Tag Archives: daktilo

2015 Yılımın Özeti

Yılda bir kere yazdığım, blogdaki en uzun soluklu serilerden, aslında yazmayı da çok sevdiğim bir yazıyla daha karşındayım sevgili okur. 2015 yılı bakalım nasıl bir yılmış, neler yapmışım, hep birlikte okuyalım, gülelim, ibret alalım, bir sonraki yıla hedefler koyalım kendimize.

Geçen yıl yazdığım değerlendirme yazısından hatırladım. 2014 yılı askerlik dolayısıyla blogun yerlerde süründüğü bir yılmış. 2015’te bu durumu biraz kırıp, blogu yeniden ayağa kaldırmak için uğraştım durdum. Bu çaba, reyting kasmaktan ziyade içeriği daha kaliteli ve sürekli hale getirmek içindi. Ama iş yoğunluğundan ve başka projelerden dolayı bloga yine hak ettiği önemi veremedim. Ama blogun görsel olarak daha çok zenginleştiğini söyleyebilirim. Bloga yıl içerisinde 136 tane yazı yazmışım. Blogdaki toplam yazısı sayısı ise 1350 civarına ulaşmış. Yüzlerce paragraf, binlerce sözcük, on binlerce harf…

Ocak 2015: Bu ay 9 yazı yazmışım bloga. Bu ay tek gündemimiz hava soğukluğuydu. Dairede işler yılın ilk ayı olmasına rağmen yoğundu.

Şubat 2015: Bu ay tam 17 tane yazı yazmışım ve tüm yıl boyunca en çok yazı yazdığım ay da Şubat olmuş. Okumaya devam et

Daktilo Aldım!

01 Diyeceksin ki sen daktiloyu taa şu yazında almamış mıydın Mesutcuğum? Evet sevgili okur, daha önce aldığım bir daktilom vardı. Fotoğrafını şurada görebilirsiniz. O daktilomun en büyük sıkıntısı F klavye düzeninde olmasıydı. Ben alırken Q klavyeli diye almıştım ancak satan pezevenk bana F klavyeli bir daktilo göndermişti. Böyle büyük bir hayal kırıklığı ile elime geçtiği için açıkçası çok sık kullanamadım.

Evrendeki tartışılmaz neden-sonuç döngüsünün bir neticesi olarak yeni daktilom karşıma çıktı. (Aslında bu yazıyı yazmadan önce yazmam gereken bir yazı daha vardı: Utku‘nun dönüşü. Hemen kısacık bahsetmek gerekirse Utku yıllar sonra yeniden Eskişehir’e döndü ve artık burada yaşayacak. Yakın zamanda bununla ilgili de kapsamlı bir yazı yazacağım.) Utku’nun yeni taşındığı eve yardım etmeye giderken, Eskişehirliler bilir, Esnaf Sarayı‘nın önünden geçip Stadyum’a doğru devam ettim. Biraz ileride Ticaret Odası’nı da geçtikten sonra bir pasajın aralığında tezgaha dizilmiş beş tane daktilo gördüm. Bunlardan ortadaki hemen dikkatimi çekti, çünkü Türkiye’deki daktilolarda görmeye alışık olduğumuz F klavye düzeninden farklı olarak Q klavye düzenindeydi bu! QWERTZ klavye düzeni 🙂 Dikkat edin QWERTY değil, QWERTZ. Bu, Alman klavye düzenidir. zaten klavyedeki özel karakterlerden de hemen anlayabiliyoruz bu düzeni. Türkçe F klavyede olmayan 1 karakteri bu klavyede nihayet var. Ayrıca pek çok noktalama işareti de yine Türkçe F klavyeden farklı olarak var. Almanların mantığı neydi Z ve Y harflerinin yerini değiştirirken? Bilmiyoruz.

Klavyedeki eksikler ı, ğ, ş, ç harfleri. Şanslıyım ki Almanca’da Ü ve Ö harfleri var.

03

ROYAL 240 marka modelli bir  portatif daktilo bu. Japon malı ve 1970’lerde üretilmiş. Taşıma çantası var. Diğer daktilomdan farklı olarak bunun rengi kahve rengi. Fiziksel olarak neredeyse kusursuz. Sadece üzerindeki ahşap deseninde yer yer aşınmalar var. Mekaniği de çok iyi. Hatasız çalışıyor. Benden önceki sahibi yağlamayı çok iyi yapmış. Bu da bir önceki gibi çift şeritli. İster kırmızı ister siyah yazmaya olanak sağlıyor.

02

04

05

Yine şiirler yazmak, yeni şiirler yazmak için muhteşem bir makine oldu bu sevgili okur. Eski daktilomu verip üzerine de bir miktar para vererek aldım. Bu hafta sonunun en müthiş kazanımı, bu ay ki Dolunay’a yakışır bir gelişme oldu. Sevgiler.

NOT: Kıskananlar müthiş bir alternatif sunabilirim. Şuraya tıklayıp indirebileceğiniz miniş bir bir programla bilgisayarınızda daktilo efektiyle yazı yazabilirsiniz. Kullanımı inanılmaz basit ve eğlenceli bir programcık bu. Bu programın resmi sitesi de şurada.

