.myspace.com/hopetofind
Grubun internet sitesi: http://www.hopetofind.net
Grubun facebook sayfası:  http://www.facebook.com/hopetofind#!/pages/Hope-To-Find/171619490495

Hope To Find’a destek ver sevgili okur! Bu, boynumuzun borcudur.