Tag Archives: eftade hoca

Eskişehir Teknik Üniv. Mühendislik Fak. Proje Yarışması

19fuar01Geride bıraktığımız hafta salı günü çok özel ve çok güzel bir gündü benim için. 2006 yılından beri öğrencisi olmaktan gurur duyduğum okulumun ve fakültemin, 2019 yılı Mezuniyet Proje Fuarı ve Yarışması‘nda Çevre Mühendisliği Bölümü Jüri Üyesi oldum. Özlem Hoca‘mın davetiyle katıldığım etkinlikte uzun süredir görmediğim pek çok dostumla  ve hocamla muhabbet etme şansım oldu.

19fuar05.jpgSaat 10.00 civarı Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan Eskişehir Sanayi Odası’na ait fuar alanına geldik. Yıllar önce, bizim mezuniyetimizde de benzer bir poster sunumu ve yarışması olmuştu. Bir günü kendi fakültemizde, diğer gün ise yine aynı adreste, Sanayi Odası’nda yapmıştık. Gerçekten dolu dolu geçmişti. Fakültede mezun olan tüm arkadaşımlarım ve tüm hocalarımız oradaydı. Erdem Hoca‘mın bana ve Alper‘e takılmasını bile hala anlatırız. Ahh ahh, ne güzel zamanlardı be.

Fuar alanına geldikten sonra bir süre rektör hocamızın gelmesini bekledik. Bu esnada fakülteden eski dostlarımla, hocalarımla ve Mukadder annemizle biraz sohbet ettim. Daha sonra dekanımız ve rektör hocamızın konuşmalarıyla Proje Fuarı’nın açılışı yapıldı.

19fuar04

Rektörümüz Prof. Dr. Tuncay DÖĞEROĞLU

Jüri üyesi olarak görevim çok basitti: Bölümümüzden bu yıl mezun olacak arkadaşlarımızın posterlerini inceleyip bitirme projelerini dinlemek ve bazı kriterlere göre bu çalışmalara puan vermek. Diğer jüri üyesi olarak yakın arkadaşım Ongun‘u davet etmişlerdi. Bir diğer akademisyen jüri üyemizi ise hiç tanımıyordum. Yaklaşık iki saatte toplam 10 farklı projeyi ve posteri değerlendirdim. Yeni mezun olacak arkadaşlarımızla tanıştım. Yalnız, bizim dönemimizde en az 20-25 poster vardı. Bu sene bu kadar az poster olması beni epey hayal kırıklığına uğrattı.

Ongun’la beraber değerlendirmelerimizi yapıp puanlarımızı verdik. Sonra Ongun’un iş ortağı, benim de arkadaşım Tacettin ve kısa süre önce bölüm başkanı yardımcısı olan arkadaşımız Alp‘le birlikte epey bir muhabbet ettik. Tüm bölümlerde puanlamalar bittikten sonra, Eskişehir Valisi de etkinliğin yapıldığı alana geldi. Vali de gelince tüm öğrenciler ve hocalarla birlikte üst kattaki toplantı salonuna geçtik. Burada projeleri dereceye giren öğrencilere birer hediyeleri verilecekti.

19fuar02

Okulumuzun büyük bir incelikle, eserleri değerlendiren jüriler için de birer teşekkür belgesi vereceğini duyunca pek bir mutlu olduk. Alfabetik avantajımızı kullanarak, Bilgisayar Mühendisliği’nden sonra kürsüye biz çıktık. Diğer jüri üyesi ortalıkta olmadığından, Ongun’la birlikte çıktık sahneye. Tıpkı Alp gibi, kısa süre önce yeni bölüm başkanımız olan Eftade Hoca‘mız verdi teşekkür belgelerimizi sağ olsun. Daha sonra ilk üçe giren projelerin sahiplerini ve birinci olan projenin danışmanı olan Serdar Hoca‘mı 19fuar03davet ettiler sahneye. Serdar Hoca’mın öğrencisi, yaptığı projeyle bu yılın birincisi oldu. Gezerken çalışma yöntemini çok beğendiğim “Bor Giderimi Projesi” de üçüncü oldu yanlış hatırlamıyorsam.

Birinci öğrencilere verilen döküm tavalardan çok Serdar Hoca’ma verdikleri porselen megafon ilgimi çekti 🙂 Sonrasında biraz konuştuk ki Serdar Hoca’mın da “dikkatini” çekmiş.

Sizi bilmiyorum ama ben seviyorum sevgili okur. Okulumu seviyorum. Bazıları gülüyor, bazıları deli diyor, bazıları ise sinir oluyor. Buna rağmen ben seviyorum. Hep seveceğim. Çok yaşa sen!

Mezun Oldum!

İki günlük sevinç gösterisinden sonra nihayet yazabiliyorum. Bu başlığı atabilmeyi tam 4 senedir bekliyordum lan! Evet, 20 ocak 2012 cumartesi günü, Anadolu Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü‘nden teorik olarak mezun oldum. Diplomamı falan daha almadım ama.

1. Sınıfta ben

Bu yazı sizlere benim normalde 8 dönem yani dört sene ama benim için 9 dönem süren Çevre Mühendisliği eğitimim hakkında bilgi vermek için hazırlanmıştır. İçerisinde çeşitli bilgi ve değerlendirmeler olacaktır. İlk olarak bu 9 dönem ve 4 yaz okulu boyunca aldığım dersleri listeledim aşağıya. Dersin adının önünde yazan kredisidir. Üzeri kırmızı ile çizgiliyse o dönem o dersten kalmışım demektir. Eğer dersin adı koyu ile yazılı ise o dersi AA ya da AB ile geçmişim demektir.

2007-2008 Güz Dönemi

  • 7,5    Calculus I (Genel Matematik I): Lanet ders.
  • 3,0    Technical Eng.I (Tek.İng.I): Ozan Hoca ile bu ders sayesinde tanıştım.
  • 6,0    Fizik I: Fizikten zaten nefret ederdim, bu dersle nefretim tavan yaptı.
  • 1,5    Fizik Laboratuvarı I: Resmen bir kabustu. Asistanlar bize pislikmişiz gibi davranıyorlardı.
  • 6,0    General Chemistry I( Genel K.): Eftade Hoca ile tanışma sebebimdir. Kimyayı hep sevmişimdir.
  • 2,0    Kültürel Etkinlikler: Hayatımın en kültürel dönemidir.
  • 4,0    Türk Dili: İhsan Oktay Anar‘ı bu ders sayesinde tanıdım.
  • 2,0   Atatürk İlke. ve İnk. Tar. I: Tarihi hep severdim, yine sevdim. Şaduman Halıcı‘ya hayran oldum.