2014 Yılımın Değerlendirmesi

Yıllar bir biri ardına geçiyor, hayatlarımız değişiyor sevgili okur. Hayatımın belki de en önemli yılıydı 2014 ve en çabuk geçen yılı oldu.

Her yıl yazdığım ve geride bıraktığım yılı değerlendirdiğim yazılardan birisi olacak bu da. Geçen sene yazdığım, 2013 Yılı Değerlendirmesi‘ni okudum az önce. Blogun en hantal yılı olarak bahsetmişim. Ancak, bu yıl beş yıllık My Resort Tarihinin en kötü yılı olmuş, onu anladım. Çünkü altı ay süren bir askerlik ve bir ay süren bir evlilik sürecinde tamamen blogdan uzaktaydım. Tek bir kelime yazmadım. Haliyle reytingler de düştü. Ancak olsun, bunu dert etmiyorum. İnternet alışkanlıklarında belirli dönemler vardır. Örneğin 2000’lerin başında forum siteleri çok revaçtaydı. Sonra sözlükler birden moda oldular. Sonra blog dönemi başladı. Akıllı telefonlarla birlikte bu sefer de fotoğraf ağırlıklı içeriklerin yer aldığı sosyal profil siteleri popülerleşti. Dolayısı ile kişisel blogların artık iki kuşak geride kaldığını söylemek hiç de yanlış olmaz. Özellikle video ve fotoğraf paylaşımlarına olan ilgi bu denli yoğunken kelimelere ilgi gösteren okuyucuların sayısı ciddi oranda azaldı. Okumaya devam et

Daktilo Aldım

Epey oldu aslında alalı ama bir süre beklemek zorunda kaldım bu yazıyı yazmak için. Şu an itibariyle kesinleşmiş oluyor ki evet, kandırıldım.

10603020_10202328417563369_1439416605_n

Daktilom işte bu.

Askerden döndükten sonra hemen her gün internetteki alışveriş sitelerinde alınabilecek temiz bir Q klavye daktilo aramaya başladım. Birkaç hafta içinde ofistebirgenc isimli bir satıcının Diyarbakır’dan sattığı bir daktilo buldum ve hemen mesaj attım, Q klavye mi diye. Fotoğrafta Q klavye olarak görünüyordu ve ben de teyit etmek istedim. Satıcı evet dedi, Q klavye ve çok iyi durumda. Verdiği fiyat o tip bir daktilo için biraz pahalıydı ama Q klavye ise değerdi. Silver-Reed 200 marka modelliydi daktilo. Seiko firmasının üretimi ve Made In Japan bir aletti. Neyse, gelen cevap olumlu olunca daktiloyu hemen o gece satın aldım. Sonra pazartesi günü Bilecik’e döndüm. Daktilo da aynı gün akşam saatlerinde ben evde yokken, üst komşumuz Burcu‘ya teslim edildi. Kardeşimi aradım, daktiloda bir sorun var mı diye. Almış o da bakmış ve birkaç tuşun basılı kaldığını ama çok ciddi olmadığını söyledi. Daktilonun çok bakımsız olduğunu ve şeridinin ölü olduğunu söyledi. Bu iki hususu satıcı önceden söylediği için çok umursamadım. Sonuçta sağlam bir Q klavye daktilo bulmuştum.

Cuma günü Bilecik’ten eve dönünce yaptığım ilk şey daktiloya bakmak oldu ve ne göreyim! Daktilo F klavye, standart bir Devlet Malzeme Ofisi çıkması daktilo. Hemen satıcı ile iletişim kurdum. Doğru dürüst bir cevap veremedi. Neden Q klavye dediğiniz halde F klavye gönderdiniz, diye sordum. Kem küm etti, depoma bakayım falan dedi. Bu şekilde bir hafta kadar geçti ve en sonunda kendisiyle telefonla görüştük ve bana yeni alacağım bir Q klavyeli daktilonun ücretinin yarısını kendisinin vereceği taahhütünde bulundu. Pekala dedim.

Aynı gün ve sonraki günüm internetten Q klavyeli daktilo aramakla geçti. Şans ya, buldum bir tane. Fiyatının yarısını değil, üçte birini göndermesi için önceki gün konuştuğum satıcıya IBAN numaramı yolladım 🙂 Aradan neredeyse 15 gün geçti sevgili okur. O para halen gelmedi ve evet gelmeyecek, biliyorum. Böylece normalinden daha pahalı fiyata, tipik, bakımsız ve şeridi ölü bir F klavye daktilo almış oldum.

Bu yazının vermek istediği ana fikir, Gittigidiyor benzeri sitelerden alışveriş yaparken satıcı ile iletişimi çok düzgün kurun ve ürüne onay vermek için son günü bekleyin. Vaat edilen ürünün gönderildiğinden iyice emin olun. Hatta mümkünse Gittigidiyor’dan böyle şeyler almayın. Çünkü Gittigidiyor’da satış sonrası destek sıfır. Satıcı ile doğrudan iletişim imkanı yok. Onay verdiğiniz ürün ertesi gün bozulsa bile iade etme şansınız yok. Daktiloyu daha iyi kullanılabilir hale getirmek için yaptığım çalışmalar başka bir yazının konusu olacak. Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.