Tag Archives: erdem hoca

Mezun Oldum!

İki günlük sevinç gösterisinden sonra nihayet yazabiliyorum. Bu başlığı atabilmeyi tam 4 senedir bekliyordum lan! Evet, 20 ocak 2012 cumartesi günü, Anadolu Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü‘nden teorik olarak mezun oldum. Diplomamı falan daha almadım ama.

1. Sınıfta ben

Bu yazı sizlere benim normalde 8 dönem yani dört sene ama benim için 9 dönem süren Çevre Mühendisliği eğitimim hakkında bilgi vermek için hazırlanmıştır. İçerisinde çeşitli bilgi ve değerlendirmeler olacaktır. İlk olarak bu 9 dönem ve 4 yaz okulu boyunca aldığım dersleri listeledim aşağıya. Dersin adının önünde yazan kredisidir. Üzeri kırmızı ile çizgiliyse o dönem o dersten kalmışım demektir. Eğer dersin adı koyu ile yazılı ise o dersi AA ya da AB ile geçmişim demektir.

2007-2008 Güz Dönemi

  • 7,5    Calculus I (Genel Matematik I): Lanet ders.
  • 3,0    Technical Eng.I (Tek.İng.I): Ozan Hoca ile bu ders sayesinde tanıştım.
  • 6,0    Fizik I: Fizikten zaten nefret ederdim, bu dersle nefretim tavan yaptı.
  • 1,5    Fizik Laboratuvarı I: Resmen bir kabustu. Asistanlar bize pislikmişiz gibi davranıyorlardı.
  • 6,0    General Chemistry I( Genel K.): Eftade Hoca ile tanışma sebebimdir. Kimyayı hep sevmişimdir.
  • 2,0    Kültürel Etkinlikler: Hayatımın en kültürel dönemidir.
  • 4,0    Türk Dili: İhsan Oktay Anar‘ı bu ders sayesinde tanıdım.
  • 2,0   Atatürk İlke. ve İnk. Tar. I: Tarihi hep severdim, yine sevdim. Şaduman Halıcı‘ya hayran oldum.

2007-2008 Bahar Dönemi

  • 3,0 Introduction To Environmental Eng.: Garip bir dersti ama sevmiştim.
  • 6,0    Fizik II: Fizikten tamamen soğumuştum. Lanet etmiştim.
  • 1,5    Fizik Laboratuvarı II: Kabus Part. II idi. Gene aynı davranışlara maruz kalıyorduk.
  • 1,5    General Chemistry Laboratory: Çok sakardım lan ben.
  • 6,0  General Chemistry II(Genel K.): Kimyayı hep sevdim. Bu biraz zordu ama.
  • 4,5  Teknik Resim: Zakir Poyraz hocamın ellerinden öperim. Gayet keyifle geçtim bu dersi.
  • 7,5    Calculus I (Genel Matematik I): Ucu ucuna kalmıştım.
  • 2,0   Atatürk İlke. ve İnk. Tar. II: Şaduman Hoca bir efsanedir. Tarih II ise daha keyiflidir.
  • 4,5    Bireylerarası İletişim: Bu dersi AA ile geçmek hiç de zor değildi. Taa ki o talihsiz ana dek.

2007-2008 Yaz Dönemi

  • 7,5    Calculus I (Genel Matematik I): Param boşa mı gitti lan diye üzülmüştüm.

2. Sınıfta Alper ben Emre

2008-2009 Güz Dönemi

  • 2,0  Türk Sanat Müziği: Danyal Mantı hocamıza buradan sevgiler. Sağolsun varolsun.
  • 7,5    Calculus I (Genel Matematik I): İllallah dedim!
  • 4,5    Fundamental of Infor.Tech: Hehe çok kolaydı lan 🙂
  • 2,0    Technical English II (Tek.İng.: Evet, yavaş yavaş mühendis mi olıuyorum sorusunu sormaya başlamıştım.
  • 3,0  Çevre Kimyası Laboratuvarı I: İşte. İşte benim en sevdiğim derslerden birisi. O raporlar meğer gelecek yılların habercisiymiş.
  • 4,5    Çevre Kimyası I: Çok iyi, çok sıkıntısız geçtim. Savaş Hoca‘ma saygılarımı iletiyorum.
  • 3,0  Economics (Genel İktisat): Mükemmel bir ders daha. Halen aklımdadır hocanın verdiği örnekler.
  • 3,5   Materials Science: Emrah Hoca bu okuldaki en kral hocalardan birisidir.
  • 3,0    Topluma Hizmet Uygulamaları: 100’den değil de 90’dan AA aldığıma üzüldüğüm tek derstir.

Topluma Hizmet Uygulamaları dersi için şarkı hazırlarken

2008-2009 Bahar Dönemi

  • 4,5    Çevre Mikrobiyolojisi: Mikrobiyolojiyi seviyorum.
  • 2,5  Çevre Mikrobiyolojisi Lab.: Mikrolaboratuvarını da sevdim. Yalnız bir kere hasta oldum Eşerşiya yiyerek.
  • 4,5   Environmental Chemistry II: Bu dersin kitabını çok severdim garip bir şekilde.
  • 3,0 Environ. Chemistry Lab. II: Laboratuvarları hep sevmişimdir. Bunu da sevdim.
  • 4,5    Ekoloji: Arzu Hoca ile tanışmamı sağlayan ders.
  • 4,5  Statics Strength of Materials: Turgut‘un çok büyük desteği ile geçtim. İlk vizeden sıfır alıp ikincisinden 60 alıp da geçtim.
  • 4,5 Linear Algebra and Numerical Methods: Ucu ucuna tırmalayarak, ite kaka geçtim. Ama geçtim! Erdem Hoca ile bu derste ilk defa tanıştık.

2008-2009 Yaz Dönemi

  • 6,0   Fizik II: Metin Hoca‘nın sayesinde fiziğe yeniden saygı duydum.
  • 7,5    Calculus I (Genel Matematik I): Sedat Hoca kraldır.
3. Sınıfta Murat ile girdiğimiz seçim

3. Sınıf Matra Projesi toplantısı

2009-2010 Güz Dönemi

  • 3,5   Computer Program. in Engineering: Matlab‘ı çok sevdim, çok  da rahat geçtim.
  • 6,0  Unit Operations and Proces. I: Çok zor geldi, öyle böyle zor gelmedi yani.
  • 4,0   Su ve Toprak Kirliliği: Serdar Hoca‘yı işte bu derste sevdim.
  • 3,0   Temel İşlemler ve Süreç. Lab.I: Laboratuvarları çok sevdim. Bu laboratuvar epey zorladı ama geçtim.
  • 3,0   Fotoğrafçılık: Güzel bir ders, tavsiye ederim.
  • 4,5  Hidroloji: Malesef bu derste birşey öğrenemedim. Ucu ucuna ancak geçebildim.
  • 6,0 Akışkanlar Mekaniği: Mantığını çözdüğümde final sınavı bitmişti.
  • 4,0    Almanca I: Sertan Gür‘ü bu sayede tanıdım. Ich bin Mesut.

Volkan'la birlikte aldığımız yegane ödül

2009-2010 Bahar Dönemi

  • 4,5    Su Temini ve Atıksu Uzaklaştırma: Yılmaz Muslu ve kitapları.
  • 3,0 Temel İşlem. ve Süreç. Lab. II: Efsane olup zirvede bıraktım, laboratuvar defterini kapattım.
  • 4,5 Air Pollution (Hava Kirliliği): Hava derslerini çok zor anlayabildiğimi keşfettim.
  • 4,5   Çevre Mühendis. Bilişim Tekno.: Serdar Hoca’dan tez almaya bu ders sayesinde karar verdim.
  • 4,5  Enerji Üretiminden Kaynaklanan Çevre Sorunları: Okul hayatım boyunca aldığım en iyi derslerden biriydi. Çok araştırıp çok şey öğrendim.
  • 3,0    İstatistik: Zorlanırım diye korkuyordum ama rahat geçtim.
  • 4,5   Termodinamik: Çok zor oldu ama geçebildim. Tabloların hastası oldum. Ayrıca Yunus Çengel‘in kitabına da hayran oldum.
  • 6,0    Temel İşlemler ve Süreçler II: Çok ağır geldi. Acayip geldi bu ders.

3. Sınıf Yaz Okulu Savaşalp Volkan Seval

2009-2010 Yaz Dönemi

  • 7,5    Calculus II (Genel Mat. II): Yazık oldu. Üzüldüm.

4. Sınıfın en yoğun zamanları

2010-2011 Güz Dönemi

  • 6,0  Unit Operations and Proces. I: Zorlandım ama affetmedim, çaat diye geçtim.
  • 6,0  Akışkanlar Mekaniği: Mantığını anladığımı söylemiştim. Rahat geçtim.
  • 6,0    Katı Atık Yönetimi: İşte en zorlayıcı ama bana en faydalı olan derslerden biri daha. Çok iyi bir deneyim oldu bana.
  • 4,5  Air Pollution Control: Hava derslerini anlayamadığımı keşfettim. Ama suç kitaptaydı ben de değil.
  • 4,0    Su Arıtımı Projesi: Zevkli derslerden birisiydi. Yusuf Hoca‘ya baba demeye başladık.
  • 4,5    Environmental Modelling: İlk vizeden 20 alıp ikinci vizeden 85 aldım. Öyle geçtim.
  • 3,5    Wastewater Engineering: Ben sevdim bu dersi sizi bilemem.
  • 3,0    Çevre Müh. Bitirme Projesi I: Hehe.
  • 3,0  Küçük Ölçekli Atıksu Arıtma Sistemleri: Bir diğer faydalı seçmelilerdendi bu ders de. Herkese tavsiye ederim.

Volkan ve Savaşalp

2010-2011 Bahar Dönemi

  • 4,5  Differential Equations): Tek seferde çaatt diye geçtim. Laplace ve Yılmaz Dereli sağolsun.
  • 6,0    Temel İşlemler ve Süreçler II: Affetmedim bu sefer. Çok onurlu geçtim.
  • 4,0    Atıksu Arıtımı Projesi: Bu ders de iyiydi.
  • 6,0   Çevre Yönetimi: Proje kısmı çok zorladı. Arcgis öğrendik biraz da, o açıdan iyiydi.
  • 3,5  Tehlikeli Atık Yönetimi: Fena değildi. Ama Katı Atık kadar sevemedim.
  • 3,0    Suların Yeniden Kullanımı: Kolay bir dersti. İkili dağıtım sistemi mantığını aklıma soktu.
  • 6,0    Çevre Müh. Bitirme Projesi II: Hahaha.
  • 4,5  Computer Aided Engineering Design: Kesinlikle alınması gereken bir ders. Otoket herkese lazım.
  • 4,5    Çevre Politikaları: Ethem Torunoğlu‘nu tanıma şansını elde ettim.

2010-2011 Yaz Dönemi

  • 7,5    Calculus II (Genel Mat. II): Ölüyordum az daha. havale geçirdim.

2011-2012 Güz Dönemi

  • 7,5    Calculus II (Genel Mat. II): Efsane oldum.

Buradaki tabloya baktığımda en başarılı yılımın son sınıf olduğu görülüyor. Hatta öyle ki son sınıfın ikinci dönemini 3.06 ortalama ile bitirmişim. O yaz Calculus II’den kalmasaymışım Onur Belgesi bile alabiliyormuşum. Her sene yaz okuluna gelmişim ama bir tek ikinci sınıfın yaz okulunun faydasını görmüşüm. Calculus I ve Fizik II derslerini bu yaz vermişim. Ayrıca ilk stajımı da o yaz yapmıştım. Son stajımı da 4. sınıfın yazında yapmıştım. Arkadaşlara tavsiyem stajlarını 2. ve 3. sınıfın yaz aylarında yapmalarıdır. Son senelerini mezuniyet telaşına bıraksınlar.

Bu dört yılda beni zorlayan dersler Calculus I, Calculus II, Temel İşlemler I ve Temel İşlemler II olmuştur. Bu dört ders benim dengemi o dönemlerde altüst etmiştir.

Serdar Hocamızla

Aşağı yukarı her hocamla aram çok iyidir. Her birine burada saygı ve sevgilerimi iletiyorum. Ancak danışman hocam olması sebebiyle Ülker Hoca‘nın, sonsuz yardımlarından dolayı Ozan Hoca’nın, yapı olarak çok benzediğimizi düşündüğüm için Serdar Hoca’mın yeri bende çok ayrıdır. Müfide Hoca‘nın da kimsenin açıkça dile getirmediği herşeyi üzerine basa basa söylemekten hiç çekinmediği ve mesleğimizi bu kadar savunduğu için yeri ayrıdır. Bölümümüzde

Ozan Hocamızla

istisnasız tüm hocalarımı sever, saygı duyarım. Şu dört senede en az sevdiğim dersler Fizik I, Fizik II, Calculus I, Calculus II, Hidroloji, Bireylerarası İletişim ve Hava Kirliliği Kontrolü dersleridir. Bu dersleri sevemeden geçtim. Kendimi olayın tamamen dışında hissettiğim tek ders ise Diferansiyel Denklemler dersi olmuştur. Zaman zaman Hava Kalitesi Kontrol dersinde de bu şekilde hissettiğim anlar oldu.

Bu dört yılda en keyif alarak geçtiğim dersler bitirme tezi, Katı Atık Yönetimi, Çevre Yönetimi’nin proje kısmı, Temel İşlemler Laboratuvarı II’nin projesi, Fotoğrafçılık, Almanca I, İnkilap Tarihi I ve II, Türk Dili, Teknik Resim, Temel Bilgi Teknolojileri, Türk Sanat Müziği, İktisat, Topluma Hizmet Uygulamaları, Mühendislikte Bilgisayar Uygulamaları, Bilgisayar Destekli Tasarım, Enerji Üretiminden Kaynaklanan Çevre Sorunları dersleri oldu. Unuttuğum bir iki ders olabilir.

Eğitimimi su konuları ağırlıklı olarak aldım. Tezimi de yine su ile çalışarak yaptım. Dolayısı ise sucu oldum. Sucu olmasam belki Katı Atık konularıyla çalışabilirdim.

2009 Bahar Şenliği

Okuldaki 5 senemde de Bahar Şenlikleri‘ne katıldım. Bunların son 3 senesinde çeşitli aksiyonlara girdik. Eğlendik epey. 201120102009 Son yılımızda yaptığımız tramvay halen bölümde durur 🙂

Beş buçuk yıllık üniversite hayatımın en süper zamanı hazırlık zamanıydı. Bir yıl boyunca hiçbir şey yapmadım. Hiçbir şey yapmadım diyorum! En zor ve

2010 Bahar şenliği: Sercan Merve ben

sıkıntılı zamanı da dördüncü sınıf zamanıydı. Çünkü zaten zor olan dördüncü sınıf derslerine ilaveten alttan Temel İşlemler ve Süreçler dersi ile Akışkanlar Mekaniği dersleri alıyordum. Yaz geldiğinde zihnen ve bedenen bitmiş tükenmiş durumdaydım.

2011 Bahar Şenliği Seda Ben Tramvay Alper Ahmet

Ben Akif Hoca Alper Volkan

Asistanlarımızın hepsi ile aram iyi olmuştur. Ancak halen daha Akif Hoca‘nın yeri bende ayrıdır. Hatta Alper’de de ayrıdır. Akif Hoca bizim Akif Abi’mizdir.

Bizim dönemin tek derli toplu fotoğrafı

Dört yıl içinde teknik gezilerimiz de oldu elbette. Bunlar içerisinde en iyileri İzaydaş Teknik Gezisi ile barajlara yaptığımız teknik gezi oldu.

Dört yılda en çok utandığım an Tehlikeli Atık vizesinden 5 aldığım zaman ile Kimya II dersinde Eftade Hoca’nın yerine o derslik Malzeme Mühendisliği’nden gelen bir hocanın bana kızması oldu. Öldüm yerin dibine geçtim.

2011 Mezuniyet Emre Turgut Ben Alper En İyi haber fotoğrafı ödülü.

En mutlu olduğum an ise Alper ve Emre ile birlikte Çevre Yönetimi dersinin sunumunda birinci olduğumuz an oldu. Emre’yi o kadar mutlu ve kontrolden çıkmış olarak görebileceğim bir başka an daha yoktur. Öğrenciliğimizin en mutlu dönemleri Alper, Selma ve Emre ve Turgut’la kantinde langırt oynadığımız zamanlardı. İş yükü olarak en yoğun olduğumuz zaman dördüncü sınıfın ikinci döneminde ilk vizelerden sonraki dönemdi. Benim moral olarak en bitik olduğum zaman dördüncü sınıfın yaz okulu zamanıdır.

2006 Yılı Hazırlık Ergin Ben Mert

Üniversite hayatımın en eski arkadaşları sırasıyla Mert, Ergin ve Volkan’dır. Birinci sınıfta da Alper’le tanıştım. İkinci sınıfta da Sercan’la ve Koray’la tanıştım. Sercan o zaman şişmandı.

Çevre Mühendisliği eğitimi öyle akılsız salakların söylediği “çevrede okusam 5 ortalama yaparım” gibi birşey değilmiş bunu gördüm sevgili okur. Zor yani hakikaten emek istiyor, hata kabul etmiyor. Sürekli çalışman lazım. Boşlasan olmuyor, bir vizeden düşük alsan sıkıntı oluyor, üstelik bizim bölümde devamsızlık da çok ciddi sorun. Adamın gözünün yaşına bakmıyor.

Mezuniyet için 240 kredi gerekiyor. Benim 255 kredim var. Bunu da ekstradan aldığım seçmelilere borçluyum. Evet, ben mezun oldum. Vatana millete hayırlı olsun.

Halkı selamlayarak bitiriyorum.

Yazdığım uzun yazılardan birisi oldu bu farkındayım. Hepsini okuyana da helal olsun 🙂 Yorum olarak hepsini okudum yazan ilk beş kişiye Proofhead My Resort kupası vereceğim. Buraya kadar sıkılmadan okuyan eşe dosta okura sonsuz teşekkürler.

EKLEME: Facebook’tan da sevincime ortak olan herkese teşekkürler.

Herkes sağolsun varolsun

Reklamlar

Okulun İlk Günü

24 yaşında bir adam olarak hala böyle bir başlık atıp böyle bir yazı yazabildiğime inanamıyorum. Evet, bugün okuldaki uzatmalı dönemimin ilk günüydü sevgili okur. Sabah erkenden kalkıp Yunusemre Kampüsü‘ne Fen Bilimleri Enstitüsüne gittim Özel Öğrencilik başvurusu için. Şartları falan öğrendim. Yarın gidip başvurumu tamamlayacağım. Enstitüden sonra Erdem Hoca ile Orkun Hoca‘nın mekanına uğradım. Erdem Hocam vardı bir tek. Onunla lafladık ayak üstü. Sonra ayrıldım.

Serkan'ın paint çalışması

Oradan da İki Eylül Kampüsü‘ne Alper‘in yanına geçtim. Serdar Hoca‘ya borcum olan 20 lirayı verdim. Kendisine yine Çin’den bir takım IPOD ıvır zıvırı sipariş ettirmiştim. Daha sonra gidip yıllığımı aldım. Ancak yıllığın üzerinde resmim basılı plaketin yamuk yumuk olduğunu gördüm. Saat zaten öğlene yakın olduğu için kısa bir süre sonra yemeğe çıktık. Yemekte çıtır mezgit vardı da pek iştahla yiyemedim doğrusu. Yemekten sonra Arzu Hoca‘yı bulmak üzere bölüme döndüm. Bu esnada tüm hocalarımla hasret giderdim iyi oldu.

Arzu Hoca ile de konuştum. Yarın ders programımı götüreceğim böylelikle çalışma saatlerimi ayarlayacağız.

Akşam saat 17.30’a kadar öğrenci işlerinden öğrenci belgesi alabilmek için bekledim sevgili okur.  Bu sürenin bir kısmında bana Volkan eşlik etti. Yalnız kaldığım zamanda da oturup staj raporumu yazmaya devam ettim. Bu arada öğrenci kimliğime 5. bandrolümü de yapıştırdım bugün.

Bugünün belki de en rahatlatıcı anları okuldayken Akif Hoca‘nın odasında yaptığımız muhabbet oldu. Okuldan ayrıldıktan sonra Japon, Halil ve Volkan’la buluştum.

Eskişehir’in geceleri soğumaya başladı sevgili okur. Bu arada bu soğuk Eskişehir akşamlarında yürürken artık yeni bir eğlencem var: Çekirdek çitlemek! En az müzik dinlemek kadar keyif veriyor tavsiye ederim.

Eskiden okulun ilk günlerinde daha heyecanlı, daha coşkulu olurdum sevgili okur. Ancak bu sefer kendimi daha çok karamsar gördüm. Üzüldüm kendime. Bu arada kayıt sistemi arap saçına dönmüş, bugün mağdur olan bir sürü arkadaşımı gördüm. Üzüldüm.

Final Haftasının Ardından

Beş yıllık üniversite hayatımın en yorucu final haftası oldu sevgili okur. Hastalandım, psikolojim bozuldu falan acayipti yani. Ancak sonu mutlu bitti.

İki haftalık bu zorlu sürecin ilk günü 30 Mayıs pazartesi günüydü. Pazartesi günü saat 14.00’de Tehlikeli Atık sınavıyla başladı maraton. Bu dersin ikinci vizesinden 5 aldığım için finalden minimum 40 almam gerekiyordu. Acayip çalıştım o yüzden. Bütün uygulama sorularına çalıştım sevgili okur. Sınavda iki soruyu çözüp 50 puanı garantiledim. Diğer iki sorudan da yapabildiğim kadarını yapıp çıktım. Hocanın kapısından cevap anahtarını kontrol ettim ki doğru yapmışım. Yani eğer büyük bir aksilik olmazsa bu dersi geçmiş oldum.

Ertesi gün sınavım yoktu. Evde temel işlemler çalıştım. Zira tüm final haftasının beni en çok korkutan iki sınavından biri olan Temel İşlemler 2 sınavı vardı çarşamba günü. Geçen sene bu dersten kalmıştım. Bu sene de her iki vizem de 35 gelmişti. Finalden gene 40 almam gerekiyordu minimum. Bu sınava da deliler gibi çalıştım. Son gece Emre ve Atila ile kampa girdik gece geç saatlere kadar çalıştık. Ertesi gün sınava girmeden önce bayılacak gibi oldum defalarca stresten. Saat 11.00’de sınav kağıdı önüme geldiğinde o kadar ferahladım ki. Çünkü bir önceki gece çalışırken ağırlık verdiğim soruların tamamını sormuş hocamız. İnanır mısın sevgili okur, o gazla tam 85 puanlık soru çözüp çıktım. Muhakkak yanlışlarım olacaktır ama dersi geçmem için gerekli notun çok üzerinde bir not bekliyorum. Zaten dersin asistanı da söylemiş sınıfın durumu iyi diye. Dolayısıyla Temel İşlemler’den de geçtim sayıyorum kendimi. Aynı gün saat 14.00’de alıp aldığım en iyi derslerden biri olan Çevre Politikaları‘nın finali vardı. Bu finali de sıkıntısız, sorunsuz atlattım.

Perşembe günü bu dönemin en acayip dersi Çevre Yönetimi dersi sınavı vardı. Final haftasının en kötü sınavı bu oldu sevgili okur. Sadece benim değil, tüm sınıf arkadaşlarımın çuvalladığı bir sınavdı bu. İnanır mısın çalıştığımız hiç bir şey çıkmadı sınavda. O sebepten dolayı bu sınavdan 30 falan bekliyorum.

Perşembe gecesi bizim için uykusuz olacaktı. Zira cuma gününe tez finali teslimimiz vardı. O yüzden gece 4’e kadar tezimizin nihai halini oluşturduk. Acayip yorulduk. Cuma günü yine bu dönemin en iyi derslerinden biri olan AutoCad dersinin sınavı vardı. Süpersonik asistanımız ve on numara insan Merve’nin asla unutamayacağımız o yüzünü belki de son kez gördük. Güzel bir sınavdı. Bilgisayar masasıyla bilgisayar çizdik. Orta karar bir çizim yapıp çıktım. Böylelikle ilk haftanın sınavları bitmiş oldu.

Ancak ertesi hafta da çok yoğun geçecekti. O sebepten biraz dinlenmeye çalıştım cumartesi. Pazar günü şu ve şu yazımda anlattığım mezuniyet töreni vardı. Törende iyice yorulup ertesi gün gireceğim Diferansiyel Denklemler sınavı için hazırlanmadım. Ertesi gün yani ikinci haftanın pazartesi günü şafakta gittim okula. Sınav saati olan saat 14.00’ee kadar Atila, Burcu, Ersil ve Eren sınava çalıştık. İnsanüstü bir gayretle Diferansiyel’in son konusu olan Laplace‘a çalıştım. Yaladım, yuttum. Sınava girdim bir baktım ki 8 tane laplace sormuş hoca. Ancak hoca ters laplace sormuş. Ben düz laplace’a çalışmıştım. Yılmadım sevgili okur. 8 sorunun beşerden tam 40 tane şıkkının da laplace’ını alıp soruda verilen ters laplace’ı elde etmeye çalıştım. Böylece 8 soruyu da çözdüm. Daha sonra bir tane soru vardı. İkinci vizeden hatırladığım şekilde çözmeye çalıştım bu soruyu da. Yanıt bulamadım ama elimde 4 tane kök vardı. Ben de bu köklerin katsayısı olduğu bir denklem buldum şıklarda onu işaretledim. Ve son olarak arka sayfada bir tane çözelti sorusu vardı. Diferansiyel denklemleri bir kenara bıraktım bu soruda da. Soru basitçe şu şekildeydi. Bir kaba sıfır anından itibaren tuzlu su dökülüyor bir debi ile. Ve belli bir debi ile de kaptan su boşaltılıyor. Herhangi bir t zamanındaki tuz derişimini veren formülü bulun diyordu. Ben önce Temel İşlemler mantığı ile belli t zamanlarında kaptaki tuz derişimini hesapladım. Sonra şıkları sırasıyla bu zaman aralıklarına göre denemeye başladım ki bende bir ışık yandı kafamda. Zira kapta sıfır anında tuz derişimi de sıfırdı. Şıkların hepsine t yerine sıfır yazdım. “e” şıkkındaki denklem de cevap sıfır çıkınca işaretledim. Toplamda 10 soru işaretledim. Her soru 5 puandı. benim dersi geçmem için minimum 40 almam gerekiyordu. Ayrıca 4 yanlış da bir doğruyu götürüyordu. İnanır mısın sevgili okur, 10 işaretleyip çıktım. Ve sınavdan 50 almışım! Yani hepsi doğru! Yani mat1’i 5 kerede geçen, mat2’yi hala geçemeyen bu kardeşin Diferansiyel denklemleri tek seferde geçti 🙂 Turgut kardeşimle aynı seviyeye gelmiş oldum. Ancak burada en büyük avantajım itiraf edeyim dersi veren Yılmaz Dereli hocam oldu. Çünkü hoca bu kadar açık ne net anlatmasaydı dersi ve sınavlarda da iyi niyetli olmasaydı ben çuvallardım. Yüzbin kere teşekkür ederim hocama.

Diferansiyel sınavı böyle iyi geçince son güne yani salı gününe kalan Suların Yeniden Kullanımı ile Atıksu Projesi dersine açıkçası çalışamadık. Pazartesi gecesi yine sabahlayıp Atıksu Projesi Nihai raporunu yaptık Alper, Emre, Turgut ve ben. Önceden tüm grup üyeleri raporları dijitale geçirdiklerinden gece saat 3’de bitti rapor. Neyse herkesin canı sağolsun. Salı günü önce Suların Yeniden Kullanımı sınavına girdik. Yaptık çıktık. Filiz Hoca‘mız sağolsun hiç zorlamamış bizi. Ve son olarak da Atıksu Projesi finaline girdik. Bu finale inan sevgili okur, yorgunluktan çalışmadık. Finale girince gördük ki 3 senedir ders aldığımız Yusuf Hoca‘mız öyle bir krallık yapmış ki bize anlamam 🙂 Sadece iki soru vardı ve matematik işlemiydi. Bu sınavımız da iyi kötü bitti ve finaller bitmiş oldu. Anca sıkıntı gene bitmedi. Salı gecesi sabaha kadar Çevre Yönetimi dersi kapsamında yaptığımız Doğalgaz Kombine Çevrim Santrali ÇED Dosyasını hazırladık Emre, Alper ve ben. O gece hastalandım ben. Alerjik rinitis’im coştu, sular seller oldu. Sabaha karşı onu da bitirdik üç kişi. Ertesi gün artık yorgunluktan bayılacak duruma geldiğim için ben eve geçtim sağolsun Emre ile Alper okula gittiler. Emre tez sunumunu yaptı o gün. Perşembe günü tez sunumumuz vardı. Çarşamba gecesi yine bu tez sunumuna hazırlandım. Perşembe günü vakit geldi ve sunuşumuzu yaptık. Erdem ve Mine hocalarımız sorularıyla afallattılar bizi, epey zorladılar. Serdar Hocamız da keyifle izledi 🙂 Ancak sunuş bitince Erdem Hoca’nın ve Mine Hoca’nın bizi tebrik etmeleri, ve hayırlı olsun demeleri acayip duygulandırdı lan beni. Evet, tez savunmamızı vermiştik. Tüm tez sürecinde bizimle olan Ömer Hocam’la daima bize gülümseyen Burcu Hoca‘ma çok teşekkür ederim.

Perşembe akşamı yine boş değildim. Cuma günü yapılacak Çevre Yönetimi için Funda‘nın hazırlayıp yolladığı sunumun görselliğini beğenmedim. Funda’nın içeriğine ilaveten görsellik kattım biraz sunuma. Gece 2’de uyudum artık. Ertesi gün saat 9’da gittim okula. Sunuma çalıştım okulda. Funda’nın o gün Termodinamik sınavı varmış, Selma’nın da tez savunması varmış. Neyse işte, nihayet sunuma çıktık. Sunumda acayip heyecanlandım. Zira o gün Fevzi Hoca da gelmişti ve bir önceki halkın katılımı toplantısında bizi dinleyemeyen Alper Hoca da oradaydı. Neyse, gözlerimizi kapatıp başladım anlatmaya. Fevzi Hoca yılların deneyimi ile acayip zorladı sunum esnasında. Bazı noktalarda sıkıştım, tıkandım. Ozan Hoca kitledi birkaç yerde. Kıpırdayamadık 🙂 Hesaplamaları Alper’le Emre’ye pasladım. Onlar anlattı. Sunumumuz bitirdik. Bizden sonra 4 grup daha sunum yaptı. Sunumların sonunda da en iyi sunum yapana ödül vermek üzere bir oylama yapıldı. İşte o ana kadar hazırladığımız kötü raporun etkisiyle birinciliğe hiç ihtimal vermediğimiz çok rahattık. Ama mucizevi bir şey oldu. Sadece 1 puan farkla sunuş birincisi olduk! Ödül olarak okulumuzun logosunun basılı olduğu kupaları vermek üzere Alper, Emre ve beni sahneye aldılar. Diğer kupaları da az farkla ikinci olan gruptaki arkadaşlarımıza verdiler. İki haftalık bu çile ve yorgunluğun bu şekilde noktalanması bizim tüm yorgunluğumuzu unutturdu. Bu yorgunlukla almayı hakediyorduk sevgili okur 🙂 Ancak raporumuz kötü oldu. Yani sunuş iyiydi tamam ama rapor pek iyi değildi. Bakalım ondan kaç alacağız.

Ve bitti sevgili okur. Final haftası bu şekilde bitti. Artık Çevre Mühendisi olmam için önümde bir yaz okulu ile 33 günlük bir staj kaldı. Hadi bakalım.

Anadolu Üniversitesi 2011 Mezuniyet Töreni – 2. Kısım –

Bu yazının 1. kısmını okumak için tıklayınız.

O gün törene beni izlemeye ailemin yanında Merve‘yle Sercan‘da geldiler sağolsunlar. Sercan, Alper‘le beni çağırdı açık tiribünün önüne fotoğraflarımızı çekmek için. Gittim annemleri de gördüm.

3 Bas Ses

Bu pozu Sercan çekti

Gecenin ilerleyen saatlerinde değerli hocalarımız da indiler sahaya. Hep beraber topluca, tek tek belkide yüzden fazla fotoğraf çektirdik 🙂 Erdem Hoca‘nın şalında neden 3 bant, Eftade Hoca‘nın şalında neden tek bant olduğunu Erdem Hocam “bunların bir tanesi 10 yıl demek” diye açıkladı. O gecenin belki de en sıcak anları da işte bu anlardı. Hocalarımızın bizi ne kadar sevdiği işte bu anlarda bir kez daha anladım. Bu duygusal bir cümle oldu. Ancak bu yazıyı okuyan sevgili okurum, inan o an hissettiğim şey buydu. Daha sonra bize mezuniyet törenine katıldığımız için teşekkür eden rektörümüzün yazısını verdiler. Bunlar işte temsili diplomalarımız oldu. Bu olaydan sonra sıra kep atmaya geldi.

Toplandık ve büyük bir küme oluşturduk. Sonra çıldırmış gibi savurduk lan keplerimizi. Alper’le ben dim dik havaya attık. Sonra hemen yakaladık. Ama o gazla geriye, öne, sağa ya da sola savuranlar bir daha bulamadılar keplerini yazık oldu. Bu arada standart kep koca kafama sığmadığı için arkasından hafif söktürüp lastik taktırdım ben.

Sonra Kıraç başladı. Bu sene mezuniyet için Kıraç’ı çağırdılar. Kıraç başlayınca babam eş zamanlı olarak aradı hadi gidelim diye. Gidelim dedim bende. Zira ertesi gün Diferansiyel Denklemler sınavım vardı benim. Babamın zeki hamleleri sayesinde trafiğe yakalanmadan eve geldik. Bu esnada sahanın içinden 5 dakika dış kapıya çıkabilen bana tezat, annemlerin çıkması tam 25 dakika aldı.

Anne ben burdayım

Böylece hayatımda bir kez yaşayacağım “Mezuniyet” heyecanını yaşamış oldum. Ertesi gün o yorgunlukla gireceğim Diferansiyel Denklemler sınavının psikolojik baskısı olmasa daha mutlu olurdum.

Törenden sonra aklımda kalan tek olumsuzluk annemlerin içeri giremeyip geçişimi görememeleri. Bu konuda okulumu hiç affetmeyeceğim. O gün benimle birlikte olan, olamayan tüm dönem arkadaşlarıma, dostlarıma teşekkür ederim. Aileme, sevdiğim insanlara da teşekkür ederim. Bu anlar hep bu güzel ve daha insancıl duygularla geçti.

Anadolu Üniversitesi’nin sitesinde mezuniyet fotoğrafları verilmiş. Buraya tıklayıp yüzlerce fotoğrafa bakabilir, tanıdığınız ve tanımadığınız insanları görebilir, yakışıklı erkekleri kesebilir, güzel kızlara göz kırpabilirsiniz. (Şaka yapıyorum, ayıptır o niyetle bakmayın.)

Şu linkte de okulun kamerasından beni görebilirsin sevgili okur.

Okul gazetesi Anadolu Haber‘in son sayısı da inan güzel olmuş sevgili okur. Mezuniyet özel sayısı gibi olmuş. Alper’e yaparsak kesin gazeteye çıkarız dediğim herşeyi yapmışlar ve gazeteye çıkmışlar lan! İlk fikrim TRT ile ilgili bir pankarttı. Uyanığın biri yapmış “Tören TRT‘de izlenir” yazmış, gazeteye çıkmış. Diğer fikrim de Anadolu Haber’le ilgili bir pankart hazırlamaktı. Bunu da yapmış bir diğer uyanık grubu. Anadolu Haber’in büyük boyunu yapmışlar ve gazeteye çıkmışlar. Bir başka kızcağız “Anne ben burdayım!” yazmış ve çıkmış yine gazeteye. Bunlar başarılı girişimler tabi.

Az önce demiştim okulun gazetesi diye. Mezuniyet sayısını indirmek için buraya farklı kaydet diyin.

Okulun gazetesinde çıkarak Vecihi yine tarihi bir başarı gösterdi tebrik ederim. Sadece Vecihi’yi değil, aynı karde çıkmayı başaran Aygün ve Özgünü de tebrik ederim. Bu arada Aygün öğrenci işlerinin inanılmaz özverili çalışması sayesinde acayip can sıkıcı bir sorun yaşadı. Canını hiç sıkmamasını buradan söylüyorum.

Ayün, Özgün ve arkadaşları

ŞU LİNKTE verdiğim haber çok iyi yalnız muhakkak açın dinleyin. Hem rektörümüzün, hem mezunlar adına konuşan aşırı heyecanlı arkadaşın hem de Cem Öğretir’in konuşması yer alıyor. Mezun olacaklar adına konuşma yapan arkadaşın Steve Jobs‘ın bir sözünü bize örnek göstermesini ise bazılarımız rezillik, bazılarımız ise komiklik olarak yorumladık. Elbette onun bir suçu yok. Bu konuşmayı hazırlayanlara güldük.

Birlite çekilebileceğimiz en kötü fotoğraf 🙂

Alper ve ben

Poster Sunumu – Proje Fuarı 2011

Posterimiz

Mezun olma yolunda yaptığım üç aşamalı planın ikinci aşamasını tamamlamama çok az bir süre kala çuvallamamak için çok fazla emek serfediyorum sevgili okur. Blogdaki aksamaları da görüyorsun zaten.

Bu sene bizi acayip yoran ama bir o kadar da eğlenceli bitirme tezimizin poster sunumları vardı Pazartesi günü fakültemizde. Pazartesi sabahı uzun süredir giymediğimiz takımlarımızı çıkarıp giydik. Okula gidip posterimizi asacağımız yeri de bulduktan sonra tezgahımızı kurduk.

Alper, ben, Rektör

Güzel bir 3 saat oldu sevgili okur. Hatta sonlara doğru üniversitemizin rektörü Prof. Dr. Davut Aydın hocamız da geldi sağolsun. Poster diziliminde en sona İnşaat Mühendisliği ile Çevre Mühendisliği’nin posterleri konulmuştu. O yüzden rektör yanımıza geldiğinde koridorda bir tek bizler kalmıştık. Elbetteki bu da bizim için iyi oldu. Yıllık Komitesi olarak ve karma bir şekilde rektör hocamızla ve dekanımız Tuncay Hocamızla fotoğraf çektirdik.

Burcu'nun Posteri (tıklayınca büyüyor)

Bu arada o günen iyi posterlere oy verilmiş. Birinci de minnoşumuz Burcu olmuş. Portakaldan biyobozunur gıda maddesi ambalajı ürettiği çalışmasının posterinin bıdık bir halini ekliyorum yan tarafa.

Poster sunumlarında başta Savaş Hocamız, Erdem Hocamız, Ozan Hocamız ve Ülker Hocamız olmak üzere fikir veren, eleştiren ve beğenisini sunan tüm hocalarımıza içtenlikle teşekkür ediyoruz Alper’le. Posterimizi sadece kendi hocalarımıza değil, Yusuf Hocamızın Suriyeli bir misafirine de sundum İngilizce. Epey zor oldu teknik ingilizceyle ama kendimi anlatabildiğimi düşünüyorum.

Serdar Hocamızla

Ozan Hocamızla

Alper ben

Pazartesi günü bu şekilde bitti sevgili okur. Sırada çarşamba günü gittiğimiz Proje Fuarı var. Çarşamba saat 11.30’da 4 otobüsle Organize Sanayi Bölgesi‘ne hareket ettik. Saat 2’de başlayacak bu etkinlik için neden bu kadar erken gittik anlayamadım. Malum bende bahar alerjisi – alerjik rinitis – olduğu için ve gittiğimiz yerde de epey ağaç, çayır çimen olduğu için hapşırıp burnumun akmadığı tek bir 5 dakika bile olmadı. Öldüm resmen. Mide özsuyumuzun yavaş yavaş midemizi yakmaya başladığı o anlarda sıraya girip nihayet kıymalı pide alabildik. Yemeyenlerinkini de alarak 1.5 kıymalı pide ben, 4 kıymalı pide ( evet 4 tane) de Alper kardeşim yedik. Doyduk. Sonra kimsenin duyamadığı ama alkışladığı konuşmalar yapıldı ve biz içeri girdik. İçeri girdik ama ne görelim? Hangi mantığa göre dizildiği belli olmayan posterlerimiz salonun en sonunda en sonunda en solunda yer alıyordu. Yani duvarla posterimin arasında yaklaşık 50 cm’lik bir boşluk vardı. Dolayısı ile insanlar bizim posterlerimize bakmadan ayrıldılar. Biz bunun bu şekilde olacağını tahmin ettiğimiz için pılımızı pırtımızı toplayıp terkettik fuar alanını. Bu arad Fuar Alanı dediysem halı saha. yani yanlış anlama.

Sanayi Odası Başkanı ile birlikte

Dışarıda beklerken yağmur yağmaya başladı. Lanet edip gelen otobüslere bindik. Bindiğimiz otobüs önce İki Eylül Kampüsü‘ne dönmek üzere kalktı. Ancak içerdeki iş güzarlar sayesinde otobüs rotasını Bağlar olarak değiştirdi ve biz de salak gibi Bağlar’a geldi. Lanet edip adama rica ettik tekrar Yıldız durağına geldik. Oradan dolmuşla kampüse geldik. Yol boyunca da otobüsün rotasını değiştiren zihniyete, işgüzarlara sövdüm.

Bir Proje Fuarı da bu şekilde bitti sevgili okur.

Geçen Hafta Olan Bitenler

Hope To Find’la Stüdyo’ya Girdik!

İlerleyen yazılarda detaylı olarak anlatacağım AÜ Rock Konserleri Vol. I etkinliğini gerçekleştirdik pazar gecesi. Bundan da bir gece önce Hope To Find ile stüdyoya girdik. Sağolsun Erdem Hocamız davet etti. Muhtemelen hayatımızda en eğlendiğimiz stüdyolardan birisi olmuştur Volkan, Sercan ve benim için. City Soul ve Witness Of Happiness‘ı kaydedip kişisel arşivime koydum sevgili okur. Çok daha ünlü olduklarında muhakkak ki bir DVD çıkaracaklar ve stüdyo görüntülerini de koymak isteyecekler. İşte o zaman da ben çok acayip fiyatlardan vericem bu görüntüleri. Aynı şekilde albümlerini de imzalattım saklıyorum.

İş Görüşmesine Gittim

Aslında iş görüşmesi demek yanlış olur sevgili okur. Tanışmak diyelim hadi biz buna. Karşılıklı olarak çok olumlu bir görüşme oldu. ESÇEV isimli yeni bir çevre danışmanlık firmasını kuran ve ikisi bizim okuldan mezun 3 çevre mühendisi ile tanıştım. Bunlardan Tahir Bey, Akif Hoca‘nın yakın arkadaşıymış. Yasemin Hanım da Serdar Hoca‘mın dönem arkadaşıymış. Diğer çevre mühendisi Emre Beyi ise okulda yaptığımız etkinliklerden tanıyordum zaten. Dediğim gibi iş görüşmesinden ziyade bir sohbet tadında geçti bu görüşmemiz. Sağolsunlar ileriye dönük olarak bana çok fazla fikir ve tavisyelerde bulundular. Yakın zaman da yine gideceğim yanlarına.

Volkan’ın Bisikleti Çalındı!

Konserden bir önceki gece Hope To Find’ın stüdyosundan dönerken oldu bu olay. Sercanla ikisi eve döndüklerinde kilitin parçalanıp bisikletin çalındığını görmüşler. Polis çağırmışlar hemen. İfadeleri alınmış falan. Bisiklet Bianchi‘nin iyi modellerindendi ve emektar bir bisikletti. Polis Volkan’a bisikletin faturasını sormuş. Volkan da eski bisiklete, çok süre geçtiği için fatura yok demiş. Polisler de “o zaman bulsak da alamazsın” diyerek müjdeyi vermişler. Buradan sıradan bir vatandaş olarak eğer bir gün hırsızlık yaparsam eski görünen ve faturası olmayan malları çalmam gerektiğini de çıkarmış oldum.

Temel İşlemler’le Hava Kirliliği Kontrol’den Geçen Adam!

Geçen sene şu yazıyı gözlerim dolu dolu yazdığımı anımsıyorum sevgili okur. Kolay değil iki dersten kalmışım, günüm kötü geçmiş falan vay be ne günmüş öyle 🙂

Bu sene ise kardeşin geçen sene kaldığı o Temel İşlemler ile Akışkanlar Mekaniği dersinden geçmenin; hatta aldığı tüm derslerden geçmenin mutluluğunu yaşıyor sevgili okur!

Finallerin ilki 12 Ocak çarşamba günü olan Katı Atık sınavıydı. Bu sınav çok parlak geçmemişti. Çünkü sorulardan birisini tamamen bodozlama çözmüştüm. Sonuçta 43 almışım. Bu senenin en uğraştıran derslerinden birisiydi Katı Atık dersi. Biz de bunun bilincinde olarak bu ders için hazırladığımız projeye çok emek verdik. Sonuçta sunumlarımızdan ve proje notumuzdan iyi harfler alınca bu dersim BC düştü ve beni sevince boğdu. Ölüyordum az kalsın.

Katı atık sınavının ertesi günü bölümün en mübarek derslerinden ve geçen seneden belalım Temel İşlemler 1 sınavı vardı. Sınavdan adeta ağlamaklı çıktım sevgili okur. Bu seneki bu soru kitapçığı sistemini hiç beğenmedim kendi adıma. Neyse, sağolsun biraz Zehra Hoca ile konuşunca içim ferahladı. Sonra oturup adam akıllı bir hesap yapınca ödev notu sayesinde geçebileceğimi farkettim. Final sınavından 33 alıp, ödevden de 90 alınca tertemiz geçtim. Üstelik CC ile! En son öğrendiğim not da bu oldu zaten.

Final ayının ilk haftasının son sınavı cuma günü yapılan Küçük Ölçekli Atıksu Arıtım Sistemleri dersinin ki oldu. Bu finalim iyi geçti diyordum ki önce 45 aldığımı öğrendim. Sonra sınav kağıdımıza baktığımızda yazımızın çirkinliğinden ve karmaşıklığından hocamızın okuyamadığı bazı yerler olduğunu anladık. Alper sağolsun hocamıza anlatınca 55’e yükseldi notumuz. Bu seçmeli dersi de ayıptır söylemesi AB ile geçmiş oldum.

İkinci haftaya Akışkanlar Mekaniği ile başlamıştık. Geçen seneden bu derse çok öfkeliydim. O yüzden sabah sınava giderken katanamı, vakizaşimi, kalkanımı, zırhımı kuşandım; yedek kalemimi, 0.5 magnum ucumu aldım; hesap makinemin de pillerini kontrol edip yanıma aldım. Özgül Hoca, bir ramazan oruç tutmakla kazanacağı sevaptan daha fazlasını finali nispeten kolay sorarak kazanmış oldu sevgili okur. Bu dersi de geçen sene FF ile kaldığımı düşünürsek BB gibi mükemmel bir harfle başımdan savdım.

Bir sonraki sınavım da bir diğer proje dersi olan Su Arıtım Projesi sınavıydı. Final haftası boyunca, bu dersin raporunu hazırladığım son gece sövdüğüm kadar hiçbir gece sövmedim. Grup çalışması olayı bu sene yedi bitirdi beni. Neyse yine de hakkımı helal ediyorum herkese, siz de bana edin lan! Raporu hazırlayıp sınava girdim. Sınavda Yusuf Hoca yine çoğumuzu tek eliyle tuş etti 🙂 Şaka bir yana afalladım soruları ilk gördüğümde. Sonra işte biraz biraz yazdım falan. Özellikle bir soruyu tamamen geçmişe dayalı olarak “zor durumlardaki berberlik yeteneğimle” yaptım. Meğer bu soruyu doğru yapmışım! Bu güzide dersten de ayıptır gene söylemesi BA aldım lan. Yaptım bunu 😀

İkinci haftanın son sınavı işte bu dönemin bizi en çok korkutan, geceleri rüyamızda bir dersten bir sene uzadığını gösteren; Noel De Nevers ismine topluca lanetler ettiren dersi Air Pollution Control dersinin sınavıydı. Dönem başında adeta kendimi parçalamama, duvardan duvara vurup sakatlanma riskini göze almama rağmen sınıfın ortak kararla Poster hazırlamak yerine quizlere girmeyi seçmesi sonucu %20’lik bir kısmı kafadan sakata gelmişti dersin. Zira ders çok zordu bana göre. Kitap da çok kötüydü. Halbuki geçen seneki Air Pollution kitabı çok iyiydi. Neyse işte sevgili okur, anladığın üzere sınıfça çok korkuyorduk bu dersten. Finale de bu stres ve korku ile girince elimiz ayağımıza dolaştı. Allahtan yönetmelikle ilgili bir soru vardı da oradan yapıp biraz da olsa cesaretlendim. Ama sonuç olarak finalim çok kötü geçmişti. Ancak notlar açıklanıp hocalar tarafından kalibrasyonunun epey hatta “epey” yapıldığı her halinden belli olan quiz ortalamalarını görünce sevinçten gözlerim yaşardı sevgili okur. Yanımda mendil olmadığı için o yaşları geçen sene 19.90 TL’ye aldığım gömleğimin koluna sildim. Aynısından bir tane daha bulayım o gömleğin yine alacağım. Neyse, dualarla, mevlütlerle girdiğimiz finalden 44 almışım ve dersi de DC ile geçmişim.

Finallerin son haftasının ilk sınavı Çevre Modelleme sınavıydı. Bir önceki hafta cuma gününe bu dersin bir ödevi vardı. Onu yaptık Eren‘le. Ama sevgili okur hakikaten çok içime sindi lan verirken. Cidden baya güzel yaptık ödevi. Eren, Oğuz ve Alper’e selamlar yeniden 🙂 Neyse sınav günü kantinde oturup Turgut, Alper, Emre, Cem ve Ersil‘le çılgınlar gibi çalıştık. Kâh güldük, kâh ağladık. Finale girdik. Dersten geçmemi garantileyecek kadar soru yaptığıma emin olduktan sonra içime yayılan o güven duygusuyla biraz daha saçmalayıp kağıda çıktım sınavdan sevgili okur. Bu dersi de CB ile ile geçtiğimi öğrendiğimde Karışık Sarı Meyveli meyva suyu içiyordum. Tadı çok iyi, kesin deneyin!

Finallerin son sınavı Mine Hoca‘mızın Wastewater Engineering dersi sınavıydı. Korkarak girdik bu sınava da. Zira bilmemiz gereken çok şey vardı. Ama biz bilmiyorduk. En azından yeteri kadar bilemiyorduk. Sınavda da öyle oldu. Boşluk doldurmalarımız dolamadı, tanımlamalarımız tanımlanamadı. Allahtan sayısal soruları yapabilmişim. Onların da bir tanesini tamamen düz mantıkla ve dört işlem yaparak çözmüştüm. Sınavdan çıkınca kesin yanlıştır diye düşünüyordum. Bu dersimi de CC ile geçmişim.

Herkes için finallerin bittiği çarşamba günü geriye Alper, ben, Oğuz ve Murat kalmıştık Eskişehir’de. Çünkü biz tezimizi Serdar Hoca‘dan almıştık ve tez ara sunumu yapacaktık. Alper’le salı gecesi çılgınlar gibi hazırlandık. Çünkü jürimiz de Erdem Hoca‘mız ve Mine Hoca’mız vardı. Bu hocalarımızın artık 4 yıl sonunda öğrenmiştik nelere dikkat ettiklerini falan. Ona göre hazırlandık. Ertesi gün gittik sabah çok erken. Daha önceden bana uğurlu gelen bir yüz gördüm giderken okula. Okulda saat 09.15’te başlayıp yaptık sunumumuzu. Sağolsun hocalarımız da eksiğimizi gediğimizi söylediler. Fikirler verdiler. Ve sonuç olarak sunumuzu beğendiklerini söylediler. Bitirme tezinin ilk kısmı olan ÇEV 449 dersinden de AA‘yı almış olduk Alper’le böylece. Sunumdan sonra Serdar Hoca’nın hesabıyla Çin’den bana bi IDE to SATA Converter aldık 6 liraya. Bakalım artık ne zamana gelir.

Şimdi sevgili okur, bu blogda böyle bir yazıyı ilk defa okuyor; ulan bu mesut’ta buraya notlarını yazıyor, artislik yapıyor diyebilirsin. Deme sakın! Zira bu artık bu blogun bir geleneği haline gelmiştir. Geçmişe doğru tararsan yalan söylemediğimi görürsün. Aynen!

Monte Carlo Analysis

Anadolu Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü‘nde okuyanlar, 4. sınıfa geldiğinizde Environmental Modelling diye bir dersiniz olacak. Bu dersi Erdem Hoca verecek. Dersin son iki konusunda birisi olan Sensivity Analysis konusunda şöyle bir alt başlık olacak: Monte Carlo Analysis.

Bugün Erdem Hoca, bu Monte Carlo’yu o kadar süper anlattı ki herhalde bugün işlediğimiz ders Çevre Modelleme derslerinin en zevklisiydi 🙂 Gerçi bunda dersi sadece bir buçuk saat yapıp bırakması da etkili olabilir. İşte bu dersten güzel birkaç alıntı:

“Çocuklar şimdi bir haritadaki belirli bir alanı hesaplamak kolay. Ama eskiden bu kadar kolay değildi bu. Mesela diyelim elinizde bir define haritası var. (Burada biraz duraksayıp daha kısık bir sesle) Gerçi elinizde define haritası olsa neden alanını hesaplamakla uğraşasınız ki…”

“Mesela sınıfın en arkasına geçip elinize dart okları alıp bu haritaya fırlattınız. Attığınız ok kadar güvenilirdir sonuçlar. Biz burada on tane attık. Siz isterseniz bir milyon tane atın. (Burada yine duraksayıp arkasını dönerek) Tabi o kadar vaktiniz varsa…”

Mezuniyet geliyor sevgili okur…

Okul Durumum

Sıkıntılı denilebilir. Pazartesi günü ilk vizeler başlıyor sevgili okur. Pazartesiden çarşambaya 3 ödev teslim ettik. Temel İşlemler‘den de bir kısasınava girdik.

Temel İşlemler kısa sınavı güzeldi gerçekten. O gün teslim ettiğim Temel İşlemler ödevini zaten güzel bir şekilde yaptığım için quizi de tıkır tıkır çözdüm. Bakalım iyi gelir herhalde. Kısa sınavdan sonra öğlen arası yine oturduk Turgut‘la Wastewater Enginnering isimli dersin ödevine nihai şeklini verdik. Bu da güzel bir ödev oldu kanımca.

Salı gecesi Environmental Modelling dersinin ödevi için bir araya geldik. Zaten bir önceki cumartesi günü buluşup ödev grubumun diğer elemanları Özlem, Ethem ve Emre ile ödevdeki sayısal soruları çözdük. Sonra Ethem’le ben de Matlab ile çözülecek sorulardan ilkini çözdük. Salı gecesi son geceydi ve tüm ödevi bitirmemiz gerekiyordu. Akşam saat 8’den gece saat 2’ye kadar ve hatta benden sonra Alper gece saat 5 e kadar ödevle uğraştık. Sabah da adam başı birer derse girmeyip ödevi teslim saatinden 10 dakika önce verebildik. Bu kadar atlaşmaya, zıplaşmaya değdi mi sevgili okur? Yok. Meğer çözdüğümüz soruların tamamına yakında ciddi hatalar yapmışız. Bunu da Erdem Hoca‘nın astığı cevaplardan okuduk. Üzüldük. Ama olsun n’apalım dedik. Hepimizin hem fikir olduğu bir konu da vardı ki o da Erdem Hoca’nın bu ödev gruplarını rastgele olarak belirlemesinin iyi olmadığıydı. Ben şanslıydım, grubumdaki her üye eşit derecede emek verdi, elinden geleni yaptı. Başka arkadaşlarımın grup arkadaşlarının sadece ödev tesliminde …. falan duydum. Keşke bize izin verilse, kendi gruplarımızı kendimiz oluştursak. Ne kadar harika olurdu.

Bu kadar ödevden, olaydan sonra bir olay da Su Projesi dersi  grubunda çıktı. Bakalım hocamız nasıl çözecek bu sorunu.

Bu arada sevgili okur, Kocaeli’ye yaptığımız teknik gezi talebimizi sağolsun kabul etmişler 🙂 Bakalım vizelerden sonra Kocaeli’ye gideceğiz.

Bu arada pazartesi günü iki sınavım var. Ancak yine de Onur kardeşimizin düzenlediği Ancient Town Fest‘e uğrayacağım. Harika olacağından şüphem yok 😀

Bu vizelerin hayırlu, uğurlu, bereketli geçmesi dileğiyle diyelim o zaman.

Kayıt Haftası Muhabbetleri!

Bu hafta, bizim okulda kayıt haftası. Bu sene okul güzel bir olay düşünmüş. Şöyle ki üst sınıflarda okuyan ve kayıt haftası tarihlerinde Eskişehir de olan bazı öğrencileri, kayıt için yeni gelenlere yardım etmek üzere okula çağırdı. Ben de gittim yarım gün kadar durdum kayıt masasının yanındaki bir kısımda.

İnsanlar kayıt olmak için genellikle aileleriyle gelmişlerdi. Bir kişi için beş kişi gelen de vardı 🙂 Kayıt saati başlayınca içeriye kayıt olacak öğrencilerden çok veliler hücum etti. İnsanların heyecanını anlayabiliyorum açıkçası. Orada tanıştığım ve ikiz kızlarından birisi bizim bölümü yani çevre mühendisliğini birisi de İzmir de kimya mühendisliğini kazanmış bir baba, öğle arası tatiline girince kayıt masaları kapandı diye kıyameti kopardı. Biraz konuşunca adama şu cümlesinden dolayı hak verdim: “Bir buçuk saat bekle diyorlar, yav ben 17 senedir bekliyorum be!”

Üstüne bir de okulumuzun “aşırı verimli ve aşırı özverili (!)” çalışan BAUM‘unun kontrol ettiği öğrenci kayıt sistemi çökünce velilerden bazıları ciddi anlamda tepki gösterdi. Benim gördüğüm, BAUM, okulumuzu rezil etti velilere karşı.

Her türden, her kesimden insan gördüm kayıt günü. Sudanlıların giydiği o beyaz entarilerden giyen siyahi bir baba kızını kaydettirmeye getirmişti, memleketimizden türlü türlü insanlar vardı 🙂 Şansımdan mıdır nedir, konuştuğum tüm insanlar cidden beyefendi ve tamamen sevecen insanlardı. Karşılıklı olarak iyi anlaşabildim lan insanlarla. Şunu gördüm ki özellikle barınma ihtiyacı sorununa yönelik sorular geldi. Bu kayıt gününü aslında okul insanların bu tip ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde düzenleyebilirdi. Yani bu apart vs. lere ait birer temsil olabilirdi; bunlara birer stand kiralanabilirdi. Biz elimizden geldiğince yardım ettik insanlara.Kayıt olan çocuklar kıymetimi bilsinler, ailelerinin hepsine Bağlar civarından apart ya da yurt bulmasını tavsiye ettim. Diğer yerleri kötüledim len 🙂

Geçen sene bizim okulun Yabancı Diller Yüksekokulu tam bir katliam yapmış! Binlerce kişilik yüksekokuldan 300 kişi mi geçebilmiş hazırlığı, öyle konuşuluyordu. Bu da her nasılsa yeni gelenlerin kulağına ulaşmış. Bana gelip “hazırlık zor mu?”, “atlayabilir miyim? atlasam ne olur? atlamasam ne olur?” diye soran onlarca insan oldu. Ben de istisnasız herkese hazırlık okumasını tavsiye ettim. Okuyun abi, bir sene kafanız rahat olsun. Hazırlık sınavı 15 Eylül’de saat 10’da yapılacakmış. (11 de olabilir.) Bir de her sene Mühendislik Mimarlık öğrencileri hazırlık sınavına Yabancı Diller binasında girerdi; bu sene herkes kendi bölümünde girecekmiş. Acayip?

Musa Hoca sağolsun uğradı masamıza. Beş on dakika kadar konuştu bizimle. Benden ders aldın mı sen, diye sordu. Diferansiyel alıcam, dedim. Kes o sakalı, dedi. Peki hocam, dedim.

Bu arada her zaman ki gibi Malzemeciler yine epey broşür kağıt bastırmışlardı. Reklam olayına girmişlerdi hatta bir tanesini çok beğendim, “Titanik niye battı?” diye. Erdem Hoca‘mın  “Zaten kazanıp geldiler bu saatten sonra neyi tanıtıcaklar?” fikrine hak vermemek elde değildi doğrusu 🙂 Dekan yardımcımız da benzer bir şey diyince hak verdim artık. Ama yine de bir şekilde, bölümümüzün de bir broşürünü temin edip en azından kazanıp gelenleri neler bekliyor öğrensinler gibilerinden kayıt yardım masasına koydum. (Yalnız dikkat ettim de bu ne kadar uzun bir cümle olmuş böyle?) Aşağıya da tarayıp koyuyorum, özellikle okuyacak olanların bakmasında bir fayda var. Anadolu Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü‘nü kazananların her hangi birisinin bu yazıya rastlaması hoş olur doğrusu. Nasıl bir bölümde okuyacağını merak ediyorsa geriye doğru tarayarak bu blogu anlayacaktır.

Herkese yeni okulu ve yeni bölümü hayırlı olsun.

Tıklayınca yürüyor!