2007-2008 Bahar Dönemi

  • 3,0 Introduction To Environmental Eng.: Garip bir dersti ama sevmiştim.
  • 6,0    Fizik II: Fizikten tamamen soğumuştum. Lanet etmiştim.
  • 1,5    Fizik Laboratuvarı II: Kabus Part. II idi. Gene aynı davranışlara maruz kalıyorduk.
  • 1,5    General Chemistry Laboratory: Çok sakardım lan ben.
  • 6,0  General Chemistry II(Genel K.): Kimyayı hep sevdim. Bu biraz zordu ama.
  • 4,5  Teknik Resim: Zakir Poyraz hocamın ellerinden öperim. Gayet keyifle geçtim bu dersi.
  • 7,5    Calculus I (Genel Matematik I): Ucu ucuna kalmıştım.
  • 2,0   Atatürk İlke. ve İnk. Tar. II: Şaduman Hoca bir efsanedir. Tarih II ise daha keyiflidir.
  • 4,5    Bireylerarası İletişim: Bu dersi AA ile geçmek hiç de zor değildi. Taa ki o talihsiz ana dek.

2007-2008 Yaz Dönemi

  • 7,5    Calculus I (Genel Matematik I): Param boşa mı gitti lan diye üzülmüştüm.

2. Sınıfta Alper ben Emre

2008-2009 Güz Dönemi

  • 2,0  Türk Sanat Müziği: Danyal Mantı hocamıza buradan sevgiler. Sağolsun varolsun.
  • 7,5    Calculus I (Genel Matematik I): İllallah dedim!
  • 4,5    Fundamental of Infor.Tech: Hehe çok kolaydı lan 🙂
  • 2,0    Technical English II (Tek.İng.: Evet, yavaş yavaş mühendis mi olıuyorum sorusunu sormaya başlamıştım.
  • 3,0  Çevre Kimyası Laboratuvarı I: İşte. İşte benim en sevdiğim derslerden birisi. O raporlar meğer gelecek yılların habercisiymiş.
  • 4,5    Çevre Kimyası I: Çok iyi, çok sıkıntısız geçtim. Savaş Hoca‘ma saygılarımı iletiyorum.
  • 3,0  Economics (Genel İktisat): Mükemmel bir ders daha. Halen aklımdadır hocanın verdiği örnekler.
  • 3,5   Materials Science: Emrah Hoca bu okuldaki en kral hocalardan birisidir.
  • 3,0    Topluma Hizmet Uygulamaları: 100’den değil de 90’dan AA aldığıma üzüldüğüm tek derstir.

Topluma Hizmet Uygulamaları dersi için şarkı hazırlarken

2008-2009 Bahar Dönemi

  • 4,5    Çevre Mikrobiyolojisi: Mikrobiyolojiyi seviyorum.
  • 2,5  Çevre Mikrobiyolojisi Lab.: Mikrolaboratuvarını da sevdim. Yalnız bir kere hasta oldum Eşerşiya yiyerek.
  • 4,5   Environmental Chemistry II: Bu dersin kitabını çok severdim garip bir şekilde.
  • 3,0 Environ. Chemistry Lab. II: Laboratuvarları hep sevmişimdir. Bunu da sevdim.
  • 4,5    Ekoloji: Arzu Hoca ile tanışmamı sağlayan ders.
  • 4,5  Statics Strength of Materials: Turgut‘un çok büyük desteği ile geçtim. İlk vizeden sıfır alıp ikincisinden 60 alıp da geçtim.
  • 4,5 Linear Algebra and Numerical Methods: Ucu ucuna tırmalayarak, ite kaka geçtim. Ama geçtim! Erdem Hoca ile bu derste ilk defa tanıştık.

2008-2009 Yaz Dönemi

  • 6,0   Fizik II: Metin Hoca‘nın sayesinde fiziğe yeniden saygı duydum.
  • 7,5    Calculus I (Genel Matematik I): Sedat Hoca kraldır.
3. Sınıfta Murat ile girdiğimiz seçim

3. Sınıf Matra Projesi toplantısı

2009-2010 Güz Dönemi

  • 3,5   Computer Program. in Engineering: Matlab‘ı çok sevdim, çok  da rahat geçtim.
  • 6,0  Unit Operations and Proces. I: Çok zor geldi, öyle böyle zor gelmedi yani.
  • 4,0   Su ve Toprak Kirliliği: Serdar Hoca‘yı işte bu derste sevdim.
  • 3,0   Temel İşlemler ve Süreç. Lab.I: Laboratuvarları çok sevdim. Bu laboratuvar epey zorladı ama geçtim.
  • 3,0   Fotoğrafçılık: Güzel bir ders, tavsiye ederim.
  • 4,5  Hidroloji: Malesef bu derste birşey öğrenemedim. Ucu ucuna ancak geçebildim.
  • 6,0 Akışkanlar Mekaniği: Mantığını çözdüğümde final sınavı bitmişti.
  • 4,0    Almanca I: Sertan Gür‘ü bu sayede tanıdım. Ich bin Mesut.

Volkan'la birlikte aldığımız yegane ödül

2009-2010 Bahar Dönemi

  • 4,5    Su Temini ve Atıksu Uzaklaştırma: Yılmaz Muslu ve kitapları.
  • 3,0 Temel İşlem. ve Süreç. Lab. II: Efsane olup zirvede bıraktım, laboratuvar defterini kapattım.
  • 4,5 Air Pollution (Hava Kirliliği): Hava derslerini çok zor anlayabildiğimi keşfettim.
  • 4,5   Çevre Mühendis. Bilişim Tekno.: Serdar Hoca’dan tez almaya bu ders sayesinde karar verdim.
  • 4,5  Enerji Üretiminden Kaynaklanan Çevre Sorunları: Okul hayatım boyunca aldığım en iyi derslerden biriydi. Çok araştırıp çok şey öğrendim.
  • 3,0    İstatistik: Zorlanırım diye korkuyordum ama rahat geçtim.
  • 4,5   Termodinamik: Çok zor oldu ama geçebildim. Tabloların hastası oldum. Ayrıca Yunus Çengel‘in kitabına da hayran oldum.
  • 6,0    Temel İşlemler ve Süreçler II: Çok ağır geldi. Acayip geldi bu ders.

3. Sınıf Yaz Okulu Savaşalp Volkan Seval

2009-2010 Yaz Dönemi

  • 7,5    Calculus II (Genel Mat. II): Yazık oldu. Üzüldüm.

4. Sınıfın en yoğun zamanları

2010-2011 Güz Dönemi

  • 6,0  Unit Operations and Proces. I: Zorlandım ama affetmedim, çaat diye geçtim.
  • 6,0  Akışkanlar Mekaniği: Mantığını anladığımı söylemiştim. Rahat geçtim.
  • 6,0    Katı Atık Yönetimi: İşte en zorlayıcı ama bana en faydalı olan derslerden biri daha. Çok iyi bir deneyim oldu bana.
  • 4,5  Air Pollution Control: Hava derslerini anlayamadığımı keşfettim. Ama suç kitaptaydı ben de değil.
  • 4,0    Su Arıtımı Projesi: Zevkli derslerden birisiydi. Yusuf Hoca‘ya baba demeye başladık.
  • 4,5    Environmental Modelling: İlk vizeden 20 alıp ikinci vizeden 85 aldım. Öyle geçtim.
  • 3,5    Wastewater Engineering: Ben sevdim bu dersi sizi bilemem.
  • 3,0    Çevre Müh. Bitirme Projesi I: Hehe.
  • 3,0  Küçük Ölçekli Atıksu Arıtma Sistemleri: Bir diğer faydalı seçmelilerdendi bu ders de. Herkese tavsiye ederim.

Volkan ve Savaşalp

2010-2011 Bahar Dönemi

  • 4,5  Differential Equations): Tek seferde çaatt diye geçtim. Laplace ve Yılmaz Dereli sağolsun.
  • 6,0    Temel İşlemler ve Süreçler II: Affetmedim bu sefer. Çok onurlu geçtim.
  • 4,0    Atıksu Arıtımı Projesi: Bu ders de iyiydi.
  • 6,0   Çevre Yönetimi: Proje kısmı çok zorladı. Arcgis öğrendik biraz da, o açıdan iyiydi.
  • 3,5  Tehlikeli Atık Yönetimi: Fena değildi. Ama Katı Atık kadar sevemedim.
  • 3,0    Suların Yeniden Kullanımı: Kolay bir dersti. İkili dağıtım sistemi mantığını aklıma soktu.
  • 6,0    Çevre Müh. Bitirme Projesi II: Hahaha.
  • 4,5  Computer Aided Engineering Design: Kesinlikle alınması gereken bir ders. Otoket herkese lazım.
  • 4,5    Çevre Politikaları: Ethem Torunoğlu‘nu tanıma şansını elde ettim.

2010-2011 Yaz Dönemi

  • 7,5    Calculus II (Genel Mat. II): Ölüyordum az daha. havale geçirdim.

2011-2012 Güz Dönemi

  • 7,5    Calculus II (Genel Mat. II): Efsane oldum.

Buradaki tabloya baktığımda en başarılı yılımın son sınıf olduğu görülüyor. Hatta öyle ki son sınıfın ikinci dönemini 3.06 ortalama ile bitirmişim. O yaz Calculus II’den kalmasaymışım Onur Belgesi bile alabiliyormuşum. Her sene yaz okuluna gelmişim ama bir tek ikinci sınıfın yaz okulunun faydasını görmüşüm. Calculus I ve Fizik II derslerini bu yaz vermişim. Ayrıca ilk stajımı da o yaz yapmıştım. Son stajımı da 4. sınıfın yazında yapmıştım. Arkadaşlara tavsiyem stajlarını 2. ve 3. sınıfın yaz aylarında yapmalarıdır. Son senelerini mezuniyet telaşına bıraksınlar.

Bu dört yılda beni zorlayan dersler Calculus I, Calculus II, Temel İşlemler I ve Temel İşlemler II olmuştur. Bu dört ders benim dengemi o dönemlerde altüst etmiştir.

Serdar Hocamızla

Aşağı yukarı her hocamla aram çok iyidir. Her birine burada saygı ve sevgilerimi iletiyorum. Ancak danışman hocam olması sebebiyle Ülker Hoca‘nın, sonsuz yardımlarından dolayı Ozan Hoca’nın, yapı olarak çok benzediğimizi düşündüğüm için Serdar Hoca’mın yeri bende çok ayrıdır. Müfide Hoca‘nın da kimsenin açıkça dile getirmediği herşeyi üzerine basa basa söylemekten hiç çekinmediği ve mesleğimizi bu kadar savunduğu için yeri ayrıdır. Bölümümüzde

Ozan Hocamızla

istisnasız tüm hocalarımı sever, saygı duyarım. Şu dört senede en az sevdiğim dersler Fizik I, Fizik II, Calculus I, Calculus II, Hidroloji, Bireylerarası İletişim ve Hava Kirliliği Kontrolü dersleridir. Bu dersleri sevemeden geçtim. Kendimi olayın tamamen dışında hissettiğim tek ders ise Diferansiyel Denklemler dersi olmuştur. Zaman zaman Hava Kalitesi Kontrol dersinde de bu şekilde hissettiğim anlar oldu.

Bu dört yılda en keyif alarak geçtiğim dersler bitirme tezi, Katı Atık Yönetimi, Çevre Yönetimi’nin proje kısmı, Temel İşlemler Laboratuvarı II’nin projesi, Fotoğrafçılık, Almanca I, İnkilap Tarihi I ve II, Türk Dili, Teknik Resim, Temel Bilgi Teknolojileri, Türk Sanat Müziği, İktisat, Topluma Hizmet Uygulamaları, Mühendislikte Bilgisayar Uygulamaları, Bilgisayar Destekli Tasarım, Enerji Üretiminden Kaynaklanan Çevre Sorunları dersleri oldu. Unuttuğum bir iki ders olabilir.

Eğitimimi su konuları ağırlıklı olarak aldım. Tezimi de yine su ile çalışarak yaptım. Dolayısı ise sucu oldum. Sucu olmasam belki Katı Atık konularıyla çalışabilirdim.

2009 Bahar Şenliği

Okuldaki 5 senemde de Bahar Şenlikleri‘ne katıldım. Bunların son 3 senesinde çeşitli aksiyonlara girdik. Eğlendik epey. 201120102009 Son yılımızda yaptığımız tramvay halen bölümde durur 🙂

Beş buçuk yıllık üniversite hayatımın en süper zamanı hazırlık zamanıydı. Bir yıl boyunca hiçbir şey yapmadım. Hiçbir şey yapmadım diyorum! En zor ve

2010 Bahar şenliği: Sercan Merve ben

sıkıntılı zamanı da dördüncü sınıf zamanıydı. Çünkü zaten zor olan dördüncü sınıf derslerine ilaveten alttan Temel İşlemler ve Süreçler dersi ile Akışkanlar Mekaniği dersleri alıyordum. Yaz geldiğinde zihnen ve bedenen bitmiş tükenmiş durumdaydım.

2011 Bahar Şenliği Seda Ben Tramvay Alper Ahmet

Ben Akif Hoca Alper Volkan

Asistanlarımızın hepsi ile aram iyi olmuştur. Ancak halen daha Akif Hoca‘nın yeri bende ayrıdır. Hatta Alper’de de ayrıdır. Akif Hoca bizim Akif Abi’mizdir.

Bizim dönemin tek derli toplu fotoğrafı

Dört yıl içinde teknik gezilerimiz de oldu elbette. Bunlar içerisinde en iyileri İzaydaş Teknik Gezisi ile barajlara yaptığımız teknik gezi oldu.

Dört yılda en çok utandığım an Tehlikeli Atık vizesinden 5 aldığım zaman ile Kimya II dersinde Eftade Hoca’nın yerine o derslik Malzeme Mühendisliği’nden gelen bir hocanın bana kızması oldu. Öldüm yerin dibine geçtim.

2011 Mezuniyet Emre Turgut Ben Alper En İyi haber fotoğrafı ödülü.

En mutlu olduğum an ise Alper ve Emre ile birlikte Çevre Yönetimi dersinin sunumunda birinci olduğumuz an oldu. Emre’yi o kadar mutlu ve kontrolden çıkmış olarak görebileceğim bir başka an daha yoktur. Öğrenciliğimizin en mutlu dönemleri Alper, Selma ve Emre ve Turgut’la kantinde langırt oynadığımız zamanlardı. İş yükü olarak en yoğun olduğumuz zaman dördüncü sınıfın ikinci döneminde ilk vizelerden sonraki dönemdi. Benim moral olarak en bitik olduğum zaman dördüncü sınıfın yaz okulu zamanıdır.

2006 Yılı Hazırlık Ergin Ben Mert

Üniversite hayatımın en eski arkadaşları sırasıyla Mert, Ergin ve Volkan’dır. Birinci sınıfta da Alper’le tanıştım. İkinci sınıfta da Sercan’la ve Koray’la tanıştım. Sercan o zaman şişmandı.

Çevre Mühendisliği eğitimi öyle akılsız salakların söylediği “çevrede okusam 5 ortalama yaparım” gibi birşey değilmiş bunu gördüm sevgili okur. Zor yani hakikaten emek istiyor, hata kabul etmiyor. Sürekli çalışman lazım. Boşlasan olmuyor, bir vizeden düşük alsan sıkıntı oluyor, üstelik bizim bölümde devamsızlık da çok ciddi sorun. Adamın gözünün yaşına bakmıyor.

Mezuniyet için 240 kredi gerekiyor. Benim 255 kredim var. Bunu da ekstradan aldığım seçmelilere borçluyum. Evet, ben mezun oldum. Vatana millete hayırlı olsun.

Halkı selamlayarak bitiriyorum.

Yazdığım uzun yazılardan birisi oldu bu farkındayım. Hepsini okuyana da helal olsun 🙂 Yorum olarak hepsini okudum yazan ilk beş kişiye Proofhead My Resort kupası vereceğim. Buraya kadar sıkılmadan okuyan eşe dosta okura sonsuz teşekkürler.

EKLEME: Facebook’tan da sevincime ortak olan herkese teşekkürler.

Herkes sağolsun varolsun

Anadolu Üniversitesi 2011 Mezuniyet Töreni – 2. Kısım –

Bu yazının 1. kısmını okumak için tıklayınız.

O gün törene beni izlemeye ailemin yanında Merve‘yle Sercan‘da geldiler sağolsunlar. Sercan, Alper‘le beni çağırdı açık tiribünün önüne fotoğraflarımızı çekmek için. Gittim annemleri de gördüm.

3 Bas Ses

Bu pozu Sercan çekti

Gecenin ilerleyen saatlerinde değerli hocalarımız da indiler sahaya. Hep beraber topluca, tek tek belkide yüzden fazla fotoğraf çektirdik 🙂 Erdem Hoca‘nın şalında neden 3 bant, Eftade Hoca‘nın şalında neden tek bant olduğunu Erdem Hocam “bunların bir tanesi 10 yıl demek” diye açıkladı. O gecenin belki de en sıcak anları da işte bu anlardı. Hocalarımızın bizi ne kadar sevdiği işte bu anlarda bir kez daha anladım. Bu duygusal bir cümle oldu. Ancak bu yazıyı okuyan sevgili okurum, inan o an hissettiğim şey buydu. Daha sonra bize mezuniyet törenine katıldığımız için teşekkür eden rektörümüzün yazısını verdiler. Bunlar işte temsili diplomalarımız oldu. Bu olaydan sonra sıra kep atmaya geldi.

Toplandık ve büyük bir küme oluşturduk. Sonra çıldırmış gibi savurduk lan keplerimizi. Alper’le ben dim dik havaya attık. Sonra hemen yakaladık. Ama o gazla geriye, öne, sağa ya da sola savuranlar bir daha bulamadılar keplerini yazık oldu. Bu arada standart kep koca kafama sığmadığı için arkasından hafif söktürüp lastik taktırdım ben.

Sonra Kıraç başladı. Bu sene mezuniyet için Kıraç’ı çağırdılar. Kıraç başlayınca babam eş zamanlı olarak aradı hadi gidelim diye. Gidelim dedim bende. Zira ertesi gün Diferansiyel Denklemler sınavım vardı benim. Babamın zeki hamleleri sayesinde trafiğe yakalanmadan eve geldik. Bu esnada sahanın içinden 5 dakika dış kapıya çıkabilen bana tezat, annemlerin çıkması tam 25 dakika aldı.

Anne ben burdayım

Böylece hayatımda bir kez yaşayacağım “Mezuniyet” heyecanını yaşamış oldum. Ertesi gün o yorgunlukla gireceğim Diferansiyel Denklemler sınavının psikolojik baskısı olmasa daha mutlu olurdum.

Törenden sonra aklımda kalan tek olumsuzluk annemlerin içeri giremeyip geçişimi görememeleri. Bu konuda okulumu hiç affetmeyeceğim. O gün benimle birlikte olan, olamayan tüm dönem arkadaşlarıma, dostlarıma teşekkür ederim. Aileme, sevdiğim insanlara da teşekkür ederim. Bu anlar hep bu güzel ve daha insancıl duygularla geçti.

Anadolu Üniversitesi’nin sitesinde mezuniyet fotoğrafları verilmiş. Buraya tıklayıp yüzlerce fotoğrafa bakabilir, tanıdığınız ve tanımadığınız insanları görebilir, yakışıklı erkekleri kesebilir, güzel kızlara göz kırpabilirsiniz. (Şaka yapıyorum, ayıptır o niyetle bakmayın.)

Şu linkte de okulun kamerasından beni görebilirsin sevgili okur.

Okul gazetesi Anadolu Haber‘in son sayısı da inan güzel olmuş sevgili okur. Mezuniyet özel sayısı gibi olmuş. Alper’e yaparsak kesin gazeteye çıkarız dediğim herşeyi yapmışlar ve gazeteye çıkmışlar lan! İlk fikrim TRT ile ilgili bir pankarttı. Uyanığın biri yapmış “Tören TRT‘de izlenir” yazmış, gazeteye çıkmış. Diğer fikrim de Anadolu Haber’le ilgili bir pankart hazırlamaktı. Bunu da yapmış bir diğer uyanık grubu. Anadolu Haber’in büyük boyunu yapmışlar ve gazeteye çıkmışlar. Bir başka kızcağız “Anne ben burdayım!” yazmış ve çıkmış yine gazeteye. Bunlar başarılı girişimler tabi.

Az önce demiştim okulun gazetesi diye. Mezuniyet sayısını indirmek için buraya farklı kaydet diyin.

Okulun gazetesinde çıkarak Vecihi yine tarihi bir başarı gösterdi tebrik ederim. Sadece Vecihi’yi değil, aynı karde çıkmayı başaran Aygün ve Özgünü de tebrik ederim. Bu arada Aygün öğrenci işlerinin inanılmaz özverili çalışması sayesinde acayip can sıkıcı bir sorun yaşadı. Canını hiç sıkmamasını buradan söylüyorum.

Ayün, Özgün ve arkadaşları

ŞU LİNKTE verdiğim haber çok iyi yalnız muhakkak açın dinleyin. Hem rektörümüzün, hem mezunlar adına konuşan aşırı heyecanlı arkadaşın hem de Cem Öğretir’in konuşması yer alıyor. Mezun olacaklar adına konuşma yapan arkadaşın Steve Jobs‘ın bir sözünü bize örnek göstermesini ise bazılarımız rezillik, bazılarımız ise komiklik olarak yorumladık. Elbette onun bir suçu yok. Bu konuşmayı hazırlayanlara güldük.

Birlite çekilebileceğimiz en kötü fotoğraf 🙂

Alper ve ben

Forgea International Work-Shop’una Katıldık

Etkinlik Programı (Tıklayınca büyür)

Pazartesi gününden çarşamba’ya kadar yani 28-30 Mart tarihleri arasında süren üç günlük bir eğitimdi bu. Konusu “Waste Management and Treatment Theory and Practice” yani “Atık Yönetimi ve Arıtım Teorileri ve Uygulamaları” şekilde idi. İtalya merkezli bir kuruluş olan Forgea International‘in ve bizim okulun ortaklaşa organizasyonu ile gerçekleştirildi bu etkinlik. Sağolsun Hicran Hoca mail atmış herkese. O sayede haberimiz olmuştu ve günler öncesinden kayıtlarımızı yaptırmıştık. Bu etkinlik bu sene aslında Tunus‘ta yapılacakmış. Ancak bölgedeki karışıklıktan dolayı Tuncay Hoca‘nın çabalarıyla bizim okula alınmış bu sene.

Etkinlik boyunca 3 günde toplam 9 tane sunum dinledik. Bu sunumların hepsi İngilizce idi. Konuşmacılardan birisi Yunanistanlı bir Profesör (George Anastasakis), diğerleri ise tamamı İtalyan olan iki doktor (Mariano Murtas, Elena Garbarino), iki profesör (Paolo Bevilacqua, Antonio Zucca) idi. Hepsi cana yakın ve sokakta görseniz “hadi canım hayatta İtalyan değildir lan bu” diyeceğiniz kadar Türk’e benzeyen insanlardı. Prof. Anastasakis’in inanılmaz bir İngilizce telaffuzu vardı konuşurken. Herhalde Yunan aksanı böyle bir şey oluyor (dangerous – danceruz, as regards – azragardz). Diğer yandan Prof. Zucca hariç İtalyanların tümü inanılmaz bariz bir İtalyan aksanı ile konuştular. Aklıma Ömer Hoca‘nın Calculus anlattığı dönemler geldi 🙂

Sunumlardan özellikle Elena Garbarino’nun yaptıkları inanılmaz ağırdı. Bir buçuk saatlik sunumlarından çıktığımızda tam anlamıyla yıkıma uğramış gibi oluyorduk. Ancak övünerek söylemeliyim ki ben ve Emre o salonda her sunumu sonuna kadar aralıksız dinleyen tek isimlerdik. Alper, Turgut, Eftade Hoca bile, aralarda çıktılar, bazı oturumlara girmediler. Ama biz sonuna kadar dayandık. Bu esnada Prof. Bevilacqua ve Zucca ile süper arkadaşlıklar edindik.

Genel olarak bahsettikleri konu başlıkları maden sektörü, seramik sektörü, inşaat sektöründe agrega yeniden kullanımı, geri kazanımı, sürdürülebilir kalkınma, arıtma teknolojileri, boru sonu arıtım mantığı, ekoendüstriyel tesisler, hukuksal yaptırımlar, AB çevre mevzuatı şeklinde idi.

Bu üç gün boyunca hiçbir derse girmedik. Bakalım bunları nasıl telafi edeceğiz. Son gün tüm sunumlar bitti. En son sunumu Paulo yaptı ve mükemmeldi bence. Burada Türkiye’nin Dünya’da refah düzeyi bakımından 82. sırada olduğunu gördük. Gözümün nuru Norveç‘in de 1. olduğunu gördük. Sunumdan hemen sonra da bir değerlendirme testi yaptık ve kısa bir törenle sertifikalarımızı aldık. Değerlendirme testinde Prof. Zucca bir soruda kopya verdi sağolsun. Sekiz sorudan bir yanlış çıkardık yine. Canımız sağolsun n’apalım. Bu arada eğitimlere dair tüm içeriği de dijital olarak vermeleri mükemmel bir artı oldu. Bu arada etkinliğe sağdan soldan epey katılımcı olmasına rağmen salonda kimse yoktu. O da ayrı bir mevzu. Bunların hepsine de sertifika bastırmışlar. Almaya bile gelen olmadı.

Seval çıktığında aniden bağırıp çağırmaya başlayarak, Seval’de görebileceğimiz en koyu kırmızı tonlarından birisini de görmüş olduk. Öff 🙂 Kapanışta Profesörleri sahneye aldığında Dekanımız hepsini acayip tezahüratlarla falan alkışlayıp Türk olduğumuzu gösterdik, acayip sevindi adamlar. Özellikle Yunan Profesör çok mutlu oldu. Sonra bir de toplu fotoğraf çektirdik.

Şimdi ufak bir değerlendirme yapayım:

Prof. Zucca: Neden bilmiyorum, bu adamı çok sevdik biz. İngilizce de birazcık sorun yaşadı ama canı sağolsun. Acayip sigara tiryakisi.

Prof. Bevilacqua: Aralarında en İtalyan duran ve en karizma olan bu adamdı. Çok iyiydi sunumları. İngilizcesi de acayip aksanlı idi.

Prof. Anastasakis: Tek bir sunum yaptı. Ama özellikle aksanı ile aklımıza kazandı. Sunumlarını ders anlatır gibi yaptı. İyi oldu.

Dr. Garbarino: Ekibin tek kadın üyesiydi. En çok sunumu kendisi yaptı. İngilizcesi İtalyanca’yla karışık gibi geldi aksanından dolayı. Sunumlarının içeriği çok ağırdı ama sempatik duruyordu. Bu açıdan telafi etti.

Dr. Murtas: Adamdaki ses inanılmaz ötesiydi, acayip karizmaydı. Sadece sesi bile yeter derler ya öyle işte. Al Pachino desem anlarsın sevgili okur.

Aşağıda etkinlik süresince çektiğim fotoğrafları görebilirsiniz. Bazılarınızda görünmeyebilir. Muhtemelen proxy ayarlarınızı yapmadığınız için. Lütfen bana yorumlarda bu durumu belirtin.

imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com

Yeni Dönem Yeni Dersler

Hafta başından beri internetim kesik olduğu için blogdan uzak kaldım bir süre. Bu hafta okulun başlamasıyla yine o yoğun, sıkıntılı ve çoğu zaman sinirli geçen döneme girdim. Bu sene çok acayip, çok zor, çok sıkıntılı dersler programımda.

Ülker Hoca ile Yusuf Hoca okulda olmadıklarından onların dersleri boş geçti bu hafta. Ancak hemen hemen diğer derslerin hepsinde hocalarımız konulara başladılar. Ülker Hoca’nın olmayışından dolayı derslerimi bu sene sağolsun Ümran Hoca onayladı.

Bu sene farkettiğim bir şey şu ki galiba artık biz mühendis oluyoruz. Yani tüm hocalar bu noktaya dikkat çekiyorlar. Her neyse bu dönemin en iddialı derslerinden birisi Katı Atık Yönetimi olacak anlaşılan. Dersin hocası gayet etkileyici anlatıyor dersi, acayip çıkışlar yapıyor; örnekler veriyor. Laf aramızda pek çok konuda da hocayla aynı fikirleri paylaştığımızı farkettim. Mesela her sene artan bu üniversite kontenjanları ile ilgili söyledikleri cidden tastamam doğru şeyler. Velilere, öğrencilere bir aylık bir sevinç için kontenjanları arttırıyorlar, 4 yıl sonrasında bu çocuk mezun olduğunda ne olacak, iş verebilecek miyim diye düşünmüyorlar. Süper tespit!

Katı atık dersinin daha henüz başında pek çok acayip kısaltma, yöntem ve mesleki jargon öğrendik. Olurda birisi google’dan falan aratır diye yazıyorum. Belki bir faydası dokunur:

  • end of pipe treatment: bire bir çeviride “boru sonu arıtım” demek. Ama buradaki mantığı “atık çıksın da çaresine bakarız” şeklinde. Elbette eskimiş ve artık geçersiz bir düşünce.
  • MCDM (Multiple Criteria Decision Making): Çok ölçütlü karar verme ve yaşam döngüsü analizi yöntemi. Bunu özellikle endüstri mühendisleri kullanıyor. Burada hoca endüstri mühendislerine de ufaktan bir giydirme yaptı. Böylece bir sonraki gün Alperle dalga geçmeye çalışan endüstri mühendisi adayı salakla elektronik mühendisi adayı salağın intikamını peşinen almış oldu. Bakteri sayma makineleri ile IQ’larını saysınlar artık.
  • PP (Polution Protection): Yeni trend. Kirliliği daha oluşmadan azaltmaya yönelik çalışma.
  • LCA (Life Cycle Analyse): Yaşam döngüsü analizi. Bu olayın üzerinde çok durdu hoca. Bu sene epey görecekmişiz bunu.

Bu derste öğrendiğimiz bir diğer çok ilginç bilgi ise LCA sonrasında bir bakmışlar ki bizim yıllardır cam sağlıktır, cam şöyledir böyledir diye savunduğumuz şey yanlışmış. LCA, tetrapak‘ın camdan uygun olduğunu ortaya çıkarmış. Zira üretimi daha temiz. Tetrapaklar ticari orman adı verilen yerlerden temin edilen ağaçlarla ile üretiliyorlarmış. Bunu bulan da ve Türkiye’nin ilk LCA uzmanı olan da bizzat bu dersin asistanlığını yapan hocamız.

Katı Atık dersi bu şekildeydi. Bir de dün Hava Kirliliği Kontrol dersine girdim. Bu derste geçen seneki Hava Kirliliği dersinin devamı. Tek farkı dersi Ozan Hoca ile Eftade Hoca‘nın ortaklaşa veriyor olması. Ozan Hoca bu derste taa 4 yıl önce birinci sınıfta söylediği ve kafiyesinden dolayı da benim aklımda tuttuğum bir cümleyi yine söyledi. Bir garip oldum aynı cümleyi taa birinci sınıfta duyduğumu hatırlayınca. Cümle de şu: “The solution to pollution is dilution.” Anlamı, kirlenmeye çözüm, (o kirliliği) seyreltmektir.

Bugün ders yok. O yüzden kendime küçük bir tatil verdim. Blogumla vakit geçireyim birazcık.

Poster Sunumları

Seval Erol Alper Selma

Air Pollution (Hava Kirliliği) dersi kapsamında yaptığımız projelerimizin sunumunu geçtiğimiz perşembe günü saat 15:00’te bölümümüzün altındaki koridorda yaptık. Ben kimse gelmez diye düşünürken sağolsun pek çok hocamız geldi, gezdi, gördü. Mutlu ettiler bizi. Güzel bir gün oldu kanımca.

Grup olarak tek sıkıntımız posterin baskısının çok kötü olmasıydı. Dekanlıkta bastırmıştık para vermemek için. O makinenin de siyah mürekkebi problemliymiş anlaşılan. Yazık etti posterimize. Ama bu siyah hatası haricinde fena değildi kanımca. Asılan posterlerden de gerçekten çok beğendiğim 2 poster vardı. Helal olsun yapanlara.

Bu başlığı aslında sunum fotoğraflarını paylaşmak için yazdım. İsteyen herkes o güne ait çektiğim fotoğrafları aşağıdaki görsele tıklayarak alabilir. Sevgiyle kalın.

NOT: Facebook’a yüklemedim. Bu sayede beni eklemek zorunda kalmayacaksınız 🙂 Bugüne kadar tarayıp yolladıklarımı saymıyorum bile 🙂

NOT 2: Fotoğrafını çektiğim için rahatsız olan biri vardı. Olsun yine de onun fotoğrafını silmiyorum. O beni silmiş gerçi 🙂

NOT: Muhtemelen herkes biliyordur ama belki bilmeyenler vardır, tıkladığınız bir sayfa açılacak. Oradan Free User’a tıklayın, eğer şanlıysanız kısa bir süre geriye doğru sayacak ve en son olarak tıklamanız için bir resim çıkacak ve tıklayıp direk indirebileceksiniz. Eğer şansınız az ise, sizden bir süre beklemeniz istenecek, o sürenin sonunda aynı işi yapabileceksiniz.

İki Arkadaş Bir Liralık Çekirdek

Muhabbete Kitliyo!

Bugün şaşılacak şekilde güzel bir gün oldu aslında. Sabah Hava Kirliliği dersinde Eftade Hoca bir süpriz yapıp Çevre Mühendisliği mesleğinin peygamberlerinden Prof. Dr. Aysen Müezzinoğlu hocamızı konuk etti derse. Hocanın branşı da hava olduğu için bugünkü dersi Aysen Hoca anlattı. Kendi adıma eğlendiğim, öğretici bir ders oldu. Buradan iki hocama da teşekkürler. Aysen Hoca’nın şu tespitini de hemen söyleyeyim madem. Akışkanlar Mekaniği dersi neden hep su üzerinde, sıvılar üzerinden anlatılır? Çünkü daha kolay! Sıkıştırılabilirlik yoktur ve yoğunluk=1 olarak alınır. Hava için böyle değildir ama 🙂 Sonra hocaya ki kendisi mühendislik etiği konusunda Türkiye’nin sayılı hocalarındandır hatta şu yazıda bir konferansından bahsetmiştim, yazdığım ÇSOY bildirisini gösterdim. Birkaç ufak tefek şey dışında beğendi o da.

Her neyse sonra sırasıyla Termodinamikten 45, Enerji Üretiminden Kaynaklı Çevre Sorunları dersinden 69, Su Temini dersinden de 50 aldığımı öğrendim. Özellikle enerji dersi çok içime oturdu. Sonra akşam 5’e kadar ders vardı ve ben çok yoruldum. Aklımda Volkan’a gitmek vardı. Sonra uzun süredir yapmadığım birşeyi yapmak istedi canım.

Sercanla buluştuk, gittik yarım kilo çağla aldık önce. Lan nasıl canım çekti anlatamam. Yedikçe aklıma Sivrihisar‘daki günler geldi. Sonra gittik bir de çekirdek aldık oturduk Hamamyolu‘na. O kadar rahatlamış bir halde buldum ki kendimi anlatamam. Uzun süredir böyle aklımda bir şey olmadan hareket etmediğimi farkettim. Yapmam gereken onca şeye rağmen Sercan’la epey oturduk orada. Hatta birde şahitimiz var lan 😀

Velhasıl bu hallerimi biliyorum ben blog. Yakın zamanda hissediyorum yine bir depresyona gireceğim. Bari biraz idare etsem; şu deney işini halledene kadar. Bugün hocaya sordum, çok yüksek ihtimalle kesikli reaktör yapacağız. O da inşallah tutar ilk seferde. Amin.

Sınavların Ardından

Gidip saçlarımı kestirdim ve traş oldum 🙂 Artık biraz daha insana benziyorum. Bir de gidip kendime bir pantolon aldım.

Bu sınav haftası kelimenin tam anlamıyla rezaletti. Haftaya Su Temini ve Atıksu Uzaklaştırma sınavı ile başladım. İyi başladım bu sınava lakin kötü bitti. Aynı gün öğleden sonra 4’te de yani tam olarak 6 saat sonra, Termodinamik sınavı vardı. Bu sınavda da çuvalladım. Çıktığımda neredeyse ağlayacaktım. Ağlamadım ama. Salı günü de Enerji Üretiminden Kaynaklanan Çevre Sorunları ismindeki seçmeli dersin sınavı vardı. Ümran Hoca‘dan Allah razı olsun, mükemmel sorular sormuştu. Güzel geçti bu sınav. Çarşamba günü çok korktuğum İstatistik dersinin sınavı vardı. Çok şaşırdım ama bu sınavım mükemmeldi. Valla lan 🙂 Vee perşembe günü perdeyi Temel İşlemler ve Süreçler II sınavıyla açtım. Ancvak sahnede çok durmadım erkenden çıktım. Tam anlamıyla çuvalladım bu sınavda da. Ama dur, bildiğim herşeyi yaptım. Bu dersin puanlaması biraz garip ama bakalım bi 20 falan alabilir miyim? Bugün sabahtan Air Pollution sınavı vardı. İşte bu sınavdan çıktıktan sonra ağlayacaktım asıl. Ama ağlamadım yine. Çok kötü geçti. Neden? Aptal gibi slaytlara çalışıp kitaba bakmadığım için. Ve bu sınavda bana koyan başka bir şey de yaratıcılığımın sıfıra inmesi oldu. Kendimi hiç affetmeyeceğim, Eftade Hocama da rezil oldum lan. Tüh bana! Son sınavım olan Çevre Mühendisliğinde Bilişim Teknolojileri sınavından da 70 bekleyerek çıktım ve bitirdim bu sınav haftasını.

Son sınavda bir anket yaptılar bize. Doğum Kontrol Yöntemleri hakkında bildiklerimize dair. Güzel bir anketti. Biraz utana sıkıla cevapladım lan içtenlikle. Söz konusu bilim olunca bıraktım valla herşeyi bir kenara. Yalnız itiraf ediyorum bilmediğim bir sürü yöntem varmış. Özellikle ne olduğunu anlamadığım vücut sıcaklığı ile ilgili birşey vardı. Onu bir bulayım çok merak ettim.

Velhasıl böyle, bu şekilde geçti bu hafta. Yoğun ve yorgun. Ama önümdeki haftanın daha da sıkıntılı olacağını bilmek beni nasıl üzüyor anlatamam. Çalışmaya başlamam lazım. Yapmam gerekenleri zaten yeri geldikçe yazarım buraya siz de okursunuz. Bu arada yarın elimdeki uyuşukluk için doktora gidiyorum nörolojiye. Randevu aldım.

Dün gece Hicri Bozdağ‘ın programı vardı Radyo Vizyon‘da sağolsun isteğimi de çaldı mutlu etti beni. Okur mu bilmem, okursa tekrar teşekkür ederim kendisine.

Temiz Hava Projesi 4. ve 5. Gün

Dördüncü gün diğer günlerden farklıydı biraz. Zira bugün okulumuzun kanalı “TV A” sınıfımıza gelip çekim yaptı 🙂 Lan acayipti. Çocuklar falan daha bir hareketliydi, biz de mükemmel anlattık. Cidden şu ana kadar ki en süper gün oldu. Sınıf öğretmeni ve rehner öğretmen de sınıfta bulundular bir süre. TV A’dan gelen arkadaşlar, bir kameraman ve bir sunucu, önce rehber öğretmenin odasında proje hakkında bilgiler topladılar bizden. Selma’yla yazdırdık tüm detayları. Daha sonra sınıfa gittik ve techizatlarını kurdular. Başladık işte, çocuklara kamera var diye sakın yaramazlık yapmayın dedim 🙂 Öğretmenleri de dedi, aşırı hareklerde bulunmayın her hareketiniz kaydediliyor diye. Abi ne dersti o! Cidden ilk defa konuları anlatırken uçtuğumu hissettim. Sevgili okur sakın deme şimdi Mesut’ta kendini övüyor diye, mükemmel anlattım. Çocukların gözlerindeki o ifadeyi görsen, cidden anlarsın ne demek istediğimi. Hatta birisi dedi ki, Mesut abi çok iyi anlattın dedi. Diğer grup üyeleri gelmemişti. Alper, Selma ve ben aramızda paylaştık yine sunumu. Alper bilgisayardan sunuları ilerletti ben anlattıkça. Arada geriye aldı falan. Selma’da unuttuğum yerleri tamamladı. Bir de bilgi yarışması yaptık çocuklara. Cevapları toplayıp kazananı ertesi gün açıklayacağımızı söyledik. Günün sonunda bir sınıf dolusu mutlu çocuk, konuyu süper bir şekilde anlattığından dolayı gayet mutlu üç çevre mühendisliği öğrencisi, sınıfında yapılan bu güzel aktiviteden memnun bir sınıf öğretmeni, okulunda çekim yapıldığı için hoşnut olan bir rehber öğretmeni ve tüm bu olayı kameraya alan iki basın mensubu arkadaş vardı 🙂 Sınıftaki çekimler bitti, zil çaldı. Daha sonra ayıptır söylemesi benimle bir röportaj da yaptılar olayla ilgili. Ben baya bir konuştum da, yayıncı arkadaşlar bazı kısımlarını alıp kullanırlar dediler. Merakla bekliyoruz tabi.
Beşinci gün projenin son günüydü. O gün dersi aldığım Eftade Hocam da bizi izlemeye geldi. Bugünün diğerlerinden farkı dersin sonunda çocuklara, proje için yaptığımız, sazını sözünü klibini bizzat hazırladığımız şarkıyı canlı olarak çalmaktı. Neyse, her zamanki gibi saat 11:30 da gittik yine okula. Okulun bir bongosu vardı, ritim için onu aldık. Hemen ufak bir ayarlama yaptık ve son kez çocukların karşısına çıktık. O güne kadar anlattığımız herşeyi kısca özetledik. Daha sonra çocuklarla bir hava kirliliği gazetesi hazırladık. Gazete dediysem tek sayfalaık birşey. Çocuklardan tek satırlık haberler yazmalarını istedik. Daha sonra bunları benim bir önceki gece hazırladığım bir kartona yapıştırdık. Gazete gerçekten çok sevimli ve güzel oldu. Çocuklardan gelen haberler çok komikti 🙂 Aklımda kalan bir tanesi: “İki kişi fabrika bacasına baktı, zehirlenip öldü!” Bir önceki gün yaptığımız bilgi yarışmasının birincilerine hediyeler verdik. Çocuklara programı tamamladıklarına dair sertifiklarını da verdik. Selma ile Alper tüm sınıfa dağıttı. Yalnızca ben, Müzeyyen isminde bir kıza sertifika verdim. Bilgi yarışmasında birinci olduğu halde hediye kalmadığından hediye verememiştik, o da ister istemez üzülmüştü. Çok mutlu oldu, birlikte fotoğraf ta çektirdik. En son artık vedalaşma vakti geldi. Alper aldı gitarını bende bongonun başına geçtim. Çalmaya başladık. Çocuklar da hep bir ağızdan söyledi. Eftade hocam mutlulukla gülümsüyordu. Ve biz son cümleyi hep bir ağızdan bağırdık: “Katil Hava Kirliliği!” Lan aynı film gibi oldu ve zil çaldı! Çocuklar hemen üstümüze atıldılar, sarıldılar, fotoğraf falan çektirdik tüm sınıfla birlikte. Eftade hoca bizi tebrik etti. Sınıf öğretmeni teşekkür edip çok iyi bir çalışma olduğunu ve her zaman beklediğini söyledi. Hepsine hayatta başarılar dileyip oradan ayrıldık. Proje bitti. Şimdi artık TV A’da hakkımızda yapılan haberin çıkmasını bekliyoruz